LENOVO TÜRKİYE'NİN BÜYÜME PLANI

Teknoloji devi Lenovo "Herkes için daha akıllı teknolojiler sunma" vizyonuyla hareket ediyor. Kapsayıcı, güvenilir ve sürdürülebilir bir dijital toplum için dünyayı değiştiren teknolojiler geliştiriyor. En eksiksiz akıllı cihazlar ve altyapı portföyünü tasarlayarak ve inşa ederek milyonlarca kullanıcıya daha iyi deneyimler, fırsatlar sunuyor. Bir başka deyişle "Akıllı Dönüşüm"e öncülük ediyor. Kişisel bilgisayar pazarındaki payı ile global çapta zirvedeki yerini koruyor. Lenovo'nun ülkemizde, 15 yılı bulan alkış tutulacak yolculuğuna ise sektörün deneyimli isimlerinden Emre Hantaloğlu liderlik ediyor. Ekim 2016'da Lenovo Türkiye bünyesine katılan, Kasım 2017'de ise "Genel Müdür" olan Hantaloğlu ile, üstün başarıyı getiren odak noktalarını ve planlarını konuşmak için bir araya geldik. Mütevazı kişiliğinden izler sunan ve bizleri, alışık olduğumuz güler yüzüyle misafir eden tecrübeli yöneticinin, BusIness LIfe okurlarına anlatacağı çok şey var...

TÜRKİYE’DE SATILAN HER DÖRT BİLGİSAYARDAN BİRİ LENOVO 
Bilişim sektörü geçtiğimiz birkaç yılı nasıl geçirdi? 2020’ye hangi rakamlar ile girmiştiniz? 

Bilişim sektörü, 2018’de ülkemizin yaşadığı zorluklardan sonra 2019’u iyi geçirdi. “Bakalım ne olacak?” durumu yaratan yerel seçimlerin de olduğu 2019’un ilk yarısı toparlanma dönemiydi. Sonrası hatta son 3-4 ay çok daha iyiydi herkes için. Bilgisayar sektöründe, 2017’deki toplam pazar 2 milyon adetti. 2018’de 1,3 milyona düştük, 2019’da 1,6 milyona çıktı. Sektör yüzde 26, biz %46 büyüdük. Lenovo Türkiye bu alanda zirveye çıktı. Pazar payımızı ise %26,1’e yükselttik. Yani, satılan her 4 bilgisayardan biri Lenovo... 

SEKTÖRDEN HEP DAHA FAZLA BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ
2020 yılına dair hedefleriniz nelerdi?

Normal şartlarda, 2020’de pazarın yüzde 15-20 civarı büyüyeceğini tahmin ediyorduk ki, biz de sektörden birkaç puan daha önde olmayı hedefliyoruz. Tabi içinde bulunduğumuz durum malum. Dünya ekonomisinde de çalkantılar oluyor. 

GELİŞMELERE GÖRE POZİSYON ALIYORUZ 
Beklentileri ve belirsizlikleri yönetirken izlediğiniz yöntemler neler?

Açıkçası biz aşılıyız (Tebessüm ediyor). Her duruma alışkınız. İşaretleri iyi takip etmeye çalışıyoruz. Yükselişler ve alçalışlarla ilgili fikir edinme gayretindeyiz. Gelişmeleri yakından takip edip buna göre pozisyon alıyoruz. Riskleri bu şekilde yönetiyoruz. 


YAPAY ZEKÂDAN CİDDİ BİR ŞEKİLDE YARARLANIYORUZ 
Başarının temelinde, hangi teknolojik çözümlerin önemli payı bulunuyor?

Biz, söküğünü dikebilen bir terziyiz. Teknolojide çok ileride olan yapay zekâ, insanı odağa aldığı ve toplumun problemlerini çözmeye çalıştığı sürece bize çok faydalı. Çeşitli hastalıklar, hava koşulları ya da verimlilik de bunun içinde. Üretim ve talebi dengelemede, optimizasyonu yakalamada yapay zekâdan ciddi bir şekilde yararlanıyoruz. “Büyük veri”leri aldığımız sürece yapay zekâdan bir şeyler çıkarabiliyoruz. Orta ve uzun vadeli tahminlerde, eski konvansiyonel yöntemlerden çok daha başarılıyız. Lenovo’nun Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarında dört tane yapay zekâ merkezi var. Bu alana yılda 1,2 milyar dolar yatırım yapılıyor ki, bu ciddi bir rakam. Lenovo sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir şirket. Ürün siloların baktığımızda bilgisayarlar ve akıllı telefonlar; “data center”da sunucular, depolama üniteleri, network cihazları yazılımlar; yeni teknolojileri üreten firmalara ya yatırım yapan ya da onları satın alıp o teknolojileri kendi teknolojileri ile birleştirip geliştiren bir grubumuz daha var. O bölümümüz de hep yarının teknolojilerine odaklanmış durumda...

DUCATI İŞ BİRLİĞİ DOĞRU BİR KARARDI
Ducati ortaklığını zamanlaması açısından “stratejik bir karar” olarak nitelendirebilir miyiz?

Bun, globelde ve zamanında alınan bir karardı. Biz de destekliyoruz. Doğru bir iş birliği olduğu konusunda şüphe yok. Lenovo’nun ciddi bir yükselişi var. Teknoloji; performansla, süratle, güçle, dayanıklılık ve heyecan ile ifade ediliyor. Sektördeki firmalar da “hız sporu”nu destekliyor ki, bu kavramlar birbiriyle çok örtüşüyor.  

ÇOCUKLARIN GÖZÜNDEKİ IŞILTIYI GÖRÜNCE İNSAN ETKİLENİYOR 
Sosyal sorumluluk bilinci yüksek bir şirketsiniz. TEGV ile Diyarbakır Ergani’de ve İzmir Gümüşpala’da “Tasarım ve Beceri Atölyesi” adı verilen teknoloji sınıfları da açtınız. Devamı gelecek mi?

Evet... Biz önce “Lenovo olarak, kendimiz ne yapabiliriz? Vatanımız, milletimiz için en iyisi nedir?” diye düşündük. Çünkü “Yapay zekâ, büyük veri, blockchain ve supercomputer” diyoruz... Bunu kullanacak olanlar bizler ve yarının yetişkinleri, bugünün çocukları... Amacımız, bu teknolojileri önce üreten, sonra da kullanabilir olmaları. Dolayısıyla “Teknoloji öğrenimine, eğitimine odaklanalım” istedik. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)’nin programları ve eğitim birimleri, Türkiye’nin dört bir yanında. Onlarla oturup “Nasıl katkı sağlayabiliriz?”i konuştuk. “Tasarım ve Beceri Atölyeleri”ne üçer yıllık sponsor olduk ki, bu noktada Doğu illerine öncelik verdik. Ergani’deki çocukların gözlerindeki ışıltıyı, parıltıyı görünce insan hakikaten etkileniyor. 


“TEKNOLOJİ İLE ÜRETELİM” PLATFORMU İLE, BİRLİKTEN KUVVET DOĞACAK
Sektör öncülerinin Türkiye’nin kalkınması için çalıştığı  “Teknoloji ile Üretelim” platformunun kuruluş aşamasından ve amaçlarından bahseder misiniz?

“Teknoloji sektörü, ülke kalkınmasında ne noktada?” sorusuna yanıt aradık. FutureBright Group’un yaptığı, kadın-erkek oranının yüzde 50-50 olduğu araştırmaya, yaklaşık 20 ilde, A, B, C ve D segmentini de kapsayan 1.800 kişi katıldı. Türk insanının teknolojiyi biraz fazla tükettiğini gördük ki az üreten tarafta. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” ve “Birlikten kuvvet doğar” gerçeklerinden hareketle, geniş bir birliktelik oluşturduk. “Bir platform kurabilir miyiz ve bunu uzun yıllar canlı tutabilir miyiz?” diye düşündük. Bu konuyu paydaşlarımıza, TEGV’e açtık ve olumlu yanıt aldık. Planımızda olan ve çalışmayı arzu ettiğimiz İTÜ ARI Teknokent’te, eski Genel Müdür Doç. Dr. Deniz Tunçalp ile görüştük. Onlar da katılmak istediklerini söyledi. FutureBright ile zaten sürekli iş birliğindeyiz. 

81 İLDE, 50 BİN ÇOCUK KODLAMA ÖĞRENECEK
Hedef segmentleri belirlerken nelere dikkat ettiniz? 

Yerli, yazılım ve üretimden bahsedince “Başka kimler olabilir?” diye bakdığımızda Başarsoft’u gördük. Ciddi veri topluyorlar. Harita anlamında bugün, bir yerden bir yere giderken Başarsoft’un dataları kullanılıyor. Sektörün temsilcileri Index Grup, Arena Bilgisayar, Penta Bilgisayar, Techdata Bilgisayar Sistemleri, Koyuncu Elektronik ve Artım Bilişim’i de yanımıza aldık. Herkes bir şeyler yapıyor; ancak bunu duyurmakta güçlük çekiyor. “Reklam olmasın” diyenler var; ama örnek olunması için kamuoyunu haberdar etmek de gerekli. “Teknoloji ile Üretelim” platformunu kurarken, bu düşünceden yola çıktık. Hedef segmentler belirledik. Çocuklar, çocuklu aileler, gençler -meslek liseleri, ortaokul, lise ve üniversiteyi içine alan-, yatırımcılar, yeni girişimciler... Dalga yaratmak ve elimizi taşın altına koymak için ilk tuğlayı biz yerleştirdik. TEGV ile 81 ilde, 50 bin çocuğun kodlama öğrenimine ilişkin bir protokol yaptık ki, bu çok değerli. İTÜ ARI Teknokent’te 30 yazılımcıdan oluşan yazılım merkezinin sponsoruyuz. Oradan çıkan yazılımlar hem gençlere hem de StartUp’lara katkı sağlayacak. 

YATIRIMCILAR İLE GİRİŞİMCİLERİ BİR ARAYA GETİRECEĞİZ
StartUp’ları ve gençleri teşvik edecek projeleriniz var mı?

Yatırımcılar ile girişimcileri bir araya getirdiğimiz toplantılar organize edeceğiz. “Melek Yatırımcılara” ise teknolojiyi üretim ve verimlilik anlamında en iyi kullanan şirketleri desteklemelerini tavsiye ederiz. Duayenler zaten nereye yatırım yapacaklarını iyi bilir (Tebessüm ediyor). Bireysel açıdan, çok kariyerli kadınlarımız, erkeklerimiz, iş insanlarımız var. Onları başarı hikâyesi olarak sunacağız. Çok başarılı StartUp’ları da “Diğerlerine nasıl ilham kaynağı ve olabilirler?” diye göz önüne getirmek ve “Teknoloji ile Üretelim” platformununda paylaşmak istiyoruz. Yelpazemiz hayli geniş, her kulvarı adresleyeceğiz...

StartUp’ları ve gençleri teşvik etmek için yarışmalar düzenleyeceğiz. Üretimde yazılım ve donanım olarak robotların yapımı ve bunların kullanılması önemli ki, bu noktada gençlere yönelik ödüllendirme mekanizması devreye girecek. Herkes yazılımcı olamaz, kodlama yapamaz; ama hazır programlar da mesleklerle ilişkini kullanılabiliyor olmalı. Örneğin; makine mühendisi AutoCAD’i biliyor mu? Bunların öğretilmesiyle ilgili vaatlerimiz var. Bu aşamada arkadaşlarımız değerli eğitim kurumlarını ziyaret ediyor. “Meslek odaları ve sanayi bölgeleriyle ne yapabiliriz?” üzerinde kafa yoruyoruz. İkinci işimiz gibi olan ve yatırım olarak düşündüğümüz, tüm sektörleri kalkındıracak “Teknoloji ile Üretelim” platformununu hep yaşatmak, büyütmek istiyoruz. Herkesi davet ediyoruz. Platform logosunun önde yer aldığı, diğerlerinin destekçi olduğu ki, lansman toplantımızda da hiçbir kurum logosu yoktu.

TÜRK GENÇLİĞİNE TÜRK SPORUNA KATKI SUNUYORUZ
Spor sponsorluklarınız “marka bilinirliği”nize ne katıyor?

Lenovo globalde Ducati var, öncesinde de Ferrari vardı. Lokal olarak “Türk gençliğine, Türk sporuna nasıl bir katkı sunabiliriz?” diye baktık. Lenovo, dünyada ve Türkiye’de görece genç bir marka. Ülkemizde 15’inci yılımızı kutluyoruz. 20 senedir hep ilerleyen spor dalımız da basketbol. İçinde güç, hız, dayanıklılık, esneklik, estetik var ki, bizim ürünlerimizde de bunlar mevcut. Lenovo’nun teknolojisi ve ürünlerinin özelliklerini basketbolla birleştirdik. Ana sponsorlarından olduğumuz Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile 2019-20 de dahil, 2,5 sezonu kapsayan bir iş birliğine gitmiştik. “Avrupa arenasındaki Türk takımlarını da destekleyelim” istedik. Hem EuroLeague’in hem EuroCup’ın bölgesel sponsorluğnu üstlendik–Türkiye’de oynanan maçların-. EuroLeague’i sevdik, sorumluları ile hep temas halindeyiz.     

MARKA BİLİNİRLİĞİMİZ YÜZDE 78’LERE ÇIKTI 
Markanıza “gönül bağı” anlamında, müşteri bazlı geri dönüşlerden memnun musunuz?

Spor sponsorluklarının kazanımları hemen olmuyor. Bunun için en az 2-3 sezon gerekli. Ayrıca, mesajınızı da net bir şekilde vermelisiniz ve duyurmalısınız. Spor branşı ile söylemlerinizin ne kadar örtüştüğü de fazlasıyla önemli. Biz, geri dönüşleri çok olumlu bulduk. Müşterilerimiz pozitif ayrımcılık yapıp bizim ürünlerimizi daha fazla alıyor. Marka tercih oranlarımızda çok ciddi yükselişler mevcut. Sokaktaki insanlara “Bilgisayar dendiğinde aklınıza ne geliyor?” denildiğinde Lenovo’nun bilinirliği yüzde 78’lere çıktı ki biz buna “farkındalık” diyoruz. “Bilgisayar alacak olsanız kimi düşünür, değerlendirirsiniz?” soruları yöneltildiğinde de birinciyiz. “Yatırımlar geri döndü mü?”nün yanıtı bu gerçekte yatıyor. Öyle ki, bu araştırmalar bizim değil, dışarıda yapılanlar. Veriler bizi çok sevindiriyor ve doğru yolda olduğumuz noktasında cesaret veriyor ve bizi ikna ediyor.        

VODAFONE PARK’TA TURNUVALAR DÜZENLİYORUZ 
Oyun pazarı tüm dünyada hızla büyüyor. E-spora ilgi de artıyor. Vodafone Park’taki “Lenovo Game On”da en son teknolojileri sunuyorsunuz. Bu heyecanı “PowerApp ile Lenovo Gaming Tour” ile farklı şehirlere taşıdınız... 

Konuya “Tutkunları bu oyunları nasıl oynar, deneyimler? Biz bu noktada hangi katkıları sağlarız” bakış açısıyla yaklaştık. Bu nedenle, bir mekâna sahip olmanın daha faydalı olacağını düşündük. Beşiktaş Kulübü ile de fikir birliğine vardık. Vodafone Park’ta 1.000 metrekarelik ayrı bir alan tahsis edildi. “Lenovo Game On” adıyla sponsor olduk. Açılışı, Nisan 2018’de gerçekleştirildi. Burada Lenovo’nun en gelişmiş bilgisayarlar var. Star Wars oyunuyla alakalı, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) gözlüklerimiz var. Burada her yaştan insanlara, çeşitli turnuvalar düzenliyoruz. Sadece maç günleri değil, hafta içi ve hafta sonu saat 10.00’dan 20.00’ye kadar açık. Türkiye’de bir ilk olan ve online olarak da katılım sağlanabilen, şirketler arası bilgisayar oyunları turnuvası çok ses getirdi. Ünlülerin yarıştığı PUBG Kadın Turnuvası’nın ev sahipliğini üslendik. Üniversitelileri de çağırıyoruz ki, “Lenovo Game On”u daha da geliştirmek istiyoruz. 

OYUN ALANLARI İÇİN ÇOK TALEP ALIYORUZ
Yeni sürprizleriniz olacak mı?

Oyun alanları için çok talep alıyoruz. Ancak bu, bir yatırım gerektiriyor. Biz de “İnsanları kırmayalım” düşüncesiyle makûl bir çözüm ürettik. İş birliğine gittiğimiz Power FM’in TIR’ını, “Lenovo Legion TIR’ı”na dönüştük. Legion, bizim alt markamız. Beşerden iki takımın oynayacağı şekilde on tane Lenovo Legion oyun bilgisayarı, VR ve AR gözlüklerimiz var. “Gecizi oyun üssü” diyebileceğimiz “Lenovo Legion TIR’ı”, Anadolu’nun her yerini dolaşıyor, üniversitelere, AVM’lere gitti.

EMRE HANTALOĞLU’NA DUAYEN ÖĞÜDÜ
-Yaratıcılık ve odaklanma ve onu gerçekleştirme anlamında ABD'li teknoloji devi Apple'ın mimarı Steve Jobs çok önemli bir örnek. 
-Koç ve Sabancı Toplulukları’nın başarı hikâyeleri; Eczacıbaşı Grubu’nun profesyonelliği, itibarı ve sanata katkıları, destekleri; Turkcell’in baştan itibaren teknoloji lokomotifliği yapması ve bir Türk firması olarak göğsümüzü kabartan girişim de ehemmiyetli... 
-Erol Bilecik, inanılmaz zarif, iletişim yetenekleri üst düzeyde, sabırlı, nezaketi katiyen elden bırakmayan, hep “Ortak noktada nasıl buluşabiliriz?”i gözeten bir lider. Bu yaklaşım tarzına ulaşmak için de çaba sarf ediyorum. 
-O kadar çok örnek var ki, bir çırpıda sıralayamadıklarıma da haksızlık olmasın; çünkü çok insandan besleniyoruz.

EMRE HANTALOĞLU’NUN LİDERLİK ANLAYIŞI
-Yeni bir yönetici ile yeni bir takımın birbirini anlama süresi maksimum 9-12 ay... Bu noktada güven çok ehemmiyetli ki, bunu tesis etmek için öncelikle dürüstlük ve adil olmak gerekiyor. 
-Yönetim kademesinden destek göstermesi, çalışan için çok değerli. Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözünü şiar ediniyorum. Yani lider bir şeyler öğretiyor ve ekibini besliyor ise ise o çalışan, onu kolay kolay bırakmaz. Ben de bu dediklerimi yapmak için çaba harcıyorum. 
-Hep gülmek biraz zor; ama olaylara, kişilere, durumlara yaklaşım çok önemli. Pozitif olmazsanız, olumlu bir geri bildirim almanız güç. Ofisimizdeki iklimden, havadan memnunum. 
-Yönetici “Biz nereye gidiyoruz?” ve “Gittiğimiz yerde bizim için faydalı ne var? Ben neden peşinden geleyim?” sorularının yanıtını iyi açıklamalı. Biz bunları anlatma gayretindeyiz. Takımın kafası ne denli berrak olursa birliktelik de o kadar kuvvetli oluyor.

EMRE HANTALOĞLU’NUN EN KIYMETLİ BAŞARISIZLIĞI
-İlk işe başladığım firma 1999’da, yerli bir distribütör olan Enpa Elektronik ve Bilgi Teknolojiler. “Ürün Müdürü”ydüm. Öncesinde ABD’de “master”ını yapmıştım. Havalı bir şekilde işe başladık (Tebessüm ediyor). 
-Çok çekingen, öğrendiği bilgileri ortaya koyamayan, insan ilişkilerinde var olanı yansıtamayan bir hâl aldım ki, aslında karakter olarak böyle de bir insan değilim. İlk 6 aydaki performansım iyi değildi, sonra toparladım ve çok başarılı oldum. Çalıştığım Microsoft’un yetkilileri beni Compaq’a tavsiye etti. Burada da belki 9 ay, Enpa’daki gibi kötü bir performans sergiledim. Bunun neden olduğunu da anlayamadım. 
-Kendime “Neyi eksik yapıyorsun? Senden ne isteniyor, sen ne yapmaya çalışıyorsun?” sorusunu yönelttim. Oturdum, “Ben yöneticimi nasıl daha mutlu ederim?”i sırayla yazdım. Bunları da tek tek uyguladım. Sonrasında tuttuğumu hep kopardım. 
-İş ve görev değişimlerimde Enpa ve Compaq’taki tecrübelerim, kulağıma küpe oldu. İşe ilk girdiğimde daha iyi dinledim, anladım, daha girişken oldum ve kurumuma daha fazla katma değer sağladım. Bir konuyu alıp, odaklanıp, başarısızlık yaşadığım olmadı. 


Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, Levono Türkiye Pazarlama ve İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Banu Soyak’ın da katıldığı söyleşide, Genel Yayın Yönetmenimiz Seyfettin Bayram ile Yayın Editörümüz Mehmet Tufan’ın sorularını yanıtladı.

EMRE HANTALOĞLU TEMPOYU NASIL DELEGE EDİYOR?
-Saatim 06.30’a kurulu. 9 yaşındaki oğlumuz Emir’i okula hazırlıyoruz, onunla sohbet ediyoruz. Onu 07.15’te servise vermiş oluyoruz. 
-Tekstil sektöründe kadın girişimci olan, ihracat yapan ve bu yönüyle de ayrı bir başarı hikâyesi olan eşim Damla Hantaloğlu, yoğun çalışıyor. Şu anki şirketi tam 14 yıllık. Ben de aileme ve arkadaşlarıma vakit ayırmaya gayret ediyorum. 
-Bir önceki günden, ertesi gün neler yapacağıma bakarım. “Toplantım mı var, nereye gideceğim?”... Bunları tekrar gözden geçiriyorum. Gelen mesajlar da önceliğe yön veriyor. 
-Bugünü, yarını ve daha uzak yarını hep düşünüp kontrol etmek lazım ki, ben de bunları dengeliyorum. 

EMRE HANTALOĞLU’NUN SPORTİF KİŞİLİĞİ
- Spor amaçlı, haftanın en az bir günü 1,5 saatten az olmamak kaydıyla yürüyorum. Koşamıyorum ki, dizim hafif zorlandı. Fitness da yapmaya çalışıyorum. 
- Dersini de aldığım, kulüplerde de olduğum tenisi bu aralar pek oynayamıyorum. Basketbol gibi yakından takip ettiğim, izlemeyi de sevdiğim futbolu, vakit buldukça halı sahalarda oynuyorum. Renklerin kardeşliğine inanıyoruz, Fenerbahçe’ye de başarılar diliyoruz (Bir Fenerbahçeli olarak tebessüm ediyor).
- Lenovo olarak, her şeyi “sosyal sorumluluk”a bağlıyoruz. Brand Week İstanbul’da kurulan basketbol potasına ziyaretçiler basket attıkça Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’nun bir yıllık bilgisayar, teknolojik ihtiyaçlarını karşıladık. Aynı şekilde çocukların 1 yıllık eğitim masraflarına destek olduk.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz