QNB Türkiye Kurumsal Bankacılık ve Proje Finansmanı Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Kulalar, “sürdürülebilirlik QNB için sözde değil” diyor. AK Portföy CEO’su Mehmet Ersarı, 2026’ya net stratejiyle girdiklerini söylüyor. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, “uzun vadeli değer yaratmaya odaklıyız” diyor. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, çevresel ve sosyal etkinin finansmanın ayrılmaz parçası olduğunu ifade ediyor. Dünya Katılım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Parlak ise iş birliği gündemini anlatıyor.
ALİ ÇİÇEKLİ I a.cicekli@businesslife.com.tr
STRATEJİK ÖNCELİKLER
Finansal hizmetler sektörü, küresel ölçekte hızlanan dönüşüm dinamikleriyle birlikte yapısal bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve uzun vadeli değer yaratma, bankacılık ve portföy yönetimi alanlarında stratejik öncelikler olarak öne çıkarken kurumlar bu alanları yalnızca uyum gereklilikleri kapsamında değil, rekabet avantajı ve dayanıklılık unsuru olarak ele alıyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, sürdürülebilir finansman ürünleri, teknoloji odaklı portföy yönetimi çözümleri ve finansal kapsayıcılığı artıran servis modeli bankacılığı uygulamaları; sektörün hem operasyonel dönüşümünü hem müşteri odaklı yeniden yapılanmasını destekliyor. Bu yaklaşım, finans kuruluşlarının kendi faaliyetlerinden kaynaklanan çevresel ve sosyal etkileri yönetirken, aynı zamanda reel sektörün ve yatırımcıların dönüşümüne eşlik eden stratejik paydaşlar haline gelmesini sağlıyor. Türkiye finans sektöründe son dönemde gözlemlenen bu çok boyutlu dönüşüm, kısa vadeli performans göstergelerinin ötesine geçen, ölçülebilir etki ve uzun vadeli değer yaratımını merkeze alan yeni bir büyüme modelinin şekillendiğine işaret ediyor.
EBRU ÖZŞUCA I İŞ BANKASI GENEL MÜDÜR YARDIMCISI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK LİDERİ
“ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ FİNANSMANIN AYRILMAZ PARÇASI”

“Bankamızın sürdürülebilirlik yaklaşımı uzun vadeli değer yaratma stratejisi ve iş yapış biçimimizin temel taşını oluşturuyor. Çevresel ve sosyal etki de finansmanın ayrılmaz bir parçası.”
Uluslararası piyasalardaki ilk mavi tahvil ihracını gerçekleştirdik. Toplam 50 milyon dolar tutarındaki ihracın vadesi 5 yıl olarak belirlendi. Bankamız tarafından Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan “Sudaki Yaşam” odağında gerçekleştirilen mavi tahvil ihracından sağlanan kaynak, bankamızın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi’nde yer alan “Karasal ve Suya Ait Biyoçeşitliliğin Korunması” ile “Sürdürülebilir Su, Atık Su Yönetimi ve İklim Değişikliğine Uyum” başlıklarındaki finansman ihtiyaçlarına yönlendirilecek.
YENİLİKÇİ ÜRÜN VE ÇÖZÜMLER
Sürdürülebilir finans alanında bir yeniliğe daha imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Bankanın sürdürülebilirlik yaklaşımı uzun vadeli değer yaratma stratejisi ve iş yapış biçiminin temel taşını oluşturuyor. Çevresel ve sosyal etki finansmanın ayrılmaz bir parçası. Bu yaklaşımla ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayacak yenilikçi ürün ve çözümler geliştirmeyi temel sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Günümüzde iklim değişikliğiyle mücadelede deniz ekosistemi özellikle öne çıkıyor. Biz de üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denizlerimizi korumaya yönelik çalışmalara uzun süredir destekte bulunuyoruz.
MAHMUT AKTEN I GARANTİ BBVA GENEL MÜDÜRÜ
“UZUN VADELİ DEĞER YARATMAYA ODAKLIYIZ”

“İklim kriziyle mücadeleden kapsayıcı büyümeye, altyapı yatırımlarından toplumsal kalkınmaya kadar geniş bir alanda müşterilerimizle birlikte uzun vadeli değer üreten çözümler geliştiriyoruz. Türkiye’nin ve bölgemizin sürdürülebilir dönüşümüne katkı sağlamaya, reel sektörü bu yolculukta güçlü ve yenilikçi finansman çözümleriyle desteklemeye devam edeceğiz.”
Garanti BBVA olarak Global Finance tarafından düzenlenen 2026 Sustainable Finance Awards kapsamında üç ayrı kategoride ödül kazanarak, sürdürülebilir finans alanındaki uzun vadeli yaklaşımımızı ve somut projelerimizi uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledik.
SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSMAN YAKLAŞIMI
Yenilenebilir enerji projelerinden yeşil dönüşüm yatırımlarına, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir konut, turizm ve tarım finansmanından kapsayıcı büyüme odaklı çözümlere kadar geniş bir yelpazede sunulan finansman, Garanti BBVA’nın sürdürülebilirliği uzun vadeli bir değer sistemi olarak ele alan yaklaşımının temelini oluşturuyor. Garanti BBVA’da sürdürülebilirliği bir ürün ya da dönemsel bir gündem olarak değil iş yapış biçimimizin temel bir unsuru olarak ele alıyoruz. İklim kriziyle mücadeleden kapsayıcı büyümeye, altyapı yatırımlarından toplumsal kalkınmaya kadar geniş bir alanda müşterilerimizle uzun vadeli değer üreten çözümler geliştiriyoruz.
EN BÜYÜK PROJELERDEN BİRİ
Global Finance gibi uluslararası itibarı yüksek bir kurum tarafından üç ayrı kategoride ödüle layık görülmek, bu yaklaşımımızın somut olarak karşılık bulduğunu ve doğru yönde ilerlediğimizi göstermesi açısından bizim için son derece kıymetli. Türkiye’nin ve bölgemizin sürdürülebilir dönüşümüne katkı sağlamaya, reel sektörü bu yolculukta güçlü ve yenilikçi finansman çözümleriyle desteklemeye devam edeceğiz.
ZEYNEP KULALAR I QNB TÜRKİYE KURUMSAL BANKACILIK VE PROJE FİNANSMANI GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK QNB İÇİN SÖZDE DEĞİL”

“QNB Türkiye genel müdürlük binamızın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini, bankamızın toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık yüzde 13’ünü temiz enerjiyle karşılamayı hedefliyoruz. Bu rakamlar, sürdürülebilirliği yalnızca söylem olarak değil net sıfır olma yolculuğumuzda finansman stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele aldığımızın açık bir göstergesi.”
Sürdürülebilirlik stratejimiz ve net sıfır hedeflerimiz doğrultusunda Yozgat’ta hayata geçirdiğimiz Arazi Güneş Enerjisi Santrali (Arazi GES) yatırımıyla yenilenebilir kaynaklardan elektrik kullanımını artırmaya yönelik önemli bir adım attık. Projeyle QNB Türkiye genel müdürlük binasının enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini, bankanın toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık yüzde13’ünü temiz enerjiyle karşılamak mümkün olacak. Düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecimize de somut katkı sunuyor.
DÖNÜŞÜM ALANI
Arazi GES yatırımı, iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca finansal ürünler ve müşteri çözümleriyle sınırlı görmeyen yaklaşımımızın bir yansıması. Kendi faaliyetlerimizden kaynaklanan çevresel etkileri azaltmayı, enerji verimliliğini artırmayı ve uzun vadeli iklim risklerine karşı dayanıklılığı güçlendirmeyi bütüncül bir dönüşüm alanı olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda Yozgat’ta bulunan ve 2024 yılından bu yana faal olan 5 MW kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali, QNB Türkiye olarak Alkataş İnşaat’tan satın alarak bankanın operasyonel enerji dönüşümünün önemli bir yapı taşı haline getirdik. Projenin devreye alınmasıyla birlikte QNB Türkiye genel müdürlük binasının enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini, bankanın toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık yüzde 13’ünü temiz enerjiyle karşılamayı hedefliyoruz. Bu 5 MW kurulu güce sahip Arazi GES’in, yıllık yaklaşık 5.000 ton karbon salımını engelleyecek ve yıllık yaklaşık 24 milyon TL tasarruf yaratması hedefleniyor.
STRATEJİ
Elde edilen bu kazanım, bankanın net sıfır yol haritası kapsamında belirlediği ara hedeflerle uyumlu bir ilerleme alanı yaratıyor. Bu rakamlar, sürdürülebilirliği yalnızca söylem olarak değil net sıfır olma yolculuğumuzda finansman stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele aldığımızın açık bir göstergesi. QNB Türkiye olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir uyum başlığı olarak değil karar alma süreçlerine yön veren, uzun vadeli değer yaratımını merkeze alan stratejik bir perspektif olarak ele alıyoruz.
İKLİM ODAKLI DÖNÜŞÜM
Arazi GES yatırımı da bu yaklaşımımız çerçevesinde, operasyonel faaliyetlerde ölçülebilir etki yaratmayı ve iklim odaklı dönüşümü kurumsal düzeyde hızlandırmayı amaçlayan uygulamalar arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde de enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve emisyon azaltımı odağındaki çalışmalarımızı şeffaf raporlama ve ölçülebilir hedeflerle desteklemeyi; finans sektöründe sürdürülebilir dönüşümün hızlanmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz.
AHMET PARLAK I DÜNYA KATILIM BANKASI GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“KARACA MAĞAZALARINDAN FİNANSMAN HİZMETİ VERECEĞİZ”

“Karaca Finans üzerinden sunacağımız hizmet sayesinde, bankamız geniş kitlelere ulaşma ve finansal kapsayıcılığı artırarak katılım bankacılığı ekosistemine ciddi bir katkı sunma imkanı yakalıyor. Servis bankacılığı iş modelimiz, yenilikçi ürün gamımızın önemli bir parçasını oluşturmakta. İş birliğimiz sayesinde, Karaca’ya ait dijital kanallara ek olarak tüm Türkiye genelindeki mağazalar aracılığıyla finansal hizmetlerimize erişim sağlanacak.”
Dünya Kalkınma Bankası olarak Karaca Finans ile iş birliğine gittik. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) onayıyla hayata geçirilen stratejik ortaklık, katılım bankacılığı prensiplerini modern perakende ekosistemiyle birleştirerek servis modeli bankacılığı alanında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bu iş birliğiyle Karaca’nın milyonlarca müşteriye ulaşan dijital ve fiziksel ekosistemi, Dünya Katılım Bankası’nın güçlü teknoloji altyapısıyla bütünleşiyor. Servis modeli bankacılığı düzenlemeleri çerçevesinde Karaca Finans, “arayüz sağlayıcı” olarak konumlanırken; tüm bankacılık ürün ve hizmetleri Dünya Katılım Bankası’nın lisanslı ve güvenli altyapısı üzerinden kullanıcılara sunulacak.
HİBRİT MODEL
İş birliği kapsamında finansal hizmetlerin, müşterilerin günlük yaşamlarının doğal bir parçası haline getirilmesi hedefleniyor. Karaca müşterileri; Karaca Finans uygulaması üzerinden Dünya Katılım Bankası’nın sunduğu bankacılık hizmetlerine tamamen dijital kanallar aracılığıyla erişebilecek. Ev ve yaşam alışverişlerini gerçekleştirirken aynı platform üzerinden finansal çözümlerden de yararlanabilecek. Müşteriler dijital kanalların yanı sıra Karaca’nın tüm Türkiye genelindeki yaygın mağaza ağı sayesinde finansal hizmetlere daha kolay erişerek, fiziksel ve dijital deneyimin bir arada sunulduğu bütünleşik bir yapıdan faydalanabilecek.
“FİNANSAL KAPSAYICILIK ARTACAK”
Karaca Finans üzerinden sunacağımız hizmet sayesinde, bankamız geniş kitlelere ulaşma ve finansal kapsayıcılığı artırarak katılım bankacılığı ekosistemine ciddi bir katkı sunma imkanı yakalıyor. Servis bankacılığı iş modelimiz, yenilikçi ürün gamımızın önemli bir parçasını oluşturmakta. İş birliğimiz sayesinde, Karaca’ya ait dijital kanallara ek olarak tüm Türkiye genelindeki mağazalar aracılığıyla finansal hizmetlerimize erişim sağlanacak. Bu yönüyle bankamızın dijital ve fiziki bankacılığı birleştiren ‘fijital’ büyüme stratejisi ile çok uyumlu bir uygulamaya imza atmış oluyoruz. İkinci faaliyet yılını henüz tamamlamış yeni bir banka olarak bu alanda da iddialı bir giriş yapmanın ve öncü olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Dünya Katılım Bankası ve Karaca arasındaki stratejik iş birliği, yalnızca iki kurum arasında gerçekleştirilen bir ticari ortaklık olmanın ötesinde, katılım finans çözümlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Güçlü mağaza ağı ve kullanıcı dostu dijital arayüzlerle desteklenen bu yeni nesil model, Türkiye’de finansal kapsayıcılığın artırılması hedefinde önemli bir yapı taşı olmayı vaat ediyor.
MEHMET ERSARI I AK PORTFÖY CEO’SU
“2026’YA NET STRATEJİYLE GİRDİK”

“2026’da yatırımcılarımızın tasarruflarına ve yaşamlarına değer katacak stratejik hedeflerle ilerliyoruz. 2025’te sürdürdüğümüz liderliğin ardından, 2026 yılına güçlü bir vizyon ve net bir stratejiyle giriyoruz.”
Şirketimizin kuruluşunun 25. yılında yönettiğimiz varlık büyüklüğüyle özel sektörde 1 trilyon TL eşiğini aşan ilk kurum olduk. 2025 yılını da özel sektör liderliğiyle tamamlayarak yeni yıla 1,5 trilyon TL’ye ulaşan varlık büyüklüğü ile adım atıyoruz. Ak Portföy’ün stratejik vizyonu, teknolojiyle insan uzmanlığının buluştuğu, yenilikçi ürün ve hizmetlerle zenginleşen ve sürdürülebilir bir anlayışla şekillenen bir büyüme hikayesini ifade ediyor. Bu vizyon, bizi 25 yıllık başarımızdan 2050 ufkuna taşıyacak yol haritamız. Bu güçlü temel üzerinde yeniyi inşa etmeyi sürdürüyor ve bu doğrultuda her gün daha yüksek bir katma değer yaratma hedefiyle yeni bir 25 yılın vizyonunu bugünden ortaya koyuyoruz.
DÜNYADA İLK 400’DE
Bu dönemde yatırımcılarımızın güveni ile hizmetlerimizin başarısını uluslararası çapta teyit etmeyi sürdürdük. 2025 yılı itibarıyla dünyanın en büyük portföy yönetim şirketleri arasında 400. sıraya yükseldik. Aynı zamanda World Finance tarafından üst üste yedinci kez Türkiye’nin En İyi Yatırım Yönetimi Şirketi seçildik.Küresel piyasalarda dönüşümün hızlandığı, teknolojinin finansın her alanına nüfuz ettiği bir dönemdeyiz. Biz de her zaman Ak Portföy olarak sektörümüzde bu dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz.
YATIRIMCI MERKEZDE
Başarımızın temelinde, geleceğin yatırım dünyasını şekillendirecek alanlarda attığımız stratejik adımlar yer alıyor. Ak Portföy olarak biz her zaman yatırımcılarımızı merkeze alan, değişen dünyanın ihtiyaçlarını öngörebilen ve buna hızla uyum sağlayan bir stratejiyle ilerliyoruz. Küresel ve sektörel dönüşümleri yakından izlerken tasarruf sahiplerini dikkatle dinliyor, edindiğimiz içgörüleri yenilikçi ürün ve hizmetlere dönüştürüyoruz. Büyüme formülümüzün odağında, ana stratejik önceliklerimizi ve yol haritamızın temel taşlarını oluşturan dijital dönüşüm, inovasyon ve sürdürülebilirlik başlıkları yer alıyor. Bu süreçte temel hedefimiz her zaman dünyadaki en ileri yatırım uygulamalarını, en iyi teknoloji çözümleriyle birleştirerek, portföy yönetimi hizmetini geniş kitlelere ulaştırmak ve çıtayı en yukarıya taşımak. Bu doğrultuda, 2026 stratejimizi ve temel hedeflerimizi şu şekilde belirledik: Teknoloji altyapısının güçlendirilmesi, sürdürülebilirlik yatırımlarının derinleştirilmesi, alternatif ürün evreninin genişletilmesi, müşteri deneyiminin yeniden tasarlanması ve yapay zeka destekli çözümlerin yaygınlaştırılması.
“DEĞİŞİMİ YÖNETİYORUZ”
Son beş yılda yatırım fonlarımızın toplam yatırımcı sayısı 5,5 kat artarak 1,2 milyon seviyesine ulaştı. Bu büyüme, yatırımcı beklentilerini doğru analiz eden, zamanın ruhunu yakalayan ve buna uygun ürünler geliştiren bir stratejinin sonucudur. Geliştirdiğimiz dijital çözümler, doğru iletişim ve tematik ürün yelpazemizle yatırımcılarımızı merkeze alan bir portföy yönetimi anlayışı sunduk. Bu rakamlar, sermaye piyasalarına duyulan güvenin geldiği noktayı da gözler önüne seriyor.
GENİŞ YATIRIM EVRENİ
Bireysel tasarruf sahiplerinden kurumsal yatırımcılara kadar uzanan bu geniş ekosistem, artık tasarruflarını vadeli hesaplardan ya da geleneksel araçlardan çok daha fazlasıyla değerlendirmek istiyor. Yatırımcıların değişen beklentileri ve ihtiyaçlarına yönelik ürünlerle en geniş yatırım evrenine sahibiz. Ak Portföy’ün başarısının temelinde, yenilikçi ürün anlayışı ve yatırımcılara geniş bir yatırım evreni sunma kabiliyeti yer alıyor. Bugün portföyümüzde yer alan 200’ün üzerinde fonla Türkiye’nin en kapsamlı ürün çeşitliliğine sahibiz.