GİRİŞİMCİLERİ 'AYDIN'LATAN BİR BAŞARI

Bundan 19 sene önce, 2001'de "yemeksepeti.com"u kurdu. O dönemde, internet kullanımı şimdiki kadar yaygın ve hızlı da değildi. Türkiye'de "onlIne yemek siparişi" diye bir sektörün ortaya çıkmasını sağladı. Doğduğu günlerde sıra dışı olarak görülen girişimi ile bugüne dek, pek çok ödüle layık görüldü. Yemek ısmarlama alışkanlığı olan dünyanın dev kentlerinde dahi bu başarıya ulaşan neredeyse yok. Üstelik, Berlin merkezli DelIvery Hero, birçok ülkede operasyonlarını sürdürdüğü 2015'te, 589 milyon dolara Yemeksepeti'ni bünyesine kattı. Yemeksepeti CEO'su Nevzat Aydın ise artık 19 yıllık deneyim, teknik bilgi ve kendilerine has inovatif iş yaklaşımı ile ülkemiz coğrafyasına odaklandı. Yemekler ile de arası çok iyi olan Sayın Nevzat Aydın ile iş dışı yaşamından da kesitler sunan keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik...

VERİ ODAKLI İŞ MODELİ VE KARAR MEKANİZMASI 
Sürekli yukarı tırmanan ivmenizde, hangi teknolojik ve inovatif çözümlerin önemli payı var? 

Tamamen veri odaklı bir iş modeli ve karar mekanizmamız var. Veri analizi ile tüketicimizin ne istediğini takip ediyor, restoran ağ yapımızdan pazarlama stratejimize, her iş alanında bu doğrultuda  aksiyon alıyoruz. Her çalışanımızın kendi işi özelinde günlük olarak izlediği raporlar var. Ayrıca her zaman kullanıcı memnuniyeti odağında çalışan bir marka olduk. Örneğin Yemeksepeti’nde “Çağrı Merkezi” ekibi “Kullanıcı Deneyimi” departmanı olarak geçer. Tüketici ile ilk aşamada direkt iletişim kuran bu ekiple sonuçlara çok daha hızlı ulaşabiliyoruz. Diğer yandan; global ayağı olan, dünyadaki trendlerin uygulanmasında öncü olmaya çalışan bir şirketiz. Bu da uzun vadede başarı getiriyor. 

GÜVENLİ BİR ÖDEME SİSTEMİ ALTYAPISINA SAHİBİZ 
Güvenli alışveriş ortamını sağlamak için neler yapıyorsunuz?

Türkiye’de örneği az bulunur bir sistemle çalışıyoruz. Sipariş yönetim/atama altyapısı ile rakiplerimizden farklı bir noktada konumlandığımız gibi, son derece güvenli bir ödeme sistemi altyapısına da sahibiz. Bu konuda bugüne kadar hiçbir sorunla karşılaşmadık.

DOĞRU YERDE, İHTİYACA YÖNELİK “BANABİ” DEPOLARI 
Yeni dönemi doğru ve eksiksiz kurgulamanın yöntemlerinden söz eder misiniz? 

Bu süreçte önemli olanın; doğru veri analizi yapmak olduğu açıkça ortada. Ürün çeşitliliğimizi bunun sonucu belirliyor, sürekli yeniliyoruz. Biz bugün; tüketici ihtiyaçlarını, talebi araştırıyor, doğru yerde, ihtiyaca yönelik “Banabi” depoları açıyoruz. 

OPERASYONLARIMIZI, 7/24 KESİNTİSİZ SÜRDÜRÜYORUZ
Pandemide çizdiğiniz yol haritasını özetler misiniz? 

Türkiye’deki ilk Covid-19 vakasının ardından çalışanlarımızın, kullanıcılarımızın, iş ortağı restoranlarımızın ve tedarikçilerimizin sağlığını korumak adına tüm önlemleri aldık. Öncelikli olarak ofiste çalışan arkadaşlarımızın evden çalışma sistemine hızlıca geçmesini sağladık ve bu süreci sorunsuz tamamladık. Saha çalışanlarımızın güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri hayata geçirdik. Hem onların hem tüketicimizin sağlığı için temassız teslimat gibi uygulamalara yöneldik. 

İnsanların kalabalık ortamlara karışmadan hayat standartlarını ve konforlarını sürdürmeleri için çalışıyoruz. Evlerde kalındıkça, yemek ve market ürünlerinin online satışına olan talep, doğal olarak artıyor. Biz de bu zorlu dönemi en güvenli biçimde atlatabilmek ve operasyonlarımızı 7/24 kesintisiz sürdürebilmek için çalışıyoruz. Sektöründe lider bir marka olarak, gıda ve market ürünlerine ulaşmada önemli bir rol üstleniyoruz. Online yemek siparişi sisteminin devamlılığı, restoranların finansal olarak ayakta kalmaları açısından da hayati bir önem taşıyor. Biz de bu sorumluluk ile restoranlar için hazırladığımız destek paketleri ile süreci olabilecek en iyi şekilde yönetiyoruz. 

İŞ ORTAKLARIMIZ İLE BİLGİ BİRİKİMİMİZİ PAYLAŞIYORUZ
Ülkemizin güzide markaları ile ortaklıklarınız, ilgili şirketlere ve Yemeksepeti’ne ne tür katkılar sunuyor?

Tüm markalar ile karşılıklı kazanca dayalı bir ilişkimiz var. Onlar bizim tüketicimiz için çeşitli indirim imkânları sunarak daha çok kişiye ulaşmamızı sağlıyor. Biz de tüketici alışkanlıkları ile ilgili bilgi birikimimizi onlarla paylaşıyor, iş geliştirmelerine katkı sunacak geri bildirimlerde bulunuyoruz.

GÜNDE, ORTALAMA 600 BİN SİPARİŞ ALIYORUZ
2001’de, Yemeksepeti’ni kurarken belirlediğiniz hedeflere ulaşabildiniz mi?

Yemeksepeti’ni 19 yıl önce, zamanın çok ötesinde bir proje olarak hayata geçirdik. Çok fazla araştırma yapılmış, üstünde çok durulmuş bir projeydi. İlk siparişimizi Haziran 2001’de aldık. 2004’te ise bu rakam günlük 1.000’e ulaştı. Bugün; Türkiye’nin ilk ve en büyük online yemek siparişi sitesi olarak; 70 ilde, 35 bin üzerinde üye restoranımız ve günde ortalama 600 bin sipariş ile 19 milyondan fazla kullanıcımıza hizmet veriyoruz. “Hedeflerimize ulaştık” diyebiliriz.

TEK ODAĞIMIZ TÜRKİYE
Önümüzdeki süreçte en çok odaklanacağınız ülkelerden söz eder misiniz?

İlk kez 2009 yılında yurt dışına açıldık ve “www.Foodonclick.com” markası ile Dubai’de hizmet vermeye başladık. 2015’te ise Umman, Katar, Lübnan, Suudi Arabistan, Ürdün, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya da dahil, toplam 10 ülkeye ulaştık. Yemeksepeti, 2015’te Almanya merkezli global online yemek sipariş platformu “Delivery Hero” tarafından Türkiye internet tarihinin o güne kadarki en büyük değerlemesi ile satın alındı. Bu süreçten sonra tek odağımız, kendi içinde çok büyük bir pazar olan Türkiye oldu.

HAYATIMIZI KOLAYLAŞTIRACAK GİRİŞİMLERE YATIRIM YAPACAĞIM
Ajandanızın “Yatırım” başlığında öne çıkanlar ve beklentileriniz neler?

Çok uzun bir dönemdir, yatırımcı kimliğimi genç girişimcilere destek olmak üzerine kurdum. Bir melek yatırımcı olarak, böylesine zorlu bir süreçte de yatırım yapacağım ana alan, inandığım projeler olacak. Değişen dünya düzeni ile birlikte değişen ve çeşitlenen tüketici ihtiyaçlarına yönelik Türkiye’deki iyi girişimcilik örnekleri giderek artıyor. Şu an için öncelikli planım; bunların arasından tüketiciye maksimum fayda sağlayacak, hayatımızı kolaylaştıracak girişimlere yatırım yapmak.

7 BİNE YAKIN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYORUZ 
Çalışanlar ile ilgili kararlarda, ekonomi ile empati arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz? 

Pandemi döneminde dahi böyle bir ikilem yaşamak zorunda kalmayan şanslı yöneticilerden biriyim. Bu süreçte de büyümeye ve daha çok istihdam sağlamaya devam ettik. Hatta bu alanda, yılbaşındaki hedeflerimizin de üstüne çıktık. Şu an 7 bine yakın kişiye istihdam sağlıyoruz. Amacımız, 2020’yi 10 bin ile tamamlamak. 2021 yılında ise yeni işe alım sayımızın 4 binden fazla olmasını planlıyoruz.

HEDEF, RESTORANLARIN FİNANSAL YÜKLERİNİ HAFİFLETEBİLMEK 
35 bini aşkın üye restoran ve 19 milyondan fazla kullanıcınız ile hep dayanışma içindesiniz. Bu anlamlı çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Yeni kısıtlamalar ile birlikte sadece paket servis ve Gel-Al siparişler ile müşterilerine hizmet verebilen restoranların finansal yüklerini bir nebze olsun hafifletebilmek hedefiyle 20 Milyon TL’lik destek paketimizi açıkladık. Ayda bir yaptığımız ödemeleri 15 günde bir olacak şekilde güncelledik ve kısıtlama dönemi boyunca listeleme ücretini de kaldırdık. Ayrıca, Yemeksepeti’ndeki “Cüzdan” uygulaması kullanılarak verilen siparişlerden de komisyon ücreti alınmayacak. Ticaret Bakanlığı’nın başlattığı “E-Ticaret Olarak KOBİ'lerin Yanındayız” kampanyasına da destek sağlamış, TOBB’un katkıları ile “Kazandıran Restoran Destek Çeki” projesini hayat geçirmiştik. “İndirim Yağmurları” kampanyamıza katılan 4 binden fazla restorana geniş çaplı bir pazarlama desteği; kullanıcılarımıza da %25’ten %50’ye varan indirimler sunuluyor. Böylece dışarıdan yemek siparişini daha cazip hale getiriyoruz.

 “YENİ NORMAL” BİZİ “YENİ TÜKETİCİ” İLE TANIŞTIRDI 
Sağlık Bakanlığı’na 1 milyon TL bağışladınız. Domino’s ile, tüm sağlık çalışanlarına, 3 milyon TL değerinde, 150 bin adet pizza gönderdiniz. Bu ve benzer Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) adımları, Yemeksepeti’ne ne katıyor?

Topluma ve insana fayda sağlayacak projelere odaklanıyoruz. Yardıma ihtiyacı olan birçok kişiye ulaşmak adına “Birbirimize Destek Zamanı” diyerek, Kızılay, TEV ve Unicef iş birliği ile her bağışın bir anlamı olduğu konusunda farkındalık oluşturmak hedefiyle yeni bir yola çıktık. “Yeni Normal” dediğimiz kavram bizi “Yeni tüketici” ile de tanıştırdı. Pek çok ülkede tüketiciler, bir süredir sosyal sorunların çözümü için şirketler/markalar ve yöneticileri sorumlu kılmaya başlamıştı. Bu zorlu dönemde de insanlar, elini taşın altına koyanlar ile koymayanlar arasındaki farkı daha net değerlendirmeye başlarken, övgüsünü de yergisini de artık daha yüksek sesle söylüyor. Asıl fark, bu sürecin atlatılmasından sonra görülecek. Pandemi sonrasında tüketiciler sorumlu şirketleri ödüllendirecek, sorumluluk almayanları terk edecek. Yöneticilerin de “Topluma nasıl ve hangi konuda yararlı olabilirim?” diye düşünmesi ve bu doğrultuda liderlik etmesi elzem bir durum haline geldi. “Yeni Normal”de şirketlerin, büyümek ve para kazanmak dışında, topluma ve insana fayda konusunda çok daha fazla çaba sarf etmeleri gerekiyor.

- Yeni kuşak ne yazık ki şu anda bir kriz ortamıyla mücadele etmek durumunda. Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi, girişimcilik ekosistemini de etkiledi. 
- Her kriz içinde bir fırsatı da barındırır. Bu yüzden gençlere ilk söyleyebileceğim şey; harekete geçmek için beklemek zorunda olmadıkları... 
- İçinde bulunduğumuz durumu iyi analiz etmek, değişen insan davranışlarını, yeni alışkanlıkları iyi gözlemlemek gerekiyor.

- Pandemi sonrası bizi bambaşka bir dünya bekliyor. Hem daha dijital hem de müşteri taleplerinin değiştiği bir dünya... Bugün bu durumu iyi analiz edip doğru öngörüler de bulunanlar, yarının kazananları olacak.

NEVZAT AYDIN’IN EKİP RUHU
- Yemeksepeti, yaş ortalaması 24 olan oldukça genç ve dinamik bir ekibe sahip. Bugünkü başarıyı da onlara borçluyuz. Teknolojik gelişmeleri sürekli takip eden, dijitalleşen dünyanın bir parçası olan insanlar... Onlarla çalışmak, bizim gibi dijitalde doğmuş bir şirket için büyük avantaj. 
- Geleneksel şirket yapısında olduğu gibi, dikey hiyerarşinin olduğu, herkesin yöneticisinden iş beklediği bir sistem yok. Tüm ekipler kendi yaptığı işin sorumluluğunu almaya hazır, sürekli üreten, işine bir şeyler katmak için çalışan insanlardan oluşuyor. Onlarla kurduğumuz bir kurum kültürümüz var. 
- Her isteklerine ulaşabilecekleri çalışma ortamımız, esnek çalışma sistemimiz ile ekip ruhunun dayatmalarla değil, kendiliğinden oluşmasına izin verdik. 

NEVZAT AYDIN’IN ÖRNEK ALDIĞI İŞ İNSANLARI 
- Bill Gates ve Elon Musk’ın çalışmalarını takip ediyorum. Ortak özellikleri, inandıkları projeleri hayata geçirecekleri cesarete sahip olmaları. Birçok kişinin “Bu iş olmaz” dediği işlere, korkmadan girebilmeleri ve yapay sınırlara takılmamaları. Geleceğin trendlerini şekillendiren bu isimlerin hikâyesinde zaten bunu görebiliyoruz. 
- Bill Gates ve Elon Musk, her işi tutkuyla yapıyor. Ben, tutku ve inançla yapılmayan hiçbir işin başarıya ulaşacağına inanmıyorum. İşlerine, fikirlerine, projelerine bağlanmaları ve gerekli adımları cesaretle atabilmeleri gerçek başarıyı getiriyor.

NEVZAT AYDIN’IN EN KIYMETLİ BAŞARISIZLIĞI 
- Yemeksepeti ile aynı dönemde iki farklı coğrafyada iş modelimizin nasıl işleyeceğini görmek adına Moskova ve Dubai’de birtakım çalışmalar yaptık. Dubai’de çok iyi gitmesine rağmen Moskova’da arzu edilen başarıyı elde edemedik.
- Bu başarısızlıktan çok şey öğrendik. Faaliyet göstermek istediğimiz ülkelerde servis verme mantalitesini kavramak da bunların başında geliyor. Rusya bu anlamda biraz gerideydi.
- Rusya’da insanlar, Google yerine Yandex üzerinden arama yapıyor. Bu da farklı algoritmalar ile çalışan bir yapı nedeniyle bildiklerimizi uygulayamamamıza neden oldu.

NEVZAT AYDIN İLE “YEMEK” YEMEK
- Yemeksepeti’ni kurma fikrimin altında, elbette yemeğe düşkünlüğüm rol oynadı. 
- Yemeksepeti ile iki büyük tutkumu bir araya getirmiş oldum; teknoloji ve yemek. Her ikisinin birlikte var olabileceği böyle bir projeyi hayata geçirmek bu yüzden de çok önemliydi.
- Mutfakta çok başarılı olduğum söylenemez. Zaten iş tempom nedeniyle çok vakit de ayıramıyorum. Dede tarafım Trabzonlu. Hamsili pilav gibi iyi yaptığım birkaç yemek olsa da ben tüketme konusunda daha istekliyim (Tebessüm ediyor).

 


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz