CFO’nun Finansal Disiplini

2026’nın ilk döneminde şirketler finansal disiplin, güçlü bilanço yönetimi ve sürdürülebilir büyüme odağıyla yol aldı. CFO Analysis dosyasına yansıyan açıklamalar, Türkiye’de kurumların seçici yatırımlar, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve uzun vadeli finansman stratejileriyle geleceğe daha dayanıklı hazırlandığını ortaya koyuyor. Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, “güçlü finansman yapısıyla büyümemizi sürdüreceğiz” diyor. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, değer yaratmaya odaklandıklarını söylüyor. Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, sağlıklı büyümeye devam edeceklerini belirtiyor. Metro Türkiye CFO’su Erhan Çetin, “yeşil enerji kullanımında müşterilerimizi de teşvik ediyoruz” diyor. QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, uzun vadeli yatırımcı güvenine dikkat çekerken Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan, “büyümenin lokomotifiyiz” diyor.

ALİ ÇİÇEKLİ I a.cicekli@businesslife.com.tr

FİNANSAL DİSİPLİN BÜYÜMENİN ANAHTARI OLDU

2026 yılının ilk dönemleri, finans dünyasında dayanıklılık, disiplinli bilanço yönetimi ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımının öne çıktığı bir dönem oldu. Küresel belirsizliklerin, yüksek faiz ortamının ve jeopolitik risklerin etkisini sürdürdüğü bu süreçte şirketler ve bankalar, güçlü sermaye yapıları, çeşitlendirilmiş fonlama kaynakları ve temkinli risk yönetimiyle büyüme hedeflerinden uzaklaşmadı. CFO Analysis dosyamızdaki açıklamalar, Enerjisa Enerji’den Garanti BBVA’ya, Kuveyt Türk’ten QNB Türkiye’ye, VakıfBank’tan Metro Türkiye’ye kurumların uzun vadeli değer yaratma vizyonlarıyla ayrıştığını gösteriyor. Bir yanda altyapı ve enerji dönüşümü yatırımları, diğer yanda sürdürülebilir finansman, dijitalleşme, müşteri deneyimi ve yeşil dönüşüm başlıkları, bu dönemin ana eksenini oluşturuyor.

Finans yöneticileri ve genel müdürlerin açıklamalarında ortaklaşan mesaj ise net. Belirsizliklerin arttığı dönemlerde büyümenin yolu, güçlü bilanço, disiplinli finansman, seçici yatırım yaklaşımı ve sürdürülebilirlik odağından geçiyor. Kurumlar, kaynaklarını daha verimli alanlara yönlendirirken üretim, ihracat, enerji dönüşümü, dijitalleşme ve düşük karbon ekonomisine katkı sunan yatırımları önceliklendiriyor. Bu tablo, Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Uluslararası piyasalardan sağlanan uzun vadeli kaynaklar, sürdürülebilirlik temalı finansman işlemleri, artan kredi destekleri ve dijital dönüşüm yatırımları hem reel sektörün hem kurumların geleceğe daha güçlü hazırlanmasını sağlıyor.

 

PHILIPP ULBRICH I ENERJİSA ENERJİ CFO’SU

“GÜÇLÜ FİNANSMAN YAPISIYLA BÜYÜMEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“İş modelimizin sağladığı öngörülebilirlik, güçlü bilançomuz ve yüksek finansal disiplinimiz, bu zorlu ortamda güçlü bir performans sergilememizi sağlıyor. Yatırım programımızı güçlü bir finansman yapısıyla desteklemeyi ve uzun vadeli büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.”

2026 yılının ilk çeyreğinde küresel belirsizliklerin ve yüksek faiz ortamının etkisini sürdürdüğü zorlu bir ortamda faaliyet gösterdik. Böylesi bir konjonktürde finansal performansı sağlamak, kısa vadeli etkin yönlendirme ve dayanıklılığa odaklanmayı gerektiriyor. Buna rağmen yıl başında paylaştığımız 2026 hedeflerimizi değiştirmiyor, dört ana performans göstergemiz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. İş modelimizin sağladığı öngörülebilirlik, güçlü bilançomuz ve yüksek finansal disiplinimiz, bu zorlu ortamda güçlü bir performans sergilememizi sağlıyor. İlk çeyrekte dağıtım iş kolu operasyonel performansın ana belirleyicisi olmaya devam etti. Finansal disiplin tarafında güçlü duruşumuzu koruyoruz. Net borç / Faaliyet Geliri oranımızı 1,1x seviyesinde tutarken, borç portföyümüzde gerekli çeşitliliği ve rekabetçi fiyatlamayı sağlamaya devam ediyoruz.

GÜÇLÜ FİNANSAL PERFORMANS

Enerjisa Enerji, 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürülebilir büyümesini yatırım odağında devam ettirdi. Şirketin faaliyet gelirleri, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel olarak yüzde 5 artış göstererek 17,9 milyar TL’ye yükseldi. Bu büyümede en güçlü katkıyı elektrik dağıtım iş kolu sağladı. Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı ise yıllık bazda yüzde 42 artarak yaklaşık 105 milyar TL seviyesine ulaştı. Perakende iş kolunda zorlu piyasa koşullarına rağmen müşteri portföyü genişletilirken, serbest piyasa segmentindeki satış hacmi artışı ve portföy marjlarındaki iyileşme dengeli performansı destekledi. Müşteri Çözümleri iş kolunda güneş enerjisinde kurulu güç 146 MWp seviyesine ulaşırken, Eşarj markasıyla e-mobilite alanında şarjlanma hacmi artırıldı.

“YATIRIM HEDEFİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMEK ÜZERE ÇALIŞACAĞIZ”

Türkiye’nin enerji arzını güvenilir ve bağımsız hale getirmenin sektördeki her şirketin sorumluluğu olduğunun altını çiziyoruz. Enerji sektörü bugün yalnızca arz-talep dengesiyle değil jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve hızlanan enerji dönüşümüyle birlikte çok boyutlu bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Oldukça rekabetçi ve bir o kadar da belirsiz bir atmosfer var. Buna rağmen finansal dayanıklılığımızı korumak ve bu sırada yatırımlarla büyümek, uzun vadeli stratejimizin odağında yer alıyor.

 

MAHMUT AKTEN I GARANTİ BBVA GENEL MÜDÜRÜ

“DEĞER YARATMAYI SÜRDÜRÜYORUZ”

“Bu ödül; güçlü finansal performansımızın, sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın ve müşterilerimize sunduğumuz yenilikçi deneyimin bir yansıması. ‘Birlikte Yaparız’ diyerek çıktığımız bu yolda, ülkemiz ve müşterilerimiz için değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Garanti BBVA olarak uluslararası finans dünyasının saygın yayınlarından Global Finance tarafından düzenlenen “World’s Best Bank Awards 2026” kapsamında Türkiye’nin en iyi bankası seçildik. Bu yıl 33’üncüsü düzenlenen ödül programında, dünya genelinde 150’den fazla ülke ve bölgedeki bankalar; kârlılık, büyüme, stratejik vizyon, inovasyon kapasitesi ve müşteri ihtiyaçlarına yanıt verme becerisi gibi kriterlere göre değerlendirildi. Garanti BBVA, kapsamlı değerlendirme sonucunda güçlü finansal performansı, sürdürülebilir büyüme yaklaşımı ve müşteri odaklı inovasyonlarıyla Türkiye’nin en iyi bankası unvanını elde etti.

SOMUT GÖSTERGELER

Böylesine saygın bir programda Türkiye’nin en iyi bankası seçilmekten büyük gurur duyuyoruz. Bu ödül güçlü finansal performansımızın, sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın ve müşterilerimize sunduğumuz yenilikçi deneyimin bir yansıması. Türk lirası kredilerdeki lider konumumuz, kredi kartları ve tüketici finansmanındaki öncü rolümüzle ekonomiye değer yaratmayı sürdürüyoruz. 30 milyonu aşan müşteri tabanımız ve 18 milyonu aşan aktif mobil müşterimizle, dijital bankacılığı büyüme stratejimizin merkezine alıyoruz. Perakende satışlarımızın yüzde 89’unu dijital kanallar üzerinden gerçekleştiriyor olmamız, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri.

“MÜŞTERİ DENEYİMİNİ DÖNÜŞTÜRMEYE DEVAM EDİYORUZ”

Tüm dönüşümü, müşterilerimizin ihtiyaçlarını merkeze alan radikal müşteri perspektifimiz doğrultusunda empati, kişiselleştirme ve akıcı deneyim odağıyla şekillendiriyoruz. Yapay zeka ve veri odaklı teknolojilerle müşteri deneyimini ve iş yapış şekillerimizi dönüştürmeye devam ediyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSMAN

Sürdürülebilirliği büyümenin temel itici gücü olarak konumlarken, 2018-2029 dönemi için belirlediğimiz 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman hedefimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Kadın girişimcilere sağladığımız finansman desteğiyle kapsayıcı büyümeye katkı sunmayı sürdürüyoruz.

 

UFUK UYAN I KUVEYT TÜRK GENEL MÜDÜRÜ

"EKONOMİYE KATKI SAĞLAMAYA DEVAM ETTİK"

Katılım finans ilkeleri doğrultusunda reel ekonomiyi destekleyen bir bilanço yapısını sürdürürken özellikle üretim, ihracat ve KOBİ odaklı finansmanlarımızla ekonomiye katkı sağlamaya devam ettik.”

2026 yılının ilk çeyreğinde küresel belirsizliklerin ve makroekonomik dalgalanmaların devam ettiği bir ortamda dengeli ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızı koruduk. Dijitalleşme yatırımlarımız ve süreçlerimizi sadeleştirme odaklı çalışmalarımız sayesinde müşteri deneyimini güçlendirirken, iştiraklerimizle birlikte sunduğumuz bütüncül hizmet yapısı finansal performansımıza olumlu yansıdı. Önümüzdeki dönemde de güçlü sermaye yapımız, yüksek aktif kalitemiz ve temkinli risk yönetimi anlayışımızla büyümemizi sağlıklı bir zeminde sürdürmeyi hedefliyoruz.

GÜÇLÜ FİNANSAL SONUÇLAR

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk olarak 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin konsolide finansal sonuçlarımızı açıkladık. Kuveyt Türk’ün kullandırdığı fon büyüklüğü geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 artışla 755 milyar TL’ye ulaşırken, konsolide aktif büyüklüğü 1,59 trilyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 32 artışla 15,5 milyar TL konsolide net kâr elde eden Kuveyt Türk’ün özkaynakları ise 150 milyar TL’ye ulaştı. Katılım finans prensipleri doğrultusunda geliştirdiği yenilikçi ürün ve hizmetlerle müşterilerine hizmet veren Kuveyt Türk’ün toplam fonlama tabanı, toplanan fonlar ve mevduat dışı kaynaklarla birlikte 1,22 trilyon TL seviyesine yükseldi. Kuveyt Türk, aktif büyüklük açısından bankacılık sektöründeki güçlü konumunu korurken, katılım finans kuruluşları arasındaki öncü rolünü sürdürdü.

 

ERHAN ÇETİN I METRO TÜRKİYE CFO’SU

“YEŞİL ENERJİ KULLANIMINDA MÜŞTERİLERİMİZİ DE TEŞVİK EDİYORUZ”

“Sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi olarak ele alırken yeşil enerji kullanımında müşterilerimizi de teşvik etmeyi hedefliyoruz. Zes ile var olan iş birliğimizi yeni bir faza taşıyarak büyütüyoruz. Metro Türkiye olarak sorumlu tüketim anlayışıyla yenilenebilir enerji sistemlerini desteklemeye ve çevre dostu çözümler üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”

İklim krizinin risklerinin her geçen gün daha da görünür hale geldiği bu dönemde, Metro Türkiye olarak yalnızca kendi operasyonlarımızda değil tüm değer zincirimizde dönüşümün öncüsü olmayı en temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi olarak ele alırken, yeşil enerji kullanımında müşterilerimizi de teşvik etmeyi hedefliyoruz. Bu vizyon doğrultusunda Zes ile var olan iş birliğimizi yeni bir faza taşıyarak büyütüyoruz. İlk etapta 32 mağazamızda 100 istasyon kurulumunu tamamlayarak misafirlerimize araçlarını YEK-G sertifikalı temiz enerjiyle şarj etme imkanı sunmuştuk. Şimdi ikinci faz kapsamında, Fethiye mağazamızın da eklenmesiyle lokasyon sayımızı 33’e, istasyon sayımızı ise 152’ye ulaştırıyoruz. Misafirlerimiz bir yandan alışverişlerini yaparken, diğer yandan araçlarını 30 ila 60 dakika gibi kısa bir sürede şarj ederek karbon ayak izlerini azaltmaya devam edebilecekler.

YÜKSEK HIZLI ŞARJ DÖNÜŞÜMÜ

Metro Türkiye ve Zes, var olan iş birliklerini bir üst seviyeye taşıyarak mağazalardaki şarj altyapısını yüksek hızlı teknolojilere dönüştürüyor. Sürdürülebilir ulaşım çözümlerini yaygınlaştırma hedefi doğrultusunda yürütülen iş birliği kapsamında, Metro Türkiye mağazalarındaki mevcut şarj istasyonları daha ileri teknolojiyle yenilenirken, soket sayısı 100’den 152’ye çıkarıldı. Elektrikli araç kullanıcılarının artan hızlı şarj ihtiyacına yanıt vermeyi hedefleyen bu dönüşümle, mevcut AC şarj istasyonlarının yerini daha hızlı ve verimli DC ve HPC şarj istasyonları alıyor. Böylece elektrikli araç kullanıcılarına alışverişleri sırasında daha kısa sürede, daha verimli ve konforlu bir şarj deneyimi sunuluyor.

 

OSMAN ARSLAN I VAKIFBANK GENEL MÜDÜRÜ

“BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİYİZ”

“Bilançomuzun gücünü ülkemizin üretken kapasitesini artırmak için kullanıyor, reel sektörümüze sunduğumuz kesintisiz finansmanla büyümenin lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. Selektif kredi politikamız ve genişleyen mevduat tabanımızla, milli ekonomimizin hedeflerine eşlik etmeye kararlıyız.”

Ekonomi yönetimimizin uyguladığı rasyonel politikalar ve Orta Vadeli Program çerçevesinde şekillenen öngörülebilirlik, bankacılık sektörünün sağlıklı büyümesine önemli katkı sağlıyor. Biz de VakıfBank olarak bu çerçevede oluşturduğumuz stratejimizle kaynaklarımızı verimli alanlara yönlendirmeyi sürdürüyoruz. Yılın ilk çeyreğinde aktif büyüklüğümüzü, kredilerimizi ve mevduat tabanımızı dengeli biçimde büyütürken, reel sektöre sağladığımız finansman desteğini artırmaya devam ettik. Yılın geri kalanında da üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen büyüme yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.

AKTİF BÜYÜKLÜK 5,5 TRİLYON TL’Yİ AŞTI

Türkiye’nin halka açık en büyük bankası VakıfBank olarak ekonomiye kesintisiz destek sunmaya devam ediyoruz. 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarımızı açıkladık. Banka, aktif büyüklüğünü bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32,5 artırarak 5,5 trilyon TL’nin üzerine taşıdı. Aynı dönemde nakdi kredilerde yaklaşık yüzde 38, gayri nakdi kredilerde ise yüzde 25 oranında artış kaydeden VakıfBank, reel sektöre sağladığı finansman desteğini güçlü şekilde sürdürdü. Yılın ilk çeyreğinde bankanın nakdi kredileri 3,1 trilyon TL’ye, gayri nakdi kredileri ise 937,6 milyar TL seviyesine ulaştı. Böylece VakıfBank’ın ekonomiye sağladığı toplam finansman desteği 4 trilyon TL seviyesini aştı.

“ULUSLARARASI PİYASALARDAN KAYNAK TEMİN ETMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ”

VakıfBank’ın toplam mevduatı yıllık bazda yüzde 29,3 artışla 3,4 trilyon TL’ye yükselirken, Türk Lirası mevduat hacmi yüzde 22 artışla 2,3 trilyon TL’nin üzerine çıktı. Vergi öncesi kârı 20,8 milyar TL, net dönem kârı ise 15 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Bankanın özkaynakları, 2026 yılı birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 42,3 artışla 331,5 milyar TL seviyesine ulaşarak güçlü sermaye yapısını desteklemeye devam etti.

YURT DIŞI KAYNAK

VakıfBank, 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt dışı kaynak temininde güçlü performansını sürdürdü. Mart ayında Dünya Bankası kısmi garantisi altında 1,5 milyar Euro tutarında 10 yıl vadeli taze kaynak temin edilirken, Avusturya İhracat Kredi Kuruluşu OeKB garantörlüğünde Erste Group Bank AG’den 10 yıl vadeli 100 milyon Euro kaynak sağlandı. Repo, post-finansman ve tahsisli eurobond ihraçlarıyla birlikte ilk çeyrekte toplam yurt dışı kaynak tutarı 3 milyar dolara yaklaştı.

SÜRDÜRÜLEBİLİR SENDİKASYON

VakıfBank, 18 ülkeden 44 bankanın katılımı ve yüzde 110’un üzerinde yenileme oranıyla 1,2 milyar dolar eşdeğeri tutarında sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi sağladı. Disiplinli bilanço yönetimi, çeşitlendirilmiş fonlama yapısı ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımıyla uluslararası piyasalardan kaynak temin etmeyi sürdüren Banka, yılın ilk 5 ayında uluslararası piyasalardan 5,8 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladı.

 

ÖMÜR TAN I QNB TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

“UZUN VADELİ YATIRIMCI GÜVENİNİ ORTAYA KOYUYORUZ”

“Uluslararası piyasalarda yatırımcıların daha seçici davrandığı bu dönemde gerçekleştirdiğimiz DPR seküritizasyon işlemi, QNB Türkiye’nin güçlü piyasa erişimini ve Türkiye’ye duyulan uzun vadeli yatırımcı güvenini ortaya koyuyor. Etki odaklı yaklaşımımızla sürdürülebilir finansman çözümlerine öncelik vermeye devam edeceğiz.”

Uluslararası piyasalarda yatırımcıların daha seçici davrandığı bu dönemde, gerçekleştirdiğimiz 320 milyon dolar tutarındaki DPR seküritizasyon işlemimiz yalnızca QNB Türkiye’nin uluslararası piyasalara erişim gücünü değil Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımcı güvenini de somut biçimde ortaya koyuyor. Bu işlemle fonlama yapımızı daha uzun vadeli ve daha dengeli bir çerçevede çeşitlendirirken, bilanço dayanıklılığımızı da güçlendiriyoruz. İşlemin 51 milyon dolarlık bölümünün sürdürülebilir finansman kapsamında kurgulanması ise etki odaklı yaklaşımımızın yatırımcılar nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Net sıfır hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisinin düşük karbon dönüşümünü destekleyen sürdürülebilir finansman çözümlerine öncelik vermeye devam edeceğiz.

FONLAMA 700 MİLYON DOLARA ULAŞTI

QNB Türkiye bilanço güçlendirme, fonlama yapısını çeşitlendirme ve uluslararası piyasalardan uzun vadeli, uygun maliyetli kaynak sağlama stratejisi doğrultusunda, havale akımları ve ihracat alacaklarına dayalı seküritizasyon programı kapsamında 320 milyon dolar tutarında yeni bir finansman kaynağı sağladı. 10 yıla kadar uzanan farklı vadelerde yapılandırılan bu işlemle bankanın 2026 yılı toplam seküritizasyon fonlama tutarı 700 milyon dolara ulaştı. Japonya ve Avrupa merkezli bankaların yanı sıra uluslararası kalkınma kuruluşlarından da yoğun ilgi gören işlem, QNB Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki güçlü konumunu ve sürdürülebilir finansman yaklaşımına duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu. İşlem, dış kaynak sağlamada yatırımcı tabanının genişlemesi ve çeşitlendirilmesinin yanı sıra Türkiye’ye yönelik sürdürülebilir sermaye akışının güçlenmesi açısından da önem taşıyor.

BUSINESS LIFE