Babam, ‘kendinize inanın’ der

Saran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran, Darüşşafaka’dan mezun olan, devlet bursuyla ABD’ye giden ve orada annesi Geraldine Saran ile tanışan babası Özbek Saran’ı anlatırken maziye ışık tuttu…
İş yaşamında fedakârlık, azim ve zaman yönetimi çok önemli. Eşinize, çocuğunuza, işinize, patronunuza, annenize ve babanıza daima vakit ayırabilmelisiniz. Annem (Geraldine Saran) müthiş mükemmel biri. 60’lı yıllarda üç lisan bilen, master yapan bir kadın. Sevgisi için Türkiye’ye geldi. Bize fark yaratma ve iyilik yapma konusunda telkinlerde bulundu. Bugün 7 okul 17 spor salonu yapmam annemdendir… 

ÇOK BAŞARILI BİR BÜROKRATTI
Babam (Özbek Saran) devlet memuruydu. Darüşşafaka’yı bitirip, ABD’de burslu okuyup sonra Türkiye’ye dönmüş, petrol ve kimya mühendisi olmuş. Çok başarılı bir bürokrat. Ama o da bize kendimize inanmamız için nasihat etti. Ben de kızıma aynı şeyleri söylüyorum. Bilgi ve tecrübe annen ve babadan aktarıldı ama sermaye kolay olmadı…

Kızım BENİMLE GURUR DUYSUN…
Ben kendi kızıma da sporu tavsiye ederken illa şampiyon olması için öğüt vermiyorum. Biri geri dönüp isminizi söylediği zaman “İyi adamdı, iyi işler yaptı” denmesi önemli. Kızım “Babam, adam gibi adamdı” dese bu her şeyden önemli benim için. Kızım babasıyla gurur duysun istiyorum. İş dışında öncelikle aileme vakit ayırmaya çalışırım. Kızım üniversiteye gidiyor. Aile seyahatleri ve aile yemekleri yaparız. Gelenekçiyim, yeniliklere açık olmaya da çalışıyorum. Gençleri dinlerim. Sosyal medyada da sadece Instagram’ı kullanıyorum. Instagram hesabımdan yüzlerce insan, “Sayenizde spora başladık” diyor. Teknolojiyle aram ise çok iyi değil. Makine mühendisiyim ama bozulan aletleri maalesef yapamıyorum. 

ANNE-BABAMDAN BÖYLE GÖRDÜM
Medeni ülkelerde toplumdan aldıklarınız, ne kadar topluma geri verdiğinizle ölçülüyor. Anne ve babamızdan böyle gördük. Kazandıkça topluma geri vermeye çalışıyorum. Spordan kazandığımız için tesisleri bu amaçla açıyoruz. İlla “Şampiyonlar yetişsin” diye bir iddiamız yok. Boş bir beyin, şeytanın oyun alanıdır. Çoğu spor salonumuzu Güney Doğu’da yaptık. Çocuklar sokaktan çıkıp gelsinler oynasınlar. Belki şampiyonlar çıkar çıkmaz ama onlara yapacak bir şey vermek lazım.