Yapay zekadan üretken yapay zekaya, veri analitiğinden siber dayanıklılığa, IT/OT konverjansından gömülü finans ve API ekonomisine… 2026’ya giden yolda CTO’lar artık sistemleri değil işin geleceğini yönetiyor. CTO’ların radarındaki en kritik 2026 teknoloji trendlerini, teknolojiyi işin merkezine koyan gözde CTO’ların ajandaları ve başarı öyküleriyle sunduk.
ERKAN ASAK I e.asak@businesslife.com.tr
GELECEK 6.0
2025 bize şunu çok net öğretti: Teknoloji artık iş süreçlerini destekleyen bir fonksiyon değil çünkü artık teknoloji büyümeyi belirleyen, rekabet avantajı yaratan ve kurumların geleceğini şekillendiren ana stratejik güç. Yapay zekadan veri analitiğine, siber güvenlikten sürdürülebilirliğe uzanan bu yeni dönemde CTO’lar işin yönünü tayin eden dönüşüm mimarları haline geliyor. Bu dosyada yer alan örnekler, 2026 CTO ajandasının ortak bir çerçevede şekillendiğini gösteriyor. Sanayi ve teknolojiyi birleştirerek global pazarlara teknoloji ihraç etmeyi hedefleyen yapılardan, dijitalleşme ve entegrasyonu büyümenin anahtarı olarak konumlayan organizasyonlara güvenliği stratejik bir değer alanına dönüştüren bankalardan, perakendeyi bir teknoloji şirketine evrilten yapılara kadar uzanan geniş bir perspektif söz konusu. Öne çıkan ortak tema ise net: Teknoloji artık değer üretmek zorunda. Yapay zeka işin merkezinde, veri karar alma hızını artırmak, dijitalleşme müşteri ve çalışan deneyimini yeniden tasarlamak için kullanılıyor. CTO’lar, IT/OT konverjansından gömülü finans ve API ekonomisine, üretken yapay zekadan siber dayanıklılığa kadar uzanan bu dönüşümde, farklı dünyalar arasında köprü kuran liderler olarak öne çıkıyor. 2026 perspektifinde CTO’ların ajandası üç temel eksende birleşiyor: Ölçeklenebilir teknoloji üretimi, uçtan uca dijital deneyim ve dayanıklı, güvenli ve sürdürülebilir altyapılar. Bu dosyada yer alan liderler, teknolojiyi kurumlarının DNA’sına işleyen, geleceği bugünden inşa eden stratejik bir kaldıraç olarak ele alıyor. CTO Trendleri 2026 dosyası, farklı sektörlerden güçlü örneklerle, teknolojinin işin kendisine dönüştüğü bu yeni Gelecek 6.0 çağının yol haritasını ortaya koyuyor.
KADİR MUSTAFA ÖZTÜRK I AKTİF BANK BİLGİ TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
UÇTAN UCA DİJİTAL DENEYİM YARATIYOR

Finans sektöründe teknoloji, artık yalnızca dijitalleşmeyi sağlayan bir destek unsuru değil farklı sektörleri birbirine bağlayan, yeni iş modelleri yaratan ve ölçeklenebilir ekosistemler inşa eden stratejik bir güç olarak konumlanıyor. Kadir Mustafa Öztürk’ün liderliğinde şekillenen Aktif Bank teknoloji yaklaşımı, bu dönüşümün Türkiye’deki en kapsamlı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. 10’dan fazla iştirakiyle finansal teknolojiler ekosistemi olarak konumlanan Aktif Bank, dijital kanallar ve entegre fiziksel temas noktalarıyla 20 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşıyor. Bankanın teknoloji üretim merkezi Aktif Tech, 300 kişilik uzman ekibiyle finansal ürünlerden yapay zeka ve veri odaklı Ar-Ge projelerine kadar geniş bir alanda yenilikçi çözümler geliştiriyor. Bu yapı, teknolojiyi dışarıdan temin eden değil üreten, ürünleştiren ve ihraç edebilen bir CTO vizyonunu temsil ediyor. Öztürk’ün liderliğinde, N Kolay, Passo, Pay N Kolay, UPT, Sigortayeri ve E-Kent gibi öncü iştiraklerle dijital bankacılıktan sigortaya, akıllı şehirlerden biletleme ve e-ticarete kadar uzanan çok katmanlı bir teknoloji mimarisi kuruldu. Dijital kanal altyapıları, ödeme sistemleri ve etkinlik biletleme çözümleriyle bankacılığın dijital kasları güçlendirilirken, uçtan uca dijital deneyimler yaratıldı.
FİKRİ MÜLKİYET ODAKLI ÜRETİM
Bu ekosistemin öne çıkan trendlerinden biri de fikri mülkiyet odaklı teknoloji üretimi. Geliştirilen çözümler, patent ve fikri mülkiyet hakları alındıktan sonra önce bankanın kendi operasyonlarında devreye alınıyor, ardından ölçeklenebilir ürünlere dönüştürülüyor. RPA ile entegre edilen yapılarda robotlar tekrarlayan operasyonları üstlenirken, yapay zeka modelleri karar alma süreçlerini yönetiyor. Böylece hız, esneklik ve maliyet avantajı aynı anda sağlanıyor.
API EKONOMİSİ
Açık bankacılık, API ekonomisi ve gömülü finans ise Aktif Bank teknoloji stratejisinin merkezinde yer alıyor. Türkiye’nin en kapsamlı API portallarından biri olan Apilion, finansal hizmetleri günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirirken üçüncü parti iş birlikleriyle güvenli, esnek ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunuluyor. Önümüzdeki dönemde dijital varlık yönetimi, yapay zeka ve blockchain teknolojileri; CTO ajandasında finansı daha erişilebilir, güvenli ve kullanıcı odaklı bir noktaya taşıyan temel trendler arasında yer alıyor. Kadir Mustafa Öztürk’ün liderliğinde Aktif Bank, ekosistem kuran, teknolojiyi ölçekleyen ve değeri çoğaltan yeni nesil finansal teknoloji anlayışının güçlü bir temsilcisi olarak konumlanıyor.
ÇİĞDEM KILIÇ I TÜRKİYE SİGORTA BT GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“TEKNOLOJİYİ EKOSİSTEMİN KALBİNE KOYUYORUZ”

“Dijitalleşme sayesinde sigortalılarımızın hayatına dokunan, güven veren ve değer üreten bir yapıya evriliyoruz. Geleceği yapay zeka, büyük veri ve otomasyonun gücüyle bugünden tasarlıyoruz.”
Türkiye Sigorta olarak teknolojiyi, kurum kültürümüzün merkezine yerleştiriyor; sigortacılığı insan odaklı, hızlı, güvenilir ve her an erişilebilir bir deneyime dönüştürüyoruz. Bilgi teknolojileri alanında hayata geçirdiğimiz çalışmaların ulusal ve uluslararası platformlarda ödüllerle takdir edilmesi, bu yaklaşımın güçlü bir yansıması. Bu vizyon doğrultusunda, IDC Türkiye Future Enterprise Awards 2025’te Technology Leader of the Year ödülüne layık görülürken yeni nesil sigortacılık platformumuz Pusula Plus ile PSM Awards’ta dijital dönüşüm kategorisinde altın ödül kazandık. Türkiye Sigorta mobil uygulamamız ise Altın Örümcek Ödülleri’nde finans/fintech kategorisinde halkın favorisi seçildi.
STRATEJİK KALDIRAÇ
Teknolojiyi yalnızca bir altyapı unsuru olarak değil insan odaklı hizmeti güçlendiren stratejik bir kaldıraç olarak ele alıyoruz. Sigortacılığın geleceğini yapay zeka, büyük veri ve otomasyonla şekillenen, kişiye özel ve kesintisiz bir deneyim üzerine inşa ediyoruz. Bu anlayışla hem yerel hem global ölçekte başarılar elde etmeye ve bunun ödüllerini almaya devam ediyoruz.
TÜRKİYE SİGORTA ÖDÜLLERİ TOPLADI
- IDC Türkiye Future Enterprise Awards 2025-Technology Leader of the Year
- IDC Türkiye Future Enterprise Awards 2025-Customer Experience kategorisinde “Smart Analytics-Smart Touches” projesiyle birincilik
- Altın Örümcek Ödülleri-Türkiye Sigorta Mobil Uygulaması ile Halkın Favorisi
- Gartner Eye on Innovation Awards 2025-Finalistlik
- Stevie Awards 2025-Technology Executive of the Year (Bronz)
- Stevie Awards 2025-Female Executive of the Year (Silver)
- Stevie Awards 2025-Most Innovative Woman of the Year-Technology (Bronze)
- Future of CIO & Awards 2025-Yılın İnovatif CIO’su
- Smart-i Awards 2025-Altyapı, müşteri etkileşimi ve kurum içi inovasyon kategorilerinde Altın ve Gümüş ödüller
- Marketing Türkiye-The TechX Awards En İyi Chatbot/Sanal Asistan
- Brandon Hall Excellence Awards 2025-Altın Ödül
- BUSINESS LIFE'ın Türkiye’nin Değer Yaratan 50 CTO’su
KORAY KURT I ABDİ İBRAHİM TEKNOLOJİ GENEL MÜDÜRÜ
TEKNOLOJİYLE ÖLÇEKLENEN DEĞER YARATMA DÖNEMİ

Son beş yılda CTO ajandasında yaşanan en köklü dönüşümlerden biri, teknolojinin destekleyici bir fonksiyon olmaktan çıkıp işin merkezine yerleşmesi oldu. Koray Kurt liderliğinde Abdi İbrahim’de bu dönüşüm, bireysel çabalardan ziyade ortak akıl ve güçlü ekip kültürüyle hayata geçirilen bütünsel bir yolculuk olarak konumlanıyor. Bu yolculuğun önemli dönüm noktalarından biri, şirketin vizyoner yaklaşımıyla bir teknoloji şirketinin kurulması oldu. Böylece kurum içinde geliştirilen çözümler yalnızca iç ihtiyaçlara hizmet eden uygulamalar olmaktan çıkıp ürünleşerek farklı sektörlere açılan ve etki alanını genişleten yapılara dönüştü. Yapay zeka ve veri analitiği, bu dönüşümün temel itici güçleri arasında yer aldı.
TEKNOLOJİ DENEYİME DOKUNDU
İlaç prospektüslerini daha erişilebilir hale getiren Docease, saha ekiplerinin günlük pratiklerini dönüştüren Role Play, insan kaynaklarında daha hızlı ve objektif işe alım sağlayan yapay zeka destekli sistemler ve üretimde IoT tabanlı önleyici bakım uygulamaları; teknolojinin doğrudan çalışan ve müşteri deneyimine dokunduğu somut örnekler olarak öne çıktı. Bu çözümler yalnızca maliyet avantajı yaratmakla kalmadı, insan hayatına temas eden sektörlerde teknolojinin nasıl değer üretebileceğini de gösterdi. Son dönemde öne çıkan trendlerden biri ise yapay zeka destekli öğrenme ve simülasyon teknolojileri oldu. Role Play platformu, saha ekiplerinin farklı müşteri profilleriyle sanal ortamda etkileşime girmesini sağlayarak eğitim sürelerini kısalttı, geri bildirim mekanizmalarını hızlandırdı ve performansı ölçülebilir şekilde artırdı.
GÜVENLİK YATIRIMLARI
Bu dönüşümün ayrılmaz bir parçası ise güvenlik. İlaç sektöründe teknoloji yalnızca hız ve verimlilik değil doğrudan insan hayatıyla ilişkili bir sorumluluk alanı olarak konumlanıyor. Bu nedenle siber güvenlik, tüm dijital yatırımların temel yapı taşı olarak ele alınıyor. Önümüzdeki beş yıla bakıldığında CTO’lar için üç kritik trend öne çıkıyor: Yapay zekayı pilot projelerden çıkarıp işin merkezine yerleştirmek, hızlanan dijitalleşme sürecinde veri güvenliği ve gizliliğini en üst seviyede sağlamak ve sürdürülebilirlik odaklı, enerji verimli dijital altyapılar kurmak. CTO rolü, sistemleri ayakta tutan teknik bir pozisyondan çıkarak, işin geleceğini teknolojiyle birlikte tasarlayan stratejik bir liderliğe evriliyor. Abdi İbrahim’de bu gelecek, teknolojiyi merkeze alan ekip kültürüyle ve uzun vadeli bir vizyonla bugünden inşa ediliyor.
KERİM TATLICI I MİGROS GRUBU BT VE İŞ GELİŞTİRME GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
PERAKENDE ŞİRKETLERİ TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE DÖNÜŞÜYOR

Perakende sektöründe teknoloji müşteri deneyimini uçtan uca dönüştüren, verimliliği artıran ve sürdürülebilir büyümeyi mümkün kılan stratejik bir güç olarak konumlanıyor. Kerim Tatlıcı’nın liderliğinde Migros, bu dönüşümü benimseyerek kendisini yalnızca yenilikçi bir perakendeci değil aynı zamanda bir perakende teknoloji şirketi olarak konumlandırıyor.
Migros’ta dijitalleşme, iş yapış biçimlerinin ve operasyonların her aşamasında müşteri deneyimini iyileştiren, verimlilik ve etkili büyümeyi birlikte ele alan bütünsel bir yaklaşım olarak ele alınıyor. Türkiye’de Ar-Ge merkezine sahip ilk gıda perakende şirketi olmanın getirdiği yetkinlikle; inovasyon stratejileri girişimciler, akademisyenler ve üniversitelerle kurulan iş birlikleriyle besleniyor. MigrosUp platformu üzerinden hayata geçirilen ortak inovasyon projeleri, bu yaklaşımın somut çıktıları arasında yer alıyor. 2024 yılında tamamlanan 15 ortak inovasyon projesi bunun güçlü bir göstergesi. Dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları hem online kanallarda hem fiziksel mağazalarda sürekli gelişen bir müşteri deneyimi yaratmanın temel unsurları olarak öne çıkıyor. Bu dönüşümün bir diğer önemli trendi ise akıllı mağaza ve otomasyon çözümleri. Kerim Tatlıcı’nın liderliğinde Migros’un teknoloji yaklaşımı yapay zeka, veri analitiği ve otomasyonu perakendenin her temas noktasına entegre eden, müşteri deneyimini merkezine alan ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen yeni nesil CTO liderliğinin güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor.
SERKANT PAKER I ANADOLU GRUBU BİLGİ TEKNOLOJİLERİ BAŞKANI
SÜREÇ, TEKNOLOJİ VE İNSANLA BÜTÜNSEL DEĞER YARATIYORLAR

Teknoloji liderliğinin yeni döneminde CTO’lar, dijital teknolojilerle iş değeri yaratan dönüşüm liderleri olarak konumlanıyor. Serkant Paker’in liderliğinde Anadolu Grubu’nun teknoloji yaklaşımı, süreç-teknoloji-insan odağında kurgulanan bütünsel bir değer yaratma modeliyle öne çıkıyor. Grup genelinde hayata geçirilen teknoloji dönüşümü; dijital iş modelleri, yapay zeka ve üretken yapay zeka uygulamaları, veri analitiği, ekosistem ve ağ organizasyonu, dijital çeviklik, siber güvenlik ve iş sürekliliği başlıklarını kapsayan geniş bir çerçevede ilerliyor. Bu yaklaşım, operasyonel mükemmeliyetin yanı sıra rekabet avantajı sağlayan sürdürülebilir bir teknoloji mimarisi oluşturuyor.
BULUT TABANLI MİMARİYE GEÇİŞ
Son dönemde öne çıkan trendlerin başında bulut tabanlı mimariye geçiş geliyor. Paker’in liderliğinde gerçekleştirilen bu dönüşüm, esneklik, çeviklik ve iş sürekliliğinde önemli kazanımlar sağlarken; yapay zeka ve üretken yapay zeka entegrasyonlarıyla süreçler hızlandırıldı, veri odaklı karar alma yetkinliği güçlendirildi. Çalışan deneyimi daha güvenli ve hızlı bilgi erişimiyle iyileşirken şeffaflaşan süreçler ve hızla devreye alınan dijital hizmetler müşteri memnuniyetinde belirgin artış yarattı. Dijital dönüşüm yatırımlarında öncelik, dijital ve veri odaklı değer yaratma stratejisi etrafında şekilleniyor. Veri analitiği, yapay zeka ve üretken yapay zeka uygulamalarıyla süreçler daha öngörülebilir ve verimli hale getirilirken dijitalleşen iş modelleri çeviklik kazandırıyor ve yeni gelir alanlarının önünü açıyor.
Önümüzdeki beş yıla bakıldığında CTO ajandasında üç temel trend öne çıkıyor: yapay zeka ve üretken yapay zekanın yaygın entegrasyonu, veri merkezli iş stratejileri ve dayanıklı, güvenli dijital altyapılar. Anadolu Grubu, Serkant Paker’in liderliğinde yapay zeka uygulamalarını ölçekleyerek bulut altyapısını güçlendirerek ve çalışanların dijital yetkinliklerini geliştiren programlarla bu geleceğe hazırlanıyor.
ÇİĞDEM İLTEMİR CARINO I ING TÜRKİYE TEKNOLOJİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“GÜVENLİK STRATEJİK DEĞER ALANINA DÖNÜŞTÜ”

Dijital bankacılıkta güvenlik, CTO ajandasında operasyonel bir gereklilikten stratejik bir değer alanına dönüşüyor. ING Türkiye’nin güvenlik yaklaşımı, bu dönüşümün finans sektöründeki güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
ING Türkiye, kurum içinde geliştirdiği Güvenlik Otomasyonu, Uyumluluk ve Denetim Yönetişim Platformu ile IDC Türkiye Future Enterprise Awards 2025’te Security and Trust kategorisinde birincilik elde ederek otomasyon destekli ve bütünsel güvenlik yönetişimi trendini temsil ediyor. Tamamen şirket içi kaynaklarla geliştirilen platform güvenlik, uyum, risk ve denetim süreçlerini tek merkezden yönetirken, log takibi, veri doğrulama ve proaktif olay yönetimi gibi kritik başlıkları otomatikleştiriyor. Bu yapı, güvenliği reaktif bir kontrol alanı olmaktan çıkararak sürekli ve öngörülü bir modele taşıyor. Çiğdem İltemir Carino’nun yaklaşımı, CTO’ların gündeminde giderek daha fazla yer bulan security by design, otomasyon odaklı yönetişim ve ölçeklenebilir güvenlik mimarileri trendlerinin altını çiziyor. Güvenliği müşteri deneyimi ve operasyonel verimlilikle birlikte ele alan bu bakış açısı, teknolojinin iş stratejisiyle bütünleştiği yeni dönemi işaret ediyor.
FATİH ERÜNSAL I PENTA TEKNOLOJİ GENEL MÜDÜRÜ
“DİJİTALLEŞME VE ENTEGRASYON BÜYÜMENİN ANAHTARI”

“Operasyonel mükemmeliyeti dijitalleşme ve entegrasyon projeleriyle ileri taşıyoruz. Sürdürülebilirliği, teknolojiyle desteklenen bütüncül bir iş modeli olarak ele alıyoruz.”
Penta Teknoloji olarak dijitalleşme ve entegrasyonu, sürdürülebilirlik stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. 2024 yılını kapsayan ikinci sürdürülebilirlik raporumuzla teknoloji destekli iş yapış biçimimizin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini şeffaf bir şekilde ortaya koyduk. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı “değer yaratan iş modeli”, “insan odaklı yaklaşım” ve “doğaya saygı” ekseninde yapılandırırken dijital altyapılarımızı ve entegre süreçlerimizi uzun vadeli değer üretiminin temel taşı olarak ele aldık. Çifte önemlilik analiziyle hem iş süreçlerimiz üzerindeki etkileri hem paydaş beklentilerini değerlendirdik.
ETKİN VE ŞEFFAF
Operasyonel mükemmeliyet hedefimizi, dijitalleşme ve entegrasyon projeleriyle destekliyoruz. 40’tan fazla yerli ve global teknoloji markasının ürünlerini iş ortaklarımıza ulaştırırken, entegre sistemler ve katma değerli dijital hizmetlerle daha hızlı, etkin ve şeffaf çözümler sunuyoruz. Bu yaklaşımın bir sonucu olarak kriz yönetimi ve iş sürekliliği alanındaki yetkinliğimizi uluslararası düzeyde belgeleyen ISO 22301 iş sürekliliği yönetim sistemi sertifikasını aldık. Dijital entegrasyon, yalnızca operasyonel verimliliği değil iş sürekliliğini ve kurumsal dayanıklılığı da güçlendiriyor.
“KALICI DEĞER YARATIYORUZ”
Dijitalleşme ve entegrasyon, çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik alanında da somut sonuçlar üretiyor. Enerji izleme sistemleri, otomasyon yazılımları ve veri odaklı optimizasyon projeleriyle merkez binamızda ve lojistik operasyonlarımızda kaynak kullanımını daha verimli hale getirdik.
KAYNAK TASARRUFU
2024 yılında oluşan 111 ton atığın yüzde 79’unu geri dönüştürürken yeniden kullanım ve süreç optimizasyonlarıyla hem çevresel etkimizi azalttık hem kaynak tasarrufu sağladık. Bu yaklaşımı, sürdürülebilirliği teknolojiyle entegre eden ve uzun vadeli değer yaratan bütünsel bir dönüşüm olarak görüyoruz.
ENGİN KAVAS I AYDEM ENERJİ BİLGİ TEKNOLOJİLERİ GRUP BAŞKANI
İNSAN MÜDAHALESİNE İHTİYACI AZALTIYORLAR

Enerji sektörü, hayatın sürekliliği açısından en kritik alanlardan biri olarak konumlanıyor. Bu nedenle teknolojinin rolü kesintisiz hizmet, operasyonel dayanıklılık ve müşteri güveni gibi temel başlıkları da doğrudan etkiliyor. Engin Kavas’ın liderliğinde Aydem Enerji’de yürütülen dijital dönüşüm çalışmaları, bu yaklaşımın güçlü bir örneğini ortaya koyuyor. Son beş yılda Aydem Enerji’de öne çıkan en önemli trend, elektrik perakende ve dağıtım süreçlerinde dijital kanalların uçtan uca dönüştürülmesi oldu. Geliştirilen yeni dijital platformlar sayesinde müşteriler, abonelik ve yeni bağlantı gibi kritik işlemleri herhangi bir şubeye gitmeden, hızlı ve kolay biçimde dijital kanallar üzerinden gerçekleştirebiliyor. Otomasyon sistemleriyle desteklenen bu yapı, insan müdahalesine duyulan ihtiyacı azaltırken hizmet kalitesini, operasyonel verimliliği ve finansal performansı aynı anda iyileştirdi. Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri ise üretken yapay zeka tabanlı chatbot uygulaması oldu. Enerji sektörünün ilkleri arasında yer alan bu dijital asistan, müşteri hizmetlerinde yoğunluğun zirveye ulaştığı dönemlerde ölçeklenebilir bir alternatif kanal olarak devreye alındı. Bazı günlerde yaklaşık 90 kişilik çağrı merkezi kapasitesine denk bir iş yükünü üstlenen chatbot, hem müşteri memnuniyetini artırdı hem operasyonel sürekliliği güvence altına aldı. Bu uygulama, yapay zekanın yalnızca destekleyici değil kritik iş yüklerini taşıyan stratejik bir çözüm olabileceğini gösterdi.
HİLMİ KOÇAK I ECZACIBAŞI HOLDİNG CIO’SU
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜMLE GÖMÜLÜ ZEKA ÇAĞI BAŞLADI

İş dünyasında yapay zeka karar alma biçimlerini, organizasyon kültürünü ve liderlik anlayışını kökten dönüştüren stratejik bir güç olarak konumlanıyor. Hilmi Koçak’ın liderliğinde Eczacıbaşı Holding’in yaklaşımı, bu dönüşümü teknoloji yatırımı olmanın ötesine taşıyan güçlü bir örnek sunuyor. Yeni dönemin en belirgin trendlerinden biri, “dijital zekanın” tüm iş sistemlerine gömülmesi. Müşteri deneyimi tasarımından ürün geliştirmeye, tedarik zincirinden sürdürülebilirlik yönetimine kadar yapay zeka destekli uygulamalar hızla yaygınlaşıyor. Rekabet avantajı ise artık bilginin kimde olduğundan çok, veriden anlam çıkarma ve öğrenme hızına dayanıyor. Bu nedenle asıl dönüşüm, teknoloji katmanından önce organizasyonların kültürel yapısında yaşanıyor. Koçak’ın liderliğinde Eczacıbaşı Holding, yapay zekayı bir BT projesi olarak değil kurumsal bir kültür dönüşümü alanı olarak ele alıyor.
Yapay zeka ilk etapta üretim ve tedarik zinciri süreçlerinde önemli kazanımlar sağlarken üretken yapay zekayla birlikte verinin demokratikleşmesi yeni bir faza taşınıyor. Veri platformları ve görselleştirme araçlarının tüm kullanıcılara açılması, daha önce görünmeyen fırsatların ortaya çıkmasını sağlıyor ve karar alma süreçlerini geniş kitleler için erişilebilir hâle getiriyor. İnsan–makine iş bölümünün yeniden tanımlandığı bu çağda, liderlik anlayışı da dönüşüyor. Teknolojiyi yöneten değil, insan gelişimini merkeze alarak teknolojiyi anlamlandıran liderler öne çıkıyor. Hilmi Koçak’ın liderliğinde Eczacıbaşı Holding’in çizdiği yol haritası, CTO/CIO rolünün artık sistemleri yöneten bir pozisyon olmaktan çıkarak yapay zekayı kültüre, karar alma süreçlerine ve işin DNA’sına gömen stratejik bir liderliğe evrildiğini gösteriyor.
ERKAN YENİÇARE I NORM DİGİTAL GENEL MÜDÜRÜ
“GLOBAL PAZARLARA TEKNOLOJİ İHRAÇ EDECEĞİZ”

“Stratejimiz, grubumuzun güçlü sanayi kaslarını çevik yazılım yetkinlikleriyle birleştirerek global pazarlara teknoloji ihraç etmek. Eğitim ajandamızda ise hibrit yetenekler yer alıyor. Sadece iyi kod yazan yazılımcılar değil üretim sahasını bilen, makinenin dilinden anlayan mühendisler yetiştiriyoruz.”
2026, sanayiyle teknolojiyi birleştiren şirketler için IT/OT konverjansının tam anlamıyla hayata geçtiği yıl olacak. Yatırımlara yön verecek üç ana trend öne çıkıyor. İlk trend, endüstriyel yapay zeka ve dijital ikizler. Burada mesele yalnızca veriyi toplamak değil üretim hatlarının dijital kopyaları üzerinde simülasyonlar yaparak verimliliği artırmak. İkinci trend, otomotiv dünyasının mobiliteye evrilmesiyle bağlantılı araç teknolojileri. Araçların birer yazılım platformuna dönüştüğü yeni dönemde, veri güvenliği ve anlık veri işleme kapasitesi kritik bir öncelik haline geliyor. Üçüncü trend ise sürdürülebilirlik odaklı dijitalleşme. Yeşil Mutabakat uyumu kapsamında karbon ayak izini anlık izleyen ve enerji optimizasyonu sağlayan algoritmalar artık bir tercih değil, ticaretin ön koşulu.
YENİ BELİRLEYİCİ
Önümüzdeki dönemde cross-industry intelligence kavramı belirleyici olacak. Norm Digital olarak teknolojiyi yalnızca tüketen değil alan bilgisini dijital ürüne dönüştüren bir konumdayız. Stratejimiz, grubumuzun güçlü sanayi kaslarını çevik yazılım yetkinlikleriyle birleştirerek global pazarlara teknoloji ihraç etmek. Eğitim ajandamızda ise hibrit yetenekler yer alıyor. Sadece iyi kod yazan yazılımcılar değil üretim sahasını bilen, makinenin dilinden anlayan mühendisler yetiştiriyoruz. Bu yaklaşımla Norm Digital, otomotivden başlayarak farklı sektörlere AI tabanlı yüksek teknoloji yazılımları sunuyor.
ÇAĞLAYAN YILDIRIM I MULTINET UP CIO’SU
“DİJİTAL ÖDEMEYİ VERİYLE BÜYÜTÜYORUZ”

“MultiPay’in 2025 verileri, dijital ödeme alışkanlıklarının hızla güçlendiğini ve kullanıcıların güvenli, hızlı ve sorumlu çözümleri benimsediğini net biçimde gösteriyor.”
Multinet Up olarak teknolojiyi kullanıcı deneyimini ve sorumlu tüketimi birlikte geliştiren bütüncül bir ekosistem olarak ele alıyoruz. 1,5 milyondan fazla kullanıcının yer aldığı MultiPay uygulamamız üzerinden günde ortalama 2 milyon işlem gerçekleştiriliyor. 2025 yılında online platformlardan yapılan ödeme işlemlerinde yakalanan yüzde 70’lik büyüme, dijital cüzdan kullanımının güçlü biçimde arttığını ortaya koyuyor. 2024’te 5 milyon 678 bin olan online ödeme işlem sayısının 2025’te 9 milyon 625 bine ulaşması, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri.
DİJİTAL DAVRANIŞLAR NETLEŞİYOR
MultiPay verileri, kullanıcıların ödeme alışkanlıklarının hız, güvenlik ve erişilebilirlik ekseninde şekillendiğini gösteriyor. Kahve ve içecek kategorisi 12 milyonu aşan işlem adediyle en yoğun kullanılan alan olurken, yemek kategorisinde hamburger ve ev yemekleri öne çıkıyor. Bu tablo, günlük tüketim pratiklerinin dijital kanallara kalıcı biçimde taşındığını ortaya koyuyor. Kullanıcılar için ödeme deneyimi bütünsel bir dijital yolculuk anlamına geliyor. 2025 yılı boyunca MultiPay üzerinden sunulan kampanyalar, uygulama içi etkileşimi önemli ölçüde artırdı. Katlamalı TatlıPara kampanyalarından 123 bini aşkın kullanıcı faydalanırken farklı markalarla gerçekleştirilen iş birlikleri de on binlerce kullanıcıya ulaştı. Kampanyalar kullanıcı deneyimini zenginleştiren bir değer alanı olarak konumlanıyor.