“Sürdürülebilirliği İş Yapış Biçimimizin Merkezine Alıyoruz”

IC Holding, “Sürdürülebilirlik Günü” kapsamında tedarik zincirini yalnızca maliyet ve verimlilik odaklı bir operasyon süreci olarak değil risk yönetimi, sosyal etki ve uzun vadeli değer üretiminin merkezinde konumlanan stratejik bir alan olarak ele aldı. IC Holding CEO’su Can Çaka, “Sürdürülebilirliği konuşmanın ötesine geçerek iş yapış biçimimizin merkezine alıyoruz” dedi.

İnşaat, enerji, altyapı, turizm, sanayi ve gayrimenkul sektörlerine uzanan faaliyet alanıyla IC Holding, “Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi” odağında düzenlediği Sürdürülebilirlik Günü’nde tedarikçiler, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. IC Holding, İbrahim Çeçen Vakfı ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen etkinlik boyunca tedarik zincirinde maliyet ve hız odaklı yaklaşımdan risk, sorumluluk ve etki yönetiminin belirleyici olduğu yeni döneme geçiş ele alındı.

STRATEJİK ETKİ ALANI

IC Holding’in yaklaşımı, tedarik zincirini yalnızca bir tedarik süreci değil iş yapış biçiminin merkezinde konumlanan, şirketin dayanıklılığını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir yapı olarak yeniden çerçeveliyor. IC Holding CEO’su Can Çaka, sürdürülebilirlik gündeminin zorlu küresel koşullar içinde daha da kritik hale geldiğine dikkat çekerek “Bu kadar çalkantı ve belirsizlik içerisinde geleceği tanımlamak ve sürdürülebilir bir şekilde kurmak hem bireyler hem şirketler hem de ülkeler için zor. Ancak tam da bu nedenle, sürdürülebilirliği konuşmanın ötesine geçerek iş yapış biçimimizin merkezine alıyoruz” dedi.

TEDARİK ZİNCİRİ SINIFTA BAŞLAR

İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Çeçen ise “Yerküremiz için gerçekten somut adımlar atıyor muyuz?” sorusunun önemine dikkat çekerek, sürdürülebilirlik yaklaşımında insan odağının belirleyici olduğunu ifade etti. Çeçen, “Bizim dünyamızda tedarik zinciri sınıflarda başlıyor. Bir çocuğun eğitime erişimi, bir gencin fırsatlara ulaşması ve bir kadının ekonomik yaşama katılması bu zincirin en kritik halkasını oluşturuyor. Bu nedenle sürdürülebilirliği yalnızca çevresel ya da operasyonel bir başlık olarak değil aynı zamanda güçlü bir insan kaynağı, kapsayıcı bir gelişim ve uzun vadeli toplumsal dayanıklılık meselesi olarak görüyoruz” dedi.

BAĞLANTILAR SİSTEMİ

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Sürdürülebilir Kalkınma 2030 Hedefleri İhtisas Komitesi Başkan Vekili Prof. Dr. Barış Alpaslan, sürdürülebilir kalkınmanın ancak sistemler ve insan odağının birlikte ele alınmasıyla mümkün olduğunu söyledi. Alpaslan, “Bugün geldiğimiz noktada biliyoruz ki bu iki unsurdan biri eksik olduğunda sürdürülebilirlik mümkün değil. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları da dönüşümün yalnızca neyi değiştirdiğimizle değil, bunu nasıl birlikte başardığımızla ilgili olduğunu ortaya koyuyor” dedi. Tedarik zincirlerinin bu dönüşümün en kritik kesişim noktalarından biri olduğunu belirten Alpaslan, “Sürdürülebilir tedarik zinciri, sürdürülebilir kalkınmanın sahadaki en somut karşılığıdır” değerlendirmesinde bulundu.

BUSINESS LIFE