CEO’nun Denge Arayışı

2025’in öğrettikleriyle 2026’ya hazırlanırken, liderlik artık yalnızca sonuç almak değil; güveni yeniden inşa etmek, teknolojiyi insan odaklı bir anlayışla bütünleştirmek ve sürdürülebilir bir gelecek için cesur adımlar atmak anlamına geliyor. Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, “değer yaratmaya odaklandık” diyor. Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca Oğan, başarıyı globale taşıma hedefini açıklıyor. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “zorluklara rağmen yatırımlarımıza devam ettik” diyor. Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, büyümeyi nasıl tanımladıklarını ifade ediyor. Multinet Up CEO’su Ali Emre Sever, işletmelerin yol arkadaşı olmalarına vurgu yapıyor. Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, yatırım açıklıyor. Beymen Group CEO’su Elif Çapçı, yükselen grafiklerinden bahsediyor. Ipekyol Group CEO’su Uğur Ayaydın, “cesur kararlar aldıklarına dikkat çekiyor. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, kazandıkları rekabet avantajını açıklıyor. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel ise gelecek hedeflerini anlatıyor.

SELEN KOCABAŞ I s.kocabas@businesslife.com.tr

2025’in son ayına girdiğimiz şu günlerde amacımız yalnızca koca bir yılı sonuçlandırmak değil yeni bir yılı da karşılıyoruz. 2025 bize çok şey öğretti. Jeopolitik ortamda değişen ve dönüşen global ticari dengelerini, tüm dünyada iç içe geçen siyasi ve ekonomik düzeni, kur, enflasyon, faiz üçgeninde yerel piyasaları, yapay zekanın çok konuşulduğu ve yavaş yavaş iş süreçlerimizi dönüştürme gücünü değerlendirdiğimiz ortamları, sürdürülebilirliğin artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu ve çalışanlarımızla kurduğumuz güvenin şirketlerimizin en değerli sermayesi olduğunu konuştuk, gördük. Pek çok doğrularımızın sorgulandığı bir yıl oldu. Aslında 2026’ya girerken hepimizin önünde bir görev var: Güveni yeniden inşa etmek. Çalışanlarımızın, müşterilerimizin ve toplumun bize duyduğu güveni pekiştirmek, şeffaflıkla ve etik liderlikle yol almak. Bu yıl, algoritmalar ve yapay zeka karar süreçlerimizde daha fazla rol oynayacak. Ancak unutmayalım teknoloji bir araçtır, liderlik ise bir sorumluluk. Biz insan odaklı kültürü koruyarak teknolojiyi rehberimiz değil, destekçimiz yapmalıyız.

2026 aynı zamanda esnekliğin ve sürdürülebilirliğin yılı olacak. Çalışma modellerinde esneklik, çevresel duyarlılık ve toplumsal sorumluluk artık rekabet avantajı değil var olmanın şartı. Bu anlayışı benimseyen şirketler yalnızca büyümekle kalmayacak aynı zamanda geleceğe yön verecek.

Ve en önemlisi, yeni yetkinlikler bizi bekliyor: Girişimci ruh, öğrenmeye açıklık, çözüm odaklılık. Çalışanlarımızdan beklediğimiz bu özellikleri önce biz liderler göstermeliyiz. Çünkü liderlik, yalnızca yön vermek değil, örnek olmaktır. Hep birlikte bu yeni dönemi karşılayalım. Cesaretle, vizyonla ve insanı merkeze alarak.

 

KIVANÇ ZAİMLER I SABANCI HOLDİNG CEO’SU

“DEĞER YARATMAYA ODAKLANDIK”

“Yeni görev tanımları ve kurul yapılanmaları, yatırımlarımızı daha etkin yönetmemizi, dönüşüm projelerini disiplin ve hızla hayata geçirmemizi sağlayacak. Bu yapılanmayla temel amacımız Türkiye’den yükselen fikir ve yetenekleri daha ölçeklenebilir bir yapıda konumlayarak uluslararası rekabet gücünü artırmak ve Sabancı’nın sürdürülebilir büyümesini hızlandırmak.”

2025’te 100’üncü yaşını kutlayan Sabancı, topluluğun ikinci yüzyılına ışık tutacak yeni bir yönetim modelini hayata geçiriyor. Kurumsallaşma ve yönetişim gibi alanlarda Türk iş dünyasına öncülük etmeyi sürdüren Sabancı, orta vadeli hedefleri kapsamında mevcut durumda bulunan sektör bazlı yönetim yapısını portföy yaklaşımına dönüştürüyor.

1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak yapılanma kapsamında, Sabancı Holding üst yönetimi portföy odaklı bir yönetişim mimarisiyle yeniden kurgulanacak. Yeni organizasyonla tüm şirketlerin kendi sektörlerinde en yüksek potansiyele ulaşmaları hedefleniyor. Performans, sermaye tahsisi ve dönüşüm gündemleri disiplinli, düzenli ve bütüncül biçimde yönetilecek.

GRUP BAŞKANLIKLARI YENİDEN YAPILANIYOR

Portföy yaklaşımını kuvvetlendirmek ve topluluk şirketlerinin yönetim kurullarında değer yaratımını artırmak amacıyla mevcut sektörel grup başkanlıkları yeniden yapılandırılıyor, “Stratejik Yatırımlar Başkanlıkları” ve “Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanlıkları” oluşturuluyor. Yeni organizasyonda, Burak Orhun, Gökhan Eyigün ve Hakan Binbaşgil görevlerine Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak devam edecek. Son yıllarda topluluk şirketlerinde büyük başarılara imza atan ve ilgili şirketlerin dönüşümüne liderlik eden Çimsa CEO’su Umut Zenar, Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl ve Sabancı İklim Teknolojileri CEO’su Tolga Kaan Doğancıoğlu, Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı görevlerine getirilirken mevcut CEO rollerine de devam edecek. Söz konusu yöneticilerin hem holdingde hem iştiraklerde görev yapacak olması icra ve saha yakınlığını güçlendirirken portföy yönetiminde de çevikliği artıracak.

ORTAK AKIL

Topluluk şirketlerinin yönetim kurulları da bu dönüşümün bir parçası olarak stratejik önceliklere destek olacak şekilde yeniden yapılandırılacak. Kolektif sorumluluk ve ortak akıl esasına dayalı çevik bir yönetişim modeline evrilen yönetim kurullarında ilgili başkanlar birlikte görev alacak. Her şirket yönetim kuruluna bir stratejik başkan başkanlık ederken diğerleri üye olarak destek verecek. Bu yaklaşım birden fazla liderin ortak sorumluluk aldığı, birlikte değer yarattığı bir portföy odaklı yönetişim yapısını beraberinde getirirken başarının ve gözetimin ortak sorumlulukla üstlenildiği bir yapı tesis edilecek. Şirket yönetim kurullarına ilişkin tüm değişiklikler, ilgili şirketlerin yönetim kurulu ve genel kurul takvimleri, ortaklık sözleşmeleri ve mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilecek. Yeni dönemdeki kolektif gözetim yapısının karar kalitesini artırması ve icrayı hızlandırması amaçlanıyor.

VERİYE DAYALI KURUMSAL OFİS

Yeni oluşturulacak ‘Kurumsal Ofis’ bünyesinde, strateji, iş geliştirme, şirket birleşme ve satın almaları ve dönüşüm programları, veriye dayalı ve çevik döngülerle yönetilecek. Farklı uzmanlıklara sahip Sabancı liderlerinin görev alacağı bu yapılanmayla karar alma hızının artması, merkez-saha etkileşiminin güçlenmesi ve sermaye verimliliğinin yükselmesi amaçlanıyor. Mevcut yapıda Sabancı Holding Yürütme Kurulu içerisinde yer alan finans, hukuk ve uyum, insan kaynakları ve sürdürülebilirlik, kurumsal marka ve iletişim başkanlıkları, yeni organizasyonda da yürütme kurulundaki görevlerine aynı şekilde devam edecek. Bu adım sektörde ezberleri bozan, holding yapılarında kutuların dışına çıkan, portföyün tamamında değer yaratımına odaklanan bir yönetim anlayışı. Yeni görev tanımları ve kurul yapılanmaları, yatırımlarımızı daha etkin yönetmemizi, dönüşüm projelerini disiplin ve hızla hayata geçirmemizi sağlayacak. Bu yapılanmayla birlikte temel amacımız, Türkiye’den yükselen fikir ve yetenekleri daha ölçeklenebilir bir yapıda konumlayarak uluslararası rekabet gücünü artırmak ve Sabancı’nın sürdürülebilir büyümesini hızlandırmak.

SABANCI TÜRKİYE’NİN EN İYİSİ SEÇİLDİ

Sabancı Holding, Forbes ve Statista iş birliğiyle hazırlanan “Dünyanın En İyi İşverenleri 2025” listesinde 51’inci sıraya yükselerek Türkiye’nin en iyi işvereni oldu. Geçtiğimiz yıla göre 144 basamak birden yükselen Sabancı, bu performansıyla listedeki en büyük sıçramalardan birine imza attı. Sabancı Holding, TIME dergisinin “Dünyanın En İyi Şirketleri” listesinde de üst üste ikinci kez en üst sıradaki Türk şirketi olmayı başarmıştı.

‘En iyi şirketler’de Türkiye’nin zirvesine yerleşen Sabancı Holding, 2025 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın üçüncü çeyreğinde stratejik öncelikleri doğrultusunda büyümesine devam eden Sabancı Holding, 394 milyar TL kombine gelir, 679 milyon TL konsolide net kâr elde etti. Böylece, şirketin ilk dokuz ayında kombine gelirleri 1,2 trilyon TL (holding temettü geliri hariç) seviyesine ulaştı.

İDDİALI PERFORMANS

Sabancı, söz konusu dönemde enerji, banka ve finansal hizmetler, malzeme teknolojileri ve dijitalde gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürdü. Enerji iş kolunda, devreye aldığı 31’inci santraliyle toplam kurulu gücünü 4,2 GW üzerine taşıyan ve Türkiye’deki toplam kurulu gücünü 2028 sonuna kadar en az 6,25 GW’a çıkarmayı hedefleyen Enerjisa Üretim, yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra depolama teknolojilerinde de öncü adımlar atmaya devam etti. Akbank, yılın ilk dokuz ayında Türkiye ekonomisine sağladığı kredi desteğini 1 trilyon 747 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 2 trilyon 224 milyar TL seviyesine çıkardı. Çimsa, ABD pazarında beyaz çimento üretim faaliyetlerine ek olarak yıllık ortalama 600 bin ton öğütme kapasiteli gri çimento öğütme tesisi yatırımını başarıyla devreye aldı. Kordsa’nın Kratos markalı inşaat çözümleri, Çimsa’nın bağlı ortaklığı Afyon Çimento bünyesine dahil edildi. Bulutistan, İngiltere’de kendi altyapısını kurarak bulut hizmetleri vermeye başlarken, Azerbaycan’ın ardından Özbekistan’da gerçekleştirdiği yeni yatırımıyla bölgesel gücünü artırdı.

 

AYŞEGÜL ADACA OĞAN I AKTİF BANK GENEL MÜDÜRÜ

“BAŞARIYI GLOBALE TAŞIYACAĞIZ”

Müşteri deneyimi, teknoloji yatırımları ve ekosistem büyümesini aynı anda gözeterek dengeli ve sürdürülebilir bir ilerleme sağladıklarını belirten Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca Oğan, "2026'da bu başarılarımızı mevcut global varlığımızı genişleterek yeni seviyelere taşıyacağız" dedi.

2025, bizim için ürün ve servislerimizi yurt dışına taşıma adımlarımızı başlatma senesiydi. Türkiye’nin en kapsamlı finansal teknolojiler ekosistemi vizyonumuzu korurken ekosistemdeki iştiraklerimiz ve markalarımız güçlü bir ölçeklenme yakaladı. Aktif Bank başarılı ve hedeflerimize paralel bir büyüme ve sektörden olumlu ayrışan bir kârlılıkla seneyi kapatırken fintech iştiraklerimiz de iş modellerini geliştirdi ve hacim ve kârlılık açısından hedeflerin üzerinde bir performans gösterdi. Bu büyümeyi global adımlarımız destekledi. Aktif Tech Avrupa ofisini açtık, Passo Almanya ofisimizle uluslararası etkinlik deneyimimizi genişlettik. UPT’nin Dubai Uluslararası Finans Merkezi’nden aldığı lisans ise küresel büyümemizin önemli göstergelerinden biri oldu.

“KENDİ ENERJİMİZİ ÜRETEN İLK BANKA OLDUK”

Büyüme tarafında dijital kanallardaki artış ve iştirak performanslarımız beklentimizi karşıladı. Verimlilikte API tabanlı çözümler, dijital müşteri ediniminde iki kattan fazla artış ve süreç otomasyonlarıyla önemli kazanımlar elde ettik. Sürdürülebilirlik ise yönetim kurulu düzeyinde ele aldığımız stratejik bir alan. 1,39 MW gücündeki güneş enerjisi santralimizle Türkiye’de kendi enerjisini üreten ilk banka olduk. Bu tesisle yıllık ortalama 2.327 MWh enerji üretmeyi ve 10 yılda yaklaşık 15 bin ton karbon azaltımı sağlamayı hedefliyoruz.

“TECRÜBE KAZANDIK”

Global ölçekte sürprizlerin ve belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönem, “Esneklik, çeviklik ve belirsizlik yönetimi” alanında önemli bir tecrübe kazandırdı. Bu süreçte Aktif Bank olarak en büyük kazanımımız, hızlı karar alırken stratejik yönümüzü de kaybetmemek oldu. Müşteri deneyimi, teknoloji yatırımları ve ekosistem büyümesini aynı anda gözeterek dengeli ve sürdürülebilir bir ilerleme sağladık. 2026 yılında kârlı ve verimli büyüme mottomuzu koruyarak yaptıklarımızı global ölçeğe taşımaya odaklanacağız. Bunun yanı sıra yapay zeka en önemli gündemlerimizden birisi olacak. Güçlü teknolojik altyapımız ve benzersiz iş modelimizle Aktif Bank ekosistemini bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu haline getirmeyi amaçlıyoruz.

 

LEVENT ÇAKIROĞLU I KOÇ HOLDİNG CEO’SU

“ZORLUKLARA RAĞMEN YATIRIMLARIMIZA DEVAM ETTİK”

“Dengeli portföy yapımız ve ihtiyatlı finansal yönetim anlayışımız sayesinde zorluklara rağmen bu dönemde de yatırımlarımıza devam ettik, güçlü bilançomuzu koruduk. Türkiye dahil 61 ülkede devam eden faaliyetlerimizin sağladığı coğrafi çeşitlilikle sürdürülebilir gelir büyümesi sağlamaya devam ettik.”

Türkiye’nin en büyük sanayi ve hizmetler topluluğu olarak ülkemizin ihracatının yüzde 7’sinden fazlasını gerçekleştiriyor, yurt dışında 130’u aşkın üretim tesisi ve satış pazarlama şirketimizle faaliyet gösteriyoruz. Dünyanın en büyük şirketlerinin sıralandığı Fortune Global 500’de üç basamak daha yükselerek 191’inci sıraya yerleşmekten ve bu yıl da ülkemizi temsil eden tek şirket olmaktan gurur duyuyoruz.

“BELİRSİZLİK SÜRÜYOR”

Küresel ekonomide belirsizlikler devam ediyor. Dengeli portföy yapımız ve ihtiyatlı finansal yönetim anlayışımız sayesinde zorluklara rağmen bu dönemde de yatırımlarımıza devam ettik, güçlü bilançomuzu koruduk. Türkiye dahil 61 ülkede devam eden faaliyetlerimizin sağladığı coğrafi çeşitlilikle sürdürülebilir gelir büyümesi sağlamaya devam ettik. Yeni finansman kaynaklarına erişerek likiditemizi daha da artırdık. Uluslararası finans piyasalarında itibarı yüksek kuruluşlarla imzaladığımız 600 milyon dolar tutarındaki kredi anlaşmasını ülkemize ve topluluğumuza duyulan güvenin göstergesi kabul ediyoruz.

TOFAŞ ile Stellantis, hafif ticari araç modeli K0 için kısa süre önce imza atmıştı. TOFAŞ, 1 milyon adet üretilmesi hedeflenen aracın yatırım bütçesini 386 milyon Euro’ya çıkardı. Ayrıca 16 yıldır Türkiye otobüs pazarında lider olan Otokar, Sakarya’daki fabrikasında Daimler Buses için Eylül 2026’dan itibaren Mercedes-Benz Conecto şehir otobüslerini üretecek. Otomotiv sektöründe yaptığımız uluslararası iş birlikleri ve anlaşmalar, şirketlerimizin üretim kapasitelerine ve rekabet güçlerine katkı sağlayacak. Teknoloji ve inovasyonu odağına alan yatırımlarımızla ülkemizi ve topluluğumuzu geleceğin küresel değer zincirlerinde daha ileriye taşımayı sürdüreceğiz.

“KÜRESEL ÖLÇEKTE  ÖRNEK GÖSTERİLİYORUZ”

Dijital dönüşüm, inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarına öncülük ettiğimiz gelişmiş üretim tesislerimizle küresel ölçekte örnek gösteriliyoruz. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu Tüpraş, İzmit Rafinerisi’ndeki dijital tedarik zinciri dönüşümü çalışmalarıyla Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Global Lighthouse Network’e kabul edildi. Böylece, topluluğumuzun WEF tarafından örnek gösterilen üretim tesisi sayısı beşe yükseldi.

“İKLİM GİRİŞİMLERİNİ DESTEKLEYECEĞİZ”

2050 karbon nötr hedefine ulaşma yolunda kararlılıkla ilerlerken, teknolojiyi kullanarak iklim sorunlarına çözüm üretmeyi de önceliklendirdik. Koç Üniversitesi Girişimcilik Araştırma Merkezi (KWORKS) iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Koç İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı ile iklim teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri desteklemeyi amaçlıyoruz.

 

UĞUR AYAYDIN I IPEKYOL GROUP CEO’SU

“CESUR KARARLAR ALDIK”

“2025 dengeli ama aynı zamanda cesur kararların yılıydı. Ekonomik koşulların daha dikkatli yönetimi zorunlu kıldığı bir dönemde temel önceliğimiz verimlilik oldu."

2025’te en kritik stratejik kararımız grubun tüm markalarını kapsayan yeni nesil iş modelini hayata geçirmek oldu. Değişen tüketici davranışı, hızlanan perakende dinamikleri ve ekonomik belirsizlikler artık klasik yaklaşımlarla ilerleyemeyeceğimizi gösterdi. Bu nedenle koleksiyon planlamasından mağaza içi deneyime, fiyatlama ve stok yönetiminden yurt dışı büyüme adımlarına kadar işin tüm akışını daha çevik, daha öngörülü ve daha entegre bir yapıya taşıdık. Bu karar sadece operasyonel verimlilik getirmedi markalarımızın reflekslerini güçlendirdi, iç süreçlerimizi sadeleştirdi ve ekiplerimizin daha büyük resme odaklanmasını sağladı. Evet, bu dönüşümün sonuçlarından çok memnunum. Bu karar bizi hem bugüne hem önümüzdeki beş yıla hazırlayan en önemli kırılma noktası oldu.

YENİ YAKLAŞIM

Tedarik zincirinden üretim süreçlerine, mağaza performansından stok yapısına kadar tüm operasyonlarımızı daha disiplinli, daha öngörülü ve daha veri odaklı bir şekilde yönettik. Bu yaklaşım bize hem maliyet hem hız anlamında önemli bir avantaj sağladı.

Bu sağlam operasyonel zeminin üzerine sürdürülebilirliği ekledik. “Life Friendly” yaklaşımımızı koleksiyonlardan operasyonlara kadar genişleterek, daha sorumlu materyal seçimi, daha düşük karbon ayak izi ve daha şeffaf bir tedarik modeli geliştirdik. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir konu olarak değil işimizin uzun vadeli dayanıklılığını güçlendiren bir yönetim anlayışı olarak ele aldık. Tüm bunların üstüne sağlıklı bir büyüme stratejisi inşa ettik. Yurt içinde seçici ama güçlü bir mağaza yenileme süreci yürütürken yurt dışında özellikle Körfez Bölgesi’nde önemli bir ivme yakaladık. Bahrain Marassi Mall’daki yeni mağazamız ve Suudi Arabistan’daki açılışlarımız globalleşme stratejimizin somut çıktıları oldu.

“İNSANA GÜVENMENİN GÜCÜNÜ HATIRLADIM”

2025 bana liderlikte en çok insana güvenmenin gücünü hatırlattı. Ekonomik koşulların dalgalandığı, tüketici talebinin sık sık değiştiği bir ortamda hızlı karar almak zorundasınız ancak en doğru kararların, sahadaki ekiplerin gözlemlerine ve yaratıcı fikirlerine kulak verdiğim anlarda ortaya çıktığını gördüm.

“DENGE ÖNEMLİ”

Bazen veriler bir şeyi, ekip sezgisi başka bir şeyi söylüyor. O anlarda dengeyi kurabilmek liderlik açısından çok öğretici oldu. Özellikle koleksiyon planlama dönemlerinde ve yeni kategori yatırımlarında, ekiplerin sahiplenmesinin ve birlikte hareket etmenin sonuçları beklediğimden de güçlü oldu. Bu yıl beni en çok etkileyen liderlik dersi buydu.

 

ELİF ÇAPÇI I BEYMEN GROUP CEO’SU

“HER PROJEDE ÇITAYI DAHA DA YUKARI TAŞIYORUZ”

“Beymen’in misyonu zamanın ruhunu doğru okumanın ötesinde geleceğin olasılıklarını da düşünerek aksiyona geçmek ve hayata geçirilen her projede çıtayı daha da yukarı taşımak.”

Yarım asrı aşan güçlü mirasıyla Beymen bugün Türkiye’nin lüks moda ve yaşam stili destinasyonu konumunda. Stratejimiz değişen dünya dinamiklerini doğru okumak, Beymen’in köklü değerlerini koruyarak lüks moda sektörünün geleceğine yön vermek üzerine kurulu. Bu yaklaşım, bizi her zaman yenilikçi adımlar atmaya yönlendiriyor.

Bu anlayışla 2025 yılında en büyük yatırımlarımızdan biri olan, 600 yıllık mirasıyla İstanbul’un kalbinde yer alan Beymen Tersane-Galleries of Luxury’i, en büyük Beymen’i hayata geçirdik. 12 bin metrekarelik alanı ve 9 farklı galerisiyle lüks moda, sanat, kültür ve mimariyi bir araya getiren bu yapı, Beymen’in vizyoner bakış açısını somutlaştıran bir kilometre taşı niteliğinde.

YENİ LÜKS ANLAYIŞI

Seçkin koleksiyonlarımız, dünya çapında eşsiz mimari kurgumuz ve kültür-sanat iş birliklerimizle çok katmanlı bir deneyim sunan Beymen Tersane, Türkiye’nin en büyük Beymen’i olmanın ötesinde Beymen mağazacılığının ve dünya çapında yeni lüks anlayışının geldiği en son noktayı temsil ediyor. Beymen’in misyonu zamanın ruhunu doğru okumanın ötesinde geleceğin olasılıklarını da düşünerek aksiyona geçmek ve hayata geçirilen her projede çıtayı daha da yukarı taşımak. Beymen Tersane- Galleries of Luxury, bu misyonu somutlaştıran benzersiz bir örnek.

YENİ YATIRIM

Bir diğer stratejik kararımız ve yatırımımız ise Beymen mağazaları ve Beymen.com’da sunduğumuz seçkin kozmetik deneyimini Beymen Beauty Studio (BBS) altında birleştirmek oldu. Lüks kozmetiğe yepyeni bir bakış açısı getiren Beymen Beauty Studio geniş marka kürasyonu, deneyim odaklı yaklaşımı ve kişiye özel servisleriyle Beymen’in yarım yüzyılı aşkın moda mirasını ve iddiasını güzellik dünyasıyla buluşturuyor.

“LÜKS MADDEDEN MANAYA KAYIYOR”

Günümüzde lüks kavramı bir dönüşüm içinde. Lüks artık maddeden manaya kayıyor. Sunduğu deneyim ve yarattığı değerle ölçülüyor. Lüksteki bu değişimin öncü uygulayıcılarından biri olarak ajandamızın ilk sırasında da “dönüşüm” yer alıyor. Bu dönüşümün en güçlü ifadelerinden biri olan ve bu yıl hayata geçirdiğimiz Beymen Tersane ve Beymen Beauty Studio, 2026 yılında da ajandamızın en önemli konularından olacak. Yeni açılımlarımız ve mağazalarda deneyimi derinleştiren aktivasyonlarımız da bizim için ayrı bir stratejik odak olmaya devam edecek.

DAHA SORUMLU DAHA KAPSAYICI

Diğer yandan Beymen Promise çatısı altında hayata geçirdiğimiz sürdürülebilirlik aksiyonlarımızla da iş yapış biçimlerimizi uçtan uca dönüştürdüğümüz bir sürecin içerisindeyiz. Üretimden tedarik zincirine, müşteri deneyiminden kurum kültürüne kadar her alanda daha sorumlu, kapsayıcı ve inovatif bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bugün 250’den fazla mağazamız, 1.500’ü aşkın markamız ve 4 bini aşkın çalışma arkadaşımızla Türkiye’nin dört bir yanında misafirlerimize ilham veren deneyimler sunuyoruz. Bu bağlamda istihdam gücümüzü sürekli büyüterek insan kaynağımıza önemli yatırımlar yapıyoruz.

 

ALİ EMRE SEVER I MULTINET UP CEO’SU

“İŞLETMELERİN YOL ARKADAŞI OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

“2026 ajandamızın merkezinde inovasyon yer alacak. Yapay zeka entegrasyonları ve no-code altyapılarla hizmetlerimizi daha esnek ve daha ölçeklenebilir hale getirdik. 2026’da bu dönüşümü daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz.”

Geçtiğimiz yıl şirketimizin yönünü en çok etkileyen stratejik karar, kurumsal seyahat çözümümüz MultiTravel ve kurumsal hediye çözümümüz MultiGift odağında hizmet kapsayıcılığımızı artırmak oldu. Bu kararın sonuçlarından son derece memnunuz. Özellikle MultiTravel, 2021’den bu yana konaklama adedinde yüzde 180 büyüdü. Son birkaç yılda yaptığımız yatırımlar sayesinde bu alanın toplam kârımız içindeki payı yüzde 67 oranında arttı. MultiGift tarafında da güçlü bir ivme görüyoruz. Son üç yılda ciromuz 3,5 kat büyüdü ve yıl sonu enflasyon rakamlarının üzerinde bir performans yakaladık. Yemek kartı tarafında ise Türkiye’de pazarın hala düşük penetrasyona sahip olmasına rağmen kullanıcı sayımızı artırmayı başardık. Benzer şekilde üye iş yeri ağımızı da güçlendirdik, bugün MultiNet 41.000’i aşkın noktada geçerli. 2026’da da aynı kararlılıkla büyümeye devam edeceğiz.

AJANDADA İLK SIRA

2025’te ajandamızın ilk sırasında paydaşlarımızın operasyonel verimliliği vardı. Önümüzdeki iki yıl boyunca şirketlerin maliyet optimizasyonu ve zaman yönetimi konusunda çok daha hassas olacağını öngörüyoruz. Sunduğumuz çözümler, iş ortaklarımızın maliyetlerini düşürürken aynı zamanda iş süreçlerini sadeleştiriyor ve onları asıl işlerine odaklanabilir hale getiriyor. Bu yaklaşım, aynı zamanda marka amacımızın da önemli bir parçası. Ayrıca Türkiye’deki KOBİ’lerin dijitalleşmesine destek olmak ve kadın girişimciliğini güçlendirmek, Multinet Up olarak en kritik sorumluluklarımız arasında yer almaya devam ediyor.

İNOVASYON  MERKEZDE

Bu yıl da ajandamızın merkezinde inovasyon yer alıyor. Yapay zeka entegrasyonları ve no-code altyapılarla hizmetlerimizi daha esnek ve daha ölçeklenebilir hale getirdik. 2026’da bu dönüşümü daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz. Amacımız iş ortaklarımızın karar alma ve operasyon yürütme biçimlerini daha akıllı hale getiren bir yapı oluşturmak.

UÇTAN UCA ÇÖZÜMLER

Multinet Up olarak geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojiler ve sunduğumuz uçtan uca çözümlerle iş ortaklarımızın verimliliğini artıran, süreçlerini kolaylaştıran ve büyümelerine hız kazandıran bir platform olarak hareket ediyoruz. 2026’da bu amacı daha da genişleterek, dijital dönüşüm yolculuğunda Türkiye’nin her ölçekten işletmesine yol arkadaşı olmaya devam edeceğiz.

 

ELİF YENER I ZORLU ENERJİ CEO’SU

ZORLU ENERJİ'NİN DÖNÜŞÜM VE GELECEK PLANLARI

“2026 ajandamızın merkezinde yenilenebilir yatırımların hızlanması, elektrifikasyonun desteklenmesi ve dijitalleşme bulunuyor. Mevcut tarife dönemi (2021–2025) tamamlandığında elektrik dağıtım bölgemizde toplamda 20 milyar TL’ye yaklaşan yatırımı hayata geçirmiş olacağız.

2025 bizim için dönüşümün hızlandığı bir yıl oldu. En kritik stratejik adımımız, “Akıllı Hayat 2030” yaklaşımımız doğrultusunda doğal gaz yatırımlarımızdan tamamen çıkarak portföyümüzü yenilenebilir enerji, elektrifikasyon ve dağıtım yatırımlarına odaklamak oldu. Bu karar hem karbon nötr vizyonumuzla hem sermaye yapısının güçlendirilme hedefimizle doğrudan örtüşüyor. Aynı dönemde gerçekleştirdiğimiz Eurobond ihracıyla bilanço yeniden yapılandırmamızı tamamladık ve daha sağlıklı bir finansal yapıya ulaştık. Doğru zamanda aldığımız bu kararların yatırımların hızlanmasına, risklerin azalmasına ve şirketin daha çevik bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamasından memnuniyet duyuyorum

BÜYÜME STRATEJİSİ

2025’te önceliği insan odaklı yönetim ve verimliliğe verdik. Dağıtım bölgemizde akıllı sayaç dönüşümü, LED aydınlatma projeleri ve dijitalleşme adımlarıyla operasyonel verimliliği ve hizmet kalitesini artırdık. Bunu büyüme takip etti. Yaklaşık 6 milyar TL’lik yatırım hacmine ulaştık. Jeotermal ve hibrit GES projeleri, dağıtım altyapısındaki yeni yatırımlar ve elektrikli araç şarj ağındaki genişleme bu büyüme stratejisinin en somut örnekleri oldu.

DÜŞÜK KARBONLUYA GEÇİŞ

Sürdürülebilirlik ise tüm kararlarımızın temelinde yer aldı. Yurt içi ve yurt dışı doğal gaz operasyonlarımızı tamamen sonlandırarak portföyümüzü düşük karbonlu bir yapıya taşıdık. S&P Global'in 2025 ESG degerlendirmesinde bir önceki döneme göre 11 puan iyilesme kaydederek skorumuzu 74 puandan 85 puana yükselttik. Bu da tüm değer zincirimizdeki sürdürülebilirlik yaklaşımımızın somut bir yansıması.

SÜRDÜRÜLEBİLİR DÖNÜŞÜM AJANDASI

CEO’luğa geçişimin ardından şirket genelinde yürüttüğüm birebir görüşmeler ve ekip toplantıları benim için en öğretici deneyim oldu. Kapsayıcılık stratejiyi güçlendiren en kritik unsurlardan bir tanesi. Finansal göstergeler elbette önemli ancak sürdürülebilir dönüşüm ortak akıl ve birlikte üretme kültüründen geliyor.

3 AJANDA BAŞLIĞI

2026 ajandamızın merkezinde yenilenebilir yatırımların hızlanması, elektrifikasyonun desteklenmesi ve dijitalleşme bulunuyor. Yeni tarife döneminin başlamasıyla dağıtım bölgemizde yaklaşık 20 milyar TL’lik yatırım öngörüyoruz. Bunun yanında toplayıcılık lisansı, enerji yönetim sistemleri, depolama çözümleri ve uluslararası yenilenebilir projeler önceliklerimizin temelini oluşturuyor.

HEDEF GLOBAL

Kültürel dönüşümü ise büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Daha hızlı karar alan, veriye dayalı çalışan ve müşteriye yakın bir organizasyon kuruyoruz. 2026’daki odağımız, Zorlu Enerji’yi global ölçekte entegre bir enerji yönetim şirketine dönüştürme yolculuğunda daha görünür hale getirmek olacak.

 

GÜLİZ ÖZTÜRK I PEGASUS HAVA YOLLARI CEO’SU

“GÜÇLÜ REKABET AVANTAJI KAZANDIK”

“Aldığımız kararların ortaya koymaya başladığı sonuçlardan oldukça memnunum. Bu yatırımların, Pegasus’un sürdürülebilir büyüme yolculuğunda bize güçlü bir rekabet avantajı kazandırdığına inanıyorum.”

2025’te şirketimizin yönünü en çok etkileyen stratejik adım, iki büyük yatırımı hayata geçirmek oldu: Silikon Vadisi’nde faaliyet gösteren Pegasus Innovation Lab ile inovasyon kapasitemizi güçlendirmek ve operasyonel verimliliğimizi artıracak yeni hangar yatırımını devreye almak. İnovasyon üssümüz Pegasus Innovation Lab, yenilikçi projeler ve teknolojik çözümlerle stratejimizin hayata geçirilmesinde kilit rol oynuyor. Bu sayede hem müşteri deneyimimizi iyileştiriyor hem maliyet etkinliğini artırıyoruz. İkinci önemli karar da 150 milyon dolarlık bir yeni hangar yatırımı. Filo genişlememize paralel olarak uçak bakım kapasitemizi de güçlendirmek gerekti. Bu kapsamda hem hafif hem ağır bakım faaliyetlerinin gerçekleştirilebileceği, uçak bileşenlerinin bakımının yapılabileceği, ayrıca uçak boyama hizmetinin de sunulacağı bir hangar yatırımına başladık. Bu yıl içinde tamamlanması planlanan bu yatırım, uçak bakım ve operasyon süreçlerimizi daha çevik, daha esnek ve daha maliyet etkin hale getirecek. Aldığımız kararların ortaya koymaya başladığı sonuçlardan oldukça memnunum. Bu yatırımların, Pegasus’un sürdürülebilir büyüme yolculuğunda bize güçlü bir rekabet avantajı kazandırdığına inanıyorum.

DÖNGÜSEL STRATEJİ

Bu yıl büyüme, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerimizi birbirini besleyen döngüsel bir strateji olarak ele alıyoruz. Özellikle bizim gibi düşük maliyetli taşıyıcılar için bu üçlünün optimal dengesi hayati öneme sahip. Verimlilik, maliyet yönetiminin ve operasyonel mükemmelliğin anahtarı. Biz uzun yıllardır stratejik açıdan yüksek verimliliğe odaklıyız ve buradaki performansımızı düşük birim maliyet (CASK) hedefimiz açısından çok önemsiyoruz.

“İNOVASYONU VE DİJİTAL YETKİNLİKLERİ ARTIRACAĞIZ”

2026’da odaklanacağımız ilk konu, inovasyon ve dijital yetkinlikleri artırmak. Sadece yeni teknoloji almak değil, teknolojiyi hızla adapte edip operasyona entegre eden öğrenen bir organizma yaratmak asıl hedefimiz.

KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM

Bunun yanında kültürel dönüşüm de stratejimizin merkezinde yer alıyor; çünkü teknoloji ve süreçler kadar, insan faktörü ve adaptasyon da başarı için hayati öneme sahip. 2026, dijital yetkinlikleri en üst düzeye çıkararak, şirket kültürümüzü bu yetkinlikleri destekleyecek şekilde dönüştürme yılı olacak.

 

FATİH ERÜNSAL I PENTA TEKNOLOJİ GENEL MÜDÜRÜ

“BÜYÜMEYİ EKOSİSTEME SAĞLADIĞIMIZ FAYDAYLA TANIMLIYORUZ”

“Büyümeyi yalnızca ciro artışı ya da pazar payındaki genişleme olarak görmüyor; iş ortaklarımıza sunduğumuz katkının niteliği ve ekosisteme sağladığımız sürdürülebilir fayda ile tanımlıyoruz.”

Penta Teknoloji’nin 2025 yılı stratejik yönünü şekillendiren en önemli adım, kuruluşumuzdan bu yana sürdürdüğümüz teknoloji odağını daha bütüncül bir dönüşüm vizyonuyla çerçevelemek oldu. Teknoloji yatırımlarını her zaman iş modelimizin merkezinde konumlandıran bir şirket olarak bu yıl dijitalleşmeyi, kültürümüzü ve değer zincirimizi kapsayan stratejik bir dönüşüm unsuru olarak ele aldık. Bu yaklaşım, operasyonel verimliliği artırmakla kalmadı iş ortaklarımızın kendi dijital dönüşüm yolculuklarını daha çevik ve rekabetçi bir şekilde yönetmelerine de olanak sağladı. Satıştan tedarik zincirine, müşteri deneyiminden finansal süreçlere kadar tüm iş akışlarına yeni nesil teknolojileri entegre ederken stratejik yetkinliklerimizi yeniden tanımlamaya devam ediyoruz. Türkiye’nin ilk B2B e-ticaret platformu olan Bayinet ile başlayan dijitalleşme vizyonumuzu bugün Penta Dijital çatısı altında daha ileri bir noktaya taşıdık. Penta Abonelik Yönetimi, Penta Depom, Penta Entegrasyon Servisi ve Penta Config Master gibi katma değerli hizmetlerimiz, iş ortaklarımıza uçtan uca entegre ve sürdürülebilir bir iş modeli sunmamıza olanak tanıyor.

STRATEJİK YAKLAŞIM

Penta Teknoloji olarak 35. yılımızı kutladığımız 2025 yılında önceliklerimizi belirlerken büyüme ve verimlilik dengesini sürdürülebilirlik odağında, uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ele aldık. Büyümeyi yalnızca ciro artışı ya da pazar payındaki genişleme olarak görmüyor; iş ortaklarımıza sunduğumuz katkının niteliği ve ekosisteme sağladığımız sürdürülebilir fayda ile tanımlıyoruz. Temel hedefimiz, iş ortaklarımızın ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren bir hizmet modeli sunarken işleyişi ve etkileşimi daha verimli bir yapıya taşımak. Bu stratejik yaklaşım, büyüme hedeflerimizi hayata geçirirken kaynaklarımızı daha etkin kullanmamıza, mali disiplin ile stratejik esnekliği dengeli biçimde yönetmemize olanak sağladı.

İŞİN GELECEĞİ

2026’ya girerken küresel ölçekte işin geleceğini şekillendiren başlıklar olarak dijitalleşmenin hızlanması, yapay zekanın yaygınlaşması, iş gücünün dönüşümü ve yeteneklerin yeniden tanımlanması her alanda öncelik kazanıyor. Biz de dünyada öne çıkan bu dinamikleri yakından takip ediyoruz.

DEĞİŞİM AJANDASI

Değişimi öngören ve proaktif olarak yöneten bir kurum olma kararlılığımızı sürdürüyoruz. 2026’da önceliğimiz, insan odaklı ve teknolojiyle güçlenen sürdürülebilir dönüşüm yolculuğumuzu kararlılıkla devam ettirmek. Yapay zeka tabanlı çözümler ve Penta Dijital ekosistemiyle inovasyonu hızlandırırken çalışanlarımızın yetkinliklerini geliştirmeye ve öğrenme kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.

 

CAN YÜCEL I ŞİŞECAM GENEL MÜDÜRÜ

“YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ALANLARA ODAKLANIYORUZ”

“Nakit akış kapasitemizi koruma ve mali bünyemizi güçlendirme hedefi doğrultusunda tasarruf ve sadeleşme adımlarını atarken, gelir yaratan yüksek katma değerli alanlara ve bu kapsamdaki varlıklarımıza odaklanmayı sürdürüyoruz.”

Şişecam, süregelen bu zorlu ve değişken ekonomik ortama rağmen faaliyet kârlılığının artırılarak sürdürülmesi, pazarlardaki konumun muhafaza edilmesi ve sürdürülebilir, katma değerli üretimle tüm paydaşları için değer yaratma odağında çalışmalarına devam ediyor. Yılın başında daha verimli çalışma anlayışı ile başlattığımız ve başarı ile sürdürdüğümüz “Verimlilik Yönetimi Programı” bu çeyrekte de sonuçlarımıza katkı sunmaya devam etti. 2025 yılının kalanında da aynı hassasiyeti koruyarak faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Nakit akış kapasitemizi koruma ve mali bünyemizi güçlendirme hedefi doğrultusunda tasarruf ve sadeleşme adımlarını atarken, gelir yaratan yüksek katma değerli alanlara ve bu kapsamdaki varlıklarımıza odaklanmayı sürdürüyoruz.  Olumlu neticelerini öngördüğümüz şekilde almaya devam ettiğimiz bu yaklaşımı izleyen dönemlerde de titizlikle uygulayacağız.

İLK 3 ÇEYREK NASIL GEÇTİ?

Cam ve kimyasallar sektörlerinin uluslararası oyuncularından Şişecam’ın konsolide net satışları 2025 yılının ilk dokuz ayında 162 milyar TL oldu. Şişecam’ın bu dönemde toplam satışları içerisindeki uluslararası satışlarının payı yüzde 60 seviyesinde gerçekleşirken toplam yatırımları 22,9 milyar TL, ihracatı ise 706 milyon dolar oldu. Bu dönemde 4,2 milyon ton cam üreten şirket, 3,2 milyon ton soda külü ve 2,9 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi. 2025 yılının üçüncü çeyreği küresel makroekonomik ve jeopolitik gelişmelerin iş dünyası üzerindeki etkilerini sürdürdüğü bir dönem oldu.

“YATIRIMLAR MEYVE VERMEYE BAŞLADI”

Yatırım projelerimiz meyvelerini vermeye başladı. Yatırımlarımız paralelinde oluşan finansal borçluluğumuzu gelişen piyasa koşulları dahilinde gözden geçirdik. Yatırımlarımızın geri dönüşleri ile uyumlu ve daha uygun koşulları hedefleyerek finansman yükümüzün yönetimine hız kazandırdık. Bu dönüşümün önemli adımlarından biri olarak Türkiye’deki yatırımlarımızın ve işletme sermayesi ihtiyacımızın finansmanı amacıyla Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile toplam azami 550 milyon Euro tutarında bir kredi anlaşması imzaladık.

AZAMİ DEĞER HEDEFİ

Şişecam inovasyonla desteklenen, her zaman kaliteyi ve müşteri güvenini önceliklendiren çalışma anlayışıyla faaliyetlerini yılın kalanında da titizlikle sürdürecek.

BUSINESS LIFE