CMO’nun Yaşam Ajandası

AgeSA Hayat Ve Emeklilik Ürün Yönetimi, Marka ve Kurumsal İletişim Genel Müdür Yardımcısı Roşan Dilek, “eğitim, teknoloji ve çok paydaşlı iş birliğiyle sosyal etki modelleri geliştirilebiliyor” diyor. Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, “ilklere imza atmaya devam edeceğiz” diye konuşuyor. Boyner Büyük Mağazacılık Pazarlama ve Marka Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Aslı Demir Gönül, “kültür ve sanatı toplumsal gelişimi besleyen güçlü bir ekosistem olarak görüyoruz” diyor. İDO Kurumsal İletişim Ve Pazarlama Direktörü Sencan Taşcı, tüketicinin karşısına doğru zamanda çıkmaktan bahsediyor. Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, “müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını doğru yakaladığımızın kanıtını görüyoruz” diyor. Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, “ayrıcalıklı bir dünya sunuyoruz” diye konuşuyor. sahibinden.com Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nazım Erdoğan ise “spor sponsorluğunda kalıcı değerin samimiyet, süreklilik ve kapsayıcılıkla oluştuğuna inanıyoruz” diyor.

GÜVEN BORÇA I g.borca@businesslife.com.tr

HAYATI YAKALAMA YARIŞI

Bugün markaların en büyük sorunu görünmez olmak değil önemsizleşmek. Çünkü tüketici her gün yüzlerce mesaj görüyor, onlarca markayla temas ediyor ama çok azına gerçekten hayatında yer açıyor. Asıl rekabet de tam burada başlıyor: dikkat çekmekte değil anlamlı bir yer edinmekte. Pazarlamanın eski ezberleri bu yüzden yetmiyor. İyi ürün, güçlü kampanya, yüksek erişim hala önemli ama artık tek başına yeterli değil. Tüketici markayı reklamda değil hayatın içinde sınavdan geçiriyor. Bir işi ne kadar kolaylaştırdığına ne kadar iyi hissettirdiğine, hangi değeri ürettiğine ve bunu ne kadar sahici biçimde yaptığına bakıyor. Bu değişim CMO’nun ajandasını da doldurdu. Müşteri deneyimi, teknoloji, içerik, kültür, sosyal fayda, sponsorluk, sadakat, topluluk yaratma ve marka itibarı artık birbirinden ayrı başlıklar değil. Hepsi aynı soruya bağlanıyor. İnsanların gündelik hayatına nasıl daha anlamlı biçimde dahil olacağız? Üstelik bugün markalar yalnızca rakipleriyle yarışmıyor tüketicinin zamanı, dikkati ve duygusal enerjisi için herkesle rekabet ediyor. Bu nedenle kazananlar en çok konuşanlar değil hayatın ritmini en doğru okuyanlar olacak. Ve yeni dönemin asıl pazarlama sorusu “Tüketici hayatında bize neden yer açıyor?” Bu sorunun yanıtına iyi çalışmak gerek.

 

ASLI DEMİR GÖNÜL I BOYNER BÜYÜK MAĞAZACILIK PAZARLAMA VE MARKA YÖNETİMİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“KÜLTÜR VE SANATIN GÜCÜNE İNANIYORUZ”

“Kültür ve sanatın insanları bir araya getiren, yeni bakış açıları kazandıran ve yaratıcı potansiyeli ortaya çıkaran dönüştürücü gücüne inanıyoruz.”

Boyner’de kültür ve sanatı toplumsal gelişimi besleyen, farklılıkları buluşturan ve ortak değer üreten güçlü bir ekosistem olarak görüyoruz. Kültür ve sanatın insanları bir araya getiren, yeni bakış açıları kazandıran ve yaratıcı potansiyeli ortaya çıkaran dönüştürücü gücüne inanıyor, bu alandaki yatırımlarımızı uzun vadeli sosyal fayda yaklaşımımızın önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca gençleri kültür ve sanatla buluşturmak değil onların birlikte üretebildikleri, farklı deneyimlerden beslenebildikleri ve kendilerini özgürce ifade edebildikleri alanlar yaratabilmek. Bu nedenle yaptığımız iş birliklerini tek seferlik etkinlikler olarak değil sürdürülebilir sosyal etki yaratabilecek uzun vadeli modeller olarak ele alıyoruz.

“DAHA KAPSAMLI BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

Geçtiğimiz yıl TOG’un SanatİST projesiyle başlattığımız iş birliğini bu yıl Hatay Gençlik Kampüsü’ne taşıyarak bu yaklaşımı daha kapsamlı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. Kültür ve sanatın yarattığı etkileşimi daha fazla gence ulaştırmak, farklı şehirlerden gençlerin birbirleriyle temas kurmasını ve ortak deneyimler geliştirmesini önemsiyoruz. 400’ün üzerinde gence ulaşacak bu programla amacımız, gençlerin birlikte ürettiği, birbirinden beslendiği ve yeni fikirler geliştirebildiği bir alanın parçası olmalarını sağlamak. Gençlerin farklı disiplinlerle tanışabilecekleri, birbirlerinin deneyimlerinden öğrenebilecekleri ve yaratıcı potansiyellerini geliştirebilecekleri fırsatların çoğalmasını değerli buluyoruz.

“KALICI FIRSATLAR YARATACAĞINA İNANIYORUZ”

Boyner mağazalarında satışa sunduğumuz alışveriş poşetlerinden elde edilen gelirle desteklediğimiz bu programın, gençlerin yaratıcı potansiyellerini ortaya koyabilecekleri kalıcı fırsatlar yaratacağına inanıyoruz. Kültür ve sanatın dönüştürücü gücünü uzun vadeli sosyal faydayla buluşturmaya ve bu alandaki iş birliklerimizi büyütmeye devam edeceğiz.

 

MURAT AKGÜÇ I TURKCELL PAZARLAMA VE DİJİTAL SERVİSLERDEN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“DİJİTAL HAYATI SADELEŞTİRİYORUZ”

“Turkcell Çözüm Gücü yaklaşımımızın merkezinde müşterilerimizi dinlemek, değişen ihtiyaçlarını doğru zamanda görmek ve hayatlarını kolaylaştıran çözümler geliştirmek var.”

Müşteri deneyimini mükemmelleştirme seferberliğinde 2024’ten bu yana birçok yenilikçi çözümü hayata geçirdik. Turkcell Çözüm Gücü yaklaşımımızın merkezinde müşterilerimizi dinlemek, değişen ihtiyaçlarını doğru zamanda görmek ve hayatlarını kolaylaştıran çözümler geliştirmek var. Türkiye’de bir ilke imza atarak hayata geçirdiğimiz Turkcell One da bu anlayışın en somut ve güçlü adımlarından biri. Müşterilerimizin dijital dünyadaki alışkanlıklarını ve karşılaştıkları günlük zorlukları yakından takip ediyoruz. Bizim için iyi bir müşteri deneyimi yalnızca daha fazla seçenek sunmak değil artan seçenekler içinde hayatı kolaylaştıracak çözümler geliştirmek anlamına geliyor.

“ABONELİKLERİ YÖNETMEK KARMAŞIK HALE GELDİ”

Bugün kullanıcılar filmden diziye, müzikten çocuk içeriklerine kadar çok geniş bir dijital içerik dünyasına erişim sağlıyor. Dijital platformların sayısı arttıkça abonelikleri yönetmek hepimiz için daha karmaşık hale geldi. Farklı hesaplar, farklı ödeme günleri ve fiyat değişiklikleri kullanıcıların üzerine yeni bir yük getiriyor ve takibi zorlaşıyor. Turkcell One’ı bu iç görüden hareketle, dijital hayatı sadeleştiren bütünleşik bir çözüm olarak sunuyoruz. Kullanıcıların sevdiği içeriklere ulaşmasını kolaylaştırırken farklı abonelikleri tek tek takip etme zorunluluğunu da azaltıyoruz. Böylece yalnızca içerik çeşitliliği değil, kolaylık ve tasarruf da deneyimin bir parçası haline geliyor.

“DEĞİŞEN İHTİYAÇLARI DOĞRU YAKALADIK”

Böylece Turkcellliler sevdikleri içeriklere daha kolay ulaşırken, farklı abonelikleri ayrı ayrı yönetmek zorunda kalmıyor ve önemli bir tasarruf avantajı elde ediyor. Kısa sürede gördüğümüz ilgi, Turkcelllilerin değişen ihtiyaçlarını doğru yakaladığımızın kanıtı.

DAHA ERİŞELEBİLİR DENEYİM

Disney+’ın da eklenmesiyle Turkcell One dünyasını daha da genişletiyoruz. Turkcell One çatısı altında HBO Max’lı TV+, Netflix, Disney+, Amazon Prime, YouTube Premium ile reklamsız YouTube, fizy Sesli Kitap, lifebox ve Wonjo Kids’i bir araya getiriyoruz. Turkcell One ile dijital içerik deneyimini daha sade, daha avantajlı ve daha erişilebilir hale getiriyoruz. Turkcell gücünde 5G ile dijital deneyimin daha da hızlandığı bu dönemde yenilikçi çözümler üretmeye devam edeceğiz.

 

ZEYNEP ÖZDEN I TÜRK TELEKOM PAZARLAMA VE MÜŞTERİ DENEYİMİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“DEĞER KATAN AYRICALIKLAR SUNUYORUZ”

“Teknolojiyi hayatın her alanında müşterilerimizin yaşamını kolaylaştıran ve zenginleştiren bir deneyime dönüştürüyoruz.”

Türk Telekom olarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürürken, teknolojiyi hayatın her alanında müşterilerimizin yaşamını kolaylaştıran ve zenginleştiren bir deneyime dönüştürüyoruz. Türk Telekom'un müşterilerinin hayatına değer katan markası Türk Telekom Prime ile de bol GB'lı mobil tarifeler ve yüksek hızlı ev internetinin yanı sıra seyahatten eğlenceye, marketten e-ticaret alışverişine kadar hayatın her anına dokunan ayrıcalıklı bir dünya sunuyoruz.

YENİ ANLAYIŞ

Müşteri deneyimini yalnızca temel telekomünikasyon hizmetleri çerçevesinde ele almıyoruz. Müşterilerimizin günlük yaşamlarındaki farklı ihtiyaçlarına, beklentilerine ve ilgi alanlarına dokunabilecek deneyimler sunmayı önemsiyoruz. Prime ile oluşturduğumuz dünya da teknolojiyle birlikte yaşam tarzına ve deneyime uzanan bu yaklaşımın bir parçası. Müşterilerimizin ilgi alanlarına yönelik deneyimler sunmayı da bu yaklaşımımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festival’de kahve ve müzik tutkunlarını bir kez daha ayrıcalıklı bir festival deneyimiyle buluşturduk. Festivalin bu yıl da isim ve sahne sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyduk. Kahve ve müziğin bir araya geldiği bu buluşmayı, müşterilerimizin ilgi alanlarına dokunan ve birlikte keyifli anılar biriktirebilecekleri bir deneyim alanı olarak görüyoruz.

“DENEYİMİ DAHA ÖZEL HALE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Türk Telekom Prime Sahnesi’nde birbirinden değerli sanatçıları festival katılımcılarıyla buluştururken, Prime müşterilerimize sunduğumuz özel ayrıcalıklarla festival deneyimini onlar için daha da özel hale getirmeyi hedefliyoruz. Bol GB’lı mobil tarifelerden yüksek hızlı ev internetine, seyahatten eğlenceye ve alışverişe uzanan ayrıcalık dünyamızı müşterilerimizin farklı ilgi alanlarıyla buluşturmayı önemsiyoruz.

BULUŞMA

Kahve ve müzik kültürünü bir araya getiren İstanbul Coffee Festival’in, müşterilerimizin ilgi alanlarına odaklanan ve birlikte keyifli anılar biriktirmelerine olanak tanıyan çok özel bir buluşma noktası olduğuna inanıyoruz.

 

ROŞAN DİLEK I AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK ÜRÜN YÖNETİMİ, MARKA VE KURUMSAL İLETİŞİM GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“HAYATA DOKUNAN MODELLER GELİŞTİRİYORUZ”

“Alz-TAG Projesi’nin sonuçları, eğitim, teknoloji ve çok paydaşlı iş birliğiyle insanların hayatına somut biçimde dokunan sosyal etki modelleri geliştirilebileceğini gösterdi.”

AgeSA olarak mutlu bireyleri olan güven dolu bir toplum için işimizin özündeki iyiliği sunmayı varlık nedenimiz olarak görüyoruz. Her Yaşta projemizle beş yılı aşkın süredir Türkiye’de yaşlanmaya hazırlık konusunda farkındalık yaratmayı, yaşlılığa dair kalıplaşmış algıları dönüştürmeyi ve daha aktif, sağlıklı, güvenli bir yaş alma kültürüne katkı sunmayı hedefliyoruz. Yaşlanma konusunu yalnızca belirli bir yaş grubunun gündemi olarak değil toplumun tamamını ilgilendiren uzun vadeli bir mesele olarak ele alıyoruz. Her Yaşta Fonu ile de bu vizyonu sivil toplumun uzmanlığı ve sahadaki deneyimiyle buluşturuyoruz.

“SOSYAL ETKİ MODELLERİ GELİŞTİRİLEBİLİYOR”

Alz-TAG Projesi’nin sonuçları da eğitim, teknoloji ve çok paydaşlı iş birliğiyle insanların hayatına somut biçimde dokunan sosyal etki modelleri geliştirilebileceğini gösterdi. Projede teknolojinin tek başına sunulmasının ötesine geçilerek hasta yakınlarının günlük yaşamlarında karşı karşıya kaldıkları risklerin azaltılmasına, bu teknolojiyi bakım süreçlerine dahil edebilmelerine ve kendilerini daha hazırlıklı hissetmelerine katkı sağlandı. 534 hasta ve yakınına ulaşılması, bakım verenlerin risk yönetimi kapasitesinin güçlenmesi ve kaygı düzeylerinde düşüş sağlanması bizim için çok kıymetli. Projenin ortaya koyduğu sonuçlar, doğru araçların bilgi ve rehberlikle buluştuğunda sosyal faydanın daha da güçlenebildiğini gösteriyor. AgeSA olarak yaşlanma alanında kalıcı değer yaratan, güvenli ve iyi yaşamı destekleyen modellerin gelişmesine katkı sunmayı sürdüreceğiz.

 

NAZIM ERDOĞAN I sahibinden.com PAZARLAMADAN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“SPOR SPONSORLUĞUNDA KALICI DEĞERE İNANIYORUZ”

“Spor sponsorluğunda kalıcı değerin samimiyet, süreklilik ve kapsayıcılıkla oluştuğuna inanıyoruz. Futbol, voleybol, basketbol ve paralimpik sporları kapsayan sponsorluklarımızla Türk sporunun farklı alanlarının yanında yer alıyoruz.”

Milli takım formalarının omzunda logomuzla yer almak bizim için çok kıymetli. Çünkü o omuzlar yılların emeğini, takım ruhunu ve milyonların ortak heyecanını taşıyor. Milli takımların sahaya çıktığında yarattığı ortak duyguyu ve sporun toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren gücünü çok değerli buluyoruz. Avrupa Şampiyonası’nda şampiyonluğa ulaşarak hepimize büyük bir gurur yaşatan Filenin Sultanları’nın yanında olduğumuz gibi şimdi Filenin Efeleri’nin de omuzlarında yer almaktan mutluluk duyuyoruz. Türkiye Voleybol Milli Takımları ana sponsorluğu kapsamında kadın ve erkek milli takımlarımızın yanında olmak, voleybola verdiğimiz desteğin sürekliliği açısından bizim için önemli.

BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM

Spor sponsorluğunda kalıcı değerin samimiyet, süreklilik ve kapsayıcılıkla oluştuğuna inanıyoruz. sahibinden.com olarak futbol, voleybol, basketbol ve paralimpik sporları kapsayan sponsorluklarımızla Türk sporunun farklı alanlarının yanında yer alıyoruz. Bizim için sporun yalnızca belirli branşlarına ya da dönemsel başarılara destek vermek değil farklı alanlarda uzun soluklu bir yaklaşım ortaya koymak önemli. Bu alanlardaki federasyonlara aynı anda verdiğimiz destek de spora bütüncül yaklaşımımızın önemli bir göstergesi. Farklı spor dallarının, sporcuların ve milli takımların yanında yer alırken sporun yarattığı ortak heyecanın ve toplumsal bağın güçlenmesine katkı sunmayı önemsiyoruz.

DAHA GÜÇLÜ DESTEK ZAMANI

Türkiye Voleybol Milli Takımları ana sponsorluğumuz kapsamında Filenin Sultanları’nın ardından Filenin Efeleri’nin de omuzlarında yer almak Türk voleyboluna verdiğimiz desteği daha da güçlendiriyor. Milli takım formalarında yer almak, yılların emeğini ve milyonların ortak heyecanını taşıyan bu yolculuğun parçası olmak anlamına geliyor.

“YENİ FORMALARDAYIZ”

Avrupa Şampiyonası’nda yeni formalarıyla sahaya çıkacak Filenin Efeleri’nin mücadelesine eşlik etmekten gurur duyuyor, takımımıza başarılar diliyoruz. Filenin Sultanları’nın ardından Filenin Efeleri’nin de omuzlarında yer alarak Türk voleyboluna verdiğimiz desteği sürdürmekten mutluluk duyuyoruz.

 

ONUR KIRCI I ALLIANZ TÜRKİYE PAZARLAMA VE  DİJİTAL SİGORTALAR GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“YARATTIĞIMIZ DEĞERİ GÖRÜNÜR KILIYORUZ”

“İletişim çalışmalarımızı yalnızca markamızın hikayesini anlatmanın değil müşterilerimiz ve toplum için yarattığımız değeri görünür kılmanın bir yolu olarak görüyoruz.”

Allianz Türkiye olarak iletişim çalışmalarımızı yalnızca markamızın hikayesini anlatmanın değil müşterilerimiz ve toplum için yarattığımız değeri görünür kılmanın bir yolu olarak görüyoruz. İletişimin bizim için anlamı yalnızca ürün ya da hizmetleri anlatmakla sınırlı değil. Farklı alanlarda hayata geçirdiğimiz çalışmaların insanlar üzerinde yarattığı karşılığı ortaya koymayı, bunu yaratıcı ve etkili bir iletişimle görünür hale getirmeyi önemsiyoruz. Bu yıl Effie Awards Türkiye’den iki Altın ve bir Bronz olmak üzere üç ödülle dönmemiz, farklı alanlarda hayata geçirdiğimiz çalışmaların yarattığı etkinin önemli bir göstergesi. Sponsorluktan sağlık sigortasına, kasko iletişiminden farklı müşteri ihtiyaçlarına uzanan çalışmalarımızın üç ayrı ödülle karşılık bulması, iletişim yaklaşımımızın farklı temas noktalarında etkili olduğunu gösteriyor.

“EN YÜKSEK EFFIE SAYISINA ULAŞTIK”

Özellikle bir yılda aldığımız en yüksek Effie sayısına ulaşmış olmaktan ve sigorta ve emeklilik sektöründe bir yılda en çok Effie kazanan marka olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu sonuç bizim için yalnızca ödül sayısıyla ilgili değil, ortaya koyduğumuz işlerin yarattığı etkinin bağımsız platformlarda da karşılık bulması açısından önemli. Bu başarıda emeği ve katkısı bulunan tüm ekip arkadaşlarımıza, yaratıcı iş ortaklarımıza ve projelerimize güç katan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Başarının arkasında farklı disiplinlerin birlikte çalıştığı, fikirlerin cesaretle denendiği ve ortaya çıkan etkinin ölçüldüğü ortak bir çalışma kültürü var.

“CESURCA DENEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Birlikte ürettiğimiz, cesurca denediğimiz ve etkisini ölçmeye önem verdiğimiz işlerle sektörümüzde de ilklere imza atmaya devam edeceğiz. Markamızın hikayesini anlatırken müşterilerimiz ve toplum için yarattığımız değeri görünür kılmayı iletişim yaklaşımımızın merkezinde tutmayı sürdüreceğiz.

 

SENCAN TAŞCI I İDO KURUMSAL İLETİŞİM VE PAZARLAMA DİREKTÖRÜ

“TÜKETİCİNİN KARŞISINA DOĞRU ZAMANDA ÇIKABİLMELİYİZ”

“Yapay zeka araçları tüketicinin bilgiye ulaşma ve seyahat kararını verme biçimini hızla değiştiriyor. Bizim için artık mesele yalnızca internet sitemize kaç kişinin geldiğinden ziyade bir seyahat ihtiyacı ortaya çıktığında İDO’nun tüketicinin karşısına doğru zamanda ve doğru seçenekle çıkabilmesi.”

Tüketicinin bilgiye ulaşma biçiminin çok hızlı değiştiğini görüyoruz. Eskiden bir seyahat planlarken önce Google’da arama yapıyor, farklı sitelere giriyor, seçenekleri tek tek karşılaştırıyorduk. Şimdi özellikle yapay zeka araçlarını aktif kullanan tüketiciler bunu çok daha farklı yapıyor. “Hafta sonu hangi Yunan adasına gidebilirim?”, “İstanbul’dan Yalova’ya en kolay nasıl geçerim?” ya da “Kapıda vizeyle gidebileceğim adalar hangileri?” gibi oldukça net sorular soruyor ve zaman çok değerli olduğu için karşısına çıkan birkaç seçenek üzerinden kararını şekillendiriyor.

DAHA ERKEN TEMAS FIRSATI

Bu aslında bizim açımızdan müşteri yolculuğunun daha erken bir aşamasında markayla temas etme fırsatı anlamına geliyor. Çünkü tüketici henüz İDO’yu aramıyor olabilir, önce ihtiyacını tarif ediyor. Bizim için önemli olan da tam bu noktada doğru seçeneklerden biri olabilmek. Bu amaçla dijital tarafta yaptığımız çalışmalarda ürün yelpazemizi tanımlayıcı tüm olası aramalarda bulunabilir olmayı hedefleyen çalışmalar yapıyoruz. 2026 yılında dijital kanalları değerlendirirken bu değişimi de dikkate alıyoruz. Elbette trafik, dönüşüm, satış gibi temel göstergeleri takip etmeye devam ediyoruz. Ancak insanların hangi destinasyonları araştırdığına, hangi ihtiyaçlarla bize ulaştığına, doğrudan marka aramalarına ve farklı dijital temas noktalarının satın alma kararına nasıl katkı sağladığına da daha fazla bakıyoruz.

Dolayısıyla bizim için artık mesele yalnızca internet sitemize kaç kişinin geldiğinden ziyade bir seyahat ihtiyacı ortaya çıktığında İDO’nun tüketicinin karşısına doğru zamanda ve doğru seçenekle çıkabilmesi. Tüm bu odaklar dönem dönem değişse de teknoloji çağında birçok dijital ve yapay zeka aracını dijital erişilebilirlik ve satış verimliliğini artırmak için kullanıyoruz. Yapay zeka araçlarının bize ivme kazandırdığı kesin, ilk zamanlardan bu zamana kadar da çeşitliliğin arttığını ve sonuçlara pozitif katkı sağladığını spesifik olarak görüyoruz.

“EN ÖNEMLİ KONU GÜVEN”

Burada önce şunu kabul etmek gerekiyor: İnsanların markanız hakkında bilgi aldığı kaynaklar değişiyor. Dolayısıyla markanın internette bıraktığı bütün dijital izler eskisinden çok daha önemli hale geliyor. Biz de bu nedenle dijital içeriklerimize yalnızca SEO açısından bakmıyoruz. Seferlerimiz, destinasyonlarımız, seyahat süreleri, kampanyalarımız, gittiğimiz seyahat destinasyonlarına yönelik en çok ilgi çeken içerikler ve sunduğumuz hizmetlerle ilgili bilgilerin güncel, açık ve birbiriyle tutarlı olması bizim için önemli. Çünkü yapay zeka da sonuçta markayı internette ulaşabildiği bilgiler üzerinden anlamlandırıyor. İçerik tarafında da insanların gerçekten neyi merak ettiğine daha fazla odaklanıyoruz.

ARAMADAN KARARA YENİ DÖNEM

Örneğin tüketici yalnızca “Samos bileti” aramıyor. Samos’a nasıl gidileceğini, yolculuğun ne kadar sürdüğünü, kapıda vize sürecini, adada ne yapabileceğini ve seyahatini uçtan uca nasıl planlayacağını bilmek istiyor. Dolayısıyla bizim de sadece ürün anlatan değil, seyahat kararını kolaylaştıran içerikler üretmemiz gerekiyor. SEO tarafında da benzer bir dönüşüm var. Arama motorlarında görünürlük elbette önemini koruyor ancak bundan sonra markaların yapay zeka tarafından nasıl okunduğu ve hangi soruların cevabında kaynak ya da seçenek olarak değerlendirildiği de oldukça kritik noktalardan biri. Bence pazarlama açısından en önemli değişimlerden biri burada yaşanacak. Çünkü uzun zamandır dijital pazarlamada başarıyı trafik, gösterim, tıklama ve dönüşüm üzerinden ölçmeye alıştık. Şimdi ise tüketici markanızla ilgili pek çok bilgiyi sitenize hiç girmeden öğrenebiliyor. Bu nedenle sadece “Kaç kişi tıkladı?” sorusuna bakmanın yeterli olmayacağını düşünüyorum.

BUSINESS LIFE