Finansın Yeni Risk ve Fırsat Alanı

Yeşil ve sosyal finansman araçları, uzun vadeli fonlama ve uluslararası A notları, CFO’lar için sürdürülebilirliği doğrudan finansal değere dönüştürüyor. Doğan Holding CFO’su Bora Yalınay, “değişken faizli kredileri tercih edeceğiz” diyor. Denizbank Genel Müdürü Recep Baştuğ, ekonomiye 3,7 milyar dolarlık taze kaynak sağladıklarını söylüyor. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, “hedefimiz 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman” diyor. Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, somut etki hedeflediklerini belirtiyor. Koçfinans Genel Müdürü Y. Pınar Kitapçı, “herkesefırsat vereceğiz” diye konuşuyor. QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, “öncü rolümüz sürüyor” diyor. TAB Gıda Co-CEO’su Özgür Çetinkaya, “tercih değil zorunluluk” sözleriyle ifade ediyor. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ise “yeşil finansman çözümlerimizi çeşitlendireceğiz” diyor.

ALİ ÇİÇEKLİ I a.cicekli@businesslife.com.tr

Sürdürülebilirlik, finansal stratejinin yeni risk ve fırsat alanı. Artan iklim riski, regülasyon baskısı ve yatırımcı beklentilerindeki dönüşüm, sürdürülebilirliği CFO’lar için yalnızca bir uyum başlığı olmaktan çıkarıp stratejik bir finansal karar alanına dönüştürüyor. Bugün sürdürülebilirlik sermaye maliyetinden fonlama vadelerine, risk yönetiminden büyüme planlarına kadar finansal stratejinin tüm bileşenlerini yeniden tanımlıyor. Yeşil ve sosyal finansman araçları, uzun vadeli sendikasyonlar ve etki odaklı yatırımlar, CFO’lar için yeni fırsatlar yaratırken şeffaflık, ölçüm ve raporlama gereklilikleri de finansal risk yönetiminin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Bu dönüşüm, finans liderlerinin şirketlerinin gelecekteki dayanıklılığını ve rekabet gücünü de yönetmesini zorunlu kılıyor. Bu noktada şirketlerin uluslararası derecelendirme ve raporlama platformlarından aldığı notlar, finansal stratejinin güvenilirliğini ve sürdürülebilirliğini somut biçimde ortaya koyuyor. CDP gibi küresel ölçekte referans kabul edilen platformlarda iklim değişikliği, su güvenliği ve orman alanlarında “A” notu almak; kurumların risklerini yönettiğini, veriye dayalı hedefler koyduğunu ve bu hedefleri finansal karar mekanizmalarına entegre ettiğini gösteriyor. Bankacılıktan telekomünikasyona, gıdadan sanayiye kadar pek çok sektörde görülen bu başarılar, CFO’lar açısından sermaye maliyetinin düşürülmesi, uzun vadeli fonlamaya erişim ve yatırımcı güveninin güçlendirilmesi anlamına geliyor.

 

RECEP BAŞTUĞ I DENİZBANK GENEL MÜDÜRÜ

“EKONOMİYE 3,7 MİLYAR DOLARLIK TAZE KAYNAK SAĞLADIK”

“Finansal kaynaklarımızı stratejik olarak çevresel ve toplumsal fayda oluşturacak alanlara yönlendirmeyi önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımla son 3 yılda ekonomimize 3,7 milyar dolarlık taze kaynak sağladık.”

DenizBank olarak sürdürülebilirlik temalı Kasım 2024 sendikasyon kredimizin ilk dilimini yüzde 176 taleple, 3 yıla kadar uzanan vadeyle yeniledik. 648 milyon dolar olarak gerçekleşen işleme 1 milyar doların üzerinde talep geldi.

AMAÇ POZİTİF ETKİ

25 ülkeden 52 bankanın katılımıyla sağladığımız finansman, Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile tam uyumlu şekilde, çevresel veya sosyal alanlarda pozitif etki yaratacak projelere kaynak sağlamak; tarım, kadın girişimciler ve KOBİ’lerin büyüme ve gelişim imkanları için verilen desteği güçlü şekilde sürdürmek amacıyla kullanılacak. Sendikasyon kredisinin bir önceki dönemde olduğu gibi 3 yıla kadar uzayan vade yapısı, uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisi ve DenizBank’ın güçlü finansal pozisyonuna duyduğu güveni bir kez daha teyit etti. Bu işlemle DenizBank’ın sendikasyon kredilerinin içinde uzun vadeli dilimlerin payı yüzde 63’e ulaştı.

 

ÖZGÜR ÇETİNKAYA I TAB GIDA CO-CEO’SU

“TERCİH DEĞİL ZORUNLULUK”

“Gıda sektörünün geleceği; sürdürülebilir üretim, yenilikçi iş modelleri ve tüm paydaşlarla kurulacak güçlü iş birlikleriyle şekillenecek. Gıda perakendesinde sürdürülebilirlik artık bir tercih değil hem gezegenimiz hem toplumumuz hem de sektörümüz için bir zorunluluk.”

TFI TAB Gıda Yatırımları ve grup şirketleri olarak sürdürülebilirlik odağımızı güçlendirmek ve Türkiye’nin bu alandaki öncelikli konularını ortak akılla belirlemek amacıyla Arbor Impact iş birliğiyle “Masada Bugün ve Gelecek Var” Paydaş Etkileşimli Sürdürülebilirlik Çalıştayını gerçekleştirdik. Akademi, özel sektör, sivil toplum ve sosyal girişim temsilcilerinin bir araya geldiği çalıştay, gıda perakendesinin geleceğine ışık tutan kapsamlı bir tartışma ve ortak akıl platformu sundu. Sürdürülebilirlik alanında ortak akıl üretmeyi, geleceğin önceliklerini netleştirmeyi ve gıda ekosisteminde dönüşümü hızlandırmayı hedefledik.

“GELECEK İŞ BİRLİĞİYLE ŞEKİLLENECEK”

Gıda sektörünün geleceği sürdürülebilir üretim, yenilikçi iş modelleri ve tüm paydaşlarla kurulan güçlü iş birlikleriyle şekillenecek. Gıda perakendesi değişen beklentilere hızla uyum sağlıyor. TAB Gıda olarak sürdürülebilirliği stratejik önceliklerimizin tam merkezine alıyoruz. Bu anlayışla hareket ederek yalnızca müşterilerimize lezzetli ve güvenilir ürünler sunmakla kalmıyor aynı zamanda çevresel ayak izimizi azaltmak, gıda güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak, çalışanlarımızın gelişimini desteklemek ve topluma değer katmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Sürdürülebilirlik stratejilerimizi, SKA odaklı küresel iyi uygulamalardan ilham alarak şekillendiriyor; ‘gıda’, ‘gezegen’ ve ‘insan’ alanlarında yürüttüğümüz çalışmalarla çevresel, sosyal ve yönetişim bazlı önceliklerimizi sistematik bir yaklaşımla belirliyoruz. Bu yolculukta paydaşlarımızı aktif şekilde sürece dahil ederek etki alanımızı her geçen gün daha da büyütüyoruz.

 

ÖMÜR TAN I QNB TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

“ÖNCÜ ROLÜMÜZ SÜRÜYOR”

“Yeşil yatırımlarla kadın ve gençlerin liderliğindeki işletmelere destek sağlamak üzere 100 milyon dolar tutarında üçlü etki sürdürülebilir tahvil ihracı gerçekleştirdik. Öncü rolümüz sürüyor.”

QNB Türkiye olarak Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında 100 milyon dolar tutarında “üçlü etki” sürdürülebilir tahvil ihracını başarıyla tamamladık. İhraç, QNB Türkiye’nin Sürdürülebilir Finans ve Ürün Çerçevesi altında, Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği (ICMA) Yeşil ve Sosyal Tahvil İlkeleri ile tam uyumlu olarak gerçekleştirildi.

ÜÇLÜ ETKİ

İklim, kadın ve genç odaklı üçlü etki yaklaşımıyla tasarlanan ihraçta, fonların yüzde 65’i yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, yeşil binalar ve düşük karbonlu üretim gibi alanlardaki yeşil yatırımlara yönlendirilecek. Kalan yüzde 35’lik kısım ise ekonomik hayata katılımda yapısal zorluklarla karşılaşabilen kadın ve genç girişimcilerin liderliğindeki işletmelerin desteklenmesini amaçlıyor. Daha önce de gerçekleştirdiğimiz mavi tahvil ihracı da Türkiye’de özel sektörde ilk kez gerçekleştirilen uygulamalar arasında yer almıştı. Bu alandaki çalışmalarımıza bir yenisini daha ekleyerek finans sektöründeki öncü rolü ortaya koymaya devam ediyoruz.

ÖNEMLİ ADIM

QNB Türkiye olarak tahvil ihracıyla “EBRD Finansal Kuruluşlar Paris Uyum Matrisi”ne göre İklim Geçiş Planı’nı geliştirerek, iklim riskine ilişkin uygulamalarını kamuya raporlayan Türkiye’deki ilk özel banka olma yönünde önemli bir adım atıyoruz. Kredi portföyümüzün düşük karbonlu dönüşüme göre şekillendirilmesi ve QNB Türkiye’nin 2050 Net Sıfır vizyonunun somut adımlarla hayata geçirilmesi bu yol haritasının temelini oluşturuyor. Bu yeni yaklaşım sektörde önemli bir kilometre taşı niteliğine sahipken Türkiye’deki finans sektörünün Paris Anlaşması doğrultusunda sürdürülebilirlik hedeflerine daha hızlı uyum sağlamasına da katkı sunuyor.

“FİNANSMAN EN ÖNEMLİ KALDIRAÇ”

QNB Türkiye’nin dönüşüm odaklı finansman anlayışı, eğitim, teknik danışmanlık ve dijital ölçüm altyapılarıyla desteklenen bütünsel bir yaklaşım üzerine kurulu. Tüm iş birimlerimizi ve şubelerimizi sürdürülebilirlik kriterleri konusunda sağladığımız eğitim programlarıyla güçlendirirken, müşterilerinin ihtiyaçlarını sahada birebir analiz ediyor ve uluslararası sertifikasyon süreçlerine uyum için teknik rehberlik sunuyoruz.

DİJİTAL KÖPRÜ

Dijital Köprü platformu üzerinden yapılabilen karbon ayak izi ölçümü, sürdürülebilirlik performans takibi ve raporlama çözümleri sayesinde finansman süreçleri dijital olarak izlenebilir hale geliyor. Böylece QNB Türkiye, sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca finansörü değil aynı zamanda tasarımcısı ve hızlandırıcısı kimliğini pekiştiriyor.

ÖNEMLİ ADIM

EBRD ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, finansmanın dönüştürücü gücünü sahadaki gerçek ihtiyaçlarla buluşturan önemli bir adım. Bu ‘üçlü etki’ sürdürülebilirlik tahviliyle yalnızca yeşil projeleri değil kadınların ve gençlerin liderliğindeki işletmeleri de destekleyerek kapsayıcı, dirençli ve geleceğe hazırlıklı bir ekonomik yapıya da katkı sağlıyoruz. QNB Türkiye olarak finansmanı sürdürülebilir dönüşümün en etkili kaldıraçlarından biri olarak görüyoruz. Bu nedenle hem yeşil hem sosyal ekonomiyi destekleyen bu yapı bizim için bir finansman işleminden öte kapsayıcı ekonominin inşasında belirleyici bir güç anlamına geliyor.

 

Y. PINAR KİTAPÇI I KOÇFİNANS GENEL MÜDÜRÜ

“HERKESE FIRSAT VERECEĞİZ”

“Herkese finansal ürünlere erişim fırsatı verme vizyonuyla yola çıktık. Bundan sonraki dönemde de finansal çözümleri insan odaklı yaklaşımımızla şekillendirmeye, teknoloji ve inovasyonla büyümeye ve sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.”

Koçfinans olarak 30 yıldır sektöre yön veren, müşterilerinin güvenini kazanan ve teknolojiyle hizmeti buluşturan bir kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Gücümüzü, Koç Topluluğu’nun köklü değerlerinden ve çalışma arkadaşlarımızın tutkuyla ortaya koyduğu emekten alıyoruz. Sürekli gelişim ve öğrenmeye açık olan çevik Koçfinans takımımızın yetkinlikleri, verisinden değer üreten bir şirket olmamız ve hızlı karar alma gücümüzle sektördeki değişime yön veriyoruz Bundan sonraki dönemde de finansal çözümleri insan odaklı yaklaşımımızla şekillendirmeye, teknoloji ve inovasyonla büyümeye ve sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.

“GELECEĞE İLHAM VERİYORUZ”

30 yıllık güçlü geçmişimizle finans sektörünün geleceğine ilham vermeye devam ediyoruz.

Türkiye’nin ilk finansman şirketi olarak 1995 yılında Koç Holding güvencesiyle kurulan Koçfinans, otomotiv finansmanında öncü bir rol üstlenerek yenilikçi ürünleri ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla sektöre yön veriyor. Kurulduğumuz günden bugüne 1.000’den fazla anlaşmalı satış noktasıyla, 1 milyonu aşkın müşterimize finansman desteği sağladık. Müşteri memnuniyeti odağı ve teknoloji yatırımlarıyla büyümeye devam ediyoruz. Sektörde “Ar-Ge Merkezi” olan tek finansman şirketi olarak yapay zeka teknolojisiyle risk tabanlı analitik modelleri güçlendiriyoruz ve  kişiselleştirilmiş çözümler sunuyoruz. El Değmeden Taşıt Kredisi ürünüyle kredi değerlendirme sürecindeki işlemleri anlık olarak, uçtan uca ve tam otomasyonla gerçekleştiriyoruz.

FİNANSAL YOL ARKADAŞI

Müşterilerimizin hayallerini gerçekleştiren finansal yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz. Müşterilerimize hızlı, güvenilir, kişiselleştirilmiş bir hizmet sunmak için stratejik yatırımlar yaptık. Zaman değişiyor, hizmet modelleri, kanallar ve ihtiyaçlar bu değişime paralel gelişiyor. Zamanın ihtiyaçlarına göre finansman süreçlerini bütünsel olarak kapsayan ve her geçen gün hizmet seviyemizi daha yukarıya taşıyan adımlar atıyoruz. Attığımız adımlar keyifli bir yolculuğa dönüştü ve çeyrek asrı aşkın sürede hayallerini gerçekleştirdiğimiz 1 milyon müşterimizin finansal yol arkadaşı olduk.

 

BORA YALINAY I DOĞAN HOLDİNG CFO’SU

“NAKİT AKIM, NET BORÇ VE ÖZKAYNAK KÂRLILIĞI ÖNEMLİ”

“2026’da enflasyon verileri ve faiz oranları takip edeceğimiz en önemli göstergeler olacak. Bunun yanında döviz kurunun seyrini de yakından takip edeceğiz. Şirketlerimizde ise kâr marjları, nakit akım, net borç ve özkaynak kârlılığı önemli göstergeler olacak.”

Mali disiplin anlamında girdi maliyetleri ve operasyonel giderleri kontrol altında tutmak, kâr marjlarının korunması, işletme sermayesi ve fonlama ihtiyacının minimumda tutulması önceliklerimiz olacak.

“DEĞİŞKEN FAİZLİ KREDİLERİ TERCİH EDECEĞİZ”

Enflasyonun düşme trendinde olmasına rağmen 2026 yılında da yüksek enflasyon etkilerinin devam edeceği bir yıl olacağını düşünüyoruz. Buna paralel olarak borçlanma maliyetleri de yüksek seyredecek. İhracat kapasitesi olan şirketlerimizde Exim kredileri ve faiz oranları uygun yabancı para kredileri tercih ediyoruz. TL tahvil ihracını yüksek faiz oranları nedeniyle çok uygun görmüyoruz. Hem Türkiye’de hem yurt dışında faizlerin düşme trendinde olması nedeniyle değişken faizli kredileri tercih edeceğiz.

DAHA STRATEJİK ROL

Önümüzdeki sene yüksek enflasyonun devam ettiği ve bunun etkilerinin hissedileceği bir yıl olacak. Döviz kurunun artış hızı enflasyonun altında kalacak. Bunun yanında finansman maliyetlerinin yüksek olduğu ve finansmana ulaşımın kolay olmadığı bir sene olacak. Piyasanın çok yakından takip edilmesi ve yalnızca finansal verileri değil operasyonel verileri de analiz ederek stratejik karar alma, sermaye tahsisi, özkaynak getirilerinin korunması süreçlerinde CFO’lar çok daha stratejik rol oynayacak.

 

HAKAN ARAN I İŞ BANKASI GENEL MÜDÜRÜ

“YEŞİL FİNANSMAN ÇÖZÜMLERİMİZİ ÇEŞİTLENDİRECEĞİZ”

“Finansmanın dönüştürücü gücünü kullanarak emisyon yoğun sektörlerde belirlediğimiz azaltım hedeflerine ulaşmak ve sektörel geçişi hızlandırmak amacıyla müşterilerimize yönelik yeşil finansman çözümlerimizi çeşitlendirmeye devam edeceğiz.”

Türkiye İş Bankası olarak 800,5 milyon dolar ve 331,1 milyon Euro tutarında 371 gün vadeli sürdürülebilir sendikasyon kredisi sözleşmesini imzaladık. İş Bankası'nın Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi doğrultusunda çevresel ve/veya sosyal alanlarda pozitif etki sağlamaya yönelik faaliyetlerin finansmanında kullandırılacak olan krediye, Avrupa, Ortadoğu, Asya ve Amerika'daki 23 ülkeden toplam 54 banka katılım gösterdi. Sendikasyona en yüksek tutarla katılan bankalar açısından toplam maliyet ABD doları diliminde SOFR + yüzde 1,50, Euro diliminde ise Euribor + yüzde 1,25 seviyesinde gerçekleşti. Kredi anlaşmasında, Emirates NBD Capital Limited, Abu Dhabi Commercial Bank PJSC,  Bank of America Europe DAC ve Standard Chartered Bank koordinatör banka olarak görev alırken SMBC Bank International plc ve ING Bank N.V. sürdürülebilirlik koordinatörü, Emirates NBD Bank (P.J.S.C) ise ajan banka olarak yer aldı.

GÜVEN TEYİDİ

Sağlanan bu finansmanın bankanın sürdürülebilirlik odaklı stratejilerine ve reel sektöre verdiği desteğe önemli katkılar sunacak. Ülkemizin sürdürülebilir ekonomik gelişimine sunduğumuz desteğin devamı niteliğinde olan, geçtiğimiz yılın aynı döneminde sağladığımız krediyi 1,2 milyar dolar tutarla yenileyerek hem bankamıza hem ülke ekonomisine duyulan güveni bir kez daha teyit etmiş olduk. Bu kredi, bankamızın sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü çok boyutlu çalışmaları destekler nitelikte. Kaynağın etkin kullanımıyla bir yandan sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklerken diğer yandan net sıfır hedeflerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz İklim Dönüşüm Planı'nın uygulanmasına da katkı sağlayacağız. Finansmanın dönüştürücü gücünü kullanarak emisyon yoğun sektörlerde belirlediğimiz azaltım hedeflerine ulaşmak ve sektörel geçişi hızlandırmak amacıyla müşterilerimize yönelik yeşil finansman çözümlerimizi çeşitlendirmeye devam edeceğiz.

 

KAAN GÜR I AKBANK GENEL MÜDÜRÜ

“SOMUT ETKİ HEDEFLİYORUZ”

“Sürdürülebilir finansmanı Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hızlandıran stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırırken iklim değişikliği, su yönetimi ve doğa başlıklarını kapsayan entegre yaklaşımla somut bir etki yaratmayı hedefliyoruz.”

Dünyanın en saygın çevresel raporlama platformlarından Carbon Disclosure Project (CDP) tarafından “iklim değişikliği”, “su güvenliği” ve “orman” alanlarında en yüksek seviye olan ‘A’ notunu alarak dünyada bu başarıya erişen sayılı kurumdan biri olduk. Böylece net sıfır bankacılık taahhüdümüz doğrultusunda tüm ekosistemimizi kapsayan sürdürülebilirlik çalışmalarımızın yüksek performansını ve şeffaflığını bir kez daha teyit ettik.

STRATEJİK DÖNÜŞÜM ALANI

Akbank’ta sürdürülebilirliği tüm ekosistemimizi kapsayan stratejik bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor; strateji, risk yönetimi, hedefler ve performansı bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz. Tüm segmentlerde sunduğumuz geniş sürdürülebilirlik çözümleriyle müşterilerimizin hedeflerine ölçülebilir ve kalıcı etki yaratarak ulaşmalarını sağlıyoruz. CDP’nin iklim değişikliği, su güvenliği ve orman alanlarında verdiği en yüksek seviye olan ‘A’ notunu alarak dünyada bu başarıya ulaşan sayılı kurumlardan biri olmamız, bu alanda sergilediğimiz yüksek performansın uluslararası ölçekte teyit edildiğini gösteriyor. Küresel standartlara uyumlu yaklaşımımızı güçlendirerek çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Sürdürülebilir finansmanı Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hızlandıran stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırırken iklim değişikliği, su yönetimi ve doğa başlıklarını kapsayan entegre yaklaşımla somut bir etki yaratmayı hedefliyoruz.

HEDEF 800 MİLYAR TL

2021-2025 üçüncü çeyrek dönemi itibarıyla sağladığımız 594 milyar TL sürdürülebilir finansmanla 2030 yılı için açıkladığımız 800 milyar TL hedefine güçlü adımlarla ilerliyoruz. Yenilikçi sürdürülebilir finansman ürün ve hizmetlerimizle yeşil dönüşümü destekliyoruz. Finansman modellerimizi pozitif etkinin ölçülmesini ve izlenmesini mümkün kılan dijital çözümlerle entegre ediyoruz. Böylece tüm paydaşlarımızla şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda süreçlerimizi sürekli geliştiriyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ZİRVE

CDP, dünya genelinde kurumların iklim değişikliği, su yönetimi ve ormansızlaşma risklerine yönelik performanslarını yatırımcılar ve paydaşlar için şeffaf ve karşılaştırılabilir şekilde değerlendiren en önemli küresel platformlar arasında yer alıyor.

3 A’NIN ANLAMI

Üç alanda birden ‘A’ notu almak, kurumların politika ve taahhütlerini, yönetişim yapılarını, risk yönetimi yaklaşımlarını ve somut uygulamalarını en üst seviyede hayata geçirdiğini ortaya koyuyor.

 

MAHMUT AKTEN I GARANTİ BBVA GENEL MÜDÜRÜ

“HEDEFİMİZ 3,5 TRİLYON TL SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSMAN”

“Uzun yıllardır sürdürdüğümüz sürdürülebilirlik odaklı strateji kapsamında 2018-2029 dönemi için 3,5 trilyon TL'lik hedefle Türkiye'de bugüne kadarki en yüksek sürdürülebilir finansman hedefini açıkladık.”

2009 yılından bu yana iklim değişikliği, 2015’ten bu yana ise su güvenliği temalarında kapsamlı raporlama yapıyoruz. Bu yıl ilk defa raporladığımız orman temasında da bu alana yüksek etkisi olan sektörlere verilen finansman tutarlarını da ilk kez paylaşarak A skoru elde ettik. Böylece çevresel şeffaflık ve dönüşüm alanında uluslararası ölçekte örnek gösterilen kurumlar arasındaki yerimizi daha da güçlendirdik. Dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan CDP’nin iklim değişikliği, su güvenliği ve orman temalarının tamamında “liderlik” seviyesinde derecelendirildik. Finansal kurumlar için bu yıl ilk kez zorunlu hale getirilen orman temasında da A alarak küresel ölçekte “üç A” başarısına ulaşan sayılı kurumlardan biri olduk.

“DOĞRU ADIM ATTIĞIMIZIN GÖSTERGESİ”

Sürdürülebilirlik alanında 19 yılı aşkın bir süredir çaba gösteren bir kurum olarak CDP’den üç ayrı temada gelen A değerlendirmesi bizim için son derece kıymetli. İklim değişikliği, su yönetimi ve ormansızlaşma gibi geleceğimizi doğrudan ilgilendiren alanlardaki işlerimizin uluslararası bir platform tarafından liderlik seviyesinde değerlendirilmesi, doğru adımları atıyor olduğumuzun iyi bir göstergesi. Bugün yalnızca finansman sağlayan bir kurum değiliz, düşük kârbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmak, çevresel etkilerimizi azaltmak ve müşterilerimizle birlikte dönüşümü mümkün kılmak için çalışan kapsamlı bir ekosistemin parçasıyız.

“ODAĞIMIZA MAVİ FİNANSI ALDIK”

Yenilenebilir enerji finansmanındaki güçlü konumumuz, sürdürülebilir finans hacmimiz, Net Sıfır Bankacılık Birliği taahhütlerimiz ve çevre projelerimiz kadar, son dönemde odağımıza aldığımız Mavi Finans da bu yönde çok önemli bir dönüşüm alanı. CDP’nin değerlendirmesi şeffaflık, çevresel etki yönetimi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzdaki kararlılığın bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki gayretimizi daha da güçlendirerek ülkemizin ve dünyanın sürdürülebilir geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilirlik çalışmalarımızla en yüksek uluslararası standartları kârşılıyoruz.

“MAVİ TEMALI İLK TAHVİLİ İHRACINI GERÇEKLEŞTİRDİK”

Uzun yıllardır sürdürdüğümüz sürdürülebilirlik odaklı strateji kapsamında 2018-2029 dönemi için 3,5 trilyon TL'lik hedefle Türkiye'de bugüne kadarki en yüksek sürdürülebilir finansman hedefini açıkladık. Ekvator Prensipleri’ne imza atarak Türkiye’de bu inisiyatife katılan ilk banka olduk. Türkiye’de bir ilke imza atarak deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil ihracını gerçekleştirdik.

EN GÜÇLÜ AKTÖR

Yenilenebilir enerji finansmanında Türkiye’nin en güçlü aktörleri arasında yer aldık. Kadın girişimcilere, yeşil dönüşüm yatırımlarına, emisyon azaltımı projelerine ve toplumsal etki programlarına yönelik çok boyutlu destekler geliştirdik. Doğa ve su ekosistemlerini korumaya odaklanan Mavi Nefes programını dört yıldır bilimsel ölçümleme esaslarıyla yürütüyoruz.

BUSINESS LIFE