Finansın Global Risk Yönetimi

CFO’lar, küresel riskleri doğru okuyup oluslararası kaynakları etkin kullanarak şirketlerin dayanıklılığını ve büyüme kapasitesini yeniden tanımlıyor. Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı, “güçlü yönetim farklı bakış açılarıyla kurulur” derken Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, “adımlarımızı güçlü ve şeffafça ortaya koyduk” diye konuşuyor. Ford Otosan CFO’su Gül Ertuğ, “müşterilerimize daha esnek finansman çözümleri sunacağız” diye belirtirken Garanti BBVA Yatırım Genel Müdürü Hülya Türkmen, “yatırım kararlarını veriye dayalı şekillendiriyoruz” diyor. Polisan Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yazıcı, stratejik önceliklerine odaklandıklarını söylüyor. TAB Gıda Finans, Mali İşler, Franchise ve Yatırımcı İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Özgür Çetinkaya, “kârlı büyüme hedeflerimizi yakaladık” diyor. Turkcell Grup CFO’su Kamil Kalyon, vizyonu güçlü finansal temellerle desteklediklerini belirtiyor. Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih ise “stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz” diyor.

ALİ ÇİÇEKLİ I a.cicekli@businesslife.com.tr

GÜÇLÜ BİLANÇO, DİSİPLİNLİ NAKİT YÖNETİMİ VE ESNEK FİNANSAL YAPI

Küresel ekonomide artan belirsizlikler, finans fonksiyonunun önceliklerini köklü biçimde dönüştürüyor. Artık CFO ajandasının merkezinde çok katmanlı risk yönetimi yer alıyor. Bu riskler yalnızca kur ve faiz dalgalanmalarıyla sınırlı değil. Jeopolitik gelişmeler, tedarik zinciri kırılmaları, regülasyon değişimleri ve iklim kaynaklı belirsizlikler finansal karar alma süreçlerini doğrudan etkiliyor. Bu yeni denklemde CFO’ların rolü, riskten kaçınmak değil riski doğru analiz eden, yöneten ve stratejik avantaja dönüştüren bir yapı kurmak. Güçlü bilanço, disiplinli nakit yönetimi ve esnek finansal yapı bu yaklaşımın temelini oluştururken, özellikle yurt dışından sağlanan finansman kritik bir kaldıraç haline geliyor. Uluslararası kredi anlaşmaları, sendikasyonlar ve alternatif finansman kaynakları, şirketlerin hem likidite gücünü artırıyor hem uzun vadeli büyüme stratejilerine alan açıyor. Küresel piyasalardan uygun maliyet ve uzun vadeyle kaynak sağlayabilmek ise CFO’ların en önemli rekabet alanlarından biri haline geliyor. Yeni dönemde fark yaratan şirketler; küresel riskleri doğru okuyabilen, finansman kaynaklarını çeşitlendirebilen ve bu iki alanı entegre şekilde yönetenler olacak. CFO’lar da bu dönüşümün merkezinde yer almaya devam edecek.

 

SUZAN SABANCI I AKBANK YÖNETİM KURULU BAŞKANI

“GÜÇLÜ YÖNETİM FARKLI BAKIŞ AÇILARIYLA KURULUR”

“Yeni Yönetim Kurulu atamalarımızla birlikte hem nitelikli liderleri bankamıza katmaktan hem kadın Yönetim Kurulu oranında küresel standartların ötesinde konumlanmaktan çok mutluyuz.”

Akbank için güçlü yönetim, farklı bakış açılarıyla kurulur. Bu nedenle, kadınların yönetimde eşit ve güçlü şekilde temsil edildiği bir liderlik anlayışını benimsiyoruz. Akbank, yönetim kurulunda kadın temsilinde Türkiye’nin öncü bankası oldu.

“ENDEKSİN ÜZERİNE ÇIKTIK”

Akbank, yönetim kuruluna katılan 3 yeni kadın üyeyle birlikte toplamda 4 kadın üyeye ulaşarak BIST 30 ve Bankacılık Endeksi ortalamalarının üzerine çıktı. 2027 yıl sonuna kadar yönetim kurulunda kadın üye oranımızı en az yüzde 30 seviyesine taşıma yönündeki hedefimizi erken dönemde yerine getirmenin ötesinde yüzde 40 oranına ulaşarak taahhüdümüzü de aşmış olduk. Kurumsal yönetim anlayışımızı çeşitlilik, kapsayıcılık ve liyakat temelinde güçlendirdik. Bu adımla Türkiye’de öncü olduğumuz gibi küresel ölçekte de kadın temsili konusunda en ileri uygulamalara sahip finans kurumları arasında yer alma kararlılığını bir kez daha ortaya koyduk. Akbank Yönetim Kurulu’na katılan yeni kadın üyeler Serra Akçaoğlu, Tülin Erdem ve Zeynep Uras oldu.

KADIN LİDERLİĞİ

Akbank için güçlü yönetim, farklı bakış açılarıyla kurulur. Bu nedenle, kadınların yönetimde eşit ve güçlü şekilde temsil edildiği bir liderlik anlayışını benimsiyoruz. Yönetim Kurulumuza katılan üç yeni kadın üyemizle vites artırıyor, bankamızın karar alma kapasitesini bir üst seviyeye taşıyoruz. Yeni yönetim kurulu atamalarımızla hem nitelikli liderleri bankamıza katmaktan hem kadın yönetim kurulu oranında küresel standartların ötesinde konumlanmaktan çok mutluyuz. Yönetim kurulumuza güç katan yeni üyelerimizi kutluyor, birlikte çalışmayı heyecanla bekliyoruz.

 

PHILIPP ULBRICH I ENERJİSA ENERJİ CFO’SU

“ADIMLARIMIZI GÜÇLÜ VE ŞEFFAFÇA ORTAYA KOYDUK”

“Entegre raporlama yaklaşımımız sayesinde, temiz ve güvenli enerjiye erişim konusunda daha iyi bir gelecek için attığımız adımları güçlü ve şeffaf bir şekilde ortaya koyabiliyoruz.”

Müşteri çözümleri ve e-mobilite alanlarındaki faaliyetlerimizle Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesine ve enerji dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende şirketi Enerjisa Enerji olarak ilk Entegre Faaliyet Raporumuzu yayımladık. Şeffaflık ve hesap verebilirlik yaklaşımını bir üst seviyeye taşıdık. Entegre Faaliyet Raporu ile strateji, risk yönetimi ve sürdürülebilirlik hedeflerimizi finansal performansımızla birlikte ele aldık. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) uyumlu Sürdürülebilirlik Raporumuzu da eş zamanlı olarak yayımladık.

YENİ YAKLAŞIM

Bugüne kadar finansal ve operasyonel performansımızı faaliyet raporu ile sürdürülebilirlik alanındaki öncelik ve hedeflerimiziyse ayrı bir sürdürülebilirlik raporuyla kamuoyuyla paylaşıyorduk. Bu yıl ise raporlama yaklaşımında önemli bir adım atarak söz konusu iki raporu tek bir çatı altında birleştirdik ve ilk Entegre Faaliyet Raporumuzu yayımladık. Uzun vadeli değer yaratım yaklaşımımızı da daha bağlantılı ve şeffaf bir çerçevede paylaşıyoruz.

TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile de iklim ve sürdürülebilirlik ile ilgili risk ve fırsatları, stratejik yönetim ve risk yönetimi süreçlerine entegre ettiğimizi ortaya koyarak, konuyu finansal önemlilik ilkesi ile ele alıyoruz. Sınırlı güvence denetiminden geçen TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede sunuyor. Daha İyi Bir Gelecek’ için attığımız adımları güçlü ve şeffaf bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz.

 

ÖZGÜR ÇETİNKAYA I TAB GIDA FİNANS, MALİ İŞLER, FRANCHISE VE YATIRIMCI İLİŞKİLERİNDEN SORUMLU GENEL MÜDÜR

“KÂRLI BÜYÜME HEDEFLERİMİZİ YAKALADIK”

“2025 yılı önemli bir dönüm noktası oldu. 2025 yılını belirlediğimiz hedeflerin de ötesine geçerek tamamladık. Reel bazda yüzde 14 hasılat büyümesi kaydederken, FAVÖK'ümüzü reel olarak yüzde 7 artırarak 9,7 milyar TL'ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleştirerek kârlı büyüme hedeflerimizi yakaladık.”

TAB Gıda olarak 2025’te de güçlü büyüme sergiledik. Sistem geneli satışlar yüzde 52 artışla 62,5 milyar TL'ye ulaşırken restoran sayımız 2.000'i aştı. Türkiye'nin lider hızlı servis restoran zinciri işletmecisi TAB Gıda olarak 2025 yılını finansal ve operasyonel açıdan güçlü bir performansla kapattık. Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby's, Usta Dönerci, Usta Pideci ve Subway markalarının faaliyetlerini sürdürüyoruz. Sistem genelindeki satışları hem kendi işletmelerimiz hem franchise restoranları dahil olmak üzere yüzde 52 artışla 62,5 milyar TL'ye yükselttik.

BAŞARILI YIL

2025 yılı önemli bir dönüm noktası oldu. 2025 yılını belirlediğimiz hedeflerin de ötesine geçerek tamamladık. Reel bazda yüzde 14 hasılat büyümesi kaydederken, FAVÖK'ümüzü reel olarak yüzde 7 artırarak 9,7 milyar TL'ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleştirerek kârlı büyüme hedeflerimizi yakaladık. Güçlü operasyonel performansın bir göstergesi olarak yüzde 20,4 FAVÖK marjı gerçekleştirirken pazar liderliğini de koruyarak operasyonel verimlilik ve mali disiplindeki başarımızı bir kez daha ortaya koyduk. Toplam varlıklarımızı reel olarak yüzde 15 artırdık ve öz kaynaklarımızda yüzde 7 büyüme sağladık. Finansal yönetim yaklaşımımızı 2025 yılında da verimlilik ve sürdürülebilir büyüme eksenlerinde ele aldık. Gelir yapısını destekleyen operasyonel iyileştirmeler, etkin maliyet yönetimi, yatırım disiplinine dayalı karar alma süreçlerimiz ve güçlü franchise yapımızın katkısı, kârlılığımızı destekledi.

 

ESRA YAZICI I POLİSAN HOLDİNG İCRADAN SORUMLU YÖNETİM KURULU ÜYESİ

“STRATEJİK ÖNCELİKLERİMİZE ODAKLANDIK”

“2025 yılı, küresel ve yerel ölçekte zorlu makroekonomik koşulların etkisini sürdürdüğü bir dönem oldu. Bu süreçte Polisan Holding olarak operasyonel verimliliğimizi korumaya, mali disiplinimizi güçlendirmeye ve stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföyümüzü daha odaklı bir yapıya dönüştürmeye yönelik önemli adımlar attık. Yıl içinde gerçekleştirdiğimiz yeniden yapılanma kararlarının, önümüzdeki dönemde daha sade ve güçlü bir bilanço yapısı ile sürdürülebilir büyüme için sağlam bir zemin oluşturacağına inanıyoruz.”

Polisan Holding olarak 2025 yılı finansal sonuçlarımızı açıkladık. 2025 yılında 6,4 milyar TL konsolide gelir ve 1,1 milyon TL faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) elde ettik. Küresel ve yerel ekonomik koşullardaki zorluklara rağmen operasyonel verimliliği ve bilanço disiplinini korumaya odaklanırken, 2025 yılında stratejik önceliklerimiz doğrultusunda önemli yeniden yapılanma adımlarını hayata geçirdik. Bu kapsamda boya grubu iştiraklerinin kısmi bölünme yoluyla ayrıştırılması tamamlandı, operasyonel performansı uzun süredir baskı altında olan Polisan Hellas’ta faaliyetler durdurularak pay satış süreci başlatıldı ve söz konusu süreç Ocak 2026 itibarıyla tamamlandı.

PORTFÖY YAPISI

Portföy yapısında gerçekleştirilen düzenlemelerin orta vadede finansal performansın daha sağlıklı bir zemine oturmasına katkı sağlaması hedefleniyor. 2025 yılı finansal sonuçları üzerinde Polisan Hellas kredilerinin Holding’e taşınmasına bağlı kur farkı giderleri, yatırım amaçlı gayrimenkullerde kaydedilen değer düşüklüğü ve VUK kapsamında enflasyon muhasebesinin yılın son çeyreğinde sona ermesine bağlı olarak kaydedilen ertelenmiş vergi giderleri etkili oldu.

 

ABDİ SERDAR ÜSTÜNSALİH I VAKIFBANK GENEL MÜDÜRÜ

“STRATEJİMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ”

“Dünya Bankası ile 2010 yılında başlayan ve yıllar içinde farklı projelerle genişleyen iş birliğimiz bugün itibarıyla bankamızı, Dünya Bankası’nın Türkiye’deki en büyük finansal kuruluş iş ortağı konumuna taşıdı. Orta ve uzun vadede, çok uluslu kalkınma bankaları ve uluslararası finans kuruluşlarıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayan projelerde en büyük ve en etkin iş ortaklarından biri olma stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.”

VakıfBank olarak 1,5 milyar Euro tutarında yeni yurt dışı kaynak sağladık. Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından Aralık 2025’te onaylanan “Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi” kapsamında, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın (IBRD) kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla kredi sözleşmesine imza attık. Santander, BNP Paribas, Standard Chartered ve ING‘nin katılımlarıyla gerçekleştirilen 10 yıl vadeli kredi, Türk bankacılık sektöründe uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemi oldu. İş birliği kapsamında Türkiye genelinde mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, özellikle kadınlar ve genç girişimcilerin finansmana erişiminin ve istihdamlarının artırılmasını ve depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanmanın desteklenmesini amaçlıyor.

EN YÜKSEK TUTARLI FONLAMA

Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan “Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi” kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı karşı-garantisi ile IBRD kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla imzaladığımız 1,5 milyar Euro tutarındaki 10 yıl vadeli bu anlaşmayı, Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak kazandıran stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz.

 

KAMİL KALYON I TURKCELL GRUP CFO’SU

“VİZYONU GÜÇLÜ FİNANSAL TEMELLERLE DESTEKLİYORUZ”

“Turkcell olarak geleceğin teknolojilerini inşa ederken, finans birimi olarak biz de bu vizyonu güçlü finansal temellerle destekleyen bir köprü görevi üstleniyoruz. Dijital dönüşüm ve ileri teknoloji yatırımlarının yarının dünyasını şekillendirebilmesi ancak sağlam bir bilanço yapısı ve çeşitlendirilmiş finansman kaynaklarıyla mümkün olabilir. Bu doğrultuda attığımız adımlar hem bugünün hedeflerini hem geleceğin potansiyelini sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmeyi amaçlıyor.”

Turkcell olarak 5G ve yeni nesil iletişim teknolojileri yatırımlarında kullanılmak üzere 14 bankanın katılımıyla, piyasa standartlarının ötesinde bir vade ve maliyet yapısıyla 1 milyar dolarlık Murabaha sendikasyon kredisine imza attık. Orta Doğu'da artan jeopolitik risklerin tedarik zincirini baskıladığı ve Körfez bölgesinde finansmana erişimin zorlaştığı bir süreçte gerçekleştirilen bu işlem, bir Türk şirketi tarafından yapılan bugüne kadarki en büyük kurumsal Murabaha sendikasyonu olarak kayıtlara geçti. Anlaşma, Turkcell’in uluslararası finans piyasalarındaki güçlü kredi profilini ve stratejik borçlanma kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu.

STRATEJİK ADIM

Türkiye, 1 Nisan itibarıyla 5G’ye geçiş için geri sayıma başlarken, Turkcell dijital geleceği destekleyecek stratejik bir finansman adımı daha attı. Başta Körfez merkezli olmak üzere üst düzey uluslararası bankaların yoğun ilgisiyle sonuçlanan 1 milyar dolarlık Murabaha sendikasyon kredisi, şirketin 5G ve yeni nesil teknoloji yatırımlarına güçlü bir kaynak sağlayacak. Başlangıçta 500 milyon ABD doları olarak planlanan işlem, uluslararası piyasalardan hedeflenenin 2,4 katı fazla talep gördü ve bu güçlü yatırımcı ilgisi üzerine kredi tutarı 1 milyar dolara yükseltildi.

 

HÜLYA TÜRKMEN I GARANTİ BBVA YATIRIM GENEL MÜDÜRÜ

“YATIRIM KARARLARINI VERİYE DAYALI ŞEKİLLENDİRİYORUZ”

“Garanti BBVA Yatırım olarak Strateji Raporumuzu, uzun yıllardır yatırımcılarımıza değişen küresel ve yerel dinamikleri bütüncül bir bakış açısıyla sunmak amacıyla her yıl başında hazırlıyoruz. Makroekonomik görünümden sektör analizlerine, küresel temalardan Türkiye’ye özgü fırsat alanlarına kadar geniş bir perspektifte çalışıyor; güçlü araştırma altyapımız sayesinde müşterilerimizin yatırım kararlarını veriye dayalı ve disiplinli bir zeminde şekillendirmelerine katkı sağlıyoruz.”

Garanti BBVA Yatırım olarak hazırladığımız 2026 Finansal Piyasalar ve Strateji Raporu’na göre küresel piyasalarda geniş tabanlı ralliler yerini tematik ve bilanço gücü yüksek şirketlerin ayrıştığı bir döneme bırakıyor. Türkiye tarafında ise dezenflasyon süreci ve reel faiz avantajı TL varlıkları destekliyor. Şartlar değişiyor, küresel tarafta seçicilik, Türkiye’de TL varlıkların potansiyeli öne çıkacak.

YENİ RAPOR

2026 yılına ilişkin strateji raporumuzu yayımladık. Küresel ekonomide değişen dengeler, yapay zeka temalı yatırımların sorgulanma süreci, merkez bankalarının politika yönelimleri ve Türkiye’de devam eden dezenflasyon süreci, hazırladığımız raporun temel konularını oluşturuyor. Uluslararası Piyasalar, Türkiye ekonomisi, TL varlıklar ve BIST stratejisi konuları, 4 ana başlık şeklinde raporda yer alıyor. Garanti BBVA Yatırım olarak Strateji Raporumuzu, uzun yıllardır yatırımcılarımıza değişen küresel ve yerel dinamikleri bütüncül bir bakış açısıyla sunmak amacıyla her yıl başında hazırlıyoruz. Makroekonomik görünümden sektör analizlerine, küresel temalardan Türkiye’ye özgü fırsat alanlarına kadar geniş bir perspektifte çalışıyor; güçlü araştırma altyapımız sayesinde müşterilerimizin yatırım kararlarını veriye dayalı ve disiplinli bir zeminde şekillendirmelerine katkı sağlıyoruz.

 

GÜL ERTUĞ I FORD OTOSAN CFO’SU

“MÜŞTERİLERİMİZE DAHA ESNEK FİNANSMAN ÇÖZÜMLERİ SUNACAĞIZ”

“Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılması, satış finansmanı alanındaki güçlü iş birliğimizi daha entegre bir yapıya taşıyor. Bu yatırım sayesinde otomotiv değer zincirinde daha fazla katma değer yaratmayı ve müşterilerimize daha esnek finansman çözümleri sunmayı hedefliyoruz.”

Ford Otosan olarak küresel otomotiv sektörünün geleneksel üretim anlayışından; finansman ve sigorta hizmetlerini kapsayan entegre mobilite ekosistemlerine doğru evrildiği dönemde stratejik bir adım daha attık. Ford Otosan, Ford ve Ford Trucks markalarının en büyük perakende finansman iş ortağı olan Koç Finansman A.Ş.’nin (Koçfinans) paylarının yüzde 100’ünü devralmak üzere hisse alım sözleşmesi imzaladık.

STRATEJİK YATIRIM

Bu stratejik yatırımla finansman yetkinliğini kendi organizasyonumuz içinde konumlandırarak araç satışından satış sonrası hizmetlere, ikinci el ticaretinden sigorta çözümlerine kadar uzanan otomotiv değer zincirini daha da güçlendirmeyi ve daha entegre bir mobilite ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Ford Otosan, Koçfinans’ın Koç Holding (%50), Arçelik (%47) ve diğer Koç Topluluğu şirketlerine (%3) ait hisselerini, kapanış düzeltmelerine bağlı olarak yaklaşık 137 milyon ABD doları bedelle devralacak.

ENTEGRASYON GÜÇLENİYOR

Koçfinans uzun yıllardır Türkiye’de Ford Otosan’ın perakende finansman partneri olarak faaliyet gösteriyor ve finansman çözümleriyle araç satışlarını destekleyen önemli bir rol üstleniyor. Finansman sektöründeki öncü konumu, güçlü teknolojik altyapısı, 50 milyar TL’yi aşan bilanço büyüklüğüyle Koçfinans artık Ford Otosan bünyesine katılıyor. Şirketin müşteri odaklı yaklaşımı ile dijital ve veri odaklı yetkinliklerinin Ford Otosan ekosistemine entegre edilerek müşteri deneyiminin daha da ileri taşınması hedefleniyor. Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılmasıyla müşterilerin ihtiyaçlarına daha esnek finansman çözümleri sunulacak; araç satın alma süreçleri daha entegre bir yapıya kavuşacak ve mobilite hizmetlerine daha kolay erişim sağlanacak.

BUSINESS LIFE