KİĞILI'NIN DÖNÜŞÜM VİZYONU

Onunkisi sıra dışı bir başarı hikâyesi... İçinde gözyaşı kadar bolca emek var. Yaklaşık on iki yıl aile işletmesinde çalıştı. 1991'de, anne ve babasını elim bir trafik kazasında kaybetti. Sonrasında ağabeyiyle ticaretini ayırdı. 1993'te, Türk iş dünyasının duayen ismi Abdullah Kiğılı'nın yanında, kendi isteğiyle tezgâhtar olarak kolları sıvadı. Aynı zamanda, Abdullah Bey'in büyük kızı Merve Hanım'la evli olan Hilal Suerdem'den söz ediyoruz... Abdullah Kiğılı'yı tanıyanlar, damadına ayrımcılık yapmayacağını çok iyi bilir ki, 1964 İstanbul doğumlu, Siirtli Hilal Suerdem de işe Kiğılı'nın deposunda başladı. 2011'de, erkek giyiminin öncü markası Kiğılı'nın ilk CEO'su olarak atandı. Son dönemde aldığı büyük sorumluluk ile, 1938'de kurulan, 82 senelik köklü bir geçmişe sahip olan bu devi, dünya ligine taşıdı. Perakende, pandemiden en çok etkilenen sektörlerden biri olunca, biz de bildiklerini anlatmayı toplumsal bir görev olarak gören Hilal Suerdem'in öngörülerine yeniden kulak kabarttık. Sorularımızın hepsini, içten kurduğu cümlelerle cevaplayan başarılı iş insanımız, iş dışı yaşamından da kesitler sundu. Aile bağları çok kuvvetli olan Hilal Suerdem, eşi Merve Hanım'dan söz ederken mutlu, dedesinin ve kendisinin izinden yürüyen kızı Sena Suerdem'den bahsederken de gururluydu...

AVM’LER VE BİZ DERSİMİZE ÇOK İYİ ÇALIŞTIK 
Perakende sektörü, normalleşme sürecinde hangi sınavları verecek? AVM’lerdeki mağazalarınızda güvenli alışveriş ortamını sağlamak için neler yapıyorsunuz?

Öncelikle, insan sağlığı bizim için çok ama çok değerli. Hem çalışanlarımız hem de müşterilerimizin sağlığını çok önemsiyoruz. Pandemi sürecinin bütün tedbirlerini alıp gerekliliklerini yerine getiriyoruz. AVM'lere giriş sayıları her geçen gün artarak yüzde 50-60'lara gelmiş durumda. AVM’ler ve biz, dersimize çok iyi çalıştık. AVM girişinden itibaren tüm önlemleri almaya başladık. Ateş ölçme ve maske denetimleri oluyor. Maskesi olmayanlara tedarik sağlanıyor. Üç saatten fazla içeride kalınmamasıyla ilgili anonslar gerçekleştiriliyor. Sosyal mesafe kurallarına uygun olarak açtığımız mağazalarımızda da her türlü önlemi alıyoruz. Hava ortamını ve özellikle denenenler dahil, ürünleri bitkisel ilaçlarla dezenfekte ediyoruz. Dakikada bir sterilizasyon işlemi uygulayan, Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı cihazlarımız sayesinde çalışanlarımız ve tüketicilerimiz gün boyu güvende. Kapılara dezenfekte kioskları yerleştirdik. Yaş sınırlamasına ve gerekli ekipmanlara bakılıyor. Birçok marka, 10 metrekareye bir kişi olacak şekilde misafir ağırlıyor. Biz ise 15 m²’de bir kişi kuralını uyguluyoruz. Artık rahatlıkla alışveriş yapıldığını görüyoruz. Sıkıntı yaratacak hiçbir konuya kesinlikle izin vermiyoruz. 

SEKTÖRÜMÜZDE, TEŞVİK EDİCİ ADIMLAR ATTIK
Fiziksel ve duygusal yönden korunması gereken çalışanlarla ilgili kararlarda, ekonomi ile empati arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz? İstihdama dair tedbirleriniz neler?

Bu mücadele kapsamında önceliğimiz, çalışanlarımızın sağlığı ile tüketicilerimizin mağdur olmamasıydı. İstihdamı koruduk. Sektörümüzde teşvik edici adımlar atmaya çalıştık. Bu kapsamda işe, Türkiye genelindeki 226 mağazamızı ve yurt dışındaki 101 satış noktamızı kapatarak başladık ve home office sistemine geçtik. Aynı zamanda 25 bin metrekarelik genel müdürlük ve lojistik merkezlerimizle, tüm çalışan servislerimizde, bakanlık ve yetkili birimlerin belirttiği şekilde, dezenfeksiyon başta olmak üzere, gerekli tüm tedbirleri aldık. Bu uygulamaları titizlikle takip ediyoruz. Bu süreçte paylaşmanın ve dayanışmanın önemine dikkat çekmek için; evimizi ve lojistik gücümüzü, araçlarımızı da yönlendirerek, büyük-küçük demeden, tüm üreticilerimizin ve milletimizin hizmetine açtık.


ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYUYORUZ 
Pandemiyle birlikte artık, iş dünyasının dinamikleri bambaşka mı olacak? 

Kiğılı olarak, perakende sektöründe dijital dönüşüme ve e-ticaret artışına uzun zamandır hazırlanıyorduk. E-ticarette bu dönüşümün er ya da geç yaşanacağını biliyorduk. Beklenmedik bir pandemi ile karşılaşınca doğal olarak insanlar, kalabalık yerlerden uzaklaşmaya başladı. Misafirlerimizi tekrar mağazalarımıza çekebilmek için agresif kampanyalar yaparak geri dönüşü hızlandırmaya çalıştık, bunun da faydasını gördük. Ayrıca, müşteri segmentimizi genişletmek ve gençlere ulaşmak için de e-ticaretin ve sosyal medya alışkanlıklarının ne kadar önemli olacağının farkındaydık. 
Salgın sürecinin ekonomide öne çıkardığı bir diğer kavram ise “insan” ve “insana dokunan toplumsal çalışmalar”. Kiğılı, ülkesi ve ülke ekonomisi için duyarlılık gösteren, toplumsal çalışmalara imza atan, sosyal sorumluluğu bir yaşam biçimi haline getiren vizyonuyla yoluna devam ediyor. Covid 19 mücadelesinde de ekonominin, sektörümüzün sürdürülebilirliği için elimizi taşın altına koyuyoruz.

ÜRÜNÜ, 24 SAAT İÇİNDE ADRESE TESLİM EDİYORUZ 
Dijital kanallar, bugün tercih değil, bir zorunluluk. Pek çok gruptaki yüksek yüzdeler, geçici ve suni mi? 

Pandemi sürecinde tüketiciler, alışverişlerini ağırlıklı olarak e-ticaret sitelerinden gerçekleştirdi. Bazı sektörler için bu durum, elbette aynı şekilde devam edecektir. Araştırmalardan da görüldüğü üzere, e-ticaretin en zayıf noktası erkek hazır giyim. Diğer sektörlere göre alışveriş alışkanlığı daha düşük. Her türlü krizi yaşamış bir marka olarak, bu zorlu dönemi de en iyi şekilde atlatacağız. Kiğılı’nın çok büyük bir lojistik merkezine sahip olmasının avantajıyla, online satışlarımızın tedariğinde herhangi bir sıkıntı yaşamadan, ürünü 24 saat içinde adrese teslim ediyoruz. 

TEKNOLOJİYE VE İNOVASYONA ÇOK ÖNEM VERİYORUZ
Teknolojiye yatırım yapmanın ve yenilikçi çözümlerin, başarınızdaki payı nedir?

Kiğılı olarak, teknolojiye ve inovasyona oldukça önem veriyoruz. Artık değişen dünya ve yaşam şartları nedeniyle, insanlar daha inovatif ürünlere yöneliyor. Biz de “Nano care” ve “Non iron” gömleklerimiz, travel süit takım elbiselerimiz, ayağı terletmeyen ayakkabılarımız ve çok yakında açıklayacağımız yeni iki ürünümüz ile de sektörde bir ilke daha imza atacağız. Dijital dönüşümle, pandemi öncesi tanışan ülkelerden biriyiz. Bu gelişime güvenerek yaptığımız yatırımlar ve izolasyon süreci, söz konusu dönüşüme daha hızlı entegre olmamızı sağladı. Pandemi döneminde, lojistik gücümüzün de katkısıyla, çağrı merkezimizi dahi evlere taşıyarak, dijital mağazamızla hizmet sunduk. Evde ihtiyaç duyulan tüm ürünlere e-ticaret sitemizde yer verdik. Böylece, evde kalan Türkiye’ye, tam donanımlı ve siparişlerin 24 saatte kargolandığı hizmet sunuyoruz. 


E-TİCARETTE YÜZDE 100 BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ 
Günümüzde dijital pazarlama, diğer mecralardan daha fazla tercih edilir hale geldi... 

Kiğılı, geleneksel ticaretle başladığı hizmet kültürünü, e-ticaretle büyütme yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ar-Ge ve teknoloji alanına ayırdığımız bütçeyi, 2020 yılında da artırarak e-ticarette yüzde 100 büyümeyi hedefliyoruz. Dijital alışveriş dünyasında geliştirdiğimiz stratejiler ile tüketicide güven tazeliyoruz. Trafik, dönüş, net ölçümleme gibi faktörleri kapsayan yapay zekâ teknolojilerine yatırımlar yapıyoruz. Hedef kitle ile marka arasında önemli bir bağ kuruyoruz. 

TÜKETİCİMİZLE ARAMIZDAKİ GÜVEN, 82 YILA DAYANIYOR 
Salgının etkisiyle birlikte lojistik, tedarikçi, müşteri üçgenindeki ilişkinin yeni bir boyuta taşındı...

Kiğılı olarak bu değişimin bilincindeyiz. Bu dönemde sürdürülebilirlik ve hijyen konusunu doğru ve eksiksiz kurgulayan şirketler bir adım önde olacaktır. Biz de bu iki konuda gerekli tedbirlerimizi alıyoruz. Kigili.com üzerinden verilen siparişlerin hazırlandığı alanlar belli aralıklarla dezenfekte ediliyor. Ekiplerimiz, maske ve eldivenlerle çalışıyor. En steril şartlarda ulaştırılan ve fatura bölümüne 70 derecelik dezenfeksiyon etkili alkollü mendiller yerleştirdiğimiz paketlerin, gönül rahatlığıyla açılmasını sağlıyoruz. Müşterilerimizin sağlığı hususunda en ufak detayı bile atlamamaya özen gösteriyoruz. Tüketicimizle aramızdaki güven ilişkisi 82 yıla dayanıyor. Bu güvene layık olmak için çalışıyoruz. Özellikle operasyon sürecindeki mükemmeliyetçi yaklaşım, şirketleri ayıran en önemli özellik. 

KÂR ODAKLILIĞIN YERİNİ SOSYAL SORUMLULUK ALACAK
Krizi fırsata çevirmek mümkün mü; bunun formülü nedir?

Daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir süreçten geçiyoruz. Ülkemizde de Covid-19’un sebep olduğu olumsuz tablo, tüm ekonomiyi olduğu gibi perakende sektörünü de ciddi anlamda zorluyor. Elbette iyileşeceğiz. Yeni alışkanlıkları ve dönüşümü göz ardı etmemek gerekiyor. Mesela; online alışveriş artık yaş ve segment fark etmeksizin hayatımızın önemli bir parçası olacak. Ve bu alana yatırım yapmayı sürdüren firmalar, rekabette de öne çıkacak. Kâr odaklılığın yerini ise sosyal sorumluluğun alacağı inancındayım. İnsana dokunan, toplumu kucaklayan ve çevre dostu markaların yükseleceğini öngörmek hiç de zor değil. 

YURT İÇİ VE YURT DIŞI YATIRIMLARA DEVAM EDECEĞİZ 
Ajandanınızın “Yatırım” başlığında öne çıkanlar ve beklentileriniz neler? 

2019 yılını 100 milyon Euro ciro ile kapattık. 2020’de yüzde 20 büyümeyi hedefliyorduk. Salgından en çok perakende etkilendi. Toparlanmamız da uzun sürecek gibi. Pandemiyle birlikte sadece biz değil, tüm sektör, mevcut şartlarını korumak için müthiş bir çaba sarf ediyor. 2020’yi bu şekilde kapatırsak bizim için başarı sayılır. Bu zor şartlara rağmen hedefimizden şaşmadan hem yurt içi hem de yurt dışı yatırımlarımıza devam edeceğiz. Diğer yandan; satışlarımız iyi, indirimlerden dolayı cirolarımız geçen seneye yaklaşmak üzere. Tablo çok da kötü değil, moralimiz iyiye gidiyor. Çok ciddi kampanyalar ile müşterilerimize, ülke ekonomisine sahip çıkmaları için destek verdik. Fiyatların aşağıya inmesi, enflasyona da fayda sağlıyor.


GLOBALDE “BRAND OF TURKEY” ALGISINI YAKALAYACAĞIZ 
Yurt dışında hangi coğrafyalarda büyüme hedefleniyor?

Özellikle Avrupa’nın moda merkezleri olan İtalya ve Almanya, bizim için en önemli lokasyonlar. Var olduğumuz Romanya, Rusya, Orta Doğu ve Türki Cumhuriyetler’de, Türkiye’de olduğu gibi lider marka olmak istiyoruz. Eylül ayında Avrupa’da 5, Balkanlar’da 3 ve Orta Doğu’da 4 olmak üzere, yurt dışında 12 yeni mağaza açacağız. Türkiye’nin erkek giyim markası olan Kiğılı’nın, üstün kaliteli ve insan odaklı yaklaşımı sayesinde, global çapta da “Made in Turkey” yerine “Brand of Turkey” algısını yakalayacağına inanıyorum.

İŞ ORTAKLIKLARINA HER ZAMAN AÇIĞIZ 
Satış noktalarına yönelik ortaklıklar için aradığınız kriterler ne? 

Kiğılı’nın yurt içindeki mağaza konseptini olduğu gibi yurt dışında da sürdürebilecek, markanın kimliğine uygun hareket edecek, markayı sahiplenecek, merkezle iyi ilişkiler içinde olan iş ortaklıklarına her zaman açığız. Özellikle pandemi süreciyle birlikte hayatımıza bambaşka alışkanlıklar girdi. E-ticaret ve sosyal medya, klasik alışveriş yöntemlerini değiştirdi. Biz de bu değişime hızlıca ayak uydurduk. 

ÜSTÜN, KALİTELİ HİZMET DENEYİMİ SUNUYORUZ 
Uluslararası bir marka olarak, deneyim mağazacılığını önemsiyor, mağazalarınızı bu anlayışla yeniliyorsunuz...

Pandemi öncesi dünyanın buluşma noktası olan İstanbul Havalimanı’nda, modern bir tasarım merkezi olarak açılan yeni mağazamızla deneyim mağazacılığına başlamıştık. Müşterilerimize 7/24 kesintisiz hizmet deneyimi yaşatarak içeride daha çok vakit geçirmesini sağlıyorduk -Pandemi sürecinde kapalı-. Bizim için tüketici talepleri büyük önem taşıyor. Üstün, kaliteli hizmet deneyimi sunuyoruz. Yalnızca bölgesel mağazalarımızla değil, dijital mağazacılık kültürümüzle de beklentileri karşılıyoruz. Müşterilerimiz, Kiğılı.com’da günün her saatinde alışveriş yapabiliyor. Özel günlere özel uygulamalarımız ile hem indirim kolaylığı sağlıyor hem istekleri öğrenme fırsatı yakalıyoruz. 

KİĞILI TALKS’IN KONUKLARI VE KONULARI SES GETİRECEK
Fikirleriyle Heyecan Yaratanlar “Kiğılı Talks'ta” buluştu. Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri, Kiğılı’ya ne katıyor?

Fikirleriyle çığır açanlar, sektörüne yön verenler, yeni girişimleriyle heyecan yaratanlar, her kelimesiyle ilham verenler... Türkiye’nin moda sektöründe yenilikçi markası Kiğılı’nın geçen yıl başlattığı ve sektörün “ilk”i olarak adlandırılan Kiğılı Talks’ı, girişimcilerden iş dünyasına, akademisyenlerden üniversite öğrencilerine, C-Level yöneticilerden patron katına, tüm iş dünyası büyük ilgiyle takip etti. Daha fazla ses getirecek konukları ve konularıyla gündemde yerini almaya devam edecek. 


SPONSORLUKTA, ÖRNEK BİR DURUŞ SERGİLİYORUZ 
Türkiye’de Süper Lig şampiyonu Başakşehir, Almanya’da ise Fortuna Düsseldorf gibi futbol takımlarının “giyim sponsoru” oldunuz. İmzaladığınız diğer anlaşmalardan da bahseder misiniz? 

Yıllardır Türk sporuna ve sporcusuna destek olmak için elimizden gelenin fazlasını yaparak, sektörde örnek bir duruş sergiliyoruz. Bunu aynı zamanda, sosyal sorumluluk görevi olarak görüyoruz. Sponsorluğunu üstlendiğimiz takımlar arasında; sezonu şampiyon tamamlayan Başakşehir, bu sezon iyi bir çıkış yakalayan Süper Lig’in flaş ekibi Sivasspor ile Göztepe’nin yanı sıra, Karşıyaka Basketbol Takımı, Türk Telekom Basketbol, Bahçeşehir Basketbol Takımı, Kağıthanespor ve Balıkesirspor yer alıyor. Süper Lig’de mücadele edeceklerin birçoğuna da sponsor olacağız. 
Yakın zamanda, Türkiye Voleybol Federasyonu ile çok anlamlı bir çalışmaya imza attık. A Milli Kadın ve Erkek Voleybol Takımları oyuncuları ve teknik heyetine, sezon boyunca, yurt içi ve dışı seyahatlerinin yanı sıra, günlük hayatlarında kullanmaları için özel üretilmiş kıyafetler tedarik ediyoruz. Fortuna Düsseldorf Futbol Takımı’nın ve Düsseldorf EG Buz Hokeyi Takımı’nın da resmi giyim sponsoruyuz. Bu iki anlaşma, Almanya’ya ve bu ülkede açacağımız her mağazaya verdiğimiz önemi de ortaya koyuyor. En yeni imzayı Azerbaycan Futbol Federasyonu (AFFA) ile attık. Hem kardeş ülke olmamız hem de Azerbaycan’a yapacağımız yatırımlar açısından da kıymetli bir iş birliği oldu.


HİLAL SUERDEM’İN GENÇLERE NASİHATLARI

-İş yaşamında başarılı olabilmek için öncelikle insanın kendini geliştirmiş olması en önemli adım. 
- Çevrenize güven verdiğinizde, dürüstlükle hareket ettiğinizde ve insanlara şefkatle, iyi niyetle yaklaştığınızda karşılığını mutlaka alıyorsunuz. Bu şekilde gelen başarı da daha uzun ömürlü ve kalıcı oluyor. 
- İyi vasıflara sahip olmayı hayat felsefeniz haline getirdiğinizde, başarısız olmanız zaten imkânsız. 
- Gençlere tavsiyem; hayata bakış açılarını geliştirmeleri, araştırmacı, yeniliklere ve değişime mutlaka açık olmaları, ekip ruhuna uyumlu ve paylaşımcı olmaları, denemekten vazgeçmemeleri ve özgüvenlerini yüksek tutmaları... Bunlar, her zaman bir adım önde olmalarını sağlayacaktır.

HİLAL SUERDEM’İN GÖZÜYLE ABDULLAH KİĞILI
- Kiğılı’ya değer katan pek çok insan gibi, benim de ustam Sayın Abdullah Kiğılı. 
- Güven, dürüstlük ve iyi insan olma konusunda Abdullah Bey bana ve tüm ekibe çok şey öğretti. 
- Kendisi yalnızca perakende sektöründe değil, hayatın her alanında örnek alınacak duayen bir isim. Tecrübesi, cesareti, yaratıcılığı ve fikirleriyle üzerimde her zaman önemli bir etki bırakmıştır. 
- Sayın Abdullah Kiğılı’nın sözlerine hep kulak verdim. Ondan öğrendiğim en önemli konulardan biri, prensip sahibi olmak ve geleceği planlama becerisi. Hâlâ da öğrenecek çok şeyim olduğuna inanıyorum.


HİLAL SUERDEM’İN İDOLLERİ

- Hayatımda iki tane idolüm var. Birisi rahmetli babamdı. Dürüstlük, doğruluk, insan saygısı ve sevgisi anlamında çok ders aldığım bir insandı.
- İkincisi Abdullah Kiğılı’dır. Ticari konulardaki kıvrak zekâsı, ileri görüşlülüğü ve stratejik dehası, empati yeteneğindeki başarısı, benim için büyük önem teşkil eder. 
- Bir de maddi hayatın yanında, manevi hayatım için faydalı olacak çok sevdiğim bir hocam var. O da benim için oldukça değerli. Hayat dengesini kurmam anlamında çok yardımcı olmuştur.

HİLAL SUERDEM’DEN EŞİ MERVE KİĞILI SUERDEM’E BOL TEŞEKKÜR
-“Her başarılı bir erkeğin arkasında kadın vardır” sözüne çok inanırım. Her zaman en büyük destekçim, eşim (Merve Kiğılı Suerdem) olmuştur. 
-Sevgi ve saygı olmadan, iyi bir evlilikten söz edemeyiz. Bence evlilik, iki insanın birlikte iyi anlaşmasıdır. Evde eşimin düzeni, işimde kendi düzenim hâkim.
-Eve gittiğimde eşimin sağlamış olduğu bu rahatlık ve huzur, beni çok mutlu ve motive ediyor. Fikirleri de benim için çok önemli. Onun arkamda olduğunu hissetmek, günümün güzel geçmesini ve işlerimde daha başarılı olmamı sağlıyor. 
mİyi ve mutlu bir aile olmanın verdiği güven ve huzur ortamının, işinize ve çevrenize yansımaları çok daha iyi olur. Daha pozitif bir yaklaşıma sahip olursunuz, etrafınıza da güzel bir enerji yayarsınız.


HİLAL SUERDEM’DEN KIZI SENA SUERDEM’E ÖVGÜ
-Yönetim Kurulu Başkanımız Abdullah Kiğılı Bey’in tecrübesi ve desteği bizim için ne kadar değerliyse, Sena Hanım’ın yeni nesil iş modelleriyle doğaya, topluma duyarlı, sürdürülebilir üretim yöntemleriyle markayı geleceğe hazırlıyor olması oldukça önemli. 
-Böylelikle tecrübeyle teknolojiyi bir araya getirerek benim de desteğimle şirket içindeki dengeleri kuruyoruz. 
-Şirkette üç kuşağın bir arada olması ve Sena Hanım’ın gençliği bizim için çok büyük bir avantaj. Onun yeni fikirlerinden, heyecanından ve enerjisinden faydalanıyoruz.
-Şirketin geleceğini bu şekilde daha rahat öngörebiliyoruz. Biz de bu avantajı iyi kullanarak markamızın güçlü ve lider konumda kalmasını sağlıyoruz.

KİĞILI’DA EKİP RUHU
- Benim için sevgi ve saygı, her şeyin başında gelir. Bu ikisinin olmadığı yerde başarı olmaz. 
- Sevgi bağı, bilgiyi ve yaratıcılığı ortaya çıkarıyor. O nedenle ekip ruhuna çok önem veriyorum. 
- Ekip arkadaşlarımın yeniliklere ve değişime açık olmaları, teknolojiye önem vermeleri, dünyayı takip etmeleri benim için çok önemli. 
- Genç ve enerjisi yüksek bir ekibim var. Onlarla çalışmaktan keyif alıyorum. Böylelikle de ast- üst ilişkisi en aza inmiş oluyor ve takım ruhu güçleniyor. 
- Ben, Kiğılı’nın satış danışmalığından, yani tezgâhtarlıktan başladım. Mağazada kasiyerlik de yaptım müdürlük de... Bölge müdürlüğü ve mağazalar koordinatörlüğü görevlerini üstlendim. İmalat, satın alma, ithalat, ihracat, lojistik gibi hemen her bölümde çalıştığım için herkesle diyalog kurup fikir beyan edebiliyor ve işin kontrolünü sağlıyorum. Arkamdan işi bu şekilde yürütebilecek bir ekip oluşturma gayretindeyim.

HİLAL SUERDEM’İN BAKIŞIYLA BURHAN DENİZLİ
- Burhan Denizli gibi sektöre uzun yıllarını vermiş, bu alanda oldukça tecrübeli, herkes tarafından sevilen ve saygı duyulan bir iletişim duayeniyle birlikte çalışmak bizim için elbette önemli bir kazanç. 
- Hem sektörü, hem de medyayı iyi tanıyan, ne zaman ne yapmasını gerektiğini bilen, medya ile son derece iyi ilişkiler içinde olan biriyle çalışmanın, markamıza ve şirketimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.


HİLAL SUERDEM’İN EN KIYMETLİ BAŞARISIZLIĞI

- Teknolojik anlamda, satışla alakalı yanlış bir kararım oldu. Yazılım işine girme deneyimim oldu; ancak çok kısa bir süre içinde bu programdan vazgeçtim. Az da olsa maddi bir zararım oluştu. 
- Birkaç mağazanın yerini seçme ve açma konusunda da hatalarım olmuştur. Kısa bir sürede kapatmak durumunda kaldık. Böyle hatalar, iş hayatının olmazsa olmazı. Çünkü böylelikle tecrübe ve yeni bir bakış açısı kazanıyorsunuz.
 


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz