CFO’nun Dönüşüm Rotası

2025, şirketlerin bilançolarını her zamankinden daha dikkatli yönetmek zorunda kaldığı bir yıl oldu. Böyle bir tabloda CFO’lar nakit akışını korumak, yatırımları yeniden konumlandırmak ve şirketlerini belirsizlik ortamında ayakta tutmakla da sınandı. Doğan Holding’den Enerjisa Enerji’ye, Şişecam’dan Pegasus’a, Yıldız Holding’den Boyner Grup’a kadar Türkiye’nin önde gelen kurumlarının CFO’larına aynı soruları yönelttik: 2025’in finansal fotoğrafını nasıl okudular, sermaye, nakit ve risk arasında nasıl bir denge kurdular, hangi kararlar “oyun değiştirici” oldu ve 2026 ajandalarında hangi başlıklar öne çıkıyor? Doğan Holding CFO’su Bora Yalınay, “daha yalın ve maliyet odaklıyız” diyor. Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, güçlü performanslarına dikkat çekiyor. Şişecam Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Güralp, büyüme fırsatlarına hazır olduklarını söylüyor. TAB Gıda Co-CEO’su Özgür Çetinkaya, “büyüme ivmemizi sürdürüyoruz” diyor. Yıldız Holding Mali İşler Başkanı Fahrettin Ertik, odaklanma stratejisinden bahsediyor. Pegasus Hava Yolları Finans Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Kubatoğlu, dayanıklılığı sağladıklarını ifade ediyor. Beymen Group CFO’su Mehmet Çayırezmez, “finansal yapıyı koruyoruz” diyor. sahibinden.com Finans Genel Müdür Yardımcısı Burcu Batı, dijitali desteklediklerini ifade ediyor. Ipekyol Group CFO’su Ayça Kural, tedarik zincirinin önemine dikkat çekiyor. Türk Hava Yolları CFO’su Murat Şeker, merkezden mali yönetimi nasıl sağladıklarını anlatıyor. Boyner Grup CFO’su Özgür Tokgöz Altun, “sürdürülebilir büyüme güvence altında” diyor. Borusan Grup CFO’su Barış Kökoğlu ise yatırımı sürdüreceklerini söylüyor.

ALİ ÇİÇEKLİ I a.cicekli@businesslife.com.tr

2025, CFO’ların küresel ölçekte yüksek enflasyon, sıkı para politikası ve zayıf büyüme koşullarıyla mücadele ettiği bir yıl oldu. Finansmana erişimin pahalılaştığı, talebin yavaşladığı ve jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde şirketler sermayeyi çok daha seçici kullanmak zorunda kaldı. Enerji fiyatlarının görece düşük ve istikrarlı seyretmesi bazı maliyetleri hafifletse de tedarik zinciri kırılganlıkları ve yüksek işletme sermayesi ihtiyacı CFO’ları günlük nakit yönetimine odaklanmaya itti.

2026’da ise CFO’ları daha hassas bir denge bekliyor. Enflasyon ve faizlerde olası kademeli normalleşme finansman koşullarını bir miktar iyileştirebilir ancak kırılgan küresel görünüm temkinli duruşu zorunlu kılıyor. Sermaye maliyetinin yüksek kalması, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarının finansmanı ile kur ve talep risklerinin senaryolarla yönetilmesi CFO ajandasının ilk sıralarında olacak.

Kısacası 2026, CFO’ların hem finansal istikrarı koruyup hem şirketlerini dönüşüme hazırlayacak stratejik adımları doğru zamanda atmalarını gerektiren kritik bir yıl olarak öne çıkıyor.

 

 

FAHRETTİN ERTİK I YILDIZ HOLDİNG MALİ İŞLER BAŞKANI

“ODAKLANMA STRATEJİMİZLE İSTİKRARLIYIZ”

“Holding şirketlerimizin güçlü performansı sürdürülebilir başarımızı destekliyor. Odaklanma stratejimizin de katkısıyla finansal istikrarımızı koruyoruz. Üretimden ihracata, yatırımdan istihdama kadar geniş bir alanda değer üretiyor ve sürdürülebilir büyümemizi ülke ekonomisine katkılarımızla pekiştiriyoruz.”

Yıldız Holding olarak bu yıl yedincisini gerçekleştirdiğimiz Analist ve Yatırımcı Toplantısı’nda, holding ve halka açık şirketlerimizin 2025 yılına ait dokuz aylık finansal sonuçlarını, büyüme stratejilerini ve sürdürülebilirlik çalışmalarını yatırımcı ve analistlerle paylaştık. Sürdürülebilir başarı stratejimizin temelinde odaklı ve yalın yönetim anlayışımız var. Yıldız Holding ve halka açık şirketlerimiz; Ülker Bisküvi, Besler, ŞOK Marketler, Bizim Toptan, Gözde Girişim ve Penta Teknoloji yöneticileri, analist ve yatırımcılarla bir araya geldi.

ŞEFFAF İLETİŞİM

Toplantımız finansal paydaşlarla uzun vadeli ve şeffaf bir iletişim açısından önemli. Yıldız Holding’in halka açık şirketlerinin performansını analist ve yatırımcılarla paylaşmayı, yasal zorunluluktan öte paydaşlarımızla kurduğumuz güvene dayalı yönetim kültürümüzün bir parçası olarak görüyoruz. Gıda ve perakende başta olmak üzere önemli sektörlerde faaliyet gösteren bir holding olarak finansal performansımızda reel büyüme hedefinin yanı sıra inovasyon ve verimliliğe katkı sağlayan sürdürülebilir başarı hedefiyle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

ÜLKEYE KATKI

Odaklanma stratejimizin de katkısıyla finansal istikrarımızı koruyor; üretimden ihracata, yatırımdan istihdama kadar geniş bir alanda değer üretiyor ve sürdürülebilir büyümemizi ülke ekonomisine katkılarımızla pekiştiriyoruz. Her biri sektörünün öncüsü olan şirketlerimizin güçlü performansları, büyüme odaklı iş modelimizin başarısını ve Türkiye ekonomisine sağladığımız katkıyı açıkça ortaya koyuyor. Yıldız Holding’in 2025 yılı 9 aylık konsolide finansal sonuçları da bunu destekliyor; satışlarımız geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artışla 469 milyar TL’ye yükseldi. İhracatımız yine geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 38 artışla 22 milyar TL olarak gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde de finansal disiplinimiz ve şeffaf yönetişim anlayışımızla faaliyet gösterdiğimiz her alanda paydaşlarımız ve ülkemiz için katkı sunmaya devam edeceğiz.

 

BARBAROS KUBATOĞLU I PEGASUS HAVA YOLLARI FİNANS GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“DAYANIKLILIĞI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SAĞLADIK”

Kriz dönemlerinde her zaman en temel önceliğimiz, şirketimizin dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini korumak oluyor. Havacılık sektörü, küresel piyasalardaki dalgalanmalara, enerji krizlerine ve bölgesel olaylara karşı oldukça hassas bir yapıya sahip. Bu yüzden hem güçlü bir mali disipline hem de yüksek çevikliğe sahip olmamız kritik önemde.

ÜÇ ODAK

Böyle dönemlerde özellikle üç şeye odaklanıyoruz: Her türlü belirsizliğe karşı bizi ayakta tutacak en önemli unsurlardan biri, güçlü bir nakit pozisyonu sağlamak. Faaliyetlerimizi kesintiye uğratmadan, özellikle de koltuk-kilometre başına maliyet (CASK) performansımızı optimize ederek maliyet disiplinini en üst seviyede tutmak.

“BAŞARI SADECE FİNANSAL DEĞİL”

Bir şirketin başarısı sadece finansal tablolarda ölçülmez. Bu süreçte toplumun yanında durmayı da en büyük sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Deprem ve afetlerde yardım ulaştırmak için özel seferler düzenledik, ihtiyaç sahipleri için gönüllü uçuşlar organize ettik ve çalışanlarımızın güvenliğini her şeyin önünde tuttuk. Bu yaklaşımımız sayesinde bir yandan misafirlerimize kesintisiz ve erişilebilir hizmet sunmaya devam ederken diğer yandan zor zamanlarda toplumuna destek olan, güven veren bir kurum olmayı başardık.

“FIRSAT OLARAK GÖRDÜK”

Bugün geriye dönüp baktığımızda, bu yaklaşımımızın yalnızca finansal olarak değil, değerler ve toplumsal güven açısından da ne kadar doğru bir yatırım olduğunu görüyoruz. Sonuç olarak kriz dönemlerini sadece finansal bir sınav olarak görmedik, aynı zamanda değerlerimizin ve toplumsal bağlarımızın gücünü gösterebileceğimiz bir fırsat olarak değerlendirdik. Bu, bizi daha da güçlü bir şirket haline getirdi.

 

BURCU BATI I sahibinden.com FİNANS GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“DİJİTALİ DESTEKLİYORUZ”

Kaynakların etkin kullanımını sağlamak için finansal analizler yapıyor, buna göre kısa-orta-uzun vadeli projeksiyonlar geliştiriyorum. sahibinden.com’da CFO olarak ekibimle birlikte şirket stratejilerimizin ve yeni projelerimizin hayata geçirilmesinde aktif rol oynayarak dijital dönüşüm süreçlerimizi de destekleyen finansal stratejiler geliştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz.

YENİLİKÇİ PROJELER

Bu süreç, yenilikçi projelerimiz olan Otobid ve Bir Dost gibi uygulamalarla birleştiğinde, şirketimizin değerini artıran bir bütün oluşturuyor. Ekibimizin daha çevik ve proaktif olmasını sağlamak için bilgi akışını ve iletişimi de geliştiriyorum. Tüm stratejik işlerde ve yeni projelerde güçlü bir takım oyuncusu olarak yer alıyorum.

RİSK YÖNETİMİ

Yeni teknolojiler sayesinde ciddi bir operasyonel verimlilik sağlarken finansal ve operasyonel sonuçlara ve analizlere daha hızlı ulaşarak karar alma süreçlerini hızlandırıyor ve proaktif bir risk yönetimi sağlayabiliyoruz. Yeni nesil finansman araçlarıyla sürdürülebilir projeler için düşük maliyetli finansman imkanı sağlarken aynı zamanda sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasına yardımcı oluyoruz.

 

ÖZGÜR ÇETİNKAYA I TAB GIDA CO-CEO’SU

“BÜYÜME İVMEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”

TAB Gıda olarak 2025’in üçüncü çeyreğinde güçlü büyümemizi dijital dönüşüm ve marka ekosistemiyle sürdürdük. Sistem genelinde satışlarımız yüzde 49 artışla 17,4 milyar TL’ye ulaştı, dijital satışların payı yüzde 48 seviyesine yükseldi. Üçüncü çeyrekte reel olarak yüzde 15 ciro artışı kaydederken, FAVÖK reel olarak yüzde 11 yükselerek 2,7 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 22,3 seviyesinde gerçekleşerek kârlı ve sürdürülebilir büyüme stratejimizi bir kez daha teyit etti. Net kâr ise reel olarak yüzde 31 artışla 944 milyon TL oldu.

“ÜÇ AYDA 76 RESTORAN AÇTIK”

2025’in üçüncü çeyreğinde de operasyonel gücümüz, ölçek avantajımız ve yenilikçi ürün stratejilerimizle büyüme ivmemizi koruduk. Bu dönemde 76 yeni restoran açarak yılın geride kalan dokuz aylık dönemindeki toplam restoran açılış sayısını 165’e çıkardık. Böylece toplam restoran sayımız 1.975’e ulaştı. Franchise restoranların portföyümüzdeki payı yüzde 44 ile şirket tarihimizdeki en yüksek seviyelerden birine çıktı. Güçlü bilanço yapımızı ve nakit pozisyonumuzu korumaya devam ediyoruz. Finansal borcumuzun yok denecek seviyede olması, büyüme stratejilerimizi güvenle sürdürmemize imkan tanıyor.

 

MURAT ŞEKER I TÜRK HAVA YOLLARI CFO’SU

“EN ÇOK PARA BİRİMİNDE OPERASYON YAPAN ŞİRKETİZ”

Türk Hava Yolları, dünyada en çok noktaya uçan hava yolu olduğu gibi en çeşitli vergi süreçleri ve yasal mevzuatları takip eden, en çok para biriminde operasyon yapan şirketlerden bir tanesi. Bu kadar geniş kapsamlı bir operasyonda temel önceliklerimizden biri mali hususların etkin bir şekilde merkezden yürütülmesini sağlamak.

AKILLI SÜREÇLER

Mevcuttaki ofislerimizde fatura kabul ve vergi süreçleri, gider ve yatırım kontrolleri ile bunların merkezle koordinasyonunu en verimli hale getirecek yapısal iyileştirme çalışmalarına ve yeni açılan yurt dışı ofislerimizde mali altyapının kurulmasına odaklanıyoruz. Bu kapsamda yüzü aşkın istasyonda canlıya aldığımız merkezileşme projemizde Akıllı Belge İşleme (IDP) ve Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) teknolojileriyle kaynaklarımızı daha etkin kullanıyor, hataları en aza indirerek doğru, zamanında ve etkin bir raporlama altyapısı oluşturuyoruz.

“KÂRLILIĞI ARTIRDIK”

Son 5 yılda Türk Hava Yolları filosuna 140’ın üzerinde uçak ekleyerek uçak sayımızı 490’ın üzerine çıkarttık. Aynı zaman diliminde ciromuz yüzde 70 yükselerek 22,7 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu dönemde sıkı gider kontrollerimizi sürdürerek birim maliyetlerimizin emsallerden düşük kalmasını temin edecek çalışmalar yaptık ve kârlılığımızı önemli ölçüde artırdık.

ANA ÖNCELİKLER

Bu çerçevede, Türk Hava Yolları’nın sektör ortalamasının üzerindeki büyüme trendinde sürekliliğin sağlanması ve rekabet gücünün artırılması için finansal istikrar, esneklik, yeterli likiditenin sağlanması ve düşük borçluluğun korunmasını ana öncelikler olarak belirledik. Bunun için en temel gereklilik, ortaklığımızın operasyonel nakit üretme gücünü gösteren FAVKÖK (EBITDAR) marjımızın ihtiyaçlarımızı karşılayacak optimal değer olan yüzde 22-24 aralığında gerçekleşmesini sağlamak. Dolayısıyla, organik faaliyetlerimizin yanında kârlı yatırımlar arayarak gelir kaynaklarımızı çeşitlendirmeye yönelik çaba harcıyoruz.

 

AYÇA KURAL I IPEKYOL GROUP CFO VE ORTAK GİRİŞİM KOORDİNATÖRÜ

“ŞİRKETİ GELECEĞE HAZIRLIYORUZ”

Finansal stratejilerimizi, sürdürülebilir büyümeyle toplumsal sorumluluk odağında dengeledik. Kriz dönemlerinde önceliğimiz nakit akışını güçlü tutarak operasyonlarımızın sürekliliğini sağlamak, çalışanlarımızın haklarını korumak ve tedarik zincirimizde kesinti yaşanmamasını temin etmek oldu.

“TOPLUM İÇİN KAYNAK AYIRDIK”

Aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerimiz için kaynak ayırdık. Sağlam bilanço yönetimi ve etkin maliyet kontrolü sayesinde hem yatırım planlarımızı aksatmadan sürdürdük hem topluma değer katan adımlar attık.

KÜRESEL GENİŞLEME

Yatırımlarımıza yaklaşımımız üç temel kritere dayanıyor: Uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratımı, ölçeklenebilirlik ve stratejik uyum, makroekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılık. Türkiye’de doygunluğa ulaştığımız pazarlarda seçici davranırken büyümeyi yeni mağaza konseptleri ve daha büyük ölçekli lokasyonlar üzerinden sürdürüyoruz. Uluslararası tarafta ise marka bilinirliğimizin ve müşteri portföyümüzün güçlü olduğu coğrafyalarda kendi mağazalarımıza ağırlık veriyoruz. Böylece hem riskleri çeşitlendiriyor hem büyümenin merkezine küresel genişlemeyi koyuyoruz.

STRATEJİK ORTAK

Yatırım ve finansman kararlarımızda ESG kriterlerini önceliklendiriyor, büyümemizi sorumlu bir şekilde kurguluyoruz. Yeşil finansman araçları, kaynak çeşitliliğimizi artırırken büyüme planlarımızı çevresel ve sosyal taahhütlerimizle uyumlu hale getiriyor. Böylece finans fonksiyonunu yalnızca rakamları yöneten değil işin gidişatını öngören, yol gösteren ve şirketi geleceğe hazırlayan stratejik bir ortak haline getiriyoruz.

 

PHILIPP ULBRICH I ENERJSA ENERJİ CFO’SU

“HEDEFLERİN ÜZERİNDE GÜÇLÜ PERFORMANS SERGİLEDİK”

“Zorlu makroekonomik koşullara rağmen finansal sağlamlığımızı ve kredibilitemizi koruyarak yılın ilk 9 ayında plan ve hedeflerimizin üzerinde çok güçlü bir performans sergiledik. Bu performans finansal disiplini ve kârlı büyümeyi merkeze alan yönetim yaklaşımımızın somut bir yansıması.”

Sektörünün lider elektrik dağıtım ve perakende satış şirketi Enerjisa Enerji olarak Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamaya devam ediyoruz. 2025 yılının ilk dokuz ayında güçlü finansal sonuçlar elde ettik. Dayanıklı iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla zorlu makroekonomik koşullara rağmen operasyonel gelirlerimizi reel olarak yüzde 7 artırarak 42,6 milyar TL’ye ulaştırdık.

DAYANIKLI İŞ MODELİ

2025’in ilk dokuz ayında dayanıklı iş modelimiz ve yatırım disipliniyle istikrarlı büyümemizi sürdürdük. Finansal sonuçlarımızı yatırımcılarımızla paylaştık. Operasyonel gelirlerimiz geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 7 artışla 42,6 milyar TL’ye ulaşırken, özellikle dağıtım iş kolundaki güçlü performans bu büyümenin temelini oluşturdu. Disiplinli borçlanma stratejisi doğrultusunda aynı dönemde 15,9 milyar TL tutarında tahvil ihracı gerçekleştirdik. Piyasaya göre avantajlı maliyetlerle finansman sağlamayı başardık.

Şirketin büyümesine en yüksek katkı, her zaman olduğu gibi elektrik dağıtım iş kolundan geldi. Düzenlemeye tabi varlık tabanı ve yatırım hacmi yıl sonu hedeflerimizle uyumlu ilerledi. Dağıtım iş kolu, 2025’in ilk dokuz ayında stratejik şebeke yatırımlarını sürdürdü. Sürdürülebilir büyümesini yatırımlarıyla destekleyen Enerjisa Enerji, altyapı modernizasyonu ve akıllı şebeke yatırımlarının etkisiyle yatırımlarını 11,2 milyar TL seviyesine çıkardı. AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ aracılığıyla hizmet verdiğimiz 14 ildeki kalite göstergeleri iyileşmeye devam ederken dijitalleşme yatırımları da şebeke güvenilirliğini artırdı.

YATIRIMLAR HEDEFLERLE UYUMLU

Elektrik dağıtımın yanı sıra perakende satış iş kolumuz da operasyonlarını başarıyla sürdürmeye devam ediyor. Tüm iş kollarında faaliyetlerini başarıyla yürüten Enerjisa Enerji, 52-57 milyar TL operasyonel gelir, 21-24 milyar TL yatırım ve 80-90 milyar TL düzenlemeye tabi varlık tabanı hedeflerini teyit etti. 2025 yılı içerisinde planlı yatırım kararlarının güncellenmesiyle yıl sonuna kadar baz alınan net kârın yaklaşık 7,5 milyar TL seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu görünüm, şirketimizin Türkiye’nin enerji altyapısına yaptığı uzun vadeli yatırımların sürdürülebilir biçimde devam ettiğini ve finansal sağlamlığın korunduğunu gösteriyor.

“UZUN VADELİ GÜVEN SAĞLADIK”

Yıl boyunca yatırım planlarımızı öngörülen aralıkta sürdürmeye devam edeceğiz. Zorlu makroekonomik koşullara rağmen Enerjisa Enerji, finansal sağlamlığını ve kredibilitesini koruyarak yılın ilk dokuz ayında plan ve hedeflerinin üzerinde çok güçlü bir performans sergiledi. Disiplinli borçlanma stratejimiz sayesinde 2025’in ilk dokuz ayında 15,9 milyar TL tutarında tahvil ihracı gerçekleştirdik ve piyasa ortalamasının oldukça altında bir finansman sağladık. Net finansal borç / son 12 Aylık operasyonel gelir oranımız 1,0 çarpan seviyesinde korunurken serbest nakit akışımız -2,9 milyar TL’ye iyileşti.

KÂRLI BÜYÜME

Finansal kuruluşların bize duyduğu güven sayesinde, geçtiğimiz hafta uluslararası finans kuruluşlarından 340 milyon dolar tutarında uzun vadeli bir finansman sağlamayı başardık. Düzenli temettü politikamız, yatırım ve gelir hedeflerimizi tutarlı biçimde gerçekleştirme kabiliyetimizle birleşerek hem yatırımcılarımıza hem kreditörlerimize uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor. Bu performans finansal disiplini ve kârlı büyümeyi merkeze alan yönetim yaklaşımımızın somut bir yansıması.

 

BARIŞ KÖKOĞLU I BORUSAN GRUP CFO’SU

“YATIRIMI SÜRDÜRECEĞİZ”

Önümüzdeki dönemde bizim için en kritik finansal öncelikler arasında likidite yönetimi, kârlılık optimizasyonu ve yatırım planlarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesi yer alıyor. Küresel ekonomik ve jeopolitik risklerin giderek arttığı günümüzde nakit akışını güçlü tutmak, esnek ve senaryoya dayalı finansal planlama ile mümkün hale geliyor.

NAKİT REZERVİ

Nakit rezervlerimizi güçlendirmeye ve gerektiğinde hızlı erişebileceğimiz esnek kredi limitleri oluşturmaya odaklanıyoruz. Döviz pozisyonlarımızı aktif şekilde yönetebilmek adına doğal hedge yöntemlerini ve gerektiğinde türev enstrümanları kullanıyoruz. Aynı zamanda, dijital finansal araçlar ve veri analitiği sayesinde karar alma süreçlerini hızlandırarak riskleri daha etkin biçimde öngörmeye çalışıyoruz.

Özetle yüksek faiz ve dalgalı döviz ortamında en büyük önceliğimiz nakit akışının sürekliliğini sağlamak, riskleri öngörerek proaktif şekilde yönetmek ve aynı zamanda sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek alanlara seçici yatırımlar yapmak.

BORÇLULUĞA ETKİ

Yeni yatırım ve büyüme planlarımızı değerlendirirken nakit akışımızı ve bunun borçluluk seviyeleri üzerindeki etkisini titizlikle analiz ediyoruz. Sermaye getirisi (ROIC) ve yatırımın geri dönüş süresi (payback period) gibi finansal metrikleri, potansiyel piyasa riskleriyle değerlendiriyoruz. Stratejik önemi yüksek ama riskli projeler varsa bunları mutlaka aşamalı şekilde hayata geçiriyoruz. Mevcut ekonomik ortamda, faiz ve kur risklerini minimize edecek yapıların içinde kalmaya özen gösteriyor; senaryo bazlı analizlerle olası dalgalanmalara karşı hazırlıklı olmayı önceliklendiriyoruz.

 

GÖKHAN GÜRALP I ŞİŞECAM MALİ İŞLER GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“BÜYÜME FIRSATLARINA HAZIR OLACAĞIZ”

“Hem temkinli hem fırsatları değerlendiren bir yaklaşım içindeyiz. Böylece zorlu dönemleri sağlam bir şekilde atlatırken aynı zamanda uzun vadeli büyüme fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirmek için hazırlıklı olmayı amaçlıyoruz.”

2025 yılı için önceliğimizi kârlılık odaklı bir yaklaşıma yönlendirdik. Ekonomik döngünün alt noktasında bulunuyoruz ve geçmiş deneyimlerimize dayanarak önümüzdeki dönemde daha olumlu bir trendin başlamasını bekliyoruz. Ancak bu geçiş döneminde, temkinli ve fırsat odaklı bir yaklaşımı bir arada uygulamamız gerektiğine inanıyoruz.

“TEDBİRLİYİZ”

Şişecam olarak mevcut zorluklara karşı risk yönetimi odaklı tedbirlerimizi alırken aynı zamanda büyüme dönemine hazırlanmak için uzun vadeli stratejilerimizi hayata geçirmeye devam ediyoruz. Önceliğimiz maliyet ve gider yapımızı optimize etmek, yatırım harcamalarımızı dikkatle yönetmek ve nakit akışımızı sağlam temellere oturtmak. Bununla birlikte büyüme hedeflerimize ulaşmak için dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yenilikçi ürün geliştirme gibi stratejik önceliklerimize yatırım yapmaya devam ediyoruz.

ZOR DÖNEM YAKLAŞIMI

Yani hem temkinli hem fırsatları değerlendiren bir yaklaşım içindeyiz. Böylece zorlu dönemleri sağlam bir şekilde atlatırken aynı zamanda uzun vadeli büyüme fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirmek için hazırlıklı olmayı amaçlıyoruz. Sektörümüzün sermaye yoğun yapısı nedeniyle yatırım harcamalarını destekleyen nakit akışının sürdürülebilir ve disiplinli bir şekilde yönetimi temel önceliğimiz.

KRİTİK GÖSTERGELERİMİZ

Şişecam gibi enerji yoğun şirketler için enerji fiyatları, takip ettiğimiz en önemli göstergelerden biri olmaya devam ediyor. İhracat ağırlıklı bir satış yapımız olduğu için döviz kuru dalgalanmalarını da yakından izliyoruz. Ayrıca, FED’in faiz kararlarında belirleyici olduğunu bildiğimiz ABD enflasyon ve istihdam verileri gibi makroekonomik göstergeleri dikkatle takip ediyoruz.

PMI VERİLERİ

Bunun yanı sıra girdi sağladığımız sektörlerin durumunu anlamak için öncü bir gösterge olan PMI verileri ve lojistikle taşıma maliyetlerini de stratejik önemle değerlendiriyoruz. Verimlilik artırıcı projeleri hayata geçirmek ve dijital dönüşüm araçlarından faydalanarak süreçlerimizi optimize etmek temel önceliklerimizden biri.

 

BORA YALINAY I DOĞAN HOLDİNG CFO’SU

“DAHA YALIN VE MALİYET ODAKLI YÖNETTİK”

“2025 yılında büyüme stratejisi yerine daha yalın ve maliyet odaklı bir yapıyla faaliyetlerimizi yönettik. Faaliyetlerden yaratılan nakit akımlarını günlük bazda yakından takip ettik. Net işletme sermayesinin minimumda tutulması ve kâr marjlarımızın korunması önceliklerimizin başında oldu.”

2025 tıpkı 2024 gibi yüksek enflasyonun devam ettiği ve bunun etkilerinin hissedildiği bir yıl oldu. Bunun neticesinde girdi maliyetleri, ücretler ve operasyonel giderler en az enflasyon kadar arttı. Bunun yanında döviz artış hızı enflasyonun altında kaldı. Ayrıca iç piyasada genel bir talep daralması yaşandı. Bunun yanında finansman maliyetlerinin yüksek olduğu ve finansmana ulaşımın kolay olmadığı zor bir yıl oldu. Bunun neticesinde birçok sektörde kâr marjları daraldı ve işletme sermayeleri arttı.

DİNAMİK TAKİP YILIYDI

Bu yıl giderlerimizi ve nakit akımlarını çok yakından ve dinamik takip ettik. Şirketlerde giderlerin düşürülmesi ya da en fazla enflasyon kadar artması için proaktif olarak hareket ettik. Enflasyon etkisini en aza indirebilmek için işletme sermayesini azaltmayı hedefledik. Yüksek borçlanma maliyetlerinden dolayı finansman maliyetlerinin minimumda tutulmasını sağladık. Döviz geliri olan şirketlerimizde borçlanma riskimizi daha çok döviz bazlı kredilere çevirdik. 2025 yılında büyüme stratejisi yerine daha yalın ve maliyet odaklı bir yapıyla faaliyetlerimizi yönettik. Faaliyetlerden yaratılan nakit akımlarını günlük bazda yakından takip ettik. Net işletme sermayesinin minimumda tutulması ve kâr marjlarımızın korunması önceliklerimizin başında oldu.

“BORÇLANMA MALİYETLERİ YÜKSEK SEYREDECEK”

Enflasyonun düşme trendinde olmasına rağmen 2026 yılında da yüksek enflasyon etkilerinin devam edeceği bir yıl olacağını düşünüyoruz. Buna paralel olarak borçlanma maliyetleri de yüksek seyredecek. Enflasyon verileri ve faiz oranları takip edeceğimiz en önemli göstergeler olacak.

Bunun yanında dövizin seyri önemli olacak. Mali disiplin anlamında girdi maliyetleri ve operasyonel giderleri kontrol altında tutmak, kâr marjlarının korunması, işletme sermayesi ve fonlama ihtiyacının minimumda tutulması önceliklerimiz olacak.

 

ÖZGÜR TOKGÖZ ALTUN I BOYNER GRUP CFO’SU VE İCRA KURULU BAŞKAN YARDIMCISI

“SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME  GÜVENCE ALTINDA”

Mevcut makroekonomik ortamda ilk önceliğimiz likidite yönetimi. Güçlü nakit akışımızı, dalgalı ekonomik koşullara karşı disiplinli ve esnek bir şekilde yönetiyoruz. İkinci önceliğimiz, borç yönetiminde ihtiyatlı yaklaşım. Yüksek maliyet ortamında kaldıraç oranlarımızı dikkatle gözetiyoruz. Bunun tek istisnası, grubun uzun vadeli vizyonuyla uyumlu stratejik yatırımlar.

2 MİLYAR TL YATIRIM KÂRI ARTIRDI

Geçtiğimiz yıl yaklaşık 2 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdik; odak noktası dijitalleşme ve sürdürülebilirlikti. Bu yatırımlar sayesinde operasyonel kârlılığımızı yaklaşık yarım milyar TL artırarak brüt kâr marjımızı yüzde 45 seviyesinde koruduk. Üçüncü önceliğimiz ise kârlılık. Çok kanallı yapımızda kanal bazlı kârlılığı yakından takip ediyor; satın alma ve stok süreçlerini disiplinle yönetiyoruz. Böylelikle kısa vadede finansal istikrarı korurken, uzun vadede sürdürülebilir büyümeyi güvence altına alıyoruz.

 

MEHMET ÇAYIREZMEZ I BEYMEN GROUP CFO’SU

“FİNANSAL YAPIYI KORUYORUZ”

Beymen Group olarak uyguladığımız çok katmanlı iş modeli, bize piyasa koşullarına hızlı uyum sağlama ve finansal yapımızı güçlü bir şekilde koruma imkanı tanıyor. Bu esnek ve dengeli yapı sayesinde sürdürülebilir büyümemizi devam ettiriyor, lüks moda sektöründe Türkiye’nin lider markası olma konumumuzu güçlendiriyoruz. Bununla birlikte Beymen Group olarak her zaman her koşulda toplumsal projelere katkı sağlamaya devam ediyoruz.

BİLANÇO YÖNETİMİ

Ekonomik ve konjonktürel gelişmeleri çok yakından takip ederek proaktif ve dikkatli bir yaklaşım sergiliyoruz. Bilanço yönetimini hem kur hem vade risklerini gözeterek yapıyoruz. Perakende sektöründe faaliyet göstermemiz nedeniyle işletme sermayesi ve özelde stok yönetimini birçok farklı KPI, platform kullanarak takip ediyoruz. Ve gerektiği durumlarda çok hızlı müdahale mekanizmalarımızı devreye alıyoruz.

BÜYÜK YATIRIM

2025’te en büyük yatırım yaptığımız alan ise büyüyen ve yenilenen mağazacılık ağımız. Tersane İstanbul’da açtığımız 12.000 metrekareye sahip Beymen mağazamız ile büyümeye devam ederken bir yandan da mevcut mağazacılık ağımızı yeniliyoruz. Başta Beymen olmak üzere Network ve Beymen Club markalarımız için ciddi bir renovasyon ve yeni mağaza açılışı çalışmaları içerisindeyiz. Ülkemize ve potansiyeline olan inancımızla yatırımlarımıza devam ediyoruz.

BUSINESS LIFE