Kurumsal iletişim liderlerinin sürdürülebilirlik alanında elde edilen somut sonuçları doğru, şeffaf ve etkili bir iletişim diliyle aktarması, COP31 sürecinde daha da önem kazanıyor. Amazon Türkiye İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hande Orhan, “COP31 değerli bir fırsat sunuyor” diyor. Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim Ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, “sürdürülebilirliği somut çözümlere dönüştürüyoruz” diye anlatıyor. Hepsiburada Kurumsal İletişim Ve Sosyal Etki Grup Direktörü Canan Binal Yılmaz, sosyal etkilerini ortaya koyuyor. OPET Sürdürülebilirlik Ve Kurumsal İletişim Lideri Gül Altan Yeltik, sporun birleştirici gücüne inandıklarını ifade ediyor. Siemens Türkiye Pazarlama, İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya, genç yetenekleri desteklediklerini belirtiyor. Turkcell Kurumsal İletişim, Medya Ve Marka Yönetimi Direktörü Mustafa Alcan, global başarıdan söz ediyor.
SEYFETTİN BAYRAM I s.bayram@businesslife.com.tr
SÖYLEMDEN EYLEME...
İklim krizi, şirketlerin yalnızca çevresel performansını değil kurumsal itibarını ve paydaşlarıyla ilişkilerini de yeniden tanımlıyor. Artık sürdürülebilirlik konusunda iddialı hedefler açıklamak yeterli değil. Önemli olan, bu hedeflerin hangi somut adımlarla desteklendiği, ne kadarının gerçekleştiği ve sonuçların ne ölçüde şeffaf paylaşıldığı. Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31, kurumsal iletişim açısından önemli bir eşik. Şirketler için bu süreç, yalnızca uluslararası görünürlük kazanma fırsatı olarak değerlendirilmemeli. Asıl mesele, iklim iletişimini dönemsel kampanyaların ötesine taşıyarak kurum kültürüne ve uzun vadeli itibar yönetimine yerleştirebilmek.
Bu noktada yeşil aklama riski, iletişim liderlerinin karşısındaki en önemli sınavlardan biri. Gerçekleşmemiş hedefleri başarı gibi sunmak, sınırlı uygulamaları büyük bir dönüşümün kanıtı olarak göstermek ya da çevresel etkileri seçici biçimde paylaşmak, kurumların itibarını zedeleyebilir. Bu nedenle iletişimin temelinde doğrulanabilir veriler, açık hedefler ve söylemle eylem arasındaki tutarlılık bulunmalı. Dosyamızda yer alan kurumsal iletişim liderlerinin yaklaşımları da bu sorumluluğun farklı boyutlarını ortaya koyuyor. Amazon Türkiye iklim taahhütlerinin somut ilerlemeyle desteklenmesine odaklanırken Anadolu Efes sürdürülebilirlik çalışmalarını çalışanların geliştirdiği projelerle günlük iş süreçlerine taşıyor. Hepsiburada ise kadın girişimcilere yönelik programının sonuçlarını sipariş ve ciro artışıyla ortaya koyuyor.
COP31'in kurumsal iletişim açısından gerçek değeri, konferans boyunca yaratılan görünürlükte değil sonrasında sürdürülebilen uygulamalarda ortaya çıkacak. Çünkü itibar, şirketlerin iklim konusunda ne söyledikleriyle değil, söyledikleriyle yaptıkları arasındaki tutarlılıkla güçlenir.
SELDA SUSAL SAATÇİ I ANADOLU EFES GRUP KURUMSAL İLETİŞİM VE İLİŞKİLER DİREKTÖRÜ
“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SOMUT ÇÖZÜMLERE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

“Sürdürülebilirlik Akademimiz kapsamında geliştirdiğimiz SAIM programında 11 projeden 6’sını 2026’da uygulamaya aldık, 5’ini ise 2027 planlarımıza dahil ettik. Amacımız, farklı ülkelerdeki bilgi ve deneyimimizi bir araya getirerek sürdürülebilirliği günlük iş kararlarımızın parçası haline getirmek.”
Anadolu Efes olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz her ülkenin farklı dinamikleri ve ihtiyaçları var. Bu çeşitliliği önemli bir güç olarak görüyor, farklı coğrafyalardaki bilgi ve deneyimimizi ortak çözümlere dönüştürmeyi önemsiyoruz. Sürdürülebilirlik Akademimizle çalışanlarımızın bu alandaki bilgi ve yetkinliklerini geliştirirken, Sustainable Actions in Motion (SAIM) programımızla öğrendiklerini somut projelere dönüştürmelerini sağlıyoruz.
“KALICI DÖNÜŞÜM ORTAK SAHİPLENMEYLE MÜMKÜN”
SAIM ile farklı ülkelerden ve fonksiyonlardan çalışma arkadaşlarımızı bir araya getirerek sürdürülebilirliği kendi iş alanlarındaki ihtiyaçlar üzerinden ele almalarını sağlıyoruz. Böylece farklı uzmanlıklar birbirini besliyor, bir ülkede geliştirilen fikirler başka ülkelerdeki çalışmalara da katkı sunabiliyor. Programımızın en önemli kazanımı, ortaya çıkan projelerin ötesinde, sürdürülebilirliğin tüm operasyonlarımızda çalışanlarımızın katkısıyla günlük iş kararlarına ve uygulamalara yansıması. Kalıcı dönüşümün de bu ortak sahiplenmeyle mümkün olduğuna inanıyoruz.
HANDE ORHAN I AMAZON TÜRKİYE İLETİŞİMDEN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“COP31 DEĞERLİ BİR FIRSAT SUNUYOR”

“İklim değişikliği küresel bir mesele olsa da etkileri her coğrafyada, her toplulukta farklı biçimlerde hissediliyor. Bu nedenle küresel hedeflerin yerel ihtiyaçlar ve deneyimler de dikkate alınarak somut çözümlere dönüşmesi büyük önem taşıyor. COP31’e Türkiye'nin ev sahipliği, iyi uygulamaları paylaşmak ve yeni iş birliklerine zemin hazırlamak açısından değerli bir fırsat sunuyor.”
Bugün şirketler, sürdürülebilirlik alanında verdikleri taahhütlerin yanı sıra bu taahhütleri nasıl hayata geçirdikleriyle de değerlendiriliyor. Bu durum kurumsal itibarın dinamiklerini de değiştiriyor. Artık güçlü bir sürdürülebilirlik vizyonuna sahip olmak tek başına yeterli görülmüyor. Bu vizyonu ölçülebilir adımlarla desteklemek, kaydedilen ilerlemeyi şeffaf biçimde paylaşmak ve paydaşlarla anlamlı iş birlikleri geliştirmek de gerekiyor. Amazon olarak 2019 yılında kurucu ortaklarından biri olduğumuz The Climate Pledge girişimi de bu yaklaşımımızın temelinde yer alıyor. Bu girişim kapsamında 2040 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı hedefliyoruz.
“DEĞİŞİM ÇOK ANLAMLI”
Bir iletişimci olarak bu değişimi oldukça anlamlı buluyorum. Çünkü etkili bir sürdürülebilirlik iletişimi, kurumların çalışmalarını anlatmanın ötesinde bu çalışmaların neden önemli olduğunu, bilimsel temelli hedeflere nasıl katkı sağladığını ve toplumla gezegen için uzun vadede nasıl bir değer yarattığını ortaya koymayı da gerektiriyor. COP31'in bu yıl ülkemizde düzenlenmesini bu açıdan özellikle önemli buluyorum. İklim değişikliği küresel bir mesele olsa da etkileri her coğrafyada, her toplulukta farklı biçimlerde hissediliyor. Bu nedenle küresel hedeflerin yerel ihtiyaçlar ve deneyimler de dikkate alınarak somut çözümlere dönüşmesi büyük önem taşıyor. Şirketler açısından artık iddialı hedefler ortaya koymak kadar, bu hedefler doğrultusunda somut ilerleme kaydetmek de önemli. Örneğin Amazon, dünya genelinde en fazla karbonsuz enerji satın alan şirketler arasında yer alıyor. Sürdürülebilirlik iletişiminin asıl gücü de bu tür somut adımların toplum ve çevre için ne anlama geldiğini açık ve anlaşılır biçimde ortaya koyabilmekte yatıyor.
Sürdürülebilirlik alanında güçlü bir hikâyeyi değerli kılan, ne kadar konuşulduğundan çok, arkasındaki somut adımlar ve gerçek hayatta yarattığı etkidir. COP31 gibi uluslararası buluşmalar, kaydedilen ilerlemeyi daha geniş kitlelerle paylaşmak açısından önemli fırsatlar sunuyor. Ancak Amazon olarak bizim için asıl önemli olan, bu gündemin tek bir etkinlikle sınırlı kalmaması ve uzun vadeli, sürdürülebilir yatırımlarla desteklenmesi. Amazon’un 100 milyon dolarlık Right Now Climate Fund’ı kapsamında Türkiye’de gerçekleştirilen ilk yatırım olan EcoRest Projesi, Orman Genel Müdürlüğü himayesinde ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) sağladığımız 1,5 milyon avroluk destekle hayata geçirildi. Proje, depremden etkilenen doğal ekosistemlerin iyileştirilmesini ve yerel toplulukların dayanıklılığının güçlendirilmesini amaçlıyor. Adıyaman'dan başlayan proje kapsamında yaklaşık 2.000 kişiye eğitim ve ekipman desteği sağlanması, edinilen bilgi ve deneyimin ise yaklaşık 20 köye yayılması hedefleniyor.
“VERİLEN TAAHHÜTLERLE ATILAN ADIMLAR TUTARLI OLMALI”
Sürdürülebilirlik konusunda güvenin temelinde, verilen taahhütlerle atılan adımlar arasındaki tutarlılığın yattığını düşünüyorum. Bugün paydaşlar yalnızca şirketlerin hedeflerine bakmıyor, bu hedeflere ulaşmak için hangi somut adımları attıklarını ve nasıl bir ilerleme kaydettiklerini de görmek istiyor. Amazon olarak her yıl yayımladığımız Sürdürülebilirlik Raporumuzda, 2040 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşma hedefimiz doğrultusunda kaydettiğimiz ilerlemeyi paylaşıyoruz.
ANLAMLI İLERLEME
Sonuçta güven, yalnızca taahhütlerde bulunmakla değil bu taahhütler doğrultusunda anlamlı bir ilerleme ortaya koymakla güçleniyor. Bu nedenle yapılan çalışmaların hangi ihtiyaçlara yanıt verdiğini, neyi değiştirmeyi amaçladığını ve zaman içinde nasıl ilerlediğini açıkça paylaşmak önemli. Güven, zaman içinde atılan tutarlı adımlarla kazanılıyor. Amazon olarak biz de çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz.
MUSTAFA ALCAN I TURKCELL KURUMSAL İLETİŞİM, MEDYA VE MARKA YÖNETİMİ DİREKTÖRÜ
“KAMPANYAMIZIN GLOBAL BAŞARISINI GÖRMEYE BAŞLADIK”

“Turkcell’in 5G’deki gücünü teknoloji ve mizahı buluşturarak anlattık. ‘Shaq diye 5G’ kampanyamız Türkiye’de 22 ödül kazandı. Şimdi London International Awards’tan aldığımız Gümüş ve Bronz ödüllerle yaratıcılığımızın uluslararası karşılığını da görmeye başladık.”
Bizim için önemli olan, Shaq gibi bir dünya starını yerel içgörülerle örülü bir hikayenin parçası yapmaktı. Turkcell’in 5G’deki gücünü ve kreatif cesaretini ortaya koyan kampanyamızda teknolojiyi mizahla buluşturarak insanların konuşacağı, paylaşacağı ve yıllarca hatırlayacağı bir iletişim gerçekleştirdik. Kampanya döneminde sosyal medyadaki organik paylaşımların milyonlarca kişiye ulaşması, stratejimizin ve yaratıcılığımızın başarısını gösterdi.
“ULUSLARARASI ÖDÜLLER BİZİ MUTLU ETTİ”
“Shaq diye 5G” kampanyamız bugüne kadar Türkiye’de 22 ödüle layık görüldü. Şimdi kampanyamızın global yansımalarını da görmeye başladık. Dünyanın en prestijli reklam festivallerinden London International Awards’ta teknoloji kategorisinde Gümüş, en iyi mizah kullanımı kategorisinde ise Bronz ödül kazandık. Bu başarı, bizim için mutluluk veren önemli bir gelişme oldu.
CANAN BİNAL YILMAZ I HEPSİBURADA KURUMSAL İLETİŞİM VE SOSYAL ETKİ GRUP DİREKTÖRÜ
“KADIN GİRİŞİMCİLERİN SİPARİŞLERİ YÜZDE 70’E YAKIN ARTTI”

“KAGİDER iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘Yol Arkadaşın Burada’ programıyla 1.000’i aşkın girişimci kadına ulaştık. Katılımcıların siparişleri yüzde 70’e yakın, ciroları yüzde 42 arttı. Hedefimiz, kadın girişimcilerin değişen ihtiyaçlarına yanıt vererek işlerini büyütürken her adımda yanlarında olmak.”
Kadın girişimciliğini desteklediğimiz yaklaşık 10 yıllık yolculuğumuz bize bir girişimcinin işini kurmasına destek olmak kadar, değişen ihtiyaçlarında yanında kalabilmenin de önemli olduğunu öğretti. E-ticaret hızla dönüşüyor. Bugün girişimcilerin yapay zekadan içerik üretimine, finansal okuryazarlıktan marka iletişimine kadar pek çok alanda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. “Yol Arkadaşın Burada” programımızı bu değişime birlikte ayak uydurabileceğimiz, yaşayan bir gelişim programı olarak tasarladık.
“BİR DAYANIŞMA ALANI OLUŞTURDUK”
Programımızın ilk döneminde 1.000’i aşkın girişimci kadına 23 farklı alanda 52 saat eğitim sunduk. KAGİDER’in deneyimi ve güçlü mentör ağı sayesinde 25 girişimci kadını altı ay boyunca bire bir mentörlük desteğiyle buluşturduk. Bizim için en değerli kazanım, eğitimlerin ötesine geçen bir öğrenme ve dayanışma alanı oluşturmak oldu. Katılımcıların yüzde 83’ünün işini büyütme konusundaki özgüveninin artması da bu açıdan önemli bir sonuç.
“İHTİYAÇLAR DEĞİŞTİKÇE PROGRAMIMIZI GELİŞTİRECEĞİZ”
İlk dönemden elde ettiğimiz deneyim ve içgörüleri programımızın sonraki aşamalarında kullanmayı hedefliyoruz. Girişimci kadınları dinlemeye, ihtiyaçları değiştikçe programın içeriğini onlarla birlikte geliştirmeye devam edeceğiz. Hepsiburada olarak amacımız, işlerini büyütürken ihtiyaç duydukları her yeni adımda yanlarında olabilmek. “Yol Arkadaşın Burada” isminin bizim için karşılığı da tam olarak bu.
ÖZLEM ÖZKAYA I SIEMENS TÜRKİYE PAZARLAMA, İLETİŞİM VE KAMU İLİŞKİLERİ DİREKTÖRÜ
“180’DEN FAZLA GENÇ SANATÇININ KARİYERİNE KATKI SAĞLADIK”

“Siemens Türkiye Opera Yarışması ile 27 yıldır genç opera sanatçılarının gelişimini destekliyoruz. Bugüne kadar 180’den fazla genç yeteneğin kariyer yolculuğuna katkı sağladık. Yarışmamızın farklı ülkelerde benzer organizasyonlara ilham vermesi de bizim için çok değerli.”
Genç yeteneklerin keşfedilmesini ve potansiyellerini ortaya koyabilecekleri fırsatlarla buluşmasını çok değerli buluyoruz. Siemens Türkiye Opera Yarışması ile genç opera sanatçılarının gelişimlerine katkıda bulunurken ülkemizde kültür ve sanatın güçlenmesini de destekliyoruz. Bugüne kadar 180’den fazla genç sanatçının kariyer yolculuğuna katkı sağlayan yarışmamızın, farklı ülkelerde benzer organizasyonlara ilham vermesini çok anlamlı buluyoruz.
“GENÇ YETENEKLERE ULUSLARARASI FIRSATLAR SUNUYORUZ”
Yarışmamızla genç sanatçıların uluslararası deneyim kazanmalarını ve kariyerlerinde yeni fırsatlarla buluşmalarını destekliyoruz. Dereceye giren sanatçılara Paris ve Frankfurt operalarında deneyim kazanma imkânı sunarken uluslararası platformlarda kendilerini geliştirmelerine katkı sağlıyoruz. Bu platformu yaşatmaya ve sanata katkımızı sürdürmeye devam edeceğiz.
GÜL ALTAN YELTİK I OPET SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE KURUMSAL İLETİŞİM LİDERİ
“DENİZCİLİK KÜLTÜRÜMÜZÜN YAŞATILMASINA DESTEK VERİYORUZ”

“The Bodrum Cup’ın ana sponsoru olarak 8 yıldır bu köklü organizasyonun heyecanını paylaşıyoruz. Bu yıl 90 tekne ve yaklaşık 1.000 yelkencinin katıldığı yarışta, adımızı taşıyan OPET Etabı’nın gerçekleşmesi bizim için ayrı bir gurur. Sporun birleştirici gücüyle doğal ve kültürel değerlerimizi yaşatmayı önemsiyoruz.”
The Bodrum Cup’ın ana sponsoru olarak sekiz yıldır bu köklü organizasyonun heyecanını paylaşmaktan büyük gurur duyuyoruz. Sporun birleştirici gücüne olan inancımızla ülkemizin doğal ve kültürel değerlerini yaşatan, farklı kuşakları ortak bir tutkuda buluşturan organizasyonları desteklemeyi önemsiyoruz. Bu yıl 90 tekne ve yaklaşık 1.000 yelkencinin katılımıyla gerçekleşen The Bodrum Cup’ta, adımızı taşıyan OPET Etabı’nın startının verilmesiyle heyecanımız daha da büyüdü.
“SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNE İNANIYORUZ”
Ortakent’ten Yalıkavak’a uzanan 15 deniz millik parkurda yarışmacıların sergilediği azim, dayanışma ve ekip ruhunun sporun en güçlü değerlerini ortaya koyduğuna inanıyoruz. Denizcilik kültürümüzün yaşatılmasına, Bodrum’un uluslararası tanıtımına ve bölgenin sosyal ve ekonomik yaşamına katkı sunan bu organizasyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz.