ÜMRAN BEBA I BUSINESS LIFE YAZARI
2011 yılında dünyanın en güçlü kadın liderlik platformlarından biri olan Global Summit of Women ilk kez Türkiye’ye ve İstanbul’a geldi. O dönem PepsiCo’da 25 ülkeden sorumlu Asya Pasifik Bölge Başkanı olarak görev yapıyordum. Japonya’dan Avustralya’ya, Güneydoğu Asya’dan Pakistan’a uzanan geniş ve kültürel olarak son derece farklı bir coğrafyada liderlik yaparken kadınların ekonomik potansiyelini sahada, gerçek verilerle ve gerçek hikayelerle görme fırsatım oldu.
İLK İSTANBUL ZİRVESİYDİ
O ilk İstanbul zirvesi benim için yalnızca bir konferans değildi; küresel bir perspektif kazanma anıydı. Farklı ülkelerden gelen kadın liderlerin deneyimlerini dinlerken şunu fark ettim: Coğrafyalar değişse de mesele aynı. Kadınlar fırsat bulduklarında yalnızca kendi hayatlarını değil şirketlerini, topluluklarını ve ülkelerini dönüştürüyorlar. Zirveyle bağım 2011’le sınırlı kalmadı. Yıllar içinde farklı ülkelerde düzenlenen buluşmalara katıldım. PepsiCo’nun o dönemki CEO’su Indra Nooyi ile Malezya’daki zirvede yer aldım. Yakın zamanda Madrid’de küresel liderlerle yeniden bir araya geldim. Her defasında aynı duyguyla ayrıldım: Birbirimizden öğrenecek ne kadar çok şeyimiz var.
GERÇEK KATILIM İSTİHDAM ORANLARIYLA ÖLÇÜLEMEZ
Malezya’da bir girişimcinin finansmana erişim mücadelesini dinlerken Madrid’de bir teknoloji liderinin ölçeklenme stratejisini tartışırken ortak bir payda gördüm. Kadınların ekonomik katılımı yalnızca istihdam oranlarıyla ölçülemez. Gerçek katılım karar mekanizmalarında yer almak, sermayeye erişebilmek, inovasyon üretmek ve değer zincirinin her halkasında söz sahibi olmaktır. Bunun yolu ise öğrenmeye açık olmaktan, deneyim paylaşmaktan ve dayanışmadan geçer. Bu zirvenin benim için ayrı bir anlamı daha var. Zirvenin başkanı Irene Natividad yıllar içinde mentorum oldu. Onun liderliği bana şunu öğretti: Gerçek liderlik yalnızca başarı üretmek değildir başkalarının da potansiyelini açığa çıkaracak alan yaratmaktır. Irene’in yıllar boyunca inşa ettiği bu küresel ağ, kadınların yalnız olmadığını ve birlikte daha güçlü olduklarını somut şekilde gösteriyor.
ZİRVE HAZİRANDA İSTANBUL’DA
Bugün 2026’da zirvenin ikinci kez İstanbul’a geliyor olması büyük bir gurur. Daha da gurur verici olansa bu kez Ağırlama Komitesi Eş Başkanı olarak bu sürecin parçası olmam. 2011’de küresel bir yönetici olarak katıldığım platformda, 2026’da ev sahibi sorumluluğunu üstlenmek benim için güçlü bir devamlılık hikayesi. Dünya son 15 yılda büyük bir dönüşüm yaşadı. Dijitalleşme hızlandı, yapay zeka iş yapış biçimlerini yeniden tanımladı, sürdürülebilirlik artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. Bu dönüşümde kadın liderliğinin rolü kritik. Empati, etik duruş, uzun vadeli bakış ve kapsayıcı karar alma yetkinlikleri karmaşık küresel ortamda her zamankinden daha değerli. İstanbul’daki 2026 buluşması yalnızca bir zirve olmayacak. Bu, küresel bir öğrenme alanı olacak. Genç kadın girişimciler için ilham, iş dünyası için iş birliği, politika yapıcılar için çözüm üretme zemini sunacak. Türkiye’nin genç ve dinamik kadın potansiyelini küresel ağlarla buluşturacak.
BİR ÖĞRENME HİKAYESİ
Benim için bu yolculuk bir ünvan değil bir öğrenme hikayesi. 25 ülkede görev yaparken de farklı zirvelerde yer alırken de hep şunu gördüm: Liderlik bir varış noktası değil sürekli gelişen bir süreç. Öğrenmeye devam ettiğimiz sürece güçleniriz.
2011 bir başlangıçtı. 2026 ise o başlangıcın daha olgun, daha bilinçli ve daha iddialı bir aşaması. Sınırları aşan kadınlar İstanbul’da yeniden buluşuyor. Birbirimizden öğrenmek için. Daha güçlü bir ekonomik katılım için. Ve geleceği birlikte şekillendirmek için.