CMO’nun Ödül Stratejisi

Tavuk Dünyası CMO’su Ceylan Özmen, ödüllerin markanın geleceğine kalıcı bir yatırım olduğunu söylüyor. Abdi İbrahim Reçeteli Ürünler Pazarlama ve Satış Grup Başkanı Figen Bilgen, “ekip olarak özgüvenimizi güçlendiriyor” diyor. Alternatif Bank Marka, İletişim, Sürdürülebilirlik ve Müşteri Deneyimi Müdürü Hande Yağcı, kazandıkları ödüllerin uzun vadeli marka değeri yarattığını belirtiyor. Aras Kargo Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Başkan Yardımcısı ve Aras Kargo Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Billur Burkutoğlu, bağ kurmaya dikkat çekiyor. Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, “kurumsal hafızayı geleceğe taşıdık” diyor. Kelebek Mobilya Marka ve Ürün Direktörü Derya Hanım Çakır, müşteri odaklarına dikkat çekiyor. Multinet Up Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Gül Bilgin Mokan ise “tüm paydaşlarımızın deneyimini daha iyi hale getiriyoruz” diyor.

GÜVEN BORÇA I g.borca@businesslife.com.tr

ÖDÜL KAZANMAK MI? DEĞER YARATMAK MI?

Pazarlamada ödüller uzun zamandır tartışmalı bir alan. Kimine göre vitrindir, kimine göre egonun yakıtı, kimine göre ise sektör içi bir alkış mekanizması. Oysa mesele bu kadar yüzeysel değil. Doğru zeminde kazanılmış bir ödül, bir kampanyanın yaratıcılığından çok daha fazlasını anlatır; stratejik aklın, iş sonuçlarının ve marka disiplininin görünür hale gelmesidir. Pazarlama artık yalnızca “iyi fikir” üretme oyunu değil. Satışa, büyümeye, marka değerine ve müşteri deneyimine dokunmayan hiçbir iş sürdürülebilir değil. Bu yüzden ödülün anlamı, hangi problemi çözdüğünüzle ve o çözümün iş sonuçlarına nasıl yansıdığıyla ölçülür. Eğer ortada net bir içgörü, ölçülebilir bir çıktı ve markanın özüyle uyumlu bir strateji varsa, ödül bir süs değil doğru yolda olduğunuzun kanıtıdır.

Öte yandan ödüller kurum içinde de önemli bir işlev görür. Ekipler için motivasyon kaynağıdır ama daha önemlisi çıtayı yukarı taşır. “Yapabiliyoruz” duygusu, pazarlama organizasyonlarında en güçlü sermayedir. Ancak bu duygu disiplinle ve tekrar edilebilir başarıyla beslenirse kalıcı olur.

Bugün güçlü CMO’ların farkı da burada ortaya çıkıyor: Ödülü hedef olarak koymuyorlar. Önce stratejiyi kuruyor, veriyi konuşuyor, markanın özüne sadık kalıyorlar. Ödül gelirse alıyorlar, gelmezse de doğru işi yapmaya devam ediyorlar. Çünkü asıl mesele raflara konan heykelcikler değil markanın pazardaki konumu, finansal performansı ve tüketici zihnindeki yeri. Pazarlamada ödüllerin gücü hangi emeğin ve hangi aklın sonucu olduklarında saklı.

 

FİGEN BİLGEN I ABDİ İBRAHİM REÇETELİ ÜRÜNLER PAZARLAMA VE SATIŞ GRUP BAŞKANI

“EKİP OLARAK ÖZGÜVENİMİZİ GÜÇLENDİRİYOR”

“Ben pazarlama ödüllerini bir teyit olarak görüyorum. Cesur bir kararın, güçlü bir içgörü ve stratejinin doğru zeminde karşılık bulduğunu gösteren bir teyit. Ödüller, markamıza görünürlük kazandırırken ekip olarak özgüvenimizi de güçlendiren bir deneyime dönüşüyor.”

Ödüllerle ilişkim hiçbir zaman vitrinsel olmadı. Beni heyecanlandıran alkıştan çok yapılan işin markamızın yolculuğunda gerçek bir karşılık bulması. Eğer bir proje düşünme biçimimize, veri disiplinimize ya da paydaşlarımızla kurduğumuz diyaloğa katkı sağlıyorsa, o zaman ödül hepimiz için anlam kazanıyor.

“İSTİKRARLI EMEĞİN SONUCU”

Ben pazarlama ödüllerini bir teyit olarak görüyorum. Cesur bir kararın, güçlü bir içgörü ve stratejinin doğru zeminde karşılık bulduğunu gösteren bir teyit. Ödüller, markamıza görünürlük kazandırırken ekip olarak özgüvenimizi de güçlendiren bir deneyime dönüşüyor. İletişimimizin bağımsız platformlar tarafından takdir edilmesi, hep birlikte ortaya koyduğumuz emeğin değer gördüğünü hissettiriyor ve paydaşlarla kurduğumuz güven ilişkisini de destekliyor. Asıl kıymet ise süreçte ortaya çıkıyor. Birlikte daha iyisini yapabildiğimizi gördüğümüzde çıtamız doğal olarak yükseliyor. Bu nedenle ödülleri bir hedef olarak değil doğru stratejiye sadık kalmanın ve istikrarlı emeğin bir sonucu olarak görüyorum. Kalıcı olan o öğrenme kültürü, disiplin ve birlikte başarma duygusu. Bizim ekip kültürümüzde değer yaratan da tam olarak bu ortak üretim anlayışı.

SAHİPLENME VE NETLİK

Bir projenin kurum içinde sahiplenilmesini ve ekip motivasyonunu kalıcı biçimde artırmasını sağlamanın ilk adımı, projenin şirketin genel yönüyle anlamlı bir bağ kurabilmesi.  İnsanlar yalnızca “iyi fikir”e değil, uzun vadeli hedeflerle örtüşen ve ortak bir amaca hizmet ettiğini hissettikleri projelere daha güçlü sahip çıkıyor. Böyle olduğunda proje geçici bir kampanyadan çok, paylaşılan bir hedefe dönüşüyor. Bir diğer önemli unsur netlik. Hangi problemi çözmek istediğimizi, hangi veriye dayandığımızı ve başarıyı nasıl tanımladığımızı açıkça konuştuğumuzda motivasyon daha sağlam bir zemine oturuyor. Ölçülebilirlik, sahiplenmeyi doğal olarak güçlendiriyor. Bunların yanı sıra güven ortamı da belirleyici bir unsur. Ekibin sürece gerçek katkı sunduğunu ve karar mekanizmalarında etkisi olduğunu hissetmesi bağlılığı artırıyor. Sadece sonuçların değil emeğin ve sürecin de görünür olduğu bir geri bildirim kültürü özgüveni ve cesareti besliyor. Sonuçta kalıcı motivasyon; anlam, netlik ve güvenin bir araya geldiği yerde oluşuyor. Liderlik rolü de bu ortamı desteklemek ve birlikte üretme kültürünü güçlendirmek. Biz Abdi İbrahim’de ekip olarak bu zemini birlikte kurmayı ve güçlendirmeyi iyi başarıyoruz. Sahiplenme kültürümüzün en büyük kaynağı da bu ortak emek.

BAŞARIYI MÜMKÜN KILAN YAKLAŞIM

Bir başarıyı sürdürülebilir kılmak, onu tekrar etmeye çalışmaktan çok o başarıyı mümkün kılan yaklaşımı kalıcı hale getirmektir. CMO’nun rolü de bu yönü netleştirmek ve organizasyon içinde ortak bir anlayışa dönüştürmektir. Nerede rekabet edeceğimizi, nasıl farklılaşacağımızı ve hangi değerler etrafında ilerleyeceğimizi birlikte tanımladığımızda başarı daha kalıcı hale geliyor.

ÖNCELİKLER VE DİSİPLİN

İlaç sektöründe bu portföy önceliklerini doğru belirlemek, ürün yaşam döngüsünü disiplinle yönetmek ve kaynakları en yüksek medikal ve ticari etki yaratacak alanlara yönlendirmek anlamına geliyor. Bilimi, hasta yararını ve ticari sürdürülebilirliği aynı hassasiyetle ele alabildiğimizde marka performansı dönemsel olmaktan çıkıp daha yapısal bir zemine oturuyor.

İSTİKRAR

Aslında mesele tek bir başarıyı büyütmek değil ekip olarak doğru yaklaşımı istikrarlı biçimde sürdürebilmek. Bunu başardığınızda performans kendiliğinden daha kalıcı hale geliyor. Biz bu yaklaşımı her işimize yansıtmaya özen gösteriyoruz. Bugün elde ettiğimiz sürdürülebilir performansın arkasında da tam olarak bu kararlılık ve birlikte başarma kültürü var.

 

CEYLAN ÖZMEN I TAVUK DÜNYASI CMO’SU

“MARKANIN GELECEĞİNE  KALICI BİR YATIRIM”

“Dayanak noktası doğru olduğu sürece ödüller, yalnızca bir başarı göstergesi veya teyidi değil markanın geleceğine de yapılan kalıcı bir yatırım haline geliyor.”

Kazandığımız tüm ödüller bizim için çok değerli. Ancak ödül almak bizim için hiçbir zaman tek başına bir hedef olmadı; doğru stratejinin, tutarlı marka duruşunun ve güçlü ekip kültürünün doğal bir sonucu oldu. Elbette takdir görmek gurur verici ancak bizi asıl motive eden şey bu başarıların markanın güvenilir duruşuna ve misafirlerimizle kurduğumuz bağa katkısı.

“FARKLI YÖNLERİ GÖRÜNÜR KILIYOR”

Farklı platformlarda aldığımız ödüller markamızın farklı yönlerini görünür kılıyor. İş sonuçlarını merkeze alan ödüller iletişim yaklaşımımızın satış ve büyüme performansına katkısını teyit ederken müşteri memnuniyeti odaklı başarılar “iyi yemek, iyi fiyat, iyi deneyim” sözümüzün sahada karşılık bulduğunu gösteriyor. Finansal performans tarafındaki göstergeler de bu bütünsel yaklaşımın sürdürülebilirliğini ortaya koyuyor. Projelerimizi yalnızca bir kampanya ya da etkinlik olarak değil markamızın değerlerini hayata geçiren bir deneyim olarak görüyoruz. Sanatı, sporu, paylaşımı ve lezzeti bir araya getiren çalışmalarımızın ortak noktası insanlarla samimi bağlar kurmak ve iyi yemeği hayatın her alanına taşımak. Dayanak noktası doğru olduğu sürece ödüller, yalnızca bir başarı göstergesi veya teyidi değil markanın geleceğine de yapılan kalıcı bir yatırım haline geliyor.

“GÜÇLÜ KONUMUMUZU PEKİŞTİRDİK”

Bizim için tek bir ödülü diğerinin önüne koymak zor. Çünkü farklı platformlarda aldığımız her takdir, markamızın farklı bir kasının güçlendiğini gösteriyor. Tavuk Dünyası, 2025’te pazarlama iletişimi, müşteri deneyimi ve dijital yaratıcılık alanlarında kazandığı ödüllerle sektördeki güçlü konumunu pekiştirdi. Örnek vermem gerekirse markamızın “Hayat İyi Bi’ Yemeği Hak Eder” kampanyası, Effie Awards Türkiye’de Restoran kategorisinde Gümüş Effie ile ödüllendirildi. Sosyal medyadaki çevik refleksiyle dikkat çeken “Tavuk Dünyası’nın Yeni Allığı” projesi, The Hammers Awards’ta “En İyi Gerçek Zamanlı Pazarlama İletişimi Ekibi” kategorisinde Altın Ödül kazandı. Müşteri memnuniyetine verdiğimiz önem sayesinde A.C.E Awards’ta Fast-Casual Restorancılık kategorisinde üçüncü kez Diamond Ödüle layık görüldük.

“ÖDÜLLER BÜTÜNSEL MARKA YAKLAŞIMIMIZI TEYİD EDİYOR”

Bugün bir CMO için ödüller ancak markanın özüyle uyumlu bir stratejiden güç alıyorsa anlamlı. Eğer bu ödül ölçülebilir iş sonuçlarına, güçlü bir tüketici deneyimine ve sürdürülebilir büyüme modeline dayanıyorsa, uzun vadeli marka değerine ciddi katkı sağlar. Tavuk Dünyası olarak biz iyi yemek deneyimini yalnızca lezzetle değil yaratıcılıkla, toplumsal katkıyla ve misafirlerimizle kurduğumuz samimi bağlarla tanımlıyoruz. Sanatı, sporu, gençlerle kurduğumuz temas noktalarını ve teknolojiyi bu deneyimin bir parçası haline getiriyoruz.

“ÇEŞİTLİLİK DEĞERLİ”

Kimi ödüller stratejik iletişim gücümüzü, kimileri teknoloji ve veri kullanımındaki yetkinliğimizi, kimileri ise misafir deneyimi ve operasyonel mükemmeliyetimizi görünür kılıyor. Dolayısıyla tüm bu ödüller yaratıcılıktan müşteri memnuniyetine, teknolojiden finansal performansa kadar bütünsel marka yaklaşımımızı teyit ediyorlar. Bu çeşitlilik bizim için çok değerli çünkü Tavuk Dünyası’nda başarı tek bir departmanın değil, tüm organizasyonun ortak ürünü.

ÇARPAN ETKİSİ

Aldığımız ödüller de bu yaklaşımın bir çıktısı. Biz “ödül etkisini” bir çarpan etkisi olarak değerlendiriyoruz. Doğru stratejiyle desteklendiğinde ödüller marka itibarını güçlendiren, ekiplerin enerjisini artıran ve büyüme ivmesini hızlandıran bir çarpan etkisi işlevi görür. Ancak sürdürülebilir değer, her zaman markanın özüne sadık kalarak yaratılır.

 

BERNA SEMİZ ERGÜNTAN I ANADOLU SİGORTA KURUMSAL İLETİŞİM, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE AFET YÖNETİMİ KOORDİNATÖRÜ

“KURUMSAL HAFIZAYI GELECEĞE TAŞIDIK”

100. yıl iletişim çalışmalarımızı itibar yönetiminden etkinlik stratejilerine, kurumsal yayından toplumsal fayda projelerine uzanan bütüncül bir vizyonla kurguladık. Mercury Excellence Awards’ta iki, PRİDA İletişim Ödülleri’nde ise dört ayrı ödül kazandık. “100 Yıllık İmza-Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” ve prestij kitabımızla kurumsal hafızayı geleceğe taşıdık. “Ormanın Gözleri” projesiyle de risk yönetimi uzmanlığımızı çevresel sorumlulukla buluşturarak ikinci yüzyılımıza güçlü bir iletişim performansıyla adım attık.

KUTLAMANIN ÇOK ÖTESİ

Bu ödüller şirketin iletişim stratejilerinin ve toplumsal fayda odaklı projelerinin ulusal ve uluslararası standartlarda değer ürettiğinin güçlü bir göstergesi oldu. 100. yıl kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar, bir kutlama sürecinin çok ötesine geçti. Neredeyse Cumhuriyet’le yaşıt şirketimizin tarihsel birikimini, kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla başlayan yolculuğumuzu ve geleceğe dönük hedeflerimizi bütüncül bir anlatıyla ortaya koyduk.

MİRAS

“100 Yıllık İmza - Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” kurumsal hafızamızı sahne performansları ve güçlü bir içerik kurgusuyla buluşturdu. Bu sürecin önemli parçalarından biri olan “Yüzyıllık İmza” prestij kitabımız ise şirketimizin bir asırlık serüvenini sigortacılığın tarihini de kayıt altına alarak kurumsal mirası kalıcı hale getirdi.

ÖNEMLİ İŞLEV

Mercury Excellence Awards’ta ve PRİDA’da ödüllendirilen “Ormanın Gözleri” projemiz ise Anadolu Sigorta’nın risk yönetimi uzmanlığını çevresel sorumlulukla buluşturan örnek bir model. Projemizde insansız ve yeni nesil yangın gözetleme kuleleriyle yüz binlerce hektarlık alan gözetim altına alıyoruz. Ormanın Gözleri projesi yangınların erken tespitine katkı sunarken kaçak kesim, yasa dışı yapılaşma ve yaban hayatının korunması gibi alanlarda da önemli bir işlev üstleniyor.

 

HANDE YAĞCI I ALTERNATİF BANK MARKA, İLETİŞİM, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE MÜŞTERİ DENEYİMİ MÜDÜRÜ

“DOĞRU STRATEJİNİN DOĞAL SONUCU”

“Ödüller doğru kurgulandığında uzun vadeli marka değerini büyütür ama bizim için hiçbir zaman amaç değildir. Doğru stratejinin, doğru işin ve yaratılan etkinin doğal sonucudur.”

Bizim için ödüllerde en gurur verici taraf, gerçek bir fayda yarattığımızı görmek. Bir işi iyi yaptığınızı siz hissedersiniz ama bağımsız bir üçüncü tarafın bunu “değer” olarak tescillemesi, “demek ki doğru bir şey yaptık” duygusunu güçlendiriyor. Çünkü bir kampanya ya da proje birinin hayatını kolaylaştırdığında, bir ihtiyaca dokunduğunda sadece iletişim değil etki üretmiş oluyorsunuz. Üstelik ekibin kalbine dokunuyor, birlikte düşünmenin ve aynı standartta buluşmanın karşılığı oluyor. Marka tarafında ise ödüller “çözüm üreten marka” algısını güçlendiriyor.

HAK TEMELLİ YAKLAŞIM

En gurur duyduğumuz ödüllerin başında, Engelsiz Bankacılık çalışmalarımızla Dünya Gazetesi Toplumsal Fayda Ödülleri’nde “Topluma Değer Katan Projeler” kategorisinde aldığımız ödül geliyor. Biz bu alanı bir sosyal sorumluluk başlığı gibi değil bankacılığın en temel vaadi olan erişimi ve eşitliği güçlendiren, hak temelli bir yaklaşım olarak görüyoruz. Üstelik çalışma arkadaşlarımızın erişilebilir hizmetlere önem verme oranının yüzde 48’den yüzde 92’ye yükselmesi, bu yaklaşımın kurum kültürüne yerleştiğinin en somut göstergelerinden biri oldu. Diğer yandan, Stevie Awards kapsamında “satışta etik yapay zeka kullanımı” alanında Altın, “satışta teknolojinin en iyi kullanımı” alanında Gümüş ödül almamız da inovasyon tarafındaki duruşumuzu anlatan çok güçlü bir işaret.

“UZUN VADELİ MARKA DEĞERİ YARATIYOR”

Ödüller, doğru kurgulandığında uzun vadeli marka değerini büyütür; ama bizim için hiçbir zaman amaç değildir. Doğru stratejinin, doğru işin ve yaratılan etkinin doğal sonucudur.

ÜÇ ETKİ

Ödülün etkisini üç katmanda görüyorum. Birincisi, dışarıda güveni hızlandırıyor. Markanın vaadini “bu yaklaşım doğrulandı” noktasına taşıyor. İkincisi, ekiplerin doğru yolda olduğuna dair güçlü bir referans oluyor. Üçüncüsü ise sürdürülebilirlik. Ödüller, tekrarlanabilir bir yetkinliği işaret ediyorsa gerçek anlamda uzun vadeli marka değeri yaratıyor.

 

GÜL BİLGİN MOKAN I MULTINET UP MÜŞTERİ DENEYİMİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“TÜM PAYDAŞLARIMIZIN DENEYİMİNİ DAHA İYİ HALE GETİRİYORUZ”

Multinet Up olarak önceliğimiz, hizmet verdiğimiz tüm paydaşlarımızın deneyimini her bir temas noktasında daha iyi hale getirmek. 50 bini aşkın müşterimize, 130 bini aşkın üye iş yerimize ve 1,5 milyondan fazla kart kullanıcımıza telefon, canlı destek, görüntülü görüşme ve e-posta gibi tüm temas noktalarından hizmet veriyoruz. Tüm kanallarda ve süreçlerde beklentileri doğru okumaya, hızlı karşılık vermeye ve en iyi deneyimi yaşatmaya odaklanıyoruz.

“ŞİKAYET BİRİMİ KURDUK”

Bu yaklaşımı sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmek için 2016 yılından itibaren şikayet yönetimi için ayrı bir ekip kurduk. Müşteri deneyimi departmanımız bünyesinde kurduğumuz bu özel ekip, memnuniyetsizlikleri sistemli biçimde analiz ederek çözüm süreçlerini sürekli geliştiriyor ve benzer sorunu farklı müşterilerin yaşamaması için sorunu yaratan nedenleri kalıcı olarak ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Hizmet verdiğimiz ekosistem içerisinde, memnuniyetsizlik yaşandığında bunu her zaman hızlı ve açık biçimde ifade edemeyen ancak deneyime önem veren bir kitle bulunuyor.

MEMNUNİYETSİZLİKTE 6 SEVİYE

Yaptığımız analizler, memnuniyetsizliğin altı farklı seviyede ilerlediğini ve çoğu zaman durumun ancak şikayet aşamasında görünür hale geldiğini gösterdi. Oysa hedefimiz, sorunu ortaya çıktıktan sonra çözmek değil ilk sinyallerini yakalayabilmek. Bu nedenle odağımızı şikayetleri çözmenin ötesine taşıyarak memnuniyetsizliği erken aşamada tespit etmeye yönlendirdik. Bu ihtiyaç doğrultusunda geliştirdiğimiz Smart Pulse projesi ile yazılı ve sözlü tüm iletişim kanallarından gelen geri bildirimlerle müşterinin nabzını anlık olarak izliyoruz.

ERKEN ÇÖZÜM

Müşterilerimizin yazılı ve sözlü iletişimlerinde Speech analytics ve NLP tabanlı yapay zeka teknolojileri sayesinde duygu durum analizleri yaparak memnuniyetsizliği erken aşamada belirleyebiliyor ve şikayete dönüşmeden çözümleyebiliyoruz. Memnuniyetsizliği erken tespit ettiğimizde temsilcilerimizin müdahalesine zaman yaratmak için rutin ve müşteriye değer katmayan operasyonel süreçlerimize yeni nesil no-code ve low-code teknolojilerle üretken yapay zeka araçlarını entegre ettik. Bu entegrasyonla operasyonel süreçlerimizin yüzde 60’ını teknolojiye devrederek ekiplerimizin odağına işi değil müşterilerimizi ve onların insani ihtiyaçlarına erken aşamada müdahale edebilmeyi aldık. Zamanımızı rutin ve değer yaratmayan işlere değil müşterilerimizi yakından dinleyip anlamaya yönlendiriyoruz.

AMACIMIZ İSTİKRAR

Bizim için asıl değerli olan müşterilerimizin ihtiyaç duydukları her an güvenle ulaşabilecekleri bir yapı kurmuş olmak. Müşteri memnuniyeti, dijitalleşme ve operasyonel mükemmellik başlıklarını birlikte ele alıyor deneyimi yalnızca ölçen değil, sürekli geliştiren bir anlayışla hareket ediyoruz. Memnuniyetsizlikleri şikayete dönüşmeden çözüme kavuşturma odaklı yaklaşımımız, teknolojiyle ve çevik organizasyonel yapılanmayla güçlendirdiğimiz süreçlerimiz sayesinde elde ettiğimiz yüzde 99 müşteri memnuniyeti skoru ile 4 yıldır üst üste Diamond Ödülü’ne layık görülmek, bu kararlılığın somut bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de odağımız, müşteri memnuniyeti ve sadakatini daha da ileriye taşımak ve bu güveni istikrarlı şekilde sürdürmek olacak.

 

DERYA HANIM ÇAKIR I KELEBEK MOBİLYA MARKA VE ÜRÜN DİREKTÖRÜ

“ODAKTA MÜŞTERİ VAR”

Müşteri memnuniyetini odağa alan yaklaşımımızla önemli bir başarıya imza attık. Şikayetvar’ın 1,5 milyonu aşkın anket verisiyle hazırladığı Müşteri Deneyim Endeksi araştırması kapsamında düzenlenen 11. A.C.E. Awards’ta “Mobilya Mağaza Zinciri” kategorisinde Diamond ödülün sahibi olduk.Müşteri geri bildirimlerini hizmet kalitemizi güçlendiren bir gelişim alanı olarak ele alırken tüm temas noktalarında memnuniyeti artıran uygulamalar yapıyoruz.

ÖNEMLİ GÖSTERGE

Kelebek Mobilya olarak müşterilerimizle kurduğumuz ilişkinin temelinde güven ve sürdürülebilir memnuniyet yer alıyor. 11. A.C.E. Awards kapsamında ‘Diamond’ ödülüne layık görülmek, müşteri deneyimini tüm temas noktalarında geliştirmeye yönelik kararlı yaklaşımımızın önemli bir göstergesi oldu. Kullanıcı deneyimini mağaza içi deneyimden satış sonrası destek süreçlerine kadar bütünsel bir yaklaşımla ele alıyoruz. 11. A.C.E. Awards’ta elde edilen bu başarı, müşteri deneyimi alanındaki istikrarlı performansımızı bir kez daha ortaya koydu.

 

BİLLUR BURKUTOĞLU I ARAS KARGO PAZARLAMA VE MÜŞTERİ DENEYİMİ BAŞKAN YARDIMCISI

“KALICI BİR TOPLULUK İNŞA ETMEYİ HEDEFLEDİK”

“Aras Kargo olarak işimizin özünde bağ kurmak, köprü olmak var. ‘Bizimkisi Bir ASK Hikayesi’ projesiyle voleybolun birleştirici gücünü sahiplenerek yalnızca bir spor yatırımı yapmayı değil, kalıcı bir topluluk inşa etmeyi hedefledik.”

Sporun birleştirici gücünü toplumsal fayda ve güçlü bir taraftar kültürüyle birleştirdiğimiz “Bizimkisi Bir ASK Hikayesi: Aras Kargo Spor Kulübü Sultanlar Ligi’nde!” projesiyle PRİDA İletişim Ödülleri 2025’te “Topluluk Yaratımı ve Yönetimi” kategorisinde ödüle layık görüldük. Ödülü kazandığımız “Topluluk Yaratımı ve Yönetimi” kategorisi; markaların hedef kitleleriyle sürdürülebilir, samimi ve çift taraflı bir bağ kurma becerisini, ortak bir amaç etrafında yaşayan bir topluluk oluşturma başarısını temsil ediyor. Aras Kargo Spor Kulübü (ASK) olarak voleybolu sadece bir sponsorluk alanı olarak değil markamızın itibarını besleyen ve toplumla duygusal köprüler kuran bir topluluk platformuna dönüştürerek bu ödüle layık görüldük. Aras Kargo’nun voleybol yatırımı; samimi, mizahi ve kapsayıcı diliyle kısa sürede geniş kitleler tarafından sahiplenilen bir topluluk hareketine dönüştü.

DUYGUSAL BAĞ KURULAN MARKA

2023 yılında temelleri atılan ve 2024 itibarıyla Sultanlar Ligi’nde ilk kez mücadele etmeye başlayan Aras Kargo Spor Kulübü, kısa sürede voleybolseverlerin kalbinde özel bir yer edindi. Projenin temel hedefi, Aras Kargo’nun sadece bir kargo şirketi olarak görülmenin ötesinde sporun birleştirici gücüyle insanların duygusal bağ kurduğu bir marka kimliği yaratmaktı. Sultanlar Ligi’nde uzun süredir yer almayan İzmir’i merkeze alarak yerel bir temsiliyet yaratan Aras Kargo Spor Kulübü, kısa sürede Türkiye genelinde voleybol izleyicilerinin sempatisini kazanarak yerelden beslenen ama ulusal ölçekte sahiplenilen “ikinci takım” oldu. İzmir’ de oynanan maçlara olan yoğun seyirci ilgisi, kulüp marşının benimsenmesi ve kulübün ürünleriyle oluşturulan aidiyet kültürü; markamızın sporu yaşayan bir topluluk platformuna dönüştürdüğünü gösterdi. Hatay’da imkansızlıklar içinde voleybol oynayan çocukların, İzmir AFAD çalışanlarının, İzmir İtfaiyesinin ve kız çocuklarının İzmir’de maça davet edilmesi Aras Kargo Spor Kulübü’nün spor aracılığıyla toplumsal sorumluluk yaklaşımını da güçlü biçimde ortaya koydu. İşimizin özündeki ‘bağ kurma’ tutkusunu Sultanlar Ligi’nde yaşayan bir topluluk kültürüne dönüştürdük.

“İŞİMİZİN ÖZÜNDE KÖPRÜ OLMAK VAR”

Aras Kargo olarak işimizin özünde bağ kurmak, köprü olmak var. ‘Bizimkisi Bir ASK Hikayesi’ projesiyle voleybolun birleştirici gücünü sahiplenerek yalnızca bir spor yatırımı yapmayı değil kalıcı bir topluluk inşa etmeyi hedefledik.

İLETİŞİM DİLİ

Sultanlar Ligi’nde ilk sezonumuzda tribünlerde ve dijital mecralarda sahiplenilmemiz doğru bir iletişim dili kurduğumuzu gösterdi. PRİDA İletişim Ödülleri’nde Topluluk Yaratımı ve Yönetimi kategorisinde aldığımız bu değerli ödül, markamızın spor aracılığıyla güven, bağlılık ve toplumsal değer üretme yaklaşımının güçlü bir göstergesi.

 

PRIDA İLETİŞİM VE AKADEMİDA PR JAM 2025 ÖDÜLLERİ VERİLDİ

İletişim Ödülleri ve AkademİDA PR Jam Ödülleri, iletişim dünyasından isimlerin ve sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleşen PRİDA Suare’de sahiplerini buldu. İDA, başarıların kutlandığı PRİDA Suare’de, sektörü bir araya getirdi. Törende 3 büyük ödül, 1 Altın PRİDA ödülü, 1 UNICEF Çocuklara Umut Dağıtan Kampanyalar özel ödülü, 1 uzun soluklu kurumsal iş birliği, 2 iletişim emektarı dahil olmak üzere toplam 39 ödül verildi.

ORTAK HEYECAN

Görkemli gecenin açılışını yapan İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) Yönetim Kurulu Başkanı Burçak Taşkın Yurdakul, “Bu akşam, sadece ödüller için değil bir masanın etrafında bir amaçla toplanmanın, birlikte üretmenin ve ortak bir heyecanı paylaşmanın kutlaması için buradayız. PRİDA Suare konseptini bu düşünceyle oluşturduk. Bu yıl kalbimizden geçen tek bir cümle vardı, o da bu yılın mottosu olan ‘İyi işler ışığını PRİDA’da buluyor.’

“İYİ İŞLER PARLADI”

Biliyoruz ki her başarılı kampanyanın, her yaratıcı fikrin arkasında devasa bir emek var. İlk toplantıdan, son raporun teslimine kadar geçen o yorucu ama bir o kadar da tutku dolu süreci hepimiz çok iyi tanıyoruz. İşte yoğun çabaların sonunda ortaya çıkan o 'iyi iş', değerini bulduğunda bize yol gösteren bir ışığa, bir motivasyon kaynağına dönüşüyor. İyi işler PRİDA ile taçlansın, hatırlansın ve içimizdeki o ışık hep parlamaya devam etsin.

3 BÜYÜK ÖDÜL

Başvurdukları bölümde en yüksek puanı alan 3 proje Büyük Ödül’e layık görüldü. En Başarılı İletişim Danışmanlığı Uygulaması Ödülü “Paşabahçe Mağazaları-Füreya Koleksiyonu: ‘Ateş ve Sır’ Lansmanı” projesi ile Lobby İletişim ve Etkinlik Danışmanlığı ve Paşabahçe Mağazaları’na; En Başarılı Dijital ve Sosyal Medya İletişimi Uygulaması Ödülü “Doyuyo Kadıköy” projesiyle RED and GREY ve Doyuyo’ya; En Başarılı Sürdürülebilirlik Uygulaması Ödülü ise “Şanlıurfa Yerel Kalkınma Projesi” projesiyle Medyaevi İletişim ve FLO Group’a verildi.

ALTIN VE ÖZEL ÖDÜLLER

Tüm kategorilerde en yüksek puanı alan İDA üyesi şirketin çalışmasına verilen Altın PRİDA’nın sahibi “Benden Kardeşime Dönüşüm Sepeti” projesi ile GoodWorks Holistik İletişim Çözümleri ve ebebek oldu. UNICEF Çocuklara Umut Dağıtan Kampanyalar Özel Ödülü’nün sahibi ise “Karneni Göster Kitabını Al” projesi ile Lobby İletişim ve Etkinlik Danışmanlığı ve Türkiye İş Bankası oldu.

BUSINESS LIFE