Kurumsal iletişimde başarı artık yalnızca erişim, görünürlük ya da medya yansımasıyla ölçülmüyor. Güvenin tercihe, güçlü itibarın iş ortaklığına, sosyal etkinin ekonomik değere ve doğru iletişimin müşteri bağlılığına dönüşmesi bekleniyor. 2026’nın ilk yarısı, iletişim liderlerinin ajandasında “ne kadar görünür olduk?” sorusunun yerini giderek “iş sonuçlarına ne kattık?” sorusunun aldığını gösteriyor. Esas Gayrimenkul Kurumsal İletişim Müdürü Ayça Alev Esen, “itibarı iş sonucuna dönüştürüyoruz” diyor. Hepsiburada Kurumsal İletişim Ve Sosyal Etki Grup Direktörü Canan Binal Yılmaz, sosyal etkiyi büyüttüklerini söylüyor. Türk Telekom İletişim, TV Ve Dijital Platformlar Genel Müdür Yardımcısı Arif Sancaktaroğlu, “teknolojiyi fırsat eşitliğine dönüştürüyoruz” diyor. Banvit BRF Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Gökçe Uysal Kürer ise tüketici içgörüsünden beslendiklerini anlatıyor.
SEYFETTİN BAYRAM I s.bayram@businesslife.com.tr
GÜVENDEN İŞ SONUCUNA
İtibar uzun yıllar şirketlerin en değerli ama en zor ölçülen varlıklarından biri olarak görüldü. Bilançoda görünmüyor, fabrikalar gibi sayılmıyor, satış rakamları kadar kolay takip edilmiyordu. Buna rağmen bir kriz çıktığında ne kadar değerli olduğu hemen anlaşılıyordu. Şimdi denklem değişiyor. Yeni dönemde itibarın karşılığını yalnızca araştırmalardaki algı skorlarında ya da haber görünürlüğünde aramak yeterli değil. 2026’nın ilk yarısında öne çıkan kurumsal iletişim çalışmalarında da bu değişimin izleri var. ESG yaklaşımının uluslararası iş birliklerinde tercih kriterine dönüşmesinden bir teknoloji projesinin yeni iş birliği talepleri yaratmasına, sosyal etki programlarının gençleri ve kadınları ekonomik hayata hazırlamasından tüketici içgörüsünün yeni ürün ve marka iletişimine yön vermesine kadar iletişimin sınırları genişliyor. Bu dönüşüm CCO’nun rolünü de yeniden tanımlıyor. Kurumsal iletişim liderinden artık yalnızca şirketin hikayesini iyi anlatması beklenmiyor. Paydaş beklentilerini okuması, güven inşa etmesi, sosyal etkiyi ölçmesi, itibarı koruması ve bütün bunların şirketin büyümesine nasıl katkı sağladığını gösterebilmesi gerekiyor. Çünkü yeni dönemde asıl soru şirketin ne kadar konuşulduğu değil o konuşmanın neyi değiştirdiği.
AYÇA ALEV ESEN I ESAS GAYRİMENKUL KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ
“İTİBARI İŞ SONUCUNA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

“İtibarı yalnızca görünürlük ya da algı üzerinden değerlendirmiyoruz. Güven temelli ve veri odaklı iletişim yaklaşımımızın iş ortaklıklarına, paydaş tercihine ve ticari süreçlere nasıl yansıdığını takip ediyoruz. Bugün ESG kriterlerinin küresel iş birliklerinde bir tercih gerekçesine dönüşmesi, iletişimin iş sonucuna etkisinin en somut göstergelerinden biri.”
2026’nın ilk yarısında veri odaklı ölçümleme araçlarımız ve güven temelli stratejik iletişim yaklaşımımızla kurumsal itibar sermayemizi güçlendirdik. İtibar yönetimini yalnızca iletişim faaliyetlerinin yarattığı görünürlük üzerinden değerlendirmiyoruz. Algının nasıl değiştiğini, paydaşlarımızın bizi nasıl konumlandırdığını ve bu etkinin iş sonuçlarına nasıl yansıdığını birlikte ele alıyoruz. Bu doğrultuda bağımsız jüri değerlendirmeleri, uluslararası ödül kriterleri ve prestij endekslerindeki performansımızı önemli ölçüm araçları olarak kullanıyoruz.
“GÜVEN TERCİHE DÖNÜŞÜYOR”
Şeffaf ve tutarlı iletişim yaklaşımımızın en önemli sonucu, paydaşlarımızla uzun vadeli bir güven zemini oluşturması. Özellikle sürdürülebilirlik ve teknoloji alanlarında yürüttüğümüz iletişim çalışmalarının uluslararası görüşmelerde somut bir referans noktasına dönüştüğünü görüyoruz. İş ortaklarımızın ortak dijital projelere dahil olma isteğinin artması da bu yaklaşımın iş sonuçlarına yansıyan göstergelerinden biri. Sürdürülebilirliği yalnızca bir kurumsal iletişim başlığı olarak değil portföyümüzün uzun vadeli değerini belirleyen bir yatırım stratejisi olarak ele alıyoruz. Küresel iş birliklerinde ESG kriterlerinin artık doğrudan bir tercih gerekçesi olarak masaya gelmesi, iletişimin paydaş tercihindeki en ölçülebilir karşılıklarından biri.
“İLETİŞİM İŞ BİRLİĞİ YARATIYOR”
Teknoloji alanında geliştirdiğimiz, ticari gayrimenkul ve perakende sektörünün ilk yapay zeka tabanlı yönetim platformu Project Horizon’ı Perakende Günleri 2026’da sektörle buluşturduk. Bu çalışmanın yarattığı etki erişim rakamlarının ötesine geçti. Sivil toplum kuruluşlarından Project Horizon’ı eğitim içeriği olarak paylaşmamız ve ortak çalışmalar geliştirmemiz yönünde talepler alıyoruz. Yurt dışındaki konferanslardan ve farklı yayın platformlarından da davetler geliyor. Bir iletişim çalışmasının kendiliğinden bilgi paylaşımı ve iş birliği talebine dönüşmesini, ürettiğimiz değerin sektör sınırlarını aşmasının önemli bir göstergesi olarak görüyoruz.
“SAHADAKİ ETKİYİ ÖLÇÜYORUZ”
2026’nın ilk yarısında itibarımıza en güçlü katkıyı sağlayan çalışmalar arasında Liderler Buluşması ve Perakende Günleri öne çıktı. Bu çalışmalar sonrasında kurumsal mesajlarımızın iş ortaklarımız, paydaşlarımız ve medya nezdindeki karşılığını doğrudan gözlemledik. Yarattığımız görünürlüğün sahadaki etkisini iş ortaklarımızdan aldığımız geri bildirimlerde ve kiralama görüşmelerinde oluşan ivmede de görüyoruz. Bizim için başarılı iletişimin ölçüsü yalnızca ne kadar kişiye ulaştığımız değil yarattığımız güvenin ne ölçüde tercihe, iş birliğine ve iş sonucuna dönüştüğü.
İTİBARIN İŞ KARŞILIĞI
Esas Gayrimenkul itibar, işveren markası, kurum kültürü, inovasyon, eşitlik, sürdürülebilirlik ve kurumsal eğitim gibi farklı alanlardaki prestij listelerinde yer alarak itibar performansını farklı boyutlarda takip ediyor. Sürdürülebilirlik iletişimi, uluslararası iş birliklerinde ESG kriterlerinin tercih gerekçesi olarak değerlendirilmesini destekliyor.
PROJECT HORIZON
Yapay zeka tabanlı yönetim platformunun iletişimi, sivil toplum kuruluşlarından iş birliği ve eğitim talepleri ile uluslararası konferans davetlerine dönüştü. Liderler Buluşması ve Perakende Günleri sonrasında yaratılan iletişim etkisinin iş ortaklarından gelen geri bildirimlere ve kiralama görüşmelerindeki ivmeye yansıdığı gözlemlendi. Şeffaf ve tutarlı iletişim, iş ortaklarının ortak dijital projelere katılım isteğini ve paydaş güvenini güçlendiren temel unsurlardan biri olarak konumlanıyor.
CANAN BİNAL YILMAZ I HEPSİBURADA KURUMSAL İLETİŞİM VE SOSYAL ETKİ GRUP DİREKTÖRÜ
“SOSYAL ETKİYİ BÜYÜTÜYORUZ”

“Gençlerin dijital ekonominin sunduğu fırsatlara eşit erişebilmesi sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşıyor. Yarınlara Söz Programı ile gençlere yalnızca eğitim sunmuyor, özgüven kazanmalarını, kariyerlerini daha bilinçli planlamalarını ve iş hayatına güçlü bir başlangıç yapmalarını destekliyoruz.”
Gençlerin dijital ekonominin sunduğu fırsatlara eşit erişebilmesinin sürdürülebilir bir gelecek açısından kritik olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla 2023’ten bu yana Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği SistersLab iş birliğiyle yürüttüğümüz Yarınlara Söz Programı’nın etki alanını her dönem büyütüyoruz. Bugüne kadar 500’ün üzerinde üniversite öğrencisine ulaştık. Özellikle Anadolu’daki devlet üniversitelerinde öğrenim gören gençleri dijital dünyanın sunduğu fırsatlarla buluşturmaya odaklanıyoruz.
“EŞİT ERİŞİM ÖNCELİĞİMİZ”
Programımızın önemli odaklarından biri fırsat eşitliği. Teknoloji ve mühendislik alanlarında kadın temsilinin güçlenmesini desteklemek amacıyla yüzde 80 kadın kotası uyguluyoruz. Bugüne kadar programa kabul edilen 500’ü aşkın öğrencinin 370’ini kadın öğrenciler oluşturdu. Dördüncü dönemde kabul edeceğimiz 250 öğrencinin 200’ünün kadın olmasını hedefliyoruz. Bizim için sosyal etki, yalnızca geniş kitlelere ulaşmak değil fırsatlara erişimdeki eşitsizlikleri azaltacak somut modeller geliştirmek anlamına geliyor.
“DİJİTAL YETKİNLİK KAZANDIRIYORUZ”
Gençlere e-ticaretten dijital pazarlamaya, yapay zekadan girişimciliğe kadar geleceğin iş dünyasında ihtiyaç duyacakları yetkinlikleri kazandırmayı amaçlıyoruz. Web tasarımı, prompt yazımı, LinkedIn kullanımı, mülakat teknikleri, etkili iletişim ve çalışma hayatındaki temel haklar gibi alanlarda sunduğumuz eğitimlerle öğrencilerin okuldan iş hayatına geçişini kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Programı bir eğitim projesinin ötesinde, gençlerin kariyer yolculuklarını daha bilinçli şekillendirebildikleri bir gelişim platformu olarak görüyoruz.
“KARİYERE GEÇİŞİ DESTEKLİYORUZ”
Programı başarıyla tamamlayan öğrencileri yalnızca eğitimle bırakmıyoruz. Yeni dönemde ilk 10 öğrenciye Hepsiburada İnsan Kaynakları profesyonelleriyle birebir mülakat simülasyonu deneyimi sunacağız. Böylece kazandıkları bilgileri gerçek iş hayatına geçiş sürecinde kullanabilecekleri somut deneyimlerle desteklemeyi hedefliyoruz. Bugüne kadar yüzlerce gencin gelişim yolculuğuna eşlik ettik. Dördüncü dönemde daha fazla öğrenciyi dijital dünyanın sunduğu fırsatlarla buluşturarak sosyal etkiyi büyütmeye devam edeceğiz.
“KADIN TEMSİLİNİ ARTIRACAĞIZ”
Yarınlara Söz Programı, 2023’ten bu yana 500’ün üzerinde üniversite öğrencisine ulaştı. Program, teknoloji ve mühendislik alanlarında kadın temsilini artırmayı hedefliyor.
370 KADIN ÖĞRENCİ
Bugüne kadar programa kabul edilen öğrencilerin 370’ini kadınlar oluşturdu. Dördüncü dönemde programa 250 üniversite öğrencisinin kabul edilmesi planlanıyor. Yeni dönemde seçilecek öğrencilerin 200’ünün kadın olması hedefleniyor. Eğitimlerde e-ticaret, dijital pazarlama, yapay zeka, girişimcilik, web tasarımı ve prompt yazımı gibi alanlara odaklanılıyor.
KARİYER DESTEĞİ
Programı en başarılı şekilde tamamlayan 10 öğrenci, Hepsiburada İK profesyonelleriyle birebir mülakat simülasyonuna katılacak.
GÖKÇE UYSAL KÜRER I BANVİT BRF PAZARLAMA VE KURUMSAL İLETİŞİM DİREKTÖRÜ
“TÜKETİCİ İÇGÖRÜSÜNDEN BESLENİYORUZ”

“Tüketici beklentileri her geçen gün daha fazla hız, kolaylık ve tatmin edici deneyim etrafında şekilleniyor. Biz de inovasyon çalışmalarımızı ve iletişim yaklaşımımızı bu içgörüler doğrultusunda geliştiriyor, markamızı tüketicilerimizin hayatındaki paylaşım ve keyif anlarının doğal bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz.”
Tüketici beklentileri her geçen gün daha fazla hız, kolaylık ve tatmin edici deneyim etrafında şekilleniyor. Banvit olarak hem ürün inovasyonumuzu hem de iletişim yaklaşımımızı bu değişen beklentiler doğrultusunda geliştiriyoruz. Yeni Banvit Çıtır Tavuk Burger ve Banvit Çıtır Tavuk Parçaları da pratiklik ile lezzeti bir araya getiren bu yaklaşımın sonucu. İletişimimizi de ürünün sunduğu faydayı tüketicinin gerçek hayatındaki anlarla buluşturacak şekilde kurguladık.
“GERÇEK ANLARDAN BESLENİYORUZ”
“Aşırı uzun tariflere artık vakit yok” içgörüsünden yola çıkarak hazırladığımız kampanyada, tüketicilerin mutfakta uzun süre geçirmek yerine sevdikleriyle daha fazla zaman geçirmek istediği anlara odaklandık. Maç izleyen arkadaşlardan evde kendi burgerini hazırlayan gençlere kadar günlük hayattan tanıdık sahneleri enerjik ve eğlenceli bir anlatımla ekranlara taşıdık. “Tarif Marif Yok, BAN BAN BAN!” mottosuyla ürünün pratiklik vaadini akılda kalıcı bir iletişim fikrine dönüştürdük.
“DİJİTAL DİLİ ÖNEMSİYORUZ”
Yeni nesil tüketiciyle iletişim kurarken kullandığımız dilin de onların içerik tüketim alışkanlıklarıyla uyumlu olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle kampanyanın görsel dünyasında hızlı kurgu, mizah ve emoji gibi dijital kültürün güçlü kodlarından yararlanıyoruz. Reklam filmlerimizi TikTok, Instagram ve YouTube başta olmak üzere geniş bir dijital medya planıyla tüketicilerle buluşturuyoruz.
“KEYİF ANLARINA EŞLİK EDİYORUZ”
Marka olarak odağımız yalnızca ürünümüzü anlatmak değil tüketicimizin hayatında anlamlı bir yer edinmek. Banvit’in pratikliği ve lezzeti bir araya getiren ürünleriyle paylaşım, eğlence ve keyif anlarına eşlik etmesini önemsiyoruz. İnovasyon ve iletişimi aynı tüketici içgörüsünden besleyerek markamızla kurulan bağı güçlendirmeye devam edeceğiz.
İLETİŞİMİN YENİ KODLARI
Kampanya, hız, kolaylık ve pratiklik beklentisinin günlük yaşamda giderek daha belirleyici hale gelmesinden hareket ediyor. “Tarif Marif Yok, BAN BAN BAN!” mottosu yeni ürünlerin pratiklik ve lezzet vaadini ortak bir iletişim çatısı altında topluyor. Reklam filmlerinde maç akşamı ve arkadaşlarla evde burger hazırlama gibi tüketicinin kendisini kolayca özdeşleştirebileceği anlar kullanılıyor.
DİJİTAL ANLATIM
Hızlı kurgu, mizah ve emoji dünyasından yararlanan kampanya genç tüketicinin medya kullanım alışkanlıklarına uygun bir dil kuruyor. Kampanya TikTok, Instagram, YouTube ve geniş dijital medya planlamasıyla yayına taşındı. Yeni ürün inovasyonu ile kampanya aynı tüketici içgörüsü etrafında bütünleştiriliyor.
ARİF SANCAKTAROĞLU I TÜRK TELEKOM İLETİŞİM, TV VE DİJİTAL PLATFORMLAR GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“TEKNOLOJİYİ FIRSAT EŞİTLİĞİNE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

“İnsanı merkeze alan ‘Türkiye’ye Değer’ vizyonumuz doğrultusunda teknolojinin fırsat eşitliği sağlayan gücünü toplumun farklı kesimleriyle buluşturuyoruz. Dijitalde Hayat Kolay projesiyle 2019’dan bu yana 60 bine yakın kadının dijital yetkinliklerini geliştirirken, girişimlerini büyütmelerine ve ekonomik hayatta daha güçlü yer almalarına destek oluyoruz.”
Teknolojinin yalnızca hayatı kolaylaştıran bir araç değil toplumsal ve ekonomik fırsatlara erişimi güçlendiren önemli bir kaldıraç olduğuna inanıyoruz. “Türkiye’ye Değer” vizyonumuz doğrultusunda teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştüren, sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayan projeler geliştiriyoruz. Kadınların dijital ekonominin sunduğu imkanlardan daha fazla yararlanmasını desteklemek de bu yaklaşımımızın önemli bir parçası.
“60 BİNE YAKIN KADINA ULAŞTIK”
2019’dan bu yana TOBB, UNDP ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürüttüğümüz Dijitalde Hayat Kolay projesiyle bugüne kadar 60 bine yakın kadının dijital yetkinliklerini geliştirmesine katkı sağladık. 2026 döneminde düzenlediğimiz yüz yüze ve çevrim içi eğitimler ile atölyelere de 8 binin üzerinde kadın katıldı. Amacımız kadınların yalnızca teknolojik araçları kullanabilmeleri değil dijital dünyayı kendi girişimlerini büyütebilecekleri, yeni pazarlara ulaşabilecekleri ve ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirebilecekleri bir fırsat alanına dönüştürmeleri.
“EĞİTİMDEN İŞE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”
Programımızı yalnızca eğitimlerle sınırlamıyoruz. Eğitim, mentörlük ve finansal desteği aynı yapı içinde buluşturarak kazanılan bilginin gerçek bir iş sonucuna dönüşmesini destekliyoruz. Yeni dönemde seçilecek 40 kadın girişimciye uzmanlar eşliğinde iki haftalık mentörlük desteği sunacağız. Katılımcılar hedef kitle belirlemeden dijital reklama, rakip analizinden fiyatlandırmaya, çevrim içi pazar yerlerine girişten bütçe yönetimine kadar girişimlerini büyütecek pek çok alanda uygulamalı destek alacak. Mentörlük sürecini başarıyla tamamlayan girişimciler arasından seçilecek 20 kadına toplam 3 milyon TL hibe desteği sağlayacağız. Projeleri; Dijital Çözümler ve Yapay Zeka, Yaratıcı Endüstriler, Sosyal Girişim, Yerel Kalkınma ve Geleneksel El Sanatları ile Sürdürülebilirlik ve Çevre olmak üzere beş farklı kategoride değerlendireceğiz. Böylece kadınların dijital yetkinlik kazanmalarının yanında girişimlerini geliştirmelerine, rekabet güçlerini artırmalarına ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamalarına da katkı sunmayı hedefliyoruz.
SOSYAL ETKİNİN ÖLÇEĞİ
Dijitalde Hayat Kolay projesi 2019’dan bu yana 60 bine yakın kadının dijital yetkinliklerini geliştirmesine katkı sağladı. Projenin 2026 dönemindeki yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri ile atölyelerine 8 binin üzerinde kadın katıldı.
40 GİRİŞİMCİYE MENTÖRLÜK
Yeni dönemde seçilecek 40 kadın girişimciye iki hafta süreyle uzman mentörlük desteği verilecek. Mentörlük programını tamamlayan girişimciler arasından seçilecek 20 kadına finansal destek sağlanacak. Seçilen kadın girişimcilere toplam 3 milyon TL hibe verilecek.
5 FARKLI KATEGORİ
Başvurular Dijital Çözümler ve Yapay Zeka, Yaratıcı Endüstriler, Sosyal Girişim, Yerel Kalkınma ve Geleneksel El Sanatları ile Sürdürülebilirlik ve Çevre başlıklarında değerlendirilecek. Türk Telekom, TOBB, UNDP ve Habitat Derneği projeyi eğitimden mentörlüğe ve hibe desteğine uzanan bütünsel bir sosyal etki modeliyle yürütüyor.