İş dünyasında sürdürülebilir başarının temelinde yalnızca strateji ve performans yer almıyor; güçlü bir kurum kültürü de belirleyici rol oynuyor. Liderlerin değerleri, bakış açıları ve öncelikleri doğrultusunda şekillenen bu kültür, organizasyonların hem iç dinamiklerini hem toplumsal etkisini doğrudan belirliyor. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren öncü iş insanları, değerleri merkeze alan liderlik anlayışlarıyla sürdürülebilir başarıya giden yolu yeniden tanımlıyor. Kurumlarını yalnızca büyütmekle kalmıyor; aynı zamanda kapsayıcı, değer odaklı ve sürdürülebilir kültürler inşa ederek iş dünyasına yön veriyorlar.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık, Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emine Sabancı Kamışlı, Opet Kurucu Ortağı Ve Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk ve TAB Gıda Kurucusu Ve Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu’nun hem kurumlarındaki hem toplumdaki kültür inşasını inceledik.
DR. BAHADIR KALEAĞASI I b.kaleagasi@businesslife.com.tr
GEÇMİŞİN BAŞARILARI, GELECEĞİN TUZAĞINA DÖNÜŞEBİLİR!
Liderlik üzerine çok şey biliyoruz. Belki de fazla. Onlarca yıl birikmiş deneyim, okunan kitaplar, alınan eğitimler, kazanılan unvanlar... Zihinsel haritalarda çok sayıda liderlik istikameti tabelası var. Asıl mesele ise şu olabilir: Harita hala doğru ölçekte ve coğrafyada mı?
Yapay zeka çağı liderlik anlayışımızı temelden sorguluyor. Bazen bildiklerimizi unutmamız gerektiğini duyabiliyoruz. İhtiyatla yaklaşmak faydalı olur. Sorun unutmak değil takılmamak. Geçmişin başarıları, geleceğin tuzağına dönüşebilir. Bir liderin körlüğü, işe yarayan her yönetimin faydalı olmaya devam edeceğini sanmak.
EYLEM SİNERJİSİ ÇOK ÖNEMLİ
Kültür inşası tam da bu noktada başlıyor: Liderin kendi varsayımlarıyla yüzleşmesiyle. Sorgulamak, yenilemek ve en önemlisi merak etmeyi sürdürmek. Yapay zeka araçları bilgi verebilir, verimlilik artırır, tahmin edebilir. Merak, anlam ve iş kültürü ise organik zekaların alanı halen. Bu zamanlarda, yarının liderlik kültürünün özünde merak, cesaret ve eylem sinerjisi çok önemli. Düşünmek, dogmalardan sakınmak; denemek; öğrenmek, paylaşmak, etkilemek, etkilenmek ve yenilenmek sürekli…
Liderlere neler mi sorduk?
Bugünün gençleri sadece geleceğin tüketicisi değil aynı zamanda yatırımcısı, üreticisi ve sistemi dönüştüren aktörü. Sizin şirketiniz, bu kuşağı ‘hedef kitle’ olmaktan çıkarıp ‘karar verici ortak’ haline getirmek için neyi kökten değiştiriyor? Yapay zeka, otomasyon ve hızlanan teknoloji çağında gençler artık kariyer değil ‘anlam’ arıyor. Şirketiniz, önümüzdeki 10 yılda genç yetenekleri sadece işe almak değil, onları tutmak ve ilham vermek için nasıl bir kültür inşa edecek? Bugünün genç kuşağı tüketirken değer, yatırım yaparken etki, çalışırken özgürlük talep ediyor. Bu yeni toplumsal gerçeklikle birlikte sizin nasıl bir değişim dönüşüm planınız var?
ADİL SANİ KONUKOĞLU I SANKO HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI
ADİL SANİ KONUKOĞLU: KÖKLÜ DEĞERLERİN TAŞIYICISI

Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, liderlik yaklaşımını köklü bir mirasın üzerine inşa ederek kurum kültürünü derinleştiren isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Sanko Holding’in temelleri 1904 yılına uzanıyor; bu geçmiş, 120 yılı aşan bir sanayi birikimini ve güçlü bir kurumsal hafızayı temsil ediyor.
Adil Sani Konukoğlu’nun yönetiminde Sanko Holding’in köklü mirası, kurum kültürünün temel taşı. Kuşaklar boyunca aktarılan çalışma disiplini, güven, etik duruş ve topluma katkı anlayışı, organizasyonun her katmanında hissedilen güçlü bir değer sistemi oluşturuyor. Bu sistem, yalnızca yazılı ilkelerden ibaret değil günlük iş yapış biçimlerine, liderlik diline ve karar alma süreçlerine doğrudan yansıyor. Böylece çalışanlar, kurumun bir parçası olmanın ötesinde, bu kültürün aktif taşıyıcıları haline geliyor.
SAHİP ÇIKILAN TEMEL DEĞERLER
Kültür inşasında sahip çıkılan temel değerler arasında dürüstlük, güvenilirlik, sözün arkasında durma, emeğe saygı ve dayanışma öne çıkıyor. Bununla birlikte yerel değerlere bağlılık, toplumsal fayda üretme sorumluluğu ve uzun vadeli düşünme yaklaşımı da kurumun kültürel omurgasını oluşturuyor. Özellikle Gaziantep’in köklü ticaret ve üretim geleneğinden beslenen bu değerler, kurumun hem yerel köklerini güçlendiriyor hem küresel vizyonunu besliyor. Konukoğlu’nun liderliğinde kapsayıcılık, kurum kültürünün önemli bir bileşeni olarak konumlanıyor. Farklı kuşakların, deneyimlerin ve bakış açılarının bir arada üretim yapabildiği bir ortam teşvik ediliyor. Bu yaklaşım, çalışan bağlılığını artırırken aynı zamanda inovasyonu destekleyen bir zemin yaratıyor. Açık iletişim, erişilebilir liderlik ve ortak akıl anlayışı, kurum içinde güvene dayalı bir iş ortamı oluşturuyor.
KRİZLERE KARŞI DAYANIKLILIĞINI ARTIRIYOR
Kültür inşasında süreklilik ve dönüşüm birlikte ilerliyor. SANKO’nun tarihi, yalnızca bir referans noktası olarak kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yön veren stratejik bir rehber işlevi görüyor. Geçmişten gelen değerler korunurken, değişen dünya koşullarına uyum sağlayan esnek bir yapı da inşa ediliyor. Bu denge, kurumun krizlere karşı dayanıklılığını artırırken sürdürülebilir büyümesini destekliyor.
BÖLGENİN ETKİN GÜCÜ
Ayrıca Konukoğlu’nun yaklaşımı, kurum kültürünü şirket sınırlarının ötesine taşıyor. Eğitim, istihdam ve sosyal sorumluluk alanlarında yapılan katkılar, kültürün toplumsal bir değer üretme aracı haline gelmesini sağlıyor. Bu da SANKO Holding’i yalnızca ekonomik bir aktör değil aynı zamanda bulunduğu bölgenin gelişiminde etkili bir yapı konumuna getiriyor.
ÖMER KOÇ I KOÇ HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI
ÖMER KOÇ: KURUMSAL DİSİPLİN VE EVRENSEL DEĞERLERİN TEMSİLCİSİ

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, liderlik anlayışını köklü bir kurumsal miras ve evrensel iş değerleri üzerine inşa ederek güçlü bir kurum kültürü oluşturan isimler arasında yer alıyor. Koç Holding’in 100 yıllık geçmişi, disiplinli yönetim anlayışı ve sağlam değerler sistemiyle şekilleniyor. Bu miras, Ömer Koç’un liderliğinde çağın gereklilikleriyle yeniden yorumlanıyor.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç’un yaklaşımında kurum kültürü, sistematiklik ve sürdürülebilirlik ekseninde gelişiyor. Kurumsal yönetim ilkeleri, şeffaflık, hesap verebilirlik ve etik değerler organizasyonun temel yapı taşlarını oluşturuyor. Bu değerler, yalnızca üst yönetim seviyesinde kalmıyor şirketin tüm iş süreçlerine ve çalışan davranışlarına yansıyor.
SÜREKLİ ÖĞRENEN YAPI
Kültür inşasında sahip çıkılan temel değerler arasında dürüstlük, güvenilirlik, iş etiği, kalite anlayışı ve uzun vadeli bakış açısı öne çıkıyor. Aynı zamanda liyakat, çeşitlilik ve kapsayıcılık da bu yapının önemli unsurları arasında yer alıyor. Farklı bakış açılarını teşvik eden ve çalışanların gelişimini destekleyen bir ortam, organizasyonun sürekli öğrenen bir yapıya dönüşmesini sağlıyor. Ömer Koç’un liderliğinde kapsayıcılık, kurumsal kültürün güçlendirilmesinde stratejik bir rol oynuyor. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren geniş bir organizasyon yapısı içinde çeşitliliğin etkin şekilde yönetilmesi, kurumun inovasyon kapasitesini artırıyor. Bu yaklaşım, çalışan bağlılığını güçlendirirken aynı zamanda küresel rekabette avantaj sağlıyor.
GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDA BAĞ KURDU
Kültür inşasında geçmişle gelecek arasında güçlü bir bağ kuruluyor. Vehbi Koç tarafından temelleri atılan “ülke için değer yaratma” anlayışı, günümüzde sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve toplumsal katkı ekseninde genişletiliyor. Bu süreklilik, kurumun hem yerel hem uluslararası ölçekte güçlü bir itibar oluşturmasına katkı sağlıyor.
SOSYAL GELİŞİM
Ayrıca eğitim, kültür-sanat ve sosyal sorumluluk alanlarına yapılan yatırımlar, kurum kültürünün toplumsal boyutunu güçlendiriyor. Bu yaklaşım, çalışanların yalnızca profesyonel değil, aynı zamanda sosyal açıdan da gelişimini destekleyen bir yapı oluşturuyor. Ömer Koç’un liderliğinde şekillenen bu yapı; kurumsal disiplin, etik değerler ve kapsayıcı yaklaşımıyla güçlü ve sürdürülebilir bir kurum kültürü modeli sunuyor.
NURTEN ÖZTÜRK I OPET YÖNETİM KURULU KURUCU ÜYESİ
NURTEN ÖZTÜRK: TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM VE DEĞER ODAKLI LİDERLİK

Opet Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk, liderlik yaklaşımını toplumsal fayda ve değer yaratma odağında şekillendirerek kurum kültürünü dönüştüren isimler arasında yer alıyor. Opet bünyesinde hayata geçirilen projeler, iş dünyasında kültür inşasının topluma dokunan güçlü bir araç olduğunu ortaya koyuyor.
Opet Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk’ün yaklaşımında kurum kültürü, yalnızca iş sonuçlarıyla sınırlı kalmıyor; toplumsal gelişime katkı sağlayan bir sorumluluk alanı olarak konumlanıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen projeler, çalışanların da parçası olduğu geniş bir etki alanı yaratıyor. Özellikle “Temiz Tuvalet Kampanyası” gibi uzun soluklu girişimler, davranış değişikliği yaratan ve toplumsal farkındalık oluşturan bir kültürün oluşmasına katkı sağlıyor.
STANDARTLARI YÜKSELTTİ
Kültür inşasında öne çıkan değerler arasında topluma saygı, hijyen bilinci, disiplin, sorumluluk alma ve sürdürülebilirlik yer alıyor. Bu değerler, hizmet kalitesinden müşteri deneyimine kadar pek çok alanda somut karşılık buluyor. Aynı zamanda çalışanların bu değerleri benimsemesi, kurum içi standartların yükselmesini sağlıyor. Öztürk’ün liderliğinde kapsayıcılık, toplumun farklı kesimlerine ulaşan projelerle güç kazanıyor. Eğitimden çevreye, kadınların güçlenmesinden yerel kalkınmaya kadar uzanan geniş bir etki alanı, kurum kültürünü daha kapsayıcı ve anlamlı hale getiriyor. Bu yaklaşım, çalışanların yaptıkları işe daha güçlü bir anlam yüklemesini sağlıyor.
UZUN VADELİ KALICI ETKİ YARATTI
Kültür inşasında süreklilik önemli bir yer tutuyor. Kısa vadeli kampanyalar yerine, uzun vadeli ve kalıcı etki yaratan projeler tercih ediliyor. Bu da kurumun değerlerinin zaman içinde daha güçlü bir şekilde yerleşmesine katkı sağlıyor. Aynı zamanda bu yaklaşım, markanın güvenilirliğini ve toplumsal itibarını pekiştiriyor.
SAHA DENEYİMİ
Öztürk’ün yaklaşımı, kurum kültürünü saha deneyimiyle besliyor. Türkiye’nin dört bir yanında hayata geçirilen uygulamalar, standartların yaygınlaşmasını sağlarken yerel ihtiyaçlara duyarlı çözümler geliştirilmesine de imkan tanıyor. Bu da kültürün yaşayan ve gelişen bir yapı haline gelmesini destekliyor.
DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜÇ
Nurten Öztürk’ün liderliğinde şekillenen bu yapı; toplumsal faydayı merkeze alan, değer odaklı ve sürdürülebilir yaklaşımıyla kurum kültürünün dönüştürücü gücünü güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.
ERHAN KURDOĞLU I TAB GIDA YÖNETİM KURULU BAŞKANI
ERHAN KURDOĞLU: GİRİŞİMCİ RUH VE GÜVEN ODAKLI YAPI

TAB Gıda Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu, liderlik yaklaşımında girişimci dinamizmi ve güven temelli ilişkileri merkeze alarak kurum kültürünü şekillendiren isimler arasında yer alıyor. Ata Grubu bünyesinde, özellikle hızlı servis restoran sektöründe büyüyen TAB Gıda üzerinden gelişen yapı; hız, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme ekseninde güçlü bir değer sistemi oluşturuyor.
TAB Gıda Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu’nun yaklaşımında kültür inşası, sahaya yakın ve operasyon odaklı bir liderlik anlayışıyla ilerliyor. Restoran operasyonlarının dinamik yapısı, ekipler arası koordinasyon, standartlaşma ve güçlü iletişimle destekleniyor. Bu yapı, organizasyon genelinde çevik, disiplinli ve sonuç odaklı bir çalışma kültürü yaratıyor. Erişilebilir liderlik anlayışı ve doğrudan iletişim dili, çalışanların sürece aktif katılımını güçlendiriyor.
TUTARLI VE GÜVENLİ
TAB Gıda’da kültürün temelini oluşturan değerler arasında güven, sorumluluk alma, hız, kalite standardı ve müşteri odaklılık öne çıkıyor. Özellikle hizmet sektöründe kritik öneme sahip olan tutarlılık ve güvenilirlik, hem müşteri deneyiminde hem de ekip içi ilişkilerde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, markaların güçlü bir şekilde konumlanmasını ve uzun vadeli müşteri bağlılığını destekliyor. Kurdoğlu’nun liderliğinde girişimcilik ruhu, kurum kültürünün merkezinde yer alıyor. Yeni yatırımların hızla hayata geçirilmesi, operasyonel verimliliğin sürekli geliştirilmesi ve fırsatların proaktif şekilde değerlendirilmesi teşvik ediliyor. Bu anlayış, grubun uluslararası markalarla iş birliklerinde güçlü bir büyüme ivmesi yakalamasını sağlıyor.
GÜÇLÜ KURUMSAL AİDİYET GELİŞTİRDİ
Kapsayıcılık ve ekip ruhu, özellikle geniş saha organizasyonunda kültürün önemli bileşenleri arasında bulunuyor. Farklı şehirlerde ve farklı ölçeklerde çalışan ekiplerin ortak standartlar etrafında birleşmesi, güçlü bir kurumsal aidiyet yaratıyor. Bu çeşitlilik, aynı zamanda farklı müşteri beklentilerine hızlı ve doğru yanıt verilmesini sağlıyor.
ÇALIŞANLAR AKTİF
Kültür inşasında sürdürülebilirlik ve operasyonel süreklilik birlikte ilerliyor. Gıda güvenliği, hizmet kalitesi ve çalışan gelişimi gibi alanlarda oluşturulan sistemler, kurumun uzun vadeli başarısını destekliyor. Eğitim programları ve kariyer gelişim fırsatları, çalışanların bu kültürün aktif bir parçası haline gelmesini sağlıyor.
ÖRNEK MODEL
Erhan Kurdoğlu’nun liderliğinde şekillenen bu yapı; girişimci ruhu, güçlü operasyonel disiplin anlayışı ve güven temelli ilişkileriyle, hizmet sektöründe sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir kurum kültürü modeli sunuyor.
EMİNE SABANCI KAMIŞLI I ESAS HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKAN VEKİLİ
EMİNE SABANCI KAMIŞLI: FIRSAT EŞİTLİĞİ ODAĞINDA DÖNÜŞTÜRÜCÜ LİDER

Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan VEKİLİ Emine Sabancı Kamışlı, liderlik yaklaşımını fırsat eşitliği ve sosyal etki odağında şekillendirerek kurum kültürünü dönüştüren isimler arasında yer alıyor. Esas Holding bünyesinde yürüttüğü çalışmalarla, iş dünyasında kapsayıcılığı somut projelerle destekleyen bir model ortaya koyuyor.
Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın kültür inşasında en belirgin odak noktalarından biri, gençlerin ve özellikle dezavantajlı grupların iş hayatına katılımını artırmak.
EŞİTLİK, ERİŞİLEBİLİRLİK, ŞEFFAFLIK
Bu yaklaşım, kurum içinde fırsat eşitliğini güçlendiren bir anlayışın yerleşmesini sağlıyor. Esas Sosyal çatısı altında yürütülen programlar, yalnızca bireylerin kariyer yolculuklarına katkı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda kurumun değer sistemini de şekillendiriyor. Kamışlı’nın liderliğinde öne çıkan kültürel değerler arasında eşitlik, erişilebilirlik, şeffaflık ve toplumsal sorumluluk yer alıyor. Bu değerler, karar alma süreçlerinden insan kaynakları uygulamalarına kadar geniş bir alanda etkisini gösteriyor. Çalışanların potansiyelini ortaya çıkaran, çeşitliliği destekleyen ve herkes için adil bir çalışma ortamı yaratan bir yapı teşvik ediliyor. Kapsayıcılık, bu kültürün merkezinde konumlanıyor. Farklı sosyoekonomik geçmişlere sahip bireylerin iş dünyasında yer bulmasını destekleyen yaklaşım, organizasyon içinde daha zengin ve çok sesli bir yapı oluşturuyor. Bu çeşitlilik, aynı zamanda inovasyonu ve yaratıcı düşünceyi besleyen önemli bir unsur haline geliyor.
TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM YARATMAYI HEDEFLİYOR
Kültür inşasında sürdürülebilirlik ve etki odaklılık birlikte ilerliyor. Kısa vadeli sonuçların ötesine geçen projeler, uzun vadede toplumsal dönüşüm yaratmayı hedefliyor. Bu bakış açısı, kurumun yalnızca ekonomik değil sosyal değer üretme kapasitesini de güçlendiriyor.
GÜÇLÜ KÖPRÜ
Ayrıca Kamışlı’nın yaklaşımı, iş dünyası ile sivil toplum arasında güçlü bir köprü kuruyor. Eğitimden istihdama uzanan geniş bir etki alanı, kurum kültürünün sınırlarını genişletiyor. Bu sayede çalışanlar, yaptıkları işin daha büyük bir amaca hizmet ettiğini hissediyor ve bu da bağlılığı artıran önemli bir unsur haline geliyor.
FIRSAT EŞİTLİĞİ
Emine Sabancı Kamışlı’nın liderliğinde şekillenen bu yapı; fırsat eşitliğini merkeze alan, kapsayıcı ve toplumsal faydayı önceleyen yaklaşımıyla, kültür inşasının dönüştürücü gücünü güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.
AHMET KOCABIYIK I BORUSAN HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI
AHMET KOCABIYIK: KÜLTÜRÜ SANAT VE DEĞERLERLE BESLEYEN LİDER

Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık, liderlik anlayışını yalnızca iş sonuçlarıyla sınırlamayan, kültürü, sanatı ve toplumsal gelişimi kurum kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline getiren vizyoner isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Borusan Holding’in dönüşüm sürecinde etkin rol üstlenen Kocabıyık, kurum kültürünü çok katmanlı ve derinlikli bir yapı olarak ele alıyor.
Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık’ın liderliğinde şekillenen kültür yaklaşımı, ekonomik üretimin yanı sıra entelektüel ve kültürel üretimi de merkeze alıyor. Bu doğrultuda sanat, müzik ve çağdaş düşünce alanlarına yapılan yatırımlar, kurumun değer sisteminin önemli bir parçası haline geliyor. Borusan Contemporary, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve çeşitli kültür-sanat girişimleri, kurum kültürünün yalnızca iş dünyasına değil, topluma da dokunan bir yapı taşımasını sağlıyor.
AÇIKLIK, MERAK, ESTETİK
Kocabıyık’ın kültür inşasında öne çıkardığı değerler arasında açıklık, merak, öğrenme isteği ve estetik duyarlılık yer alıyor. Bu değerler, çalışanların farklı disiplinlerle temas kurmasını teşvik eden bir ortam yaratıyor. Böylece organizasyon içinde sadece teknik yetkinlikler değil aynı zamanda yaratıcı düşünme ve çok boyutlu bakış açıları da gelişim gösteriyor. Kapsayıcılık, bu kültürün önemli bileşenlerinden biri olarak konumlanıyor. Farklı fikirlerin, disiplinlerin ve bakış açılarının bir araya geldiği bir yapı teşvik ediliyor. Bu yaklaşım, kurum içinde güçlü bir diyalog zemini oluştururken yenilikçi fikirlerin ortaya çıkmasını destekliyor. Açık iletişim ve katılımcı yönetim anlayışı, çalışanların kendilerini ifade edebildiği bir kültürün gelişmesini sağlıyor.
KURUM KÜLTÜRÜ ZAMANA YAYILAN BİR YATIRIM
Kocabıyık’ın yaklaşımı, kurum kültürünü zamana yayılan bir yatırım olarak ele alıyor. Kısa vadeli kazanımların ötesine geçen bu bakış açısı, sürdürülebilirlik ve kurumsal itibarın güçlenmesine katkı sağlıyor. Eğitim, çevre ve kültür alanındaki projeler, kurumun toplumsal etkisini genişletirken çalışanların da bu değerlerle bağ kurmasını kolaylaştırıyor.
GLOBAL-YEREL BİRLİKTELİĞİ
Ayrıca bu kültür anlayışı, global perspektifle yerel değerleri bir araya getiriyor. Uluslararası iş yapış biçimleri ile Türkiye’nin kültürel birikimi arasında kurulan denge, Borusan’ın hem rekabet gücünü artırıyor hem özgün bir kurumsal kimlik oluşturmasını sağlıyor.
TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM
Ahmet Kocabıyık’ın liderliğinde şekillenen bu yapı; sanatı, düşünceyi ve insanı merkeze alan yaklaşımıyla, kurum kültürünü yaşayan ve sürekli gelişen bir değer haline getiriyor.