CMO’nun Ünlü Stratejisi

Pazarlamada etki artık tek bir yüzle, tek bir mecra ile ya da tek bir mesajla yaratılmıyor. Ünlü, influencer, ürün, hizmet deneyimi, dijital temas noktası ve toplumsal fayda aynı stratejik bütünün parçaları haline geldi. Ünlü kullanımında başarıyı belirleyen şey de yalnızca tanınırlık değil uyum, güven, aidiyet ve deneyim yaratma kapasitesi oldu. Eti Pazarlama Başkanı Alper Eroğlu, “ünlü iş birliklerinde asıl belirleyici marka uyumu” diyor. İDO Kurumsal İletişim Ve Pazarlama Direktörü Sencan Taşçı, “doğru isim markanın mesajını yaşatır” diye konuşuyor. Besler Pazarlama Ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Gülizar Doğan, “yenilikçilikle öncülüğümüzü güçlendiriyoruz” diyor. McDonald’s Türkiye CMO’su Özdeş Dönen Artak, odaklarında tüketici olduğunu anlatıyor. Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, farkındalık yarattıkları alanları aktarıyor. Multinet Up Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Bora Işık, pürüzsüz deneyim çalışmalarını belirtiyor. Karaca Marka Ve Ürün Pazarlama Direktörü Sultan Köse, “ürünü doğru hikaye ve doğru iş birliği ile buluşturuyoruz” diye konuşuyor. Tavuk Dünyası CMO’su Ceylan Özmen ise “güçlü bağı odağa taşıdık” diyor.

GÜVEN BORÇA I g.borca@businesslife.com.tr

ÜNLÜ KULLANIMINDA YENİ TERCİHLER ÖNE ÇIKIYOR

Pazarlamada “ünlü kullanımı” uzun süre erişim ve görünürlük üzerinden okundu. Büyük isim, büyük kampanya, yüksek farkındalık. Denklem basitti. Bugün tablo daha farklı. Tüketici artık yalnızca ekranda gördüğü isme bakmıyor. O ismin markayla kurduğu ilişkiye, anlattığı hikayenin sahiciliğine ve kampanyanın kendisinde bıraktığı duyguya bakıyor. Bu yüzden ünlü kullanımı, pazarlamanın vitrin unsuru olmaktan çıkıp marka stratejisinin daha hassas, daha ölçülebilir ve daha deneyim odaklı bir parçasına dönüşüyor. CMO dosyamızdaki yanıtlar bu dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor. Bugünün pazarlamasında doğru isim, markaya ödünç şöhret vermez. Markanın hikayesini büyütür. Doğru kampanya, sadece görünürlük üretmez, hafıza yaratır. Doğru deneyim, markayla tüketici arasında daha kalıcı bir bağ kurar. CMO’ların ortaklaştığı zemin de burada netleşiyor. Erişim önemli ama esas değer güven veren, deneyim yaratan ve markanın anlamını güçlendiren iletişimde.

 

GÜLİZAR DOĞAN I BESLER PAZARLAMA VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN SORUMLU BAŞKAN YARDIMCISI

“YENİLİKÇİLİKLE ÖNCÜLÜĞÜMÜZÜ GÜÇLENDİRİYORUZ”

“SuperFresh olarak tüketici beklentilerini yakından takip eden, kategoriyi geliştiren ve deneyim odaklı bir inovasyon yaklaşımı benimsiyoruz. İtalya esintili lansmanımızla tüketicilere ürünün ötesinde güçlü bir deneyim sunduk.”

SuperFresh olarak tüketici beklentilerini yakından takip eden, kategoriyi geliştiren ve deneyim odaklı bir inovasyon yaklaşımı benimsiyoruz. Türkiye’yi dondurulmuş gıdayla tanıştıran marka olarak inovasyon ve güçlü iletişimle yakaladığımız ivme, bizi aynı zamanda tüketicinin gönlünde güçlü bir markaya dönüştürdü. Pizza kategorisi de bu vizyonumuzu güçlü şekilde ortaya koyduğumuz alanların başında geliyor. Premium pizza serimizin yeni üyesi Pizza Napoliten ile tüketicilerin değişen lezzet beklentilerine yanıt verirken, dondurulmuş pizza kategorisindeki lezzet algısını daha ileri taşımayı hedefliyoruz. “Restoran lezzetinde pizza” iddiasıyla geliştirdiğimiz Pizza Napoliten, 12 saat mayalanan el açması hamuru, kabarık kenarlı, ince tabanlı, yumuşak ve gözenekli yapısı ile özenle seçilmiş malzemeleriyle evde premium pizza deneyimini erişilebilir kılıyor.

ÜNLÜLERLE TANITIM

Pizza Napoliten’i yalnızca yeni bir ürün olarak değil tüketiciyle güçlü bir deneyim bağı kuran özel bir lansman kurgusuyla tanıttık. “Pizza Napoliten mi? Sen onu asıl evde yiyeceksin!” sloganıyla raflarda yerini alan ürünümüz için İtalya’dan ilham alan bir atmosfer oluşturduk. Lansmanda hazırlanan özel deneyim alanlarıyla davetlilerin kendilerini İtalya’da bir restoranda hissetmelerini amaçladık. Böylece ürünümüzün lezzet vaadini, ambiyans, hikaye ve deneyimle bütünleştirdik. Lansmanımızı, şef Claudio Chinali’nin executive chef rolünü yürüttüğü Terrazza Italia’da gerçekleştirdik. Etkinliğin açılışı, İtalyan şef Claudio Chinali ile sosyal medyanın sevilen içerik üreticilerinden Orkun Işıtmak’ın söyleşisiyle başladı. İtalya’daki pizza kültürü, hamur, sos ve malzeme dengesinin iyi bir pizza deneyimine katkısı, İtalyan şefin uzmanlığıyla ele alındı. Napoli atmosferini andıran ortamda davetliler Pizza Napoliten’i ilk kez İtalyan bir şef eşliğinde deneyimledi.

“LEZZET ALGISINI İLERİ TAŞIYORUZ”

SuperFresh’in Pizza Artizan’la giriş yaptığı premium pizza segmentindeki ikinci ürünü Pizza Napoliten, dondurulmuş pizzada lezzet ve kalite standardını daha ileri taşıyor. 12 saat mayalanan, taş fırın lezzetindeki el açması hamuru, özenle seçilmiş malzemeleri ve iştah açıcı görüntüsüyle Pizza Napoliten, dondurulmuş pizza algısını yeniden şekillendiriyor. Bu ürünle evde restoran lezzetindeki pizza deneyimini daha erişilebilir hale getirirken, premium pizza serimizin lezzet yelpazesini de genişletiyoruz.

“YENİLİKÇİ ÜRÜNLERLE DENEYİMİ BULUŞTURUYORUZ”

SuperFresh olarak tüketici beklentilerini yakından takip ediyor, kategoriyi geliştiren ve deneyim odaklı bir inovasyon yaklaşımı benimsiyoruz. Yeni ürünlerimizi yalnızca lezzetleriyle değil, sundukları deneyimle de ayrıştırıyoruz.

GÜÇLÜ LANSMAN

Pizza Napoliten lansmanında İtalya’dan ilham alan özel bir atmosfer oluşturduk. Davetlilere ürünün lezzet vaadini, ambiyans ve hikayeyle bütünleşen güçlü bir deneyimle aktardık.

 

ALPER EROĞLU I ETİ PAZARLAMA BAŞKANI

“ÜNLÜ İŞ BİRLİKLERİNDE ASIL BELİRLEYİCİ MARKA UYUMU”

“Ünlü iş birliklerinde erişim gücü, marka uyumu ve hikaye anlatımı potansiyeli önemli olsa da bizim için asıl belirleyici unsur, iş birliği yapılan ismin markanın değerleri, duruşu ve diliyle uyumlu olması. Doğru kurgulanan iş birlikleri, markanın algısına katkı sağlarken ticari büyümeyi de destekleyen güçlü bir yatırım haline geliyor.”

Pazarlamada ünlü kullanımı, markalar için yalnızca görünürlük sağlayan bir iletişim aracı olmaktan çıktı. Bugün ünlü iş birlikleri marka uyumu, hikaye anlatımı gücü, güvenilirlik, topluluk bağı ve ticari etki gibi çok boyutlu kriterlerle değerlendiriliyor. Erişim gücü hala önemli bir unsur olsa da tüketiciler nezdinde gerçek değer yaratabilmek için iş birliği yapılan ismin markanın değerleriyle örtüşmesi kritik önem taşıyor. Bizim için ünlü iş birliklerinde en belirleyici unsur, markamızla kurulan uyumdur. Markanın değerleri, duruşu ve diliyle uyumlu bir isimle ilerlemenin, kampanyanın başarısı açısından temel koşul olduğuna inanıyoruz. Aksi durumda erişim gücü ne kadar yüksek olursa olsun, kampanyanın kalıcı bir değer üretmesi mümkün olmuyor. Doğru iş birlikleri ise hem markayı hem ünlü kişiyi tüketiciler nezdinde daha güçlü ve değerli bir konuma taşıyor.

MARKA DEĞERLERİYLE UYUMLU İŞ BİRLİKLERİ

Bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden birini ETİ Burçak ve Şener Şen iş birliğinde görmek mümkün. ETİ Burçak, bizi biz yapan duygu ve değerlerin taşıyıcısı olan bir marka. Şener Şen ise ortak hafızamızdaki samimiyeti, güveni ve güçlü değerleri temsil eden usta bir sanatçı. Bu iki güçlü unsurun bir araya gelmesi, kamuoyunda çok güçlü bir karşılık buldu. Benzer şekilde son dönemde hayata geçirilen Popkek-Beyazıt Öztürk, Karam-Ulaş Tuna Astepe ve Tutku-Ecem Erkek iş birlikleri de tüketicilerden büyük beğeni topladı. Bu örnekler, doğru marka-ünlü uyumunun kampanyayı yalnızca görünür kılmadığını, aynı zamanda tüketiciyle duygusal bağ kuran güçlü bir hikâyeye dönüştürdüğünü gösteriyor.

ÇİFT YÖNLÜ YATIRIM

Ünlü iş birliklerini hem uzun vadeli marka algısına hem kısa vadeli ticari hedeflere hizmet eden çift yönlü bir yatırım olarak görüyoruz. Bu nedenle ölçümlemeyi de iki ana eksende ele alıyoruz. Marka sağlığı tarafında bilinirlik, beğeni, hatırlanma, marka yakınlığı ve satın alma niyeti gibi algısal metriklerin değişimini izliyoruz. Dijital kanallarda ise erişim kadar etkileşim kalitesi de bizim için önemli. İzlenme süresi, paylaşım oranı, yorum tonu ve organik konuşulabilirlik, kampanyanın tüketici nezdinde nasıl karşılık bulduğunu anlamamızı sağlayan temel göstergeler arasında yer alıyor. Satış performansı ekseninde ise doğrudan kampanya dönemindeki satış hacmi artışına odaklanıyoruz. Bu nedenle ünlü iş birliklerini yalnızca iletişim harcaması olarak değil, doğru kurgulandığında ticari büyümeye katkı sağlayan stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz.

DİJİTALDE DOĞRU DENGE

Artan dijitalleşme ve influencer ekonomisiyle pazarlama ekosistemi çok daha katmanlı hale geldi. Ünlü isimler markalar için güçlü bir görünürlük ve kültürel etki yaratırken, niş kitlelere hitap eden creator’lar güven, samimiyet ve topluluk bağı oluşturuyor. Bu nedenle yaklaşımımız global ya da geniş kitlelere hitap eden ünlüler ile niş creator’lar arasında bir tercih yapmak değil, doğru dengeyi kurmak üzerine şekilleniyor.

“ERİŞİM KADAR GÜVEN VE AİDİYET DE ÖNEMLİ”

Ünlü iş birliklerinde erişim gücü önemli olsa da asıl belirleyici unsur, iş birliği yapılan ismin markanın değerleri, duruşu ve diliyle uyumlu olması. Doğru uyum, kampanyanın tüketici nezdinde kalıcı değer üretmesini sağlıyor.

ÖLÇÜMLENEBİLİR ETKİ

Ünlü iş birliklerinin başarısı; bilinirlik, beğeni, hatırlanma, marka yakınlığı, satın alma niyeti, etkileşim kalitesi ve satış hacmi artışı gibi farklı metriklerle değerlendiriliyor.

DİJİTAL DENGE

Ünlü isimler geniş erişim ve kültürel etki yaratırken, mikro ve niş influencer’lar belirli topluluklarda güven, samimiyet ve dönüşüm sağlıyor. Pazarlamada başarı, bu iki yapıyı doğru dengelemekten geçiyor.

 

BORA IŞIK I MULTINET UP PAZARLAMA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“EKOSİSTEMİ DAHA  İLERİYE TAŞIYACAĞIZ”

“Önümüzdeki dönemde de odağımız, fiziksel ve dijital temas noktalarını daha akıllı biçimde entegre eden, kurumlara ölçülebilir verimlilik sağlayan ve çalışan deneyimini güçlendiren çözümlerle bu ekosistemi daha da ileri taşımak olacak.”

Multinet Up olarak 2026 Mart ayında çıkan raporla Pazar Payı Ölçüm Araştırması’nın sonuçlarını açıkladık. 12 ilde, yemek kartı kullanan küçük, orta ve büyük ölçekli 500 işletme sahibi ve yöneticisiyle yüz yüze ve çevrimiçi yöntemlerle gerçekleştirilen araştırma, şirketlerin yemek kartı tercihleri, memnuniyet düzeyleri ve tavsiye eğilimlerine dair önemli içgörüler sunuyor. Araştırma sonuçlarına göre MultiNet Yemek Kartı kullanan işletmelerin yüzde 61,9’u hizmetten “çok memnun”, yüzde 32,9’u ise “memnun” olduğunu belirtti. Böylece MultiNet’in toplam memnuniyet oranı yüzde 94,8’e ulaştı. Kullanıcıların memnuniyet gerekçeleri arasında ilk sırada yüzde 46,5 ile yaygın kullanım ağı yer alırken, bunu yüzde 24,4 ile vergi avantajı ve yüzde 16,6 ile restoran, market gibi farklı kategorilerde harcama esnekliği izledi.

PÜRÜZSÜZ DENEYİM

Multinet Up olarak 1,5 milyondan fazla kart kullanıcımız, 50 bini aşkın kurumsal müşterimiz ve 130 bini aşan üye iş yeri ağımızla Türkiye’nin en yaygın ve en entegre yan haklar ve gider yönetimi ekosistemlerinden birini yönetiyoruz. Bugüne dek 4,5 milyondan fazla indirilen mobil cüzdan uygulamamız günlük ortalama 2 milyon işlem hacmiyle yemek kartı kullanıcılarına pürüzsüz bir deneyim sunuyor. Araştırma sonuçlarında ortaya çıkan yüksek memnuniyet oranı da bu bütüncül yapının sahadaki karşılığını teyit etmesi bakımından bizim için son derece değerli bir çıktı. Önümüzdeki dönemde de odağımız, fiziksel ve dijital temas noktalarını daha akıllı biçimde entegre eden, kurumlara ölçülebilir verimlilik sağlayan ve çalışan deneyimini güçlendiren çözümlerle bu ekosistemi daha da ileri taşımak olacak.

 

ÖZDEŞ DÖNEN ARTAK I McDONALD’S TÜRKİYE CMO’SU

“TÜKETİCİYİ ODAĞA ALIYORUZ”

“Misafirlerimizin beklentilerini yakından takip ediyor, McDonald’s deneyimini günlük tercihlerine daha yakın hale getirmeye özen gösteriyoruz.”

McDonald’s Türkiye olarak misafirlerimizin beklentilerini her zaman yakından takip ediyor, McDonald’s deneyimini günlük tercihlerine daha yakın hale getirmeye özen gösteriyoruz. Tüketici alışkanlıklarını odağımıza alan ürün geliştirme yaklaşımımız doğrultusunda McHesaplı Menüler’e üç yeni dürüm seçeneği ekledik. Adana Usulü Köfte Dürüm, Baharatlı Acılı Mayonezli Tenders Dürüm ve Tatlı Turşulu Mayonezli Tenders Dürüm seçenekleriyle McHesaplı Menüler’i daha zengin bir yapıya taşıyoruz. “Uygun fiyatla mutluluğu katla” sloganıyla misafirlerimize hem erişilebilir seçenekler hem keyifli bir deneyim sunmayı hedefliyoruz.

“DENEYİMİ GÜNLÜK TERCİHLERE YAKINLAŞTIRIYORUZ”

McHesaplı platformumuz, misafirlerimize erişilebilir fiyatlarla doyurucu ve keyifli öğün alternatifleri sunma yaklaşımımızın en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Bu platformla, tüketicilerin hızlı, pratik ve lezzetli öğün arayışına yanıt verirken McDonald’s deneyimini daha geniş kitleler için ulaşılabilir hale getiriyoruz. Yeni ürünlerimiz de bu anlayışın bir yansıması olarak geliştirildi. Farklı damak tatlarına hitap eden seçenekler sunarken, misafirlerimizin günlük hayatlarında kolayca tercih edebileceği pratik ve doyurucu alternatifler oluşturmayı amaçladık.

YENİ ALTERNATİFLER

Adana Usulü Köfte Dürüm, Türkiye’de sevilen baharatlı köfte lezzetinden ilham alarak tanıdık ve iştah açıcı bir alternatif sunuyor. Baharatlı Acılı Mayonezli Tenders Dürüm, çıtır tavuk lezzetini acılı mayonezin belirgin tadıyla buluşturuyor. McDonald’s Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de tüketici alışkanlıklarını ve beklentilerini odağımıza alarak menülerimizi geliştirmeyi sürdüreceğiz.

“YENİ ÜRÜN GELİŞTİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”

McDonald’s Türkiye, misafir beklentilerini yakından takip ederek McDonald’s deneyimini günlük tercihlere daha yakın hale getirmeye odaklanıyor. McHesaplı Menüler, erişilebilir fiyatlarla keyifli ve doyurucu öğün deneyimi sunuyor.

TÜKETİCİ ODAĞI

Yeni dürüm çeşitleri, tüketicilerin pratik, doyurucu ve erişilebilir fiyatlı öğün beklentilerine yanıt veriyor. McDonald’s Türkiye, tüketici alışkanlıklarını ve beklentilerini odağına alarak menülerini geliştirmeyi sürdürüyor.

 

CEYLAN ÖZMEN I TAVUK DÜNYASI CMO’SU

“GÜÇLÜ BAĞI ODAĞA TAŞIDIK”

“Yeni iletişim kampanyamız ‘Burası Tavuk Dünyası’ ile her gün restoranlarımızda yaşattığımız deneyimi, markamızın enerjisini ve misafirlerimizle kurduğumuz güçlü bağı odağımıza taşıyoruz.”

Yeni iletişim kampanyamız “Burası Tavuk Dünyası”nı hayata geçirmenin heyecanını yaşıyoruz. Bu kampanya bizim için her gün restoranlarımızda yaşattığımız deneyimin, markamızın enerjisinin ve misafirlerimizle kurduğumuz güçlü bağın keyif dolu bir yansıması. Bugün misafirlerimiz dışarıda yemek yediklerinde yalnızca lezzetli ve doyurucu bir öğün değil aynı zamanda kendilerini iyi hissettiren, samimi ve paylaşmaya değer bir deneyim arıyor. Biz de bu içgörüden hareketle Tavuk Dünyası deneyimini kocaman tabaklarımız, enfes lezzetlerimiz, masadaki paylaşım ve birlikte geçirilen mutlu anlar üzerinden anlatmak istedik.

YENİ SÖYLEM

Yeni iletişim kampanyamızda markamızın güçlü ürün deneyimini; paylaşım, keyifli anlar, birlikte geçirilen zaman ve restorandan iyi hissederek ayrılma duygusuyla birlikte ele alıyoruz. Kampanyamız, günümüz tüketicisinin dışarıda yemek deneyiminden beklediği lezzet, doyuruculuk, değer olma ve iyi hissetme beklentisine duygu ve enerji dolu bir yanıt veriyor. “Kocaman tabakların dünyası”, “Baksana tadına” anlarının dünyası, “Mutlu anların dünyası” ve “Enfes tatların dünyası” mesajlarıyla doyurucu tabaklarımızı, iştah açıcı lezzetlerimizi, masadaki paylaşımı ve birlikte geçirilen keyifli zamanı iletişimin merkezine taşıyoruz. Reklam filminin yüksek tempolu ve akılda kalıcı müziği de kampanyamızın pozitif duygusunu taşıyan önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

“REKLAM FİLMİYLE DENEYİMİ ANLATIYORUZ”

Reklam filmimizde, Tavuk Dünyası’nda bir tabağın etrafında başlayan iştah, paylaşım ve keyif duygusunu odağımıza alıyoruz. Kampanya boyunca kullanılan mesajlarla “Burası Tavuk Dünyası” çatısı altında markamızın lezzet, doyuruculuk ve iyi hissettiren deneyim vaadini görünür kılıyoruz.

 

SENCAN TAŞÇI I İDO KURUMSAL İLETİŞİM VE PAZARLAMA DİREKTÖRÜ

“DOĞRU İSİM MARKANIN MESAJINI YAŞATIR”

“Ünlü iş birliklerinde bizim için en belirleyici unsur marka uyumu ve anlatılan hikayenin samimiyeti oluyor. İDO olarak iş birliği yaptığımız ismin markamızın güven duygusunu, dinamizmini ve deneyim odaklı yaklaşımını doğal şekilde taşımasına önem veriyoruz.”

Ünlü iş birliklerinde erişim gücü elbette önemli ancak yalnızca yüksek görünürlük tek başına sürdürülebilir bir marka etkisi yaratmıyor. İDO olarak biz, iş birliği yaptığımız ismin markamızın değerlerini, dinamizmini, güven duygusunu ve deneyim odaklı yaklaşımını doğal şekilde taşımasına önem veriyoruz. Doğru isim; markanın mesajını sadece duyuran değil, yaşatan kişidir. Bu nedenle hikaye anlatımı potansiyeli de kritik bir rol oynuyor. İnsanlar artık gerçek deneyimlerle ve samimi anlatılarla bağ kuruyor.

“ETKİSİNİ ÇOK KATMANLI ÖLÇÜMLÜYORUZ”

Ünlü kullanımının marka değeri ve satış performansına etkisini çok katmanlı şekilde ölçümlüyoruz. Kampanya dönemlerinde erişim, etkileşim, görüntülenme ve dijital konuşulma oranları ilk aşamada önemli veriler sunuyor. Ancak bizim için asıl değerli olan marka algısındaki değişim, satın alma davranışına etkisi ve müşteri sadakatine katkısı. Özellikle rezervasyon artışı, web site trafiği, dönüşüm oranları, kampanya kodu kullanımı ve destinasyon bazlı talep değişimleri en önemli performans göstergeleri arasında yer alıyor. Bunun yanında sosyal medya duygu analizi ve marka hatırlanırlığı araştırmalarıyla yatırımların uzun vadeli etkisini de ölçümlüyoruz.

“GÜNÜMÜZ TÜKETİCİSİ GERÇEK ANLATIMA DİKKAT EDİYOR”

Dijitalleşmeyle birlikte artık tek tip bir iletişim modeli yerine çok katmanlı bir etki stratejisi gerekiyor. Global ölçekte bilinen isimler markaya güçlü bir görünürlük ve prestij katarken, niş kitlelere hitap eden influencer’lar daha yüksek güven ve etkileşim yaratabiliyor.

“BİRBİRİNİ TAMAMIYOR”

Biz bu iki yapıyı birbirini tamamlayan unsurlar olarak görüyoruz. Büyük ölçekli marka kampanyalarında daha geniş erişim sağlayan isimlerle çalışırken belirli destinasyonlar, seyahat deneyimleri veya özel hedef kitleler için daha lokal ve niş içerik üreticileriyle iş birlikleri yapıyoruz. Çünkü günümüz tüketicisi artık yalnızca “kim söyledi”ye değil, “nasıl ve ne kadar gerçek anlattığına” da dikkat ediyor.

 

EKMEL BAYDUR I MİGROS GRUBU PAZARLAMA İCRA KURULU ÜYESİ

“STRATEJİK BİR SORUMLULUK ALANI”

“Migros olarak Dünya Arı Günü’nü stratejik bir sorumluluk alanı olarak görüyoruz. Yerel üreticiyi ve sürdürülebilir tarımı destekleyen projelerimizle arının varlığına, arıcının refahına ve doğanın sürdürülebilirliğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz.”

Migros olarak sürdürülebilir yaşam, bilinçli arıcılık ve biyoçeşitliliğin korunmasını geleceğin en önemli sorumluluk alanları arasında görüyoruz. Bu anlayışla 20 Mayıs Dünya Arı Günü kapsamında Özyeğin Üniversitesi’nde özel bir etkinlik gerçekleştirdik. Akademi, sivil toplum ve özel sektörden uzman isimlerin katıldığı etkinlikte arıcılığın geleceği, yerli üretimin desteklenmesi, arı sağlığı ve sürdürülebilir üretim modelleri çok boyutlu şekilde ele alındı. Arılar, tarımsal üretimin ve ekosistemin devamlılığında hayati bir role sahip. Elimizdeki her üç kaşık yiyecekten biri, arılar gibi polen taşıyıcıların katkısına bağlı olarak üretiliyor. Bu nedenle Dünya Arı Günü’nü yalnızca bir farkındalık günü olarak değil tarımın, biyoçeşitliliğin ve gıda güvenliğinin geleceği açısından stratejik bir sorumluluk alanı olarak değerlendiriyoruz.

FARKINDALIK MESAJLARI

Dünya Arı Günü kapsamında farkındalığı artırmayı hedefleyerek düzenlediğimiz etkinlikte, iklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerinden sürdürülebilir arıcılık uygulamalarına kadar pek çok konu uzmanlar tarafından ele alındı. Sunuculuk ve moderatörlüğünü Alper Kul’un üstlendiği programda sürdürülebilir arıcılık konusunda üzerimize düşenler, arı sağlığı, bilinçli üretim modelleri ve sağlıklı beslenme gibi başlıklar öne çıktı. “Sürdürülebilir gelecek arılarla gelecek” mesajının vurgulandığı program kapsamında, Avrupa Birliği Coğrafi İşaret tescilli Bingöl Balı’nın hikayesi de katılımcılarla paylaşıldı. Bingöl Balı’nın hikayesi, yerli üretimin desteklenmesi, sürdürülebilir arıcılık uygulamaları, arıların doğa ve ekosistem için önemi ve sağlıklı yaşam üzerindeki etkileri farklı oturumlarda değerlendirildi.

YEREL ÜRETİCİYE VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIMA DESTEK

Arıcılık sektöründe sürdürülebilirliği desteklemek ve yerli üretimi teşvik etmek amacıyla çeşitli projeler hayata geçiriyoruz. Yerel üreticiyi ve sürdürülebilir tarımı destekleyen projelerimizden Bingöl Balı, ülkemizin Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili alan ilk balı oldu.

BAŞARI

Bu başarı, hem yerel üretimin değerini ortaya koyuyor hem sürdürülebilir arıcılık uygulamalarının yaygınlaşması açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Migros olarak arının varlığına, arıcının refahına ve doğanın sürdürülebilirliğine katkı sağlayan her girişimin yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

 

SULTAN KÖSE I KARACA MARKA VE ÜRÜN PAZARLAMA DİREKTÖRÜ

“ÜRÜNÜ DOĞRU HİKAYE VE DOĞRU İŞ BİRLİĞİ İLE BULUŞTURUYORUZ”

“2025’te lansmanlarımızda, ürünün ruhunu en doğru yansıtan isimlerle çalışmaya odaklandık. Bizi farklı kılan yaklaşım; ürünü doğru hikaye ve doğru iş birliği ile buluşturmak. Karaca bugün yaşam tarzı, deneyim ve kültür yaratan global bir marka.”

2025’te lansmanlarımızda, ürünün ruhunu en doğru yansıtan isimlerle çalışmaya odaklandık. Örneğin hem Türk kahvesi hem espresso hazırlayabilen Hatır Perfetto için bu iki kültürü birleştiren güçlü bir figür olan Fatih Terim ile Plasma Steel lansmanımızda ise “Çelik” ismiyle ikonik bir bağ kurarak dikkat çekici bir iletişim kurgusu oluşturduk. Bizi farklı kılan yaklaşım, ürünü doğru hikaye ve doğru iş birliği ile buluşturmak. Karaca bugün yaşam tarzı, deneyim ve kültür yaratan global bir marka.

GÜÇLÜ HİKAYE VE İŞ BİRLİĞİ

Karaca, ürünün merkezde olduğu bir marka. Bu nedenle pazarlama, yalnızca iletişimi yöneten bir fonksiyon değil ürünün fikir aşamasından başlayarak tüm geliştirme sürecine yön veren stratejik bir rol üstleniyor. Son bir yılda bu yaklaşımı daha da ileri taşıyarak ürünlerimizi sadece fonksiyonel özellikleriyle değil güçlü hikayeler ve doğru iş birlikleriyle konumlandırdık.

“İÇERİK VE PLATFORM ODAKLIYIZ”

Tüketici artık tek bir yol izlemiyor. Keşif, ilham ve satın alma süreçleri iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle biz de always-on, içerik ve platform odaklı bir yapı ile ilerliyoruz. Creator iş birliklerini de bu doğrultuda yalnızca bir iletişim alanı değil marka anlatımımızın en güçlü ve en etkili taşıyıcılarından biri olarak konumlandırıyoruz.

YENİ TEKNOLOJİLER

Pazarlamayı şekillendirecek trendlerin başında creator economy’nin yükselişi, içerik odaklı iletişimin güçlenmesi ve tüketiciyle kurulan bağın daha da kişiselleşmesi geliyor. Yapay zeka ve yeni teknolojiler tüketiciyle kurulan ilişkiyi yeniden tanımlıyor. Asıl fark, markaların tüketiciyi daha iyi anlayıp daha kişiselleştirilmiş deneyimler sunabilmesi. Biz de bu dönüşümü aktif kullanan bir marka olarak geliştirdiğimiz yapay zeka destekli alışveriş asistanımız AIDA ile kullanıcıya daha hızlı, kolay ve akıcı bir deneyim sunuyoruz.

PAZARLAMA LİDERLERİ

Pazarlama liderleri için ise rol artık sadece iletişimi yönetmek değil teknoloji, veri ve yaratıcılığı bir araya getirerek daha anlamlı marka deneyimleri tasarlamak.

BUSINESS LIFE