ODAKLANMA: ÇALINAN DİKKATİ GERİ ALMA SANATI

PROF. DR. SİNAN CANAN I AÇIKBEYİN KURUCU BAŞKANI / YAZAR

Bu çağın en büyük savaşı cephelerde değil dikkatimiz üzerinde veriliyor. Modern dünyada neredeyse hepimiz aynı dertten mustaribiz. Bir işe başlıyoruz ama 5 dakika sonra kendimizi alakasız bir sosyal medya akışında buluyoruz. Kitap okumaya niyetleniyoruz ama gözümüz sürekli telefonun ışığında yahut kafamız kolaylıkla bambaşka mevzulara takılıp ortamdan bihaber bir duruma geçebiliyor. Johann Hari’nin o meşhur “Çalınan Dikkat” kitabında altını çizdiği gibi dikkatimiz sadece dağılmadı birileri tarafından sistemli bir şekilde çalındı. Dikkatimiz teknoloji devlerinin, reklamverenlerin ve algoritmaların en değerli yakıtı haline geldi. Peki dikkati kaybetmek sadece işteki verimimizi mi düşürüyor? Keşke öyle olsaydı. Dikkatimiz gittiğinde bağ kurma yeteneğimiz, derin düşünme kapasitemiz ve en nihayetinde hayatımıza yön verme ve kendi hayatımızı kurma becerimiz de beraberinde kayboluyor.

DİKKAT NEDEN HAYATIN HER ŞEYİDİR?

Dikkat, zihnimizin feneridir. Bu kaotik dünyanın karanlığında bu ışığı nereye tutarsak hayatımız da orada ve ona göre şekillenir. Eğer bu ışık sürekli titriyor ve daldan dala atlıyorsa, hiçbir şeyi derinlemesine göremiyor, rotamızı doğru bir biçimde çizemez hale geliyoruz.

İletişimde: Karşımızdakini dinlerken zihnimiz başka yerdeyse, orada gerçek bir bağ kurulamaz. Dikkat, sevginin en saf formudur.

İş Dünyasında: “Multitasking” (aynı anda çok iş yapma) bir başarı göstergesi değil beynin çalışma prensiplerine aykırı bir kötü alışkanlıktır. Beyin görevler arasında geçiş yaparken devasa bir enerji kaybeder. Bir bildirime bakmak belki iki saniye sürer ama tekrar aynı göreve odaklanmak için 15-20 dakika gerekebilir.

Kişisel Sağlıkta: Vücudumuzun verdiği sinyalleri fark edemeyecek kadar dikkatimiz dağınıksa, hastalıklar kapıyı çalana kadar uyarıları duyamayız. Beden dikkatinin kaybı aynı zamanda duyguları okumayı ve yönetmeyi de gittikçe imkansız hale getirir; zira duyguların kendini gösterdiği yer tüm bedenimizdir.

NEDEN ODAKLANAMIYORUZ?

İnsan zihni evrimsel olarak tehlikelere karşı tetikte olmaya meyillidir zira tetikte ve ürkek olanların hayatta kalma olasılığı doğada daha fazladır. Ancak bugün bu doğal eğilimimiz, “dikkat ekonomisi” tarafından istismar ediliyor. Her bildirim, her haber, her sonsuz kaydırma, beynimize küçük dopamin paketleri fırlatarak bizi derinlikten uzaklaştırıp sığ sularda tutuyor. Dikkatimiz zayıfladıkça, beynimizin odaklanma kasları (frontal korteks devreleri) köreliyor. Nöroplastisite gereği biz neyi çok çalıştırırsak o gelişir. Biz şu an kolektif olarak maalesef dikkat dağınıklığını var gücümüzle çalıştırıyoruz. Bu çoğunlukla bizim suçumuz değil ama çok aşikar ki bizim en temel sorunlarımızdan biri.

UZUN VADELİ ODAKLANMANIN SIRRI: DERİN ÇALIŞMA

Gerçek başarı ve anlam sığ sularda değil “Derin Çalışma” dediğimiz o kesintisiz odaklanma alanlarında saklı. Uzun vadeli hedeflere ulaşmak dikkati bir lazer gibi tek bir noktaya odaklayabilme becerisi gerektirir. Bu ise sadece iradeyle yapılacak bir iş değil çünkü irade sınırlı bir kaynaktır. Odaklanabilmek için çevremizi ve alışkanlıklarımızı yeniden tasarlamamız, yani çalınan dikkatimiz için güvenli kaleler inşa etmemiz gerekir.

NE YAPABİLİRİZ?

Dikkati geri kazanmak, kaybolmuş bir kası yeniden inşa etmek gibidir sabır ve pratik ister. İşte günlük hayatımıza hemen dahil edebileceğimiz birkaç yöntem:

1. Dijital Detoks Aralıkları: Günün belli saatlerini örneğin ilk bir saati ve son bir saati “ekransız zaman” ilan edin. Beyninize, dış uyaran olmadan da var olabileceğini hatırlatın.

2. Tek İş (Monotasking): Yemek yerken sadece yemek yiyin birini dinlerken sadece dinleyin. Bir işi yaparken sadece o işe odaklanmak, odaklanma kaslarınızı rehabilite edecektir.

3. Sıkılmaya İzin Verin: Boş kaldığımız her an telefona sarılmak, beynin odaklanma kapasitesini yok eder. Otobüs beklerken, sırada dururken sadece durun. Sıkılmak, yaratıcılığın ve derin odağın kuluçka dönemidir.

4. Derin Odak Blokları: Önemli işleriniz için günün en verimli saatinde en az 90 dakikalık, kesintisiz ve telefonsuz bloklar oluşturun.

Ezcümle yeni dünyanın en zengin insanı, banka hesabında en çok parası olan değil dikkatini istediği yere, istediği süre boyunca odaklayabilen insandır. Çünkü ancak odaklanabilen bir zihin, hayatın gerçek anlamını ıskalamadan yaşayabilir. Unutmayın dikkat ışığınızı nereye tutarsanız, dünyanız orada kurulur. Fenerin kontrolünü başkalarına bırakmayın.

BU AYIN PRATİĞİ

Bugün yapacağınız en önemli işi seçin. Telefonunuzu başka bir odaya bırakın, bilgisayarınızdaki gereksiz sekmeleri kapatın ve sadece 25 dakika boyunca (Pomodoro tekniği gibi) o işe kilitlenin. Sonra 5 dakika hiçbir ekrana bakmadan mola verin. Bu küçük adımların, zihninizde nasıl bir ferahlık yarattığını şaşkınlıkla fark edeceksiniz. Dikkatinizi yönetmek ve zihinsel potansiyelinizi en üst düzeye çıkarmak için geliştirdiğimiz yöntemleri AçıkBeyin platformu (www.acikbeyin.com) ve AçıkBeyin YouTube kanalımızda detaylarıyla paylaşıyoruz. Özellikle sevgili Kemal Karadayı ile AçıkBeyin’de tanışmanızı bu konuda şefkatle tavsiye ederim.

Dikkat edin, çünkü hayatınız buna bağlı! Gelecek sayımızda ele alacağımız “Özdisiplin” başlığının en önemli gereksinimi olan dikkat konusuna ne kadar dikkat etsek az….

BUSINESS LIFE