ÖZ-DİSİPLİN GERÇEK ÖZGÜRLÜĞÜN ANAHTARI

PROF. DR. SİNAN CANAN I AÇIKBEYİN KURUCU BAŞKANI / YAZAR

Bugün modern dünyada en çok suistimal edilen kavramlardan birisi de galiba özgürlük olsa gerek. Çoğumuz özgürlüğü canımızın istediği her şeyi, istediğimiz an yapabilmek sanıyoruz. Bunu yapamadığımızda özgürlüğümüzün kısıtlandığı kanaatine varma kestirmesi çok yaygın. Oysa nöropsikolojik bir perspektiften baktığımızda, sadece dürtülerine göre hareket eden bir insan aslında özgür değil. Beynindeki en ilkel ve dürtüsel devrelerin kölesi durumundadır. Yani direksiyon öyle anlarda o insanın değil adeta bir şempanzenin elindedir. Gerçek özgürlük ise bir amacın peşinde, kendi koyduğumuz sınırlara sadık kalarak, anlık dürtülerimize hayır diyebilme becerisinde, yani öz-disiplinde saklıdır.

DIŞSAL DİSİPLİNDEN İÇSEL İRADEYE

Çocukluğumuzdan itibaren çoğumuz, az ya da çok dışsal bir disiplin altında büyütüldük. Okulda zilin çalması, evde ebeveynlerin beklentileri, iş yerinde mesai saatleri ve yöneticilerin denetimi... Dışarıdan bir otorite tarafından yönetilmeye o kadar alıştık ki, o otorite aradan çekildiğinde (mesela kendi işimizi kurduğumuzda veya serbest zamanlarımızda) çoğumuz bir boşluğa düşüyoruz. Kendi kendimizin patronu olmayı öğrenemediğimiz için boş zamanlarımızı verimli kullanmak yerine bizi uyuşturan dijital mecralarda kaybolup gidiyoruz. Öz-disiplin, bu dışsal yöneticilerden kurtulup, insanın kendi içsel pusulasını devreye alması sürecidir aslında.

BEYNİN İRADE KASINI GELİŞTİRMEK: ACC VE PLASTİSİTE

Peki, neden bazı insanlar zorluklara rağmen devam edebilirken bazıları en ufak bir engelde pes ediyor? Cevabın bir kısmı beynimizdeki Orta Anterior Cingulate Korteks (aMCC) adı verilen bölgede saklı. Sinirbilimsel çalışmalar gösteriyor ki canımız istemediği halde bir işi sadece amacımıza uygun olduğu için yaptığımızda (soğuk duş almak, sabah uykuyu bölüp spora gitmek, zor bir projeye odaklanmak gibi) beynimizdeki bu bölge fiziksel olarak gelişiyor ve hacmi artıyor. Bu bölge geliştikçe, hayattaki zorluklara karşı dayanıklılığımız ve kararlılığımız da artıyor. Yani öz-disiplin, doğuştan gelen bir yetenek değil tekrarlı rutinler ve bilinçli ritüellerle güçlendirilen bir zihin kasıdır. Kendi ritüellerini kuran insan, iradesini her seferinde yeniden harcamak zorunda kalmaz. Çünkü rutinler, beyni karar verme yorgunluğundan kurtararak enerjiyi hedefe yönlendirir.

KENDİNİ TANIMA VE ÇABASIZ YAŞAMA GİDEN YOL

Öz-disiplin, kendimize işkence etmek veya hayatı adeta bir zindana çevirmek hiç değildir. Aksine, geçtiğimiz sayılarda konuştuğumuz kendini tanıma yolculuğuyla doğrudan alakalıdır. Kişi kendi meşrebini ve nedenlerini bildiğinde, inşa ettiği disiplin artık bir yük olmaktan çıkar. Kendine uygun niyetlerle örülmüş bir disiplin, bizi en nihayetinde o hayal ettiğimiz çabasız yaşama götürür. Usta ve Çırak örneğini hatırlayalım: Ustanın o hayranlık uyandıran çabasız performansı, aslında yıllarca süren o demir gibi disiplinin bir sonucudur. Öz-disiplin, bizi sığ suların dalgalarından kurtarıp derin denizlerin dingin akıntısına bırakan o kürek çekme eylemidir. Kürek çekmeyi bıraktığımızda özgürleşmeyiz. Sadece dalgaların bizi nereye sürükleyeceği belirsiz olan bir esarete düşeriz.

DÜRTÜLERE RAĞMEN DEVAM ETMEK

Öz-disiplin, hiçbir zaman zorlanmayacağımız anlamına gelmez. Gerçek öz-disiplin, canımız istemediğinde motivasyonumuz yerlerdeyken veya önümüzde binlerce cazip çeldirici varken sadece verdiğimiz söze ve amacımıza olan sadakatimizle o yolda bir adım daha atabilmektir. Dürtülerine rağmen yolunu sebatla sürdürebilen insan, dünyadaki en özgür insandır. Çünkü o, başkalarının veya kendi biyolojik anlık isteklerinin oyuncağı değil kendi hayat hikayesinin asıl yazarıdır.

Bu Ayın Pratiği: Hayatınızda küçük ama her gün tekrarlayacağınız bir rutin seçin. Bu, sabah kalkınca 5 dakika kitap okumak da olabilir akşam yemeğinden sonra kısa bir yürüyüş de. Önemli olan, canınız istese de istemese de o sözü tutmaktır. Kendi aMCC bölgenizi (irade merkezinizi) eğitmek için bu küçük ama sarsılmaz adımla başlayın. Kendi iç disiplinimizi inşa etmenin nörobilimsel yollarını ve hayatımıza disiplin katarak nasıl daha özgür olabileceğimiz konsunda daha fazlasını keşfetmek istiyorsanız lütfen acikbeyin.com adresindeki içeriklerimize bir göz atın. Gelecek ay, tüm bu disiplinin en önemli rehberi olan duygularımızı nasıl anlayacağımıza ve yöneteceğimize yani Duygu Farkındalığı konusuna bakacağız.

BUSINESS LIFE