2018’den dileklerim

2018, pazarlamada dijital dönüşüm açısından Chatbot’ların artık kullanışsız robotlar olmanın ötesine geçtiği, içeriğin kral değil, padişah olduğu yıl olsun...

Şaka maka yılın son ayına giriyoruz… Çok zor geçen bir 2016’nın ardından onu aratmayacak bir 2017 yaşadık. Sağ salim bitiriyoruz inşallah.

Yılın son ayı benim için 2018’i düşünmek, değerlendirmek ve planlamak için bir fırsat. Tam da bu noktada pazarlama açısından 2018 dileklerimi paylaşmak istedim.

İlki kesinlikle dijital pazarlamanın hakkını vermek. Aslına bakılır ise dijital pazarlama algımızın Google veya sosyal medya reklamlarının ötesine geçmesi. İnternet siteniz ve e-ticaret sitenizin olması dijital olarak dönüştüğünü göstermez. Ya da Airbnb ve Uber hikayelerini artık ezberlemiş olmanız yetmez. 2018 yılı dijital dönüşüm açısından şöyle bir yıl olsun: Chatbot’ların artık kullanışsız robotlar olmanın ötesine geçtiği, (unutmamalıyız ki Y kuşağının yüzde 60’ı chatbot kullanımını denemiş. Yüzde 71’i ise büyük markaların chatbot deneyimlerini yaşamak istediklerini söylüyor), artırılmış gerçekliğin mobil cihazlarda müşteriye değer veren ve paylaşılabilir içerikler yaratılarak kullanıldığı (Apple’ın iPhone 8 ve iPhone X modelleri, kullanıcılara yeni AR deneyimleri yaşatmayı vadediyor) ve mobilde daha çok video kullanılması (2017 yılında kullanıcıların sosyal medyada paylaştığı içeriklerin yüzde 90’ı videolardan oluşuyor)

İÇERİK KRAL DEĞİL, PADİŞAH...

İkincisi ise içeriğin kral değil; padişah olması…2018 yılı içeriklerinden dileğim kesinlikle ve kesinlikle gerçek zamanlı olması (üzerinden 1.5 yıl geçmiş olsa da gerçek zaman deyince benim aklıma hiç şüphesiz Kürk Mantolu Madonna tartışmasının gündemde olduğu dönemde D&R’ın yayınladığı küçük ama iğneleyici tweet geliyor), içerik videolarının DIY (do it yourself) olması (Instagram hesapları üzerinden kendin-yap rehberleri ve kolay yemek tarifleri yayınlayan pek çok marka var), “Mikro anlar”ın daha fazla olması (yapılan araştırmalara göre; kullanıcıların yüzde 96’sı, herhangi bir konuda anlık araştırma yapmak istedikleri zaman ilk olarak mobil cihazlarına başvuruyor), kullanıcıların bir içerik üzerinde harcadıkları toplam sürenin 37 saniye olması bilinciyle 2018’den dileğim içeriklerin kısa – görsel ve hatta videolaştırılmış olması ve son olarak tabii ki ultra kişiselleştirilmiş olması (Pazarlamacılar ile yapılan bir araştırmaya göre; sektörün yüzde 56’sı kişiselleştirilmiş içeriğin daha yüksek etkileşim oranlarına yol açtığına inanıyor)

BİG DATA’YI ÇÖZME VAKTİ...

Üçüncü ve son olarak ise 2018’den dileğim şu big data olayını bir güzelce çözmemiz. Bu zamana kadar sıkça kullandığımız big datanın hakkını vermemiz. İstatistikler big data sektörünün 2019 yılında 102 milyar dolar değerine ulaşacağını gösteriyor. Bunun da ötesinde tüketici davranışlarını dört dörtlük bir biçimde analiz etme yetisine sahip olarak gerçek zamanlı arz oluşturanlar rakiplerinin bir adım önüne geçme potansiyeline sahip oluyorlar. 

Benim pazarlama açısından 2018’den ilk 3 dileğim böyle. Ama her şeyden önce sizlere sağlıklı, keyifli ve iyi bir yıl diliyorum.